Anasayfa / İMAN ESASLARI / İman muhasebesi
imanilmihali.com
iman muhasebesi

İman muhasebesi

İman muhasebesi ve kalbi cevaplar

Bu satırları okuyorsanız tahminen en az onbeş yaşındasınız ve din konusuna meraklısınız demektir.Yani din adına sorumluluk almaya çoktan başlamışsınız ve günah ile sevabın ne demek olduğunun da idrakindesiniz demektir.

Bu nedenle de sizi bugüne kadar yaşadıklarınızın muhasebesine davet etmek istiyoruz ki ömürlerimiz yeterse bundan sonrasına ait daha güzel şeyler yapabilelim ve geçmiş hatalardan ders alıp tevbe edebilelim.

Geriye dönüp lütfen bakın ve aşağıda yazılan misalleri samimi olarak okuyun ve kendinize tatbik edin.

Doğduğunuz ana gidin ve kimlerden dünyaya geldiğinizi, onların servet, ahlak, iman, sağlık, soy, din ve mezhep durumlarını ve tabiki Kur’an’a mesafelerini düşünün.

Sonra çocukluk ve okul yıllarına uzanın ve yaşadıklarınızı, size öğretilenleri, arkadaş çevrenizin etkilerini, televizyon ve romanlardan kaptıklarınızı hatırlayın. Devamla mahalle ve okuldaki, akraba ve dostları, düşman ve hasımları aklınızdan geçirin. Sonra varsa ilk kedinizi, kuşunuzu, ilk diktiğiniz fidanı. Derken öğretmenlerinizi, askere gittiyseniz komutanlarınızı, şirketteki çalışanları, patron ve işçileri, temizlikçileri, çöpçüleri, zenginleri, yıldızları, sahtekarları, dalaverecileri ve onların sizde yarattığı etkileri düşünün.

Kendinizin ailenize, komşu ve akrabaya, dost ve arkadaşlara, çiçeklere ve hayvanlara, iş yerindeki çevrenize bu güne kadar nasıl ve neden öyle davrandığınızı düşünün.

Devamla;

Allah’ın size doğuştan itibaren verdiği nimetleri, bu nimetlere şükredip şükretmediğinizi,

Yaşadığınız güzelliklere şükredip etmediğinizi,

Başınıza gelen bela ve müsibetlere sabır gösterip göstermediğinizi ve sonrasındaki gelişmeleri,

İşlediğiniz en büyük günahları, sakladığınız sırları, kafranlıklarda sebep olduğunuz kötülükleri, aldığınız rüşvetleri, yediğiniz hakları, kırdığınız kalpleri, söylediğiniz yalanları, ödemediğiniz borçları, gıybet ve dedikodularınızı, başa kaktığınız sadakaları, dostlar görsün diye kestiğiniz kurbanları,

Hurafe, rivayet, batıl inançlara mesafenizi,

Hayır niyetiyle yaptığınız iyilikleri, gönülden verdiğiniz sadakaları, huşu ile kıldığınız namazları,

Kur’an okuyuş veya okumayışlarınızı, okuyorsanız duyduğunuz hazzı ve aldığınız dersleri, okumuyorsanız okuyanlara duyduğunuz kıskançlıkları ve okumaya hevesinizi ama her defasında bulduğunuz mazeretleri,

Kibir, büyüklenme, yalan, gıybet, iftira gibi çirkin huylarınızı, sert, tavizsiz, aşağılayan karakter ve mizacınızı, katılaşan kalbinizi, aldattıklarınızı, aldanışlarınızı, gıybet ve dedikodularınızı, harama uzattığınız elleri, mındaralara düşkünlüklerinizi,

Vicdanınızın sesini dinlediğinizde, kalbinize kulak verdiğinizde nasıl mutlu olduğunuzu,

En sıkışık anda Allah’ın yardımının nasıl yetiştiğini,

Dost bildiğiniz pek çok kişinin sizi sırtınızdan nasıl vurduğunu, sizi nasıl kumara, şaraba, fuhuşa özendirdiğini,

Gerçek dostlarınızın size nasıl güzel nasihatlarda bulunduğunu,

Hinlik, hile, tuzak, yalan, haksızlık planladığınızda ayaklarınızın bir şekilde nasıl dolaştığını, yalanların nasıl birgün su üstüne çıktığını,

Güzellik, sadelik, barış ve huzur temennisi ile çıktığınız yol ve işlerin nasıl sorunsuz uzayıp gittiğini,

Öptüğünüz yaşlı ve hasta ellerini, okşadığınız yetim yavruların başlarını,

Etrafın, sizi bir tanımayana tarif etse hangi kelime ve sıfatları kullanacağını,

Bugün ölecek olsanız arkanızdan kimlerin dua kimlerin neden beddua edeceğini,

Kendinizin size verilen nimetleri nerede ve nasıl harcamakta olduğunuzu,

Namaz anında bile aklınızdan geçmekte olan dünyevi işleri,

Yalan yere yeminlerinizi, yalancı şahitliklerinizi, kaçırdığınız vergileri, işgal ettiğiniz kaldırımlardan geçemeyen yayaların, engellilerin sizin için hissettiklerini,

Bulduğunuz cüzdanlara ne yaptığınızı, kaybettiğiniz cüzdanları,

İsyan, inkar, haksızlık, küfürlerinizi, haddi aşmalarınızı, yalan ve iftiralarınızı, cehaletinizi, tekmelediğiniz köpek yavrularını,

Aynada her sabah gördüğünüz yüzün size neler anlattığını,

Bereket, rızık, nimet, şifa ve huzur dolu anlarınızı, bayram sabahlarını,

Ağıran saçlarınızı, hayatı, ölümü, torunları, çocukları, damat ve gelinleri, onlar verdiğiniz nasihat ve dersleri,

Ölümün kaç kere kıyısına geldiğinizi, kaybettiğiniz yakınlarınızı, mezar ziyaretlerinizi … düşünün.

Sonra, şükredin, tevbe edin, dua ve secde edin.

Ders alın, ibret alın, nasihat alın, Kur’an’a sarılın, kötülükleri hayatınızdan kovun.

Allah’a can borcundan başka iman ve sadakat borcunuz olduğunu hatırlayın.

Şeytanlara düşman, Allah’a kul olmaya çalışın.

İnsan gibi, Müslüman gibi, mü’min gibi olmaya çalışın.

Rabbim herkesi bu güzel sonbahar günlerinde imani muhasebe edenlerden eylesin.

Rabbim kullarını imana, İslam’a kılavuzlasın.

Rabbim bizleri kendi yoluna kılavuzlasın, şeytanlardan ve şerlerden muhafaza eylesin.

Amin.

Bu yazıyı okudunuz mu?

Fetva-i Azam (En büyük Fetva)

Fetva-i Azam (En büyük Fetva)

Fetva-i Azam (En büyük Fetva) Rahman ve Rahim olan Allah’ın adıyla! Değerli Müslümanlar, Allah Bir’dir, ...

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

69 − = 61