Anasayfa / AHİR ZAMANLAR / İmanı elde tutmak kor ateşi tutmak gibi olacak
imanilmihali.com
İmanı elde tutmak, kor ateşi tutmak gibi olacak hadisi ne demektir

İmanı elde tutmak kor ateşi tutmak gibi olacak

İmanı elde tutmak kor ateşi tutmak gibi olacak hadisi ne demektir

Bu hadisin tam tercümesi şöyledir: Hz. Enes anlatıyor; Resulullah (sav) şöyle buyurdu:

“İnsanların üzerine öyle bir zaman gelecek ki, dininin gereklerini yerine getirme konusunda sabırlı/dirençli davranıp Müslümanca yaşayan kimse, avucunda ateş tutan kimse gibi olacaktır.” (Tirmizî, Fiten,73; Ebu Davud, Melahim,17).

Evvela bu hadiste imansızlıktan değil ahir zamanda iman edenlerin karşılaşacağı zorluklardan bahsedildiğinin anlaşılması lazım gelir. Din ahir zamanda da vardır ama yaşanması zor olacak demektir. Nitekim ilgili hadisin benzerlerinde ve devamında ahir zamanda yapılan amellerin sevabının artacağına da işaret vardır.

Sonra bahsedilen zaman, ahir zamandır ki Ahir zaman, fitnesi yıllarca süren ve şiddetine göre değişik safhaları olan uzun bir zaman dilimidir. Halen ahir zamanda olduğumuz kesindir. Allah adını kullanarak aldatanların kol gezdiği, münafıkların yönetimlere geldiği, paranın imanın yerine almaya soyunduğu bu zamanlarda imanlıların azınlıkta kalacağını ve çoğu insanın zaten iman etmeyeceğini veya imanlarına şirk karıştıracakalrını bildiren Yüce Allah’tır.

Üçüncüsü zorluklara dayanmak, hak yoldan ayrılmadan sabretmek ve doğrulukta sebat etmekle alakalı önem anlatılmaktadır ki ahir zamanda iman ve İslam’a uygun yaşama dirayetindekiler zorlanacak ama kurtuluşa erenlerde onlar olacaktır. İmanı paraya veya makama değişenler ise dünyalıklarda öne geçecek, iman edenlerle aynı cahiliye müşrikleri gibi alay ederek küçümseyecek ama kaybedecek denmek istenmektedir.

Kısaca, ahir zaman, imansızların ve münafıkların artacağı, yalan ve iftiranın, fitne ve fesadın çoğalacağı kıyamete yakın zamanlardır ve süresi beli değildir. Bu dönemde iman edenler de elbet olacak ama sayıları az olacaktır. Münafık ve müşrikler, mü’minlerle alay edecek, zorluk çıkartacak ve iman edenler sabır ve dayanma güçleri ile sebata devam edecektir. İşte o vakit imanı paraya ve makama değişmeyenler müjdelere erecek hatta normal zamanlardan çok daha az miktardaki iyilik, amel ve niyetler bile inşallah ziyadesiyle sevaplandırılacaktır.

Hadisin benzer varyantları ise şu şekildedir;

Ebu Ümeyye eş-Şa’bânî anlatıyor: “Ey Ebu Sa’lebe, dedim, şu ayet hakkında ne dersin? “Ey iman edenler! Siz kendinizi düzeltin. Siz doğru yolda olursanız, yoldan sapan kimse size zarar veremez….” (Maide, 5/105). Bana şu cevabı verdi: “Gerçekten bunu, iyi bilen birine sordun. Zira ben aynı şeyi Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm)’a sormuştum: Demişti ki:

“Ma’rufa sarılın, münkerden de kaçının! Ne zaman uyulan bir cimrilik, takip edilen bir heva, (dine, ahirete) tercih edilen dünyalık görür, rey sahiplerinin (müçtehitleri dinlemeden) kendi görüşlerini beğendiklerini müşahede edersen, o zaman kendine bak. İnsanlarla uğraşmayı bırak. Zîra (bu safhaya gelince) arkanızda sabır günleri var demektir. O günler avuçta ateş tutmak gibi (sıkıntılı)dır. O günlerde, sizin kadar amel yapabilen bir kimseye elli kişinin ecri verilecektir.” [Ebu Davud, Melahim 17, (4341); Tirmizî, Tefsir, Mâide, (3060); İbnu Mace, Fiten 21, (4014)]

Hz. Peygamber aleyhisselatu vesselam, bu zor şartlar altında dinî tatbikatın diğer zamanlardakine göre çok daha değerli olduğunu ifade eder:

“Herc fitne ve insanların ahvalindeki ihtilat ve karışıklıklar zamanında ibadet tıpkı bana hicret etmek gibi büyük sevaba vesiledir.”

Bir başka rivayette Hz. Peygamber (sav), fitne devrindeki şartların ağırlığını ifade için ashabına şu hitapta bulunur:

“Siz öyle bir zamanda yaşıyorsunuz ki, sizden biri emredilenlerin onda birini terketse helak olur. Fakat arkadan öyle bir devir gelecek ki, her kim, emredilenlerin onda birini yapsa kurtuluşa erecek.

Zor fitne şartlarında dinî salabetini muhafaza edebilenlere, normal şartlarda yapılan ibadetin sevapça elli misli vaadediliyor. Hz. Peygamber (asm),

“Siz kendi nefislerinizi (ıslah etmeye) bakın…” ayetiyle alakalı bir soru üzerine Ebu Sa’lebe’ye yaptığı açıklama sırasında sözlerini şöyle bitirir:

“…Zira, önünüzde “sabır günleri” var. O zaman sabır, elde ateş tutmak gibidir, O vakit, dini tatbik eden bir kimsenin (âmilin) ücreti, onun gi­bi çalışan elli kişinin ücretine denktir…”

“Bu onlardan elli kişinin ücreti mi?” diye bir kişi sorunca, Hz. Peygamber (asm):”Bizden elli kişinin” ücreti diye açıklık getirir.

İmanı elde tutmak kor ateşi tutmak gibi olacak …

Anlaşılan odur ki ahir zaman, iman sahipleri için sıkıntılı ama iman yoksunları için dünyevi süslerle dolu geçecektir. Tıpkı cahiliye müşrikleri gibi iman edenler dışlanacak, küçümsenecek ama sabırla doğru yol üzerinde tutunmaya çalışacaklardır. Müşrikler ise dünyalıklarla sevinecek, ahiretten vazgeçecek ve iyilik ve güzellikler yerini çirkinliklere, batıl şeylere terk edecektir. İşte o vakit Allah’tan vazgeçmeyenler, Peygamber’e biata devam edenler ve Kur’an mü’mini olmaya devam edenler, kalplerindeki imanla ferahlayacak, korkulara göğüs gerebileceklerdir. O vakit onların bu zor şartlarda en küçük amelleri dahi inşallah büyük sevaplarla karşılık bulacaktır.

Rabbim, ahir zamanı yaşadığımız şu zamanlarda bizleri salih kullarından ayrı koymasın. Rabbim bizleri, imanı paraya değişenlerden eylemesin. Rabbim fitne ve fesat üretenlerden, bozgunculuk edenlerden bizleri uzak eylesin. Amin!

Bu yazıyı okudunuz mu?

Huzurda mahçup edecek haller

Huzurda mahçup edecek haller

Huzurda mahçup edecek haller Yüce Allah, yaşamı ve eceli kimin daha iyi iş göreceğini ve ...

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir