Anasayfa / İMAN ESASLARI / Allah'a iman / İmana davet ve sesleniş
imanilmihali.com
iman

İmana davet ve sesleniş

İmana davet ve sesleniş

Ey insan! Yüce Rabbinin seni elleriyle ibadet ve kulluk edesin diye yarattığını, seni yere ve cennetlere varis, âlemlere üstün kıldığını, sana sayısız nimet ve lütuf bahşettiğini bilmez misin? Kahrettiğin tabiatı, pislettiğin evreni, tükettiğin güzellikleri, yok ettiğin doğayı sana bahşeden Rabbini küstürdüğünü görmez misin? Birbirini yerken, üç karış toprak için canlar alır, para için kul köle olurken bu dünyanın geçici olduğunu hatırlamaz mısın?

Ey iman edenler! Rabbiniz Allah Tek’tir, Malik’tir, her şeye Muktedir olandır. İmanınızı güçlendirip, sahip çıkın. İmanınızı üç kuruşa satmayın, ahiret yurdundan vazgeçmeyin. Kur’an’dan başka kitaba, Hz. Peygamber’den başka kula tamah etmeyin. Rabbimiz, efendimiz, sahibimiz sadece Allah’tır. Kişilere, varlıklara, güçlere, nefislere, şeytanlara meyletmeyin. Evren, beden, Kur’an ayetlerle doluyken başkaca ayetler aramayın.

Ey Müslümanlar! Vakit çok geç olmadan, mucizeler görünmeden, salih amel işleme fırsatı varken gelin iman edin. Dilinizle ikrar ettiğiniz imanı kalbinizle destekleyin. Yürekten iman etmedikçe iman etmiş sayılmazsınız. İtikad, itimat ve imana layık olan sadece Allah’tır. Sadece namaz kılarak, sayısız kere hacca giderek mü’min olmayacağınızı artık anlayın. İman etmedikçe cennetlere giremeyeceğinizi, birbirinizi sevip, kardeş olamadıkça, kalben İslam’ı yaşamadıkça, Kur’an’ı hayata rehber, Peygamberimizi kılavuz eylemedikçe gerçekten iman etmiş sayılmayacağınızı artık idrak edin.

Ey kafirler! Küfürlerden başınızı kaldırıp, pisliklerden temizlenip henüz tevbe imkanı varken İslam’a girin. Büyük günahlardan, inkarlardan sıyrılıp Hakk’a ve hak olana sımsıkı sarılın. Batılı, köhneyi, yanışı terk edip Sırat-ı Mustakim’de buluşun. Şirke çeyrek kala yaşamlarınızda pislikler, haksızlıklar, hırsızlıklar ile kazandıklarınız bu dünyada refah sağlasa da ahiret yurdunda boyunlarınıza ateşten halkalar olacaktır. Haramdan, günahtan, haddi aşmaktan ve azgınlıklardan tevbe edin.

Ey müşrikler, ey şer odakları! Tapıp durduğunuz şeytanlar, ilahlaştırdığınız insancıklar sizi cehennem ateşlerinden koruyamaz. Ahiret yurdunda esenlik ve müjde, bu dünyada refah ve selamet ancak Rabbimiz eliyledir. O’ndan başka ilah, O’ndan başka Yaratan yoktur. Cehennemlerde sonsuza dek kalmak yerine gelin tevbe edin ve şeytana dost, cehennemlere konuk olmaktan kurtulun.

Ey kafirlerden de beter haldeki münafıklar! Cehennemdeki yeriniz kafirlerden de aşağıdır bilmez misiniz? Dini kullanıp Allah düşmanlığı yaparken Hakk’ın yüzüne ahiret yurdunda nasıl bakacaksınız? Nasıl cennetleri umup, ateşlerden nasıl kurtulmayı dileyeceksiniz? Sanır mısınız ki orada yalan ve dolan vardır, sanır mısınız ki orada yalancı şahitlik, mazeret, günah paylaşımı vardır. Yanacak, yeniden yanacak, sonra yeniden yanacaksınız. Ölmeyi dileyecek ama ölemeyeceksiniz.

Ey Hristiyanlar! Hak din İslam, son din İslam, doğru ve tam din İslam, kıyamete kadar sürecek din İslam’dır. Kur’an son ve gerçek Hak kitap, Hz. Peygamber (as) son ve Hak Peygamberdir. İnatlarınız, kıskançlıklarınız ve yanlışlarınızdan sıyrılıp Allah yoluna geri dönün. Yüce Rabbin eşi, oğlu, kızı yoktur. Ne Meryem ne Hz. İsa O’nun eşi ve oğlu değildir. Cennetlere varmak, lütuflara ermek, ateşlerden kurtulmak için gelin İslam’a tabi olun. Ruhbanlık yoktur, Allah size şah damarınızdan yakındır. Rahipleri ilahlar edinmeyin.

Ey Yahudiler! Azınız Allah yolunda olsa da çoğunuz Hakk’a isyandasınız. Zulmetmeyi, yerde bozgunculuk yapmayı güç sanar, dünyayı sizin dininize tabi olacak zannedersiniz. Kabala ve diğer kitapları Hak kitaplar üstüne çıkarıp, ellerinizle yazdıklarınıza uymaktasınız. Kitap ehliniz hakkı bildiği halde sizlere söylemez, sizler gerçeği aramaya çalışmazsınız. Kan ve gözyaşı döker, Müslümanlara kahırlar verirsiniz. Ne Üzeyir Allah’ın oğludur, ne siz Allah’ın cennetlik seçkin kulları ve evlatlarısınız. Sizler de bizler gibi insan ve kulsunuz. Cennete gideceklerin sınavı şu an dünyada yapılıp edilenlerdir. Gelin imanda, İslam’da birleşin. Dünya huzur, din selamet, yaşam sevgi bulsun. İnkar ve isyanınız şirkin en acımasızı iken, Allah’a yaptığınız nankörlüklerin, insanlara verdiğiniz acının elbet karşılığı olacaktır. Gelin tevbe edip İslam’a girin, Allah’ın rahmet ve merhametine sığının.

Ey batıl dinlere tapanlar, ey dinsizlik var sananlar! Din vardır, Allah vardır, İslam hak olandır. Sizler ne taptığınız putların, taşların, hayvanların kulusunuz, ne de insan eliyle yaptığınız dinler haktır. Hak din İslam, Hak Kitap Kur’an, Hak olan Allah’tır. Ne tabiat yaratabilir, ne yıldızlar yollarından çıkabilir. Yaratan, düzenleyen, muktedir olan sadece Allah’tır. Ne bir rüzgar eser o dilemedikçe ne bir dişi doğurabilir. Gelin aciz aklınızla kurduğunuz hayallerin esiri, yanlışların kurbanı, azabın adayları olmayın. Tevbe edin, iman edin, Allah’a teslim olun.

Ey Allah’ın kulları! Şükredin, dua edin, tevbe ve istiğfar edin ve Allah’tan merhamet dileyin. Allah’ın ipine sımsıkı sarılın, secde edin, infak edin, yardımlaşın, kardeş kardeşe savaşmayın, dini mezheplere, cemaatlere, tekkelere bölmeyin. Düşmanınız karşınızda dururken, Müslümanlara acı verirken aklınızı kullanın. Yaşam rehberiniz elinizdeyken Kur’an ile yeniden yapılanın, Kur’an İslam’ına geri dönün, hurafe ve bağnazlıklardan sıyrılıp dininizde özü yakalayın.

Ey ölümlü bedenler! Bu dünya pis bir eğlenceden, evlat, mal ve sahip olduğunuz her şey birer sınav vasıtasından ibarettir. Gerçek güzellik ve nimet ahiret yurdundadır. Bu dünyada ve ahirette selametin anahtarı ise iman ve Allah’a tam teslimiyettir. Allah’ın sınırları herkes, heryer ve her zaman içindir. Kimse ayrıcalıklı ve üstün değildir.

Ey şefaat umucular! Allah’ın razı olmadığı kullara kimseler şefaat edemez. Allah izin verdiğinde şefaat dileyecekler siz imansız iseniz sizin için asla şefaat dileyemez. Siz inkar, isyan, haddi aşma ve azgınlıkta öncü iken sizi kimseler kurtaramaz. Şefaat, Allah dostlarının küçük günahlarının affı içindir.

Ey riyakar ve gösteriş ile kulları aldatanlar! Ahiret yurdu haktır, hakikattir, yapılanların zerrece aksatılmadan karşılığı verilecek olan yurttur. Orada hakikat ve kalp sözünden başkaca laf edilmez, gerçek değiştirilmez, yapılanların karşılığı eksiksiz ödenir. Foyanız bu dünyada çıkmasa da öbür dünyada elbet çıkacak ve ateşlerden ateş beğeneceksiniz. Tamah ettiğiniz üç kuruş para, altın, makam, ihaleler boyunlarınıza demir halkalar olarak geçecek ve defterlerinizi soldan alacaksınız.

Ey hak yiyen ve zulmedenler! Boynuzsuz hayvanın boynuzlu hayvanla hesaplaşacağı günde, yediğiniz haramların, hakların, yaptığınız eziyetlerin vebal ve azabını doyasıya yaşayacaksınız. Hakkını yediklerinize sevaplarınızdan dağıtıp, sevabınız kalmayınca onların günahlarından üstleneceksiniz. Böylece yetmiş yıl secdeden başınızı kaldırmasanız aldığınız günahlarla cehennemlerin baş konuğu olacaksınız. Adam öldürmekten beter zulme saplanıp durduğunuz şu hayatı arayacak, tevbe edip dünyaya geri dönüp salih amel işlemek, iman etmek isteyecek ancak geri dönemeyeceksiniz.

Ey can taşıyan bedenler!

Niyetimiz has, maksadımız salih, gayretimiz halis, yolumuz Allah yoludur. Sadece insan değil kamil insan olma yolunda yürüyün. En büyük mükâfat Allah rızası, en büyük şefaat Allah’ın rahmet ve merhametidir. İman, ibadet ve ahlakınızla Yüce Allah’tan kalplerinize iman vermesini, imanınızı artırmasını dileyin. Yüce Malikinizden nefislerinizi temizlemesini dileyin.

Allah mülkün, ilim ve kudretin, hayat ve ölümün, din gününün sahibidir.

Aklınızı başınıza devşirin, bir an önce imana dönün! Bu imana davet hepinizedir.

imana davet

Bu yazıyı okudunuz mu?

Dinen nankörlük ve nankörler

Dinen nankörlük ve nankörler

Dinen nankörlük ve nankörler Dinen Nankörlük; nimet verene itikatsızlık veya saygısızlık, şükretmemek, hayatı bahşedene riayetsizlik ...

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir