Anasayfa / İman esasları konuları / İman ve İslam ilişkisi
imanilmihali.com
İman esasları konu anlatımları

İman ve İslam ilişkisi

İman ve İslam ilişkisi, mü’min ve müslüman tarifleri ile uyumlu devasa bir farkı ifade eder ki ayetin buyurduğu şekilde İslam’a girmek ve iman etmek farklı şeylerdir.

İman ve İslam ilişkisi

İslâm sözlükte, “itaat etmek, boyun eğmek, bağlanmak, bir şeye teslim olmak, esenlikte kılmak” anlamlarına gelir. Terim olarak, “yüce Allah’a itaat etmek, Hz. Peygamber’in din adına bildirmiş olduğu şeylerin hepsini kalp ile tasdik edip dil ile söyleyerek, inandıklarını yaşamak, sözleri ve davranışları ile kabul edip benimsediğini göstermek” demektir.

Kur’ân-ı Kerîm’de iman ile İslâm, bazan aynı bazen farklı anlamda kullanılmıştır. İman ile İslâm aynı anlamda kullanılırsa bu durumda İslâm kelimesi, İslâm’ın gerekleri olan hükümlerin dinden olduğuna inanmak, İslâm’ı bir din olarak benimsemek ve ona boyun eğmek mânasına gelir. İslâm çok geniş bir kavramdır ve teslimiyet demektir. Teslimiyet ise üç türlü olur. Ya kalben olur ki, bu kesin inanç demektir.

Ya dille olur ki, bu da ikrardır. Ya da organlarla olur ki, bunlar da amellerdir. İşte İslâm’ın üç şeklinden biri olan kalbin teslimiyetine ve bağlılığına iman denilir. Şu âyette iman ile İslâm aynı anlamda kullanılmaktadır: “…Ancak âyetlerimize inanıp da teslim olanlara duyurabilirsin” (en-Neml 27/81). Eğer iman ile İslâm aynı anlamda kullanılırsa, o zaman her mümin müslimdir, her müslim de mümindir.

İman ile İslâm’ın farklı kavramlar olarak ele alınması durumunda her mümin, müslim olmakta, fakat her müslim, mümin sayılmamaktadır. Çünkü bu anlamda İslâm, kalbin bağlanışı ve teslimiyeti değil de, dilin ve organların teslimiyeti, belli amellerin işlenmesi demektir.

Bu durumda İslâm daha genel bir kavram, iman daha özel bir kavram olmaktadır. Meselâ münafık, diliyle müslüman olduğunu söyler, buyrukları yerine getiriyormuş izlenimi verir, fakat kalbiyle inanmaz. Münafık gerçekte inanmadığı halde, dünyada müslümanmış gibi gözükebilir. Şu âyet-i kerîmede iman ile İslâm ayrı kavramlar olarak geçmektedir: “Bedevîler inandık dediler. De ki: Siz iman etmediniz, ama boyun eğdik deyin. Henüz iman kalplerinize yerleşmedi…” (el- Hucurât 49/14).

Özetle; İslama girmekle iman etmek farklı şeylerdir ve imanı veren ve bilen sadece Allah’tır. Buradan hareketle bir kimseyi ameline bakarak dinine dair hüküm vermek kısmen mümkün olabilirse de imanı hakkında yorum yapmak Yüce Allah’ın haklarına tecavüzdür.

DEĞERLENDİRME VE GERİ BESLEME

İman nedir, İslam ne demektir?

Aralarındaki ilişki nasıldır?

Mü’min ve müslüman arasındaki fark nedir?

Bu yazıyı okudunuz mu?

İman esasları konu anlatımları

Ahirete iman

Ahirete iman, iman edilecek konular içerisinde Allah’a imandan sonra gelecek kadar öneme sahip bir konudur ...

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir