Anasayfa / YARATILIŞ / İlk isyan
imanilmihali.com

İlk isyan

Yüce Allah topraktan yaratacağı insana diğer tüm melek secde etmesini isterken, aslında kendi kudretine ve içine ruhundan üflediği insanın sergileyeceği mucizevi yaşamın eşsizliğine secde edilmesini istemiştir. Lakin aklı, ruhu ve şuuru olmayan İblis, ilahi kudreti – ilmi idrakten uzak vaziyette, koşulsuz itaat eden ve kötülük – kibir bilmeyen meleklerin aksine, hikmeti anlayamamış, ateşten yaratılmış oluşunu bahane ederek insandan üstün olduğu iddiasında bulunmuştur. İblis insanın iyi ve kötü arasında tercih yaparak kendi iradesiyle doğru yolu bulma, kötülüğe sapmak varken Allah yolundan ayrılmamaya gayret etme melekesini görememiş, ateş gibi yakıcıyken, topraktan yaratılan insanın verimli, üretken, şefkatli ve bereketli olduğunu anlayamamıştır.

İnkâr eden iblis/İsrael ve ona uyanlar, göğün bir bütün olarak kurulmasına ve insanın kuru çamurdan var edilmesine gözleriyle şahit oldukları halde inkârlarına ve Rableri/Yöneticileri de ilâhlar kabul ederek Allah’a ortak koşmaya devam etmişlerdir. Cinlerden olan iblis/şeytan (İsrael), Hz. Adem’in önünde eğilip onun üstünlüğünü kabul etmeyerek sonsuz yaşamda, akılı işletme özelliğiyle yüceltilen insanın yönetimi altında olmayı reddetmesi ve isyan etmesi üzerine kovulmuştur. Bunun üzerine İblis, insanı da, gözüyle görmediği için itaat etmeyen duruma düşürerek kötü ve rezilce yaşamanın içine çekeceğini ve çok azı hariç insan toplumlarını hükmü altına alarak insanın, önünde eğilecek üstünlükte olmadığını ispat edeceği iddiasıyla süre istemiştir. Kendisine kıyamet gününe kadar süre verilen İblis’in, Adem ve eşini (Kur’an’da Havva ismi öğretilmemiştir) bir cennet bahçesinde, kendilerine yasak edilenle kandırmayı başarmasıyla yerdeki yaşam, aklını işleten insan adlı varlıklar için artık sınav olarak başlamıştır. İşte, yerdeki tüm serüvenin başlangıcı budur.

Bu isyan iblisin kovulmasına, lanetlenmesine sebep olmuştur. Kazanımlarından mahrum kalan İblis, bir anda gözden düşmüş ve lanetlenenlerden olmasının tek suçlusu olarak kendisini değil de insanı görmekle bir diğer büyüklenme gafleti göstermiştir. Öfkesi ise sonunu getirmiştir. İş bu kadarla da kalmamış, cennete konan insan ve eşini kibrinde haklı çıkmak istercesine orada da aldatmış ve ebedi cehenneme mahkûm edilirken insana düşman olarak, insana imanı ve Allah sevgisini unutturacağına, yaratılanı değiştirteceğine, kendisine verilen süreye kadar durmaksızın insanın kötülüğüne çalışacağına dair ant içmiştir. İddiasını ispat için süre isteyen İblis, Yüce Allah’ın rahmeti ile sınav aracı olarak görevlendirilmiştir. Bu sebeple de bu ilk isyan, Allah’ın başlangıçtaki düşünebilen, doğruyu bulabilen varlık şeklindeki muradına “itikat ve itimat etmek” şartını da eklemiştir.

Bu arada hemen değinmek lazım gelir ki Arş’ta cinlerin hepsi (başta ağabeyi) İblis’e uymuş ve aldatılmış değildir. (İblisin o cinleri nasıl aldatabildiği de muammadır.) Ayet, ‘ona uyanlarla birlikte’ dediğine göre uymayanlar da vardır. Bu şu demektir ki asi cinler yeryüzüne gönderildiğine göre, asi olmayan cinler gök katlarında yaşamaya devam etmektedir. Asi cinlere şeytani ve isyana katılmayan cinlere Rahmani demek bu yüzden yanlış olmayacaktır. Keza yere indirilen cinlerden de İblis’ten kopmuş olanlar (Müslüman olanları) elbette vardır. Dolayısıyla cin ve şeytan kelimelerini aynı anlamda kullanmak sakıncalıdır, haksızlıktır. Doğrusu şeytani ve Rahmani cin tabirleridir. Kitabımızda adı şeytanla bir anılan cinler de bu şeytani cinlerdir.

NOT: Havva; yaşatan hatun anlamına gelir, Kur’an’da geçmez.

Ayetlerde ilk isyanın farklı yerlerde farklı cümlelerle anlatılıyor olması belagat açısındandır. Kur’an’da aynı olay farklı ayetlerde farklı ifadelerle anlatılır. Bu sayede anlaşılırlığı artar, hafızada daha kalıcı olur, ayrıca olayın farklı yanlarına dikkat çekilir. Bu şeytanla Allah arası pazarlık vardı veya birkaç kez yaşandı demek değildir. Konu anlaşılsın diye diyalog şeklinde izah edilmiştir.

Bu yazıyı okudunuz mu?

Din ve Fıtrat

Allah’ın tek dini ama iki din tarifi, insanın tek doğru ama iki yaşam şekli vardır. ...

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir