Anasayfa / İMAN ESASLARI / AKAİD / İmanı paraya değişenler
imanilmihali.com
İmanı paraya değişenler

İmanı paraya değişenler

İmanı paraya değişenler

İman sahip olmak zorunda olduğumuz, sahip olmayı dilemekten başka çıkar yolumuzun olmadığı en hakikatli temel ihtiyaçtır. Kimse zengin, şöhretli veya güzel olmak zorunda değildir. Ama tüm yaratılanlar imanlı olmak zorundadır.
Bu hayatta sağlık, zaman gibi şeyler kaybolduktan sonra geri gelmeyenlerdir. İman da eğer kaybedildiyse, ecel bizi yakaladıktan sonra veya mucizeler göründükten sonra, telafisi asla mümkün olmayandır.

Dünya milyarlarca insanın bir arada yaşadığı, farklı ümmetler teşkil ettiği, kafirle mü’minin aynı havayı soluduğu bir sınav alanıdır. Sokaklar şeytanlarla rahmani kulların omuzları birbirine değerek gezdiği tiyatro sahnesidir.

Bu kısacık ömür, sonraki sonsuz yaşamın ön tarlası, ara durağı, önceki istasyonudur.

İnsan, aklı, ruhu, şuuruyla tüm varlıklara üstün kılınmışken, iman etmek, akıl etmek, sorgulamak, doğruyu bulmak ve imana demir atmak mecburiyetindedir.

Kötüyü savaş açılmadıkça, hatalar ayıklanmadıkça, kalpler temizlenmedikçe, kibir elbisesi sırtımızdan atılmadıkça, dünyevi şehvet ve açlıklara gem vurulmadıkça iman edilemez.

İman kardeşliği tesis edilmedikçe, Allah dostlarına dost, Allah düşmanlarına düşman olunmadıkça iman topluma ve hayata egemen olamaz.

Kul, imanı çok zor kazanır ama çabuk kaybeder. Çünkü iyi insan olmak bir ömür, kötü insan olmak on dakika sürer.

Şeytan, imanın karşı cephesindeki sinsi, hain, asi, yalancı düşmandır. Ahdi insanları imandan uzaklaştırmak olan şeytan, dünyevi havuçlarla kulları tavşan gibi peşinden koşturur. Ona uyanlar ise Allah dilemedikçe bir daha asla iflah olmazlar.

İnsanın iki seçeneği vardır; bu dünyada fütursuzca yaşayıp, şan şöhret ve güç ile keyif çatmak ve sonrasını düşünmeden yaşamak, ya da bu dünyada edebiyle yaşayıp ahirete iman, amel, ibadet ve sevap biriktirmek.

Dünyanın bugün ahir zamanı yaşıyor olması bir kader midir bilemeyiz ama bildiğimiz ahireti hesap etmekten vazgeçenlerin sayısının arttığı, daha doğrusu üzerine ölü toprağı atılmış pek çok insanın manasız bir vurdumduymazlığa teslim olduğudur.

İnsanlar imanı erteleyerek, ucundan azıcık taviz vererek imanlı kalabileceği, şeytana azıcık uysa da zarar görmeyeceği zannıyla iş ve tercihlerinde yanlışa meyletmekteyken dinin iman dışındaki direklerine sarılıyor izlenimi vermekte de sakınca görmemektedir. Yani imandan taviz verip dururken, ibadet faslından asla taviz vermemeye özen göstermektedir.

Çünkü ibadet getirisi olan, bu dünyada bir şeyler kazandıran, diğer kullarca mükâfatlandırılan bir şey haline gelmiştir ki, kendisi gibi olanlardan müteşekkil zümre sayesinde bu tür kulların hepsi ibadeti riya ve gösteriş için eda eder hale gelmiştir.

Has niyet, huşu, tevekkül gibi manevi duygulardan uzak yaşayan bu kalplerin beklentisi, umudu bu dünyada birkaç lokma iken ahiretten bekledikleri zaten olamayacaktır. Öte yandan ibadetlerine karıştırdıkları riya o ibadeti geçersiz kılacağı için zaten yok hükmündedir. En acısı ise sadece Allah’a yapılmak zorunda olan ibadet, başkaca kullara, başkaca maddi vasıtalara yapılmakta olduğundan şirke kenetlenmiş haldedir.

Zavallı kullar, çamurda bocalanan kanatlı böcekler gibi su dışına çıkıp, temizlenip, tekrar uçamamanın mahkumiyeti ile şeytana teslim olmuş haldeyken, günlük avuntularla zaman geçirir ve hayatı ziyan eder haldedir.

İnsanların çoğu Allah’ın rızık, rahmet ve bereketi yerine, fino köpeği gibi birilerince önüne atılan iki parça kemiği tercih eder haldedir. 

İnsan ibadet etmeyebilir, dine gerekli önemi vermeyebilir, imanı zayıf ta olabilir. Bunların sorgusu, şefaati, affı veya azabı Rabbimize aittir.

Lakin, Yüce Allah’a rağmen başkaca kişi ve varlıklara yapılan ibadet, para gibi maddi ve manevi şeylere put manasında tapma girişimleri kişiyi ilahi huzurda bırakın affolunmayı, huzura çıkmasını bile engeller. Çünkü Allah kafirlerle ahirette konuşmayacaktır bile.

Dünyada yalan, mazeret, iftira gibi şeyler işe yarasa da ahiret yurdu hakikatten başkasının nefes alamayacağı bir adil mahkeme yeridir.

Allah yapılan, edilen, konuşulan, içten geçirilen zerre kadar şeyleri bile bilen, bizi bizden iyi tanıyan, biz o işi daha yapmadan yapacağımızı bilendir.

Allah rızası arzulanacak en yüce değer, Allah’ın lanet ve azabı kaçınılacak en büyük tehlikedir.

İnsan başını dünyadan bir an kaldırmalı ve semaya, tabiata, denize, ellerine bakmalıdır. Sorulacak soru şudur; “Ben kimim? Bu eller kimin? Bu çiçekler, yıldızlar, yağmur nasıl oluşur?”

Bu soruların cevabı imanın ve teslimiyetin ta kendisidir.

Ancak doğru cevaplar bulunduğu zaman insan fani heveslere harcadığı zamana yanar, ancak o zaman ilah diye taptığı kişilere, put diye taptığı para ve şeytana, uğrunda hayatını heber ettiği nefsi tutkulara savaş ilan eder.

İnsan doğru cevapları Allah’ın lütfu ve keremiyle bulabildiği zaman, nefsini terbiye etmeye, edepli yaşamaya, tevazuya kollarını sonuna kadar açmaya gayret eder. İşte o zaman insan paylaşmayı, yardımı, sevgiyi, minnet ve saygıyı öğrenir. İşte o zaman insan ilahi huzur ve esenliği iliklerinde hisseder.

İnsan bu dünyada ya iman ederek ya imana düşman olarak yaşar. Arası yoktur.

İnsan ahirette ya cennetlerde ya cehennemlerde yaşar.

İnsan ya vezir, ya rezil olur.

Tercih kula aittir ve doğru cevap imandır.

Üç kuruş para için; hırsıza, zalime, batıla, haksıza, bilgisize, şeytana, firavuna, kötüye, tecavüz edene, katile, düşmana, makama, şöhret ve güce tamah eden… rezil olacaktır.

Bu dünyada kazanılan her türlü maddi şey, sela ile birlikte heba olacak ve ahiret yolculuğunda kefen cebinde sadece iman ve eserleri kalacaktır.

Geri dönmenin zamanı, tevbenin zamanı şimdidir. İnsan kaybettiği, boşa geçirdiği her an ziyandadır.

Bizi yaratan Allah, tek ilah, tek ibadet ve kulluk edilecek olandır.

Şeytan akılları karıştıran, çirkini güzel gösterip aldatandır.

İman iyi ile kötüyü ayırt etmemize yarayan en güzel farkındalıktır.

En büyük şefaatçi Kur’an, berat etmemiz için huzurda şart olan hakkımızdaki “Allah rızasıdır”

Cennete zenginler, beyazlar, erkekler, patronlar, liderler, güzeller değil…İMAN SAHİPLERİ girecektir.

Ve İmanı paraya değişenler asla ama asla cennetlere giremeyecektir!!!

İmanı paraya değişenler

Bu yazıyı okudunuz mu?

İMAN YOLU

İman yolu

İman yolu Allah’a uzanan dosdoğru yoldur ki kıyılarında esenlik ve huzur çiçekleri, gönül pınarları, hasret ...

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir