Anasayfa / İMAN ESASLARI / İman damlaları / İmana vurulan darbeler
imanilmihali.com
İmana vurulan darbeler

İmana vurulan darbeler

İmana vurulan darbeler

İman etmek zordur. Acıya katlanmayı, sabretmeyi, tevazu göstermeyi, paylaşmayı, şükretmeyi, azla yetinmeyi, haramdan uzak durmayı, hak yememeyi gerektirir.

İman etmemek kolaydır. İmanı ve ahireti yok saymak, şefaat edecek birisi elbet bulunur demek ve fütursuzca yaşamak… kolaydır.

İman etmek isteyenleri yoldan çıkmaya zorlamak ta kolaydır. Çünkü güç iman düşmanlarındadır çoğu zaman. Bu güç; teknoloji, bilim, sağlık, edebiyat, spor, sanat, uzay, tarih…velhasıl her yerdedir. Bu sektörleri iman aleyhine yetiştirip sokaklara salanlar da paraya sahip olan ve herkes kendilerinin seviyesine insin isteyenlerdir.

Çünkü yukarı tırmanmak zor, aşağı inmek kolaydır.

İnsan bir ömür uğraşıp iyi olabilir ama kötü olmak on dakikadır.

İmana savaş açanlar çoğunluktur, sözde aydın ve medenidir, sözde adalet ve hakka saygılıdır.

Hata; aklı kainata üstün kılmaya çalışmaktadır.

Hata; medeni ulusların sosyal kopyasını yaşamaya çalışmak, günlük yaşamı ve bilimi kopyalarken onların iman ve dine ait hususlarını da kopyalamaktır.

Cemiyetlerin, fon, vakıf ve örgütlerin kuruluş amacı aslen bu değil midir?

Bu zararlı ülke, din, örgüt, toplum ve cemiyetlerin faydalı yanlarından çok zararlarının olduğu hakikatken onlardan kopmak ta mümkün değildir. Yapılacak şey titiz bir ayıklama ile almamız ve almamamız gerekenleri ayıklamaktır.

Bunlar ne yaparlar da imana zarar verirler?

Öncelikle kendi dinlerindeki yanlışları yok sayıp İslam’a saldırmaya ve İslam’ı kendi kurallarına uydurmaya kalkarlar. İslam’a hakaretler en azından şaibeler ve hurafeler sığdırarak egemen, emin ve esen olmasını engellemeye çalışırlar.

Onlar tüm İslam’ı yok edip kendi dinlerine tabi kılmanın yollarını ararlar. İslam’ı sulandırmaya, bozmaya, hobi haline çevirmeye çalışırlar.

Onlar Allah’ın ayetlerini değiştiren, haramları değiştiren, dini değiştirenlerdir.

Onlar Tevratın, İncilin aslını, esasını saklayıp, değiştiren, ayetler üreten, sahte kutsal kitaplar yazıp uydurulmuş din icat edenlerdir.

Onlar indirilmiş din olan İslam’ı da uydurulmuş dine tabi kılmaya çalışan gafillerdir.

İnsanları paraya tutsak edip para için her şeyi yapar hale getirip Allah yolundan uzaklaştırırlar. Kendileri para ve güç için zulmeder, hak yer, kan akıtırken isterler ki İslam camiası da onlar gibi paraya esir, kontrolsüz ve sorgusuz yaşasın.

İnsanları iyi-kötü, imanlı-imansız demeden kayıtsız bir eşitliğe zorlarken İslam’ın hükümlerini yok saymaya iterler.

Moda adı altında mahremi yok etmeye çalışır, ahlaki ve sosyal yaşamlarındaki günah tohumlarını mü’min evlatlarına da bulaştırmaya gayret ederler.

Her türlü kötü alışkanlık ve davranışı özgürlük kapsamına sokarak uyuşturucuyu, alkol ve kumarı, eşcinselliği resmileştirmeye ve yaygınlaştırmaya çalışırlar.

Makyaj ürünlerine, estetik ameliyatlara, evcil hayvanlara, lükse, pahalı meraklara, abartılı koleksiyonlara, şaşalı yaşamlara harcanan paraların muhtaçlara gitmesine engel olarak zulmeder, israf eder, infaka karşı savaş açarlar.

Aile ve okul terbiyesini saçma kılarak sokakların ahlak tanımaz kurallarını hayatın kendisi gibi göstermeye gayret ederler.

Tabiatı doğuran ve yaratan farz ederek yaratılışı tesadüfi bir patlamaya bağlamak isterler.

Onlar, emeği yok sayıp patron gücünü savunur, hakka raiyet etmezler.

Adaletin yerine hukuku koyarak hırsızı korur, katili delil yetersizliğinden beraat ettirirler.

Onlar lüks ve sefa içinde yaşasın diye yoksulları, ormanları yok ederler.

Savaşları, çatışmaları, terörü çıkaranlar hep onların kandırdığı insanlardır. Ama parasal ve siyasal destek sağlayan hep onlardır.

Onlar, İslam’ı ve ortadoğuyu kan gölüne çevirenlerdir.

Onlar, feministliği, ateistliği daha pek çok zararlı akımı toplumlara enjekte edenlerdir.

Onlar, erkeğin Kur’an ile verilen  ailedeki üstünlüğünü ekonomik bağımsızlık adı altında yok sayan ve kadını başına buyruk-özgür(!) kılarak teberrüce zorlayanlardır.

Onlar Kutsal kitapların tamamı yerine (mealinden hatmetmek yerine) bazı kesimlerini binlerce kez Arapça okuyan bir kesim yaratarak Allah’ın ayetlerinin okunmamasını, anlaşılmamasını dileyenlerdir.

Onlar hastalık üretip insanları denek kullananlardır.

Onlar dünyadan başka yaşam alanı olmadığı halde trilyonlarca doları savuran, ‘cennet’i arama gayesine ‘ufo’ arıyoruz adı takan zavallılardır.

Onlar barış, huzur ve esenliği bozan, bozgunculuk yapan, haddi aşan, sınır tanımazlardır.

Onlar haram ve helal demeden yiyen, başkasının hakkına el koyan, savaş ve parayla zulmedenlerdir.

Onlar bünyelerle, kanlarla, genlerle oynayıp insanın genetik gelişimini engellemeye çalışanlardır.

Onlar sayısız yavruları kaçırıp organlarını yedek parça yapan zengin züppelerdir.

Onlar hukuk bölümlerini ele geçirip pis işlerine yasal dayanak hazırlayanlardır.

Onlar, ölçüde, tartıda, ekonomide, üretimde hile yapanlardır.

Onlar, zekatı, vergiyi, vermesi gerekeni vermeyen, yetimlerden çalanlardır.

Onlar, kamu malını çarçur eden, abartılı harcamalarla bütçelerden yoksullara gidecek payları bitirenlerdir.

Onlar, sinema ve televizyonu, medya ve interneti ele geçirip, sıkı denetime tabi tutup islam aleyhine çalışılmayı destekleyenlerdir.

Onlar, fuhuşu özendirip, gençleri aile kurmaktan ve çocuk yapmaktan uzaklaştıranlardır.

Onlar, ailenin kutsiyetine el atan, çocuk yapmanın bereketini engellemeye çalışan kasıtlı mihraklardır.

Onlar, yoksulsa hastaneye gelmesin ölsün, sakatsa yok olsun, aklı yoksa yok olsun, engelliyse gelecek nesilleri hastalıklı kılmasın da gebersin diye dua eden, emek harcayanlardır.

Onlar helak ve müsibet ile insani zulüm ve ihmali birbirine karıştıranlardır.

Onlar hakkın yerine gitmesine engel olanlardır.

Onlar ruh çağırıyoruz diye cinlere tutsak olan, cine, puta, kişilere,  paraya, dişi şeytanlara tapanlardır.

Onlar, iblisin, şeytanın askerleri ve soylarıdır.

Onlar aleni ahlaksızlığı ekranlarda teşvik ederek toplum ahlakına zarar verenlerdir.

Onlar tabiata müdahale edip bitkilerin genleriyle oynayan, bereket ve rızkı akıllarınca ellerine almayı hedefleyen acizlerdir.

Onlar, insan içecek ve yiyeceğine sayısız zehir ve zararlı maddeyi katan ve bunu meşrulaştıran aç gözlü para tutsaklarıdır.

Onlar, denizi, semayı, toprakları fütursuzca kirleten, buzulları eriten, atmosferi solunamaz hale getirirken hiç tereddüt etmeyen hainlerdir.

Onlar tesbih edip duran ağaçları hiç uğruna kesip dünyayı beton yığını haline getirenlerdir.

Onlar, cenneti taklit etmek istercesine sayısız katlı gökdelenlerle Rabbimize meydan okuyanlardır.

Onlar, karşıt madde arayışı ile boyundan büyük işlere kalkışan, ama bilimde attığı her ileri adımda Kutsal iradenin yüceliği gerçeğine bir kez daha ulaşan zavallılardır.

Onlar, Allah’ın ayetleri anlaşılan dille okunmasın ve anlaşılmasın da diledikleri gibi at oynatsın isteyenlerdir.

Onlar, Peygamberleri öldürenler, mucizeleri reddedenlerdir.

Onlar köpeği dost, kediyi nankör kılanlardır.

Onlar, domuzu her dinde haramken hıristiyan ve Yahudilere yedirmeye devam edenlerdir.

Onlar, kendisi İslam’a tabiyken bile bile domuz eti yiyenlerdir.

Onlar kumar, şans oyunlarını destekleyen, insanların damarlarına işleten, ailenin rızıklarını kumara harcatanlardır.

Onlar, karanlık ve ücra yerlerde her türlü ahlaksızlığa yol açanlardır.

Onlar, türban için feryat ederken mahrem yerlerinin fora edildiği deniz kıyılarına ses çıkarmayan, zinayı suç olmaktan çıkaranlardır.

Onlar petrol nimetini tekellerine alıp bu nimeti kötüye kullananlardır.

Onlar, kamu malını zimmete geçiren, toplumun kaynaklarını hesabına yazdıranlardır.

Onlar, papalık makamında orijinal kutsal kitapları saklayan ama İslamiyet yeryüzüne egemen olmasın diye insanlığa açıklamayanlardır.

Onlar Süleyman (as) Peygamberin hazineleri diye bir imtihan vesilesi olarak meleklerin getirdiği büyü ve sihir kuvvetini ele geçirmek için asırlarca kan ve gözyaşına sebep olanlardır.

Onlar…iman düşmanıdır.

Onlar, imana en büyük darbeleri medeniyet, teknoloji ve din adına vuranlardır.

Onlar, bu darbelerin karşılığını da elbet büyük darbeler şeklinde alacaklardır.

Çünkü Allah iman edenlerin dostudur ve Allah kafirler istemese de nurunu tamamlayacaktır.

Allah bizi imansız bırakmasın, imansızlara yalvartmasın.

Amin!

 

İmana vurulan darbeler

Bu yazıyı okudunuz mu?

İman, mü’minin her şeyidir.

İMAN ETMEK İÇİN İLK ADIMLAR

İMAN ETMEK İÇİN İLK ADIMLAR İnandığımızı iddia ederken yerine getirmediğimiz mükellefiyetler veya hepten inanmadığımızı beyan ...

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir