Anasayfa / İMAN ESASLARI / Allah'a iman / İman edebilmek
imanilmihali.com
iman

İman edebilmek

İman edebilmek, Allah’ın sınırlarına uyma, sünnetini ve ahlakını takip etmeye çalışma, sıratı mustakim üzerinde kalabilme gayretidir. İman Allah’a güvenmektir.

İman

“Allah, iman edenlerin dostudur. Onları karanlıklardan aydınlığa çıkarır. Kâfirlerin velileri ise tâğûttur. (O da) onları aydınlıktan karanlıklara (sürükleyip) çıkarır. Onlar cehennemliklerdir. Orada ebedî kalırlar.” (Bakara 2/257)

İman, sadece Yüce Allah’ın ilahlığını kabul, Allah’ın ilahi kudret ve ilmine tam teslimiyeti anlatan, kalpten gelen, dil ile söylenen, hareket ve amellerle kendisini gösteren, dinin ve özellikle İslam’ın olmazsa olmazı nur üstüne nurdur.

İman, tüm ibadetlerin, ahlakın, salih amelin, tüm söz ve davranışların çıkış noktası, ispatıdır.

İman, cüzdana sığmayan, kıyafetle alakası olmayan, makamlara bakmayan, lüks ve israfa bezenmiş arabalarla dolaştırılamayan, insanlar arasında üstünlük vesilesi yapılamayan, kimde olduğunu sadece Yüce Allah’ın bildiği beraat sertifikasıdır.

İman, müslümanı mü’min yapan, cennetlerin kapısını açan tek anahtardır.

İman, Allah’ı ve ilahi sistemini idrak kabiliyeti, sadece Allah’a ve koşulsuz teslimiyetin adıdır.

İman, Allah’ın sınırlarına uyma, sünnetini ve ahlakını takip etmeye çalışma, sıratı mustakim üzerinde kalabilme gayretidir.

İman, Hz. Peygamberin (sav) dine ait söz ve izahlarını, hareket ve eylemlerini, gayba ait vahyi tebliğlerini almak ve kabul etmektir.

İman, Kur’an’ı baş köşeye taşımak, tartışma üstü kılmak, okumak, anlamak, hayata yansıtmak, emir ve yasakları sadece ve ilk önce Kur’an’dan öğrenmektir.

İman, yağan yağmurda, düşen kuru yaprakta, doğan çocukta, her yeni gün ve gecede Allah’ı görebilmektir.

İman, fıtratta verilen misaka sadık kalabilmektir.

İman, sadece Allah rızası gözeterek yaşamak ve berzah ötesine geçebilmektir.

İman, Allah’ın dinine tabi olmak, dini bölmemek, tahrif etmemek, dini sömürmemektir.

İman, ayetlerle alay etmemek, ayetleri değiştirmeye tenezzül etmemektir.

İman, Allah’a layık kul olmaya çalışarak dünya sınavını tamamlamak ve ahirete aynı bilinçle intikal edebilmektir.

İman, eceli yokluk değil, sonsuz hayata geçiş olarak görebilmektir.

İman, beyyine üzere nefes almak, beyyine üzere ölmektir.

İman, melekleri dost, şeytanları düşman bilebilmektir.

İman, hesap sorulacağını, hakların sahiplerine elbet iade edileceğini, hata ve günahların karşılıksız kalmayacağını anlayabilmektir.

İman, tercihlerimizin belirlediği amel ve düşüncelerimizin de ötesinde ilahi ve asıl bir iradenin varlığını kabul ve buna rızadır.

İman, tüm peygamber ve kitapların ortak mesajının iman olduğunu anlayabilmektir.

İman, huşu ile secde edebilmek, Allah’ın azabından tir tir korkabilmek, Allah sevgisi ile ferahlamak, Allah’ı andıkça ızdıraplardan uzaklaşmaktır.

İman, gösterişten, riyadan, kibirden uzaklaşarak tevazu ve samimiyet ile yaşayabilmek, yaratılanı Yaratan’dan ötürü sevebilmektir.

İman, aczi, günahları, nefse tabi olduğumuzu kabullenip af dilemek, tevbe etmek, dua ve şükür ile Yüce Allah’a sığınabilmektir.

İman, Yüce Allah’ın doksan dokuz adının hikmetini düşünmek, anlamaya çalışmaktır.

İman, dünya alanının sadece bir sınav ve fani eğlence alanı olduğunu idraktir.

İman, rızkı, medeti, nimeti verenin sadece Allah olduğunu anlayabilmektir.

İman, şefaatin sadece ve tamamen Allah’a ait olduğunu, O’nun bize şahdamarımızdan bile yakın olduğunu hissedebilmektir.

İman, tevhide, takvaya sadakattir.

İman, sabır, dua, şükür, tevbedir.

İman, güzeli, ihsanı sevebilmek, çirkin ve kötüden uzaklaşmaktır.

İman, namustur.

Ve,

İman, İblis’lere düşman olma tavrının adıdır.

İman, Allah dostları ile dost olma, Allah düşmanlarına düşman olabilmenin adıdır.

İman, şerre düşman, hayra dost yaşamaya gayretli olmaktır.

İman, çiçeği koparırken, dalı keserken, kuşu ürkütürken Allah’ın azabından korkabilmektir.

İman, şirke bulaşmamak, şirke ve müşriklere uzak durmaktır.

İman, Allah düşmanları ile oturup kalkmamaktır.

İman, haksızlığa karşı dille, elle, kalple karşı durabilmektir.

İman, nefsi terbiye etmeye gayret, nefsi temizlemesi için Allah’a duadır.

İman, imanı veren Allah’a yakarmaktır.

İman, imanlı yaşayıp imanlı ölmeyi her şeyden üstün tutabilmektir.

İman, Allah’ın yanına, berisine, ortaklığına başka yaratılmışları yanaştırmamaktır.

İman, ahireti unutmamak, geçici dünya hayatına tabi akılsız ve sorumsuz yaşamamaktır.

İman, şeytanlara karşı tek koruyucu kalkan, ızdırap ve acılara dayanma gücü, yaşamın itici gücüdür.

Nihayet;

İman, tüm alt bahisleriyle birlikte hayatın gayesi ve tek kurtuluşudur, dinin özü ve muradıdır.

“Onlara, “İnsanların inandıkları gibi siz de inanın” denildiğinde ise, “Biz de akılsızlar gibi iman mı edelim?” derler. İyi bilin ki, asıl akılsızlar kendileridir, fakat bilmezler.” (Bakara 2/13)

Rabbim, bizleri iman yolundan ayırmasın. Amin!

Bu yazıyı okudunuz mu?

Yalan ve iftira

Yalan ve iftira

Yalan ve iftira Yüce Allah’ın, mübarek kelamı Kur’an’da lanetlediği şeylerden birisi elbette “yalan ve iftira”dır. ...

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

− 1 = 1