Anasayfa / İMAN ESASLARI / Allah'a iman / İman nedir, mahiyeti ve hükmü nedir
imanilmihali.com
İman nedir mahiyeti ve hükmü nedir

İman nedir, mahiyeti ve hükmü nedir

İman nedir mahiyeti ve hükmü nedir sorusunun cevabı Kur’an’da, kainatta ve bedendedir. Çünkü Allah’ın ayetleri her yerdedir ve iman etmek kul olmanın birinci şartıdır.

İman nedir ?

Yüce Allah’a, kitaplarına, meleklerine, ahiretine, peygamberlerine, ve kadere etmek zorunda olduğumuz iman, görmediğimiz halde sırf Allah emrettiği için AMENTÜ duasında andığımız şekilde şüphesiz inanmaktır. Yüce Allah; güvene ve iman edilmeye layık tek varlık, tek Malik’imizdir. Bu yüzden kalpten, ikna olarak, samimiyetle, tanıyıp anlayarak, severek, yalansız-riyasız iman etmek boynumuzun borcudur. 

İman, O’na ve kusursuz ilahi sistemine sadakatle bağlı kalmanın, fıtrat ahdimizin ardında durmanın, ayetlere göre yaşamanın adıdır. İman, Allah’ı bulabilmektir. İmanın özü tevhid, imana sadakat takvadır. İmanı bilen sadece Allah’tır ve takva sadece Allah katında bir üstünlük derecesidir. İman, dilde değil kalpte yaşatılması gereken yavru bir kuştur ki beslenmez ve ihmal edilirse ya ölür ya yuvadan kaçar gider.

İmanın çeşitleri, taklidi, tafsili, icmali ve tahkiki imandır ki, tüm ibadet, niyet ve amellerin mesnedi, ilk adımı imandır.  İmanın tezahürü, ibadet, salih amel, güzel ahlak ve şerre kilit olmakla belli olur. İmanın giriş kapısı sadece Allah diyebilmek, Allah’tan korkarım ve aciz bir günahkarım diyebilmektir. 

İmanın mahiyeti nedir ? 

İnsan, iman üzere yaşamak mecburiyetinde olan, aklın, ruhun ve kalbin hakkını vermek zorunda olandır. Kul, cüzi iradesiyle zıtlıklar arasından doğruyu seçerse ödüllendirilecek ama kötüyü seçerse cezalandırılacaktır. İyilik önce Allah’a, sonra etrafımıza ve nihayet kendimize yaptığımızdır. İyiliğe mükafat misliyle, kötülüğe ancak kendisiyledir.

Yaşam, hak, adalet, ölçü ve denge üzerine kuruludur. Yaşam, imanların ölçüleceği süreç, sınav, Allah’ın sınırlarına gösterdiğimiz riayet, saygı, muhabbet ve sevginin ölçülmesidir. Kısmetler nasibimiz, alınyazısı kaderimizdir. Dünya hayatı süslü bir oyun ve eğlenceden ibarettir ve aşırı dünya sevgisi bütün kötülüklerin başıdır. Nimetlerden sorulacağımız o din gününde en önce sorulacak soru ise “iman”dır. Çünkü Allah hayatı ve ölümü, kimin daha iyi iş yapacağını görmek için yaratan ve hesap soracak olandır. 

Ahiret bazı yüzlerin güleceği, bazılarının ise elemden kararacağı din gününün adıdır. Hesap, zerrece haksızlık yapılmadan yürütülecek olan nefis muhasebesidir. Şeytan işi pisliklerden sıyrılarak nefsini terbiye edebilenler kurtuluşa erecek olanlardır. Kur’an vicdanlı mü’minler bedbaht olmayacaktır. Nimetlerden sorulacağımız o günde herkes görecektir ki en büyük nimet nefes, iman ve Kur’an’dır.

Kur’an, Allah kelamı, Hz. Peygamber O’nun muazzez elçisidir. Hakikat ve hak Kur’an’dadır. Kur’an’ı anlayarak okumak her müslümana FARZ’dır. Fıtratta, Melekler, Peygamberler, tüm insanlar sadece Allah’a iman edeceğine yemin etmiş, başka ilah tanımayacağına and vermiştir. Sınav, bu ahde sadakat, şeytana aldanmamak sınavıdır.

İlkeler dini ve Allah katındaki tek din İslam, ihsanın ve sınavın, ibadet şekillerinin adı, hak’kın egemenliği, Allah’ın insanlığa son rahmetidir. İslam, samimiyet ve huşu ister. Maneviyattan uzaklaşan, beşerileşen, mişnalara mahkum edilen, tarikatleşen, hurafelelere boğulan ve şekilciliğe bürünen İslam Allah’ın dini değildir. Kutsal olan arapça lisanı değil Kur’an’ın mesajıdır. 

Tüm insanlar kardeş, tüm varlıklar yaratılmıştır. En yüce kardeşlik iman kardeşliğidir. İmanın mahiyeti ve hükmü bu nedenle din değişse de değişmez. Kur’an’ın dostu mü’minler, düşmanı zulmedenlerdir. İçinde zorlama olmayan İslam’a tabi olanlar önce kendisini düzelten, haset değil gıpta edenler, kötü değil güzel söz söyleyenler, nasihat edenler ve açık aramayanlardır.

İslam’a girmekle iman etmek aynı şey değildir. Mü’minler iman edenler, müslümanlar İslam’a girenlerdir. Her mü’min müslümandır ama her müslüman mü’min değildir. Kul elemde sabır ve dua ile, sefada şükür ve infak ile ama her durumda İMAN ile yaşaması, iman üzere ölmesi lazım gelendir.

İmanın hükmü nedir 

Yeryüzünün ahir zamandaki belası “imansızlık” ve “farkında bile olmadan şeytanın şirk dinine tabi olmak”tır ve açık veya gizli olarak Yüce Allah’a varlık ve yönetimde eş ve ortaklar atamak demek olan şirk affedilmeyecek tek günahtır ve en büyük zulümdür. Şeytan en büyük düşman ve en kötü yol gösterici, hakikati gözleriyle gördüğü halde inkar edip saptıran, vaadinden cayan, cahil, batılı hak’kın yerine koymaya çalışan, aldatan ve akibetleri karartandır. Vebal büyük, cennetler güzel, azap fenadır.

Cennetlere sadece iman edenler girecektir. Kime ve neden iman etmek sorusunun cevabına çıkan tüm yolların üzerinde sadece Allah vardır. Mükafat, Allah’ın sınırlarına tabi olanların, azap yaratılışa ve hikmete isyan edenlerin hakkıdır. Cehennemler ise imandan yoksunların yurdudur ve onların sınavı ateş ve azapla Allah dileyene kadar devam edecektir.

Dünya üzerinde iki çeşit insan vardır ki ayracı iman etmek’tir. İman edenler Allah dostu, etmeyenler şeytanın yandaşlarıdır. Her kul tevhid ve küfür mücadelesinde bu iki taraftan birisini seçmek ve ona göre yaşamak zorundadır. Mesele kulun doğru tarafta yer alması, mesele dünyanın değil Müslümanların müslüman olabilmesi, mesele Kur’an ile yeniden yapılanabilmek, haksızlıklara sessiz kalmamak ve Kur’an ile imana dönebilmektir.

Elem ve yeis halinde edilen iman, nasuh değilse tevbe, huşu ve iman yoksa ibadet, vicdan ve merhamet yoksa ahlak, terbiye edilmemişse nefis, Allah rızasını aramak yoksa infak, paylaşmak, yardımlaşmak, sevmek ve affetmek yoksa yaşamak kula fayda sağlamaz. Fayda Kur’an’da, kurtuluş ve esenlik iman’dadır. 

Rabbim bizleri Kur’an ve Hz. Peygamber yolundan ayırmasın. Rabbim bizleri sadece ve samimiyetle Allah’a iman edip kul olabilenlerden eylesin. Amin!

 

Bu yazıyı okudunuz mu?

Yalan ve iftira

Yalan ve iftira

Yalan ve iftira Yüce Allah’ın, mübarek kelamı Kur’an’da lanetlediği şeylerden birisi elbette “yalan ve iftira”dır. ...

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir