Anasayfa / DİNİMİZ İSLAM / DİNİMİZ / İmandan küfre dönmek ve küfre yardım etmek
imanilmihali.com
İmandan küfre dönmek

İmandan küfre dönmek ve küfre yardım etmek

İmandan küfre dönmek ve küfre yardım etmek

Küfre sapmak Allah’tan başkalarını dost edinmek, başkaca şefaatçiler aramak, rızkı ve medeti başkalarından ummaktır.

Allah’tan başkaca ilahlar edinmek, Peygamberlere iman etmemek, büyü yapmak, dini oyuncak etmek, dünya hayatına dalıp ahireti inkar etmek, iman etmemek…hep küfürdür.

“Dinlerini oyun ve eğlence edinenleri ve dünya hayatı kendilerini aldatmış olanları bırak. Hiç kimsenin kazandığı yüzünden mahrumiyete sürüklenmemesi için Kur’an ile öğüt ver. Yoksa ona Allah’tan başka ne bir dost vardır, ne de bir şefaatçi. (Kurtuluşu için) her türlü fidyeyi verse de bu ondan kabul edilmez. İşte onlar kazandıkları yüzünden helâke sürüklenmiş kimselerdir. Küfre saplanıp kalmalarından dolayı onlara çılgınca kaynamış bir içecek ve elem dolu bir azap vardır.” (Enam 6/70)

“Küfre saplananlara gelince, onları uyarsan da, uyarmasan da, onlar için birdir, inanmazlar.” (Bakara 2/6)
“Allah, bir sivrisineği, ondan daha da ötesi bir varlığı örnek olarak vermekten çekinmez. İman edenler onun, Rablerinden (gelen) bir gerçek olduğunu bilirler. Küfre saplananlar ise, “Allah, örnek olarak bununla neyi kastetmiştir?” derler. (Allah) onunla birçoklarını saptırır, birçoklarını da doğru yola iletir. Onunla ancak fasıkları saptırır.” (Bakara 2/26)

“Hani Allah şöyle buyurmuştu: “Ey İsa! Şüphesiz, senin hayatına ben son vereceğim. Seni kendime yükselteceğim. Seni inkâr edenlerden kurtararak temizleyeceğim ve sana uyanları kıyamete kadar küfre sapanların üstünde tutacağım. Sonra dönüşünüz yalnızca banadır. Ayrılığa düştüğünüz şeyler hakkında aranızda ben hükmedeceğim.” (Al-i İmran 3/55)

“Süleyman’ın hükümranlığı hakkında şeytanların (ve şeytan tıynetli insanların) uydurdukları yalanların ardına düştüler. Oysa Süleyman (büyü yaparak) küfre girmedi. Fakat şeytanlar, insanlara sihri ve (özellikle de) Babil’deki Hârût ve Mârût adlı iki meleğe ilham edilen (sihr)i öğretmek suretiyle küfre girdiler. Hâlbuki o iki melek, “Biz ancak imtihan için gönderilmiş birer meleğiz. (Sihri caiz görüp de) sakın küfre girme” demedikçe, kimseye (sihir) öğretmiyorlardı. Böylece (insanlar) onlardan kişi ile karısını birbirinden ayıracakları sihri öğreniyorlardı. Hâlbuki onlar, Allah’ın izni olmadıkça o sihirle hiç kimseye zarar veremezlerdi. (Onlar böyle yaparak) kendilerine zarar veren, fayda getirmeyen şeyleri öğreniyorlardı. Andolsun, onu satın alanın ahirette bir nasibi olmadığını biliyorlardı. Kendilerini karşılığında sattıkları şey ne kötüdür! Keşke bilselerdi!” (Bakara 2/102)

Nimete, emanete, rızka nankörlük, acelecilik, aç gözlülük, Rabbi cimrilikle suçlamak Rabbimize kıyıdan kenardan kulluk etmek yani samimiyetten uzak olmaktır ki küfürdür.

“İnsanlardan öylesi de vardır ki, Allah’a kıyıdan kenardan kulluk eder. Eğer kendisine bir hayır dokunursa, gönlü onunla hoş olur. Şâyet başına bir kötülük gelirse, gerisingeri (küfre) dönüverir. O dünyayı da kaybetmiştir, ahireti de. İşte bu apaçık ziyanın ta kendisidir. O, Allah’ı bırakır da kendine ne zarar, ne de fayda veren şeylere tapar. Bu da derin sapıklığın ta kendisidir. Zararı faydasından daha yakın olana tapar. O (taptığı) ne kötü yardımcı, ne fena yoldaştır!” (Hac 22/11-13)

İmanı küfre değişmek ise iman hidayetine erdikten sonra şüphe ile, kötü arkadaşlar, münafıklar, kafirler ve evlatlar ile Hak yoldan ayrılmak, nefsin ve şeytanın oyun ve aldatmacaları ile Hak’kı terk edip gerisin geriye batıla tabi olmaktır.

“Çocuğa gelince, anası babası mü’min insanlardı. Onları azgınlığa ve küfre sürüklemesinden korktuk. Böylece, Rablerinin onlara, bu çocuğun yerine daha hayırlı ve daha merhametli bir çocuk vermesini diledik.” (Kehf 18/80,81) (Musa Peygamber kıssası)

“Yoksa daha önce Mûsâ’nın sorguya çekildiği gibi, siz de peygamberinizi sorguya çekmek mi istiyorsunuz? Her kim imanı küfre değişirse, o artık doğru yoldan sapmış olur. Kitap ehlinden birçoğu, hak kendilerine belirdikten sonra dahi, içlerindeki kıskançlıktan ötürü sizi, imanınızdan sonra küfre döndürmek isterler. Siz şimdilik, Allah onlar hakkındaki emrini getirinceye kadar affedin, hoşgörün. Şüphesiz Allah, gücü her şeye hakkıyla yetendir.” (Bakara 2/108,109)

“Ey iman edenler! Siz eğer kâfir olanlara uyarsanız sizi gerisingeriye (küfre) çevirirler de büsbütün hüsrana uğrarsınız.” (Al-i İmran 3/149)

“Size ne oluyor da münafıklar hakkında iki gruba ayrıldınız? Allah, onları yaptıkları işlerden dolayı baş aşağı ederek eski konumlarına (küfre) döndürmüştür. Allah’ın saptırdığını yola getirmek mi istiyorsunuz? Allah kimi saptırırsa, sen onun için asla bir çıkış yolu bulamazsın. Arzu ettiler ki kendilerinin küfre saptıkları gibi siz de sapasınız da beraber olasınız. Bu sebeple, onlar Allah yolunda hicret edinceye kadar içlerinden dost edinmeyin. Eğer bundan yüz çevirirlerse, onları yakalayın ve bulduğunuz yerde öldürün. Onlardan ne bir dost edinin, ne de bir yardımcı. Ancak sizinle aralarında anlaşma olan bir topluma sığınmış bulunanlar, yahut ne sizinle ne de kendi kavimleriyle savaşmayı içlerine sığdıramayıp (tarafsız olarak) size gelenler başka. Eğer Allah dileseydi, onları size musallat kılardı da sizinle savaşırlardı. Eğer onlar sizden uzak durur, sizinle savaşmayıp size barış teklif ederlerse; Allah, onlara saldırmak için size bir yol (yetki) vermemiştir. Diğer birtakım kimselerin de hem sizden emin olmak, hem de kavimlerinden emin olmak istediklerini göreceksin. Bunlar küfre her döndürüldüklerinde ona atılırlar. Eğer bunlar sizden uzak durmazlar, sizinle barış içinde yaşamak istemezler, ellerini savaştan çekmezlerse, onları yakalayın ve onları nerede bulursanız öldürün. İşte bunlara karşı size apaçık bir yetki verdik. (Nisa 4/88-91)

“Allah’ın nimetini küfre değişenleri ve kavimlerini helâk yurduna, yaslanacakları cehenneme sürükleyenleri görmedin mi? O, ne kötü duraktır!” (İbrahim 14/28,29)

Aşağıdaki ayet bir istisnadır ve ancak ecel ile canına haksız yere kast edilenin ‘canını kurtarmak maksadı’ ile ve ‘hemen tevbe edip yaptığından dolayı af dilemek suretiyle’ Rabbine yakaran gerçek iman sahipleri içindir. Yoksa bu imandan küfre dönmek değildir. Demekki iman da küfür de sadece dille söylendiğinde bir şey ifade etmez.

Aslolan kalp ile hissedilendir ve Allah kalplerde olanı bilendir!

“Kalbi imanla dolu olduğu hâlde zorlanan kimse hariç, inandıktan sonra Allah’ı inkâr eden ve böylece göğsünü küfre açanlara Allah’tan gazap iner ve onlar için büyük bir azap vardır.” (Nahl 16/106)

Ayetlerden anlaşıldığı üzere kafir olmak ya da küfre sapmak imana, İslam’a, Allah’a teslimiyete aykırı herşeydir. Allah’a ortak koşmak, başkaca medet-şefaat kaynağı kul veya varlıklar aramak, samimi olmamak, nankör ve aceleci olmak, kadere razı olmamak, şeytan ve nefse yenilmek, salih ameller yerine şer amellere koşmak, zalimlik, bölücülük, bozgunculuk yapmak, helalleri haramla değiştirmek, hak yemek… küfürdür. Küfre sapanın hali harap, akibeti karanlık, meskeni Allah aksini dilemedikçe cehennemdir.

Küfre yardım etmek ise Kur’an’ın muhteşem ve mucizevi bir deyimidir.

“Bir de zararlı faaliyetlerde bulunmak, küfre yardım etmek, mü’minler arasına ayrılık sokmak için ve öteden beri Allah ve Resûlüne karşı savaşanlara üs olsun diye bir mescit yapanlar vardır. Bunlar, “Bizim iyilikten başka hiçbir kasdımız yok” diye de mutlaka yemin ederler. Ama Allah şâhitlik eder ki bunlar mutlaka yalancıdırlar.” (Tevbe 9/107)

Şu muhteşem izah bize şunu gösterir ki kafir olmak için o ameli illaki yapmak gerekmez. O küfrü yapanlara bilerek ve isteyerek yardım etmek te küfre sapmaktır. Kalbiniz kapkaranlık olduktan, niyetiniz kötü olduktan sonra sayısız yeminler de etseniz Allah kalplerin özünü bilendir. Hiçbir şey O’ndan saklı kalmaz.

Küfre yardım etmenin -genel anlamıyla küfür tanımına ilaveten- ayetteki devamına dikkat edin; dine zarar vermek, mü’minler arasına ayrılık sokmak, Allah düşmanları için üs teşkil etmek yani sığınak inşa etmek.

Demek ki kimler dine zarar veriyor, ayrılık sokuyor ve Allah düşmanlarını destekliyorsa onlar kafirdir ve onlara yardım edenler de.

Özetle;

Küfür; kişiyi karanlıklara sevk eden imansızlık ve nankörlük vesilesidir.

Küfre yardım etmek; bizzat elleriyle o kötü, batıl, haksız, adaletsiz, şeytani, zulme ait işi işlemese bile işleyenlere maddi ve manevi yardımda bulunmaktır ki her durumda o yardım edeni de kafir yapar.

İman etmek; arınmanın, kurtuluşun, hidayetin ve cennetin anahtarıdır.

İmandan sonra küfre dönmek; ne sebeple olursa olsun nankörlük, aç gözlülük ve kaybolan iman demektir ki iman nuru yakalandıktan sonra yeniden karanlıklara dönmek ilk baştan karanlıklarda kalmaktan çok daha büyük cezalara müstehaktır.

Şimdi sorun kendinize;

Ben kâfir miyim? Mü’min miyim? Kâfirlere yardım ediyor muyum?

Eğer içinizde ufak bir şüphe bile varsa vazgeçin ve Allah yoluna dönün. Çünkü imanı tanıyıp bildikten sonra hala küfre yakın, küfre destek veya bizzat küfrü icra edenseniz akibetiniz çok ama çok fenadır.

ÇÜNKÜ ALLAH’I TANIYIP SONRA O’NA DÜŞMAN OLMAK HADDİ VE SINIRI AŞMAKTIR. Bu sadece küfür değil aynı zamanda ŞİRK’tir. Ve şirk Allah’ın affetmeyeceği tek günahtır.

Eğer Allah’a ve Peygamberine, Kur’an ayetlerine iman ediyorsanız… küfürden uzak durun, küfre saplananlara yaklaşmayın, imandan sonra küfre geri dönmeyin ve kafirlere destek olup onlarla bir kafir olmayın!

İmandan küfre dönmek ve küfre yardım etmek

Bu yazıyı okudunuz mu?

Kur’an İslam’ına dönüşün hala vakti gelmedi mi

Kur’an İslam’ına dönüşün hala vakti gelmedi mi?

Kur’an İslam’ına dönüşün hala vakti gelmedi mi? Derin Asr-ı Saadet özlemiyle yanıp tutuşurken, tevhid yolunda ...

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir