Anasayfa / DİNİMİZ İSLAM / DİNİMİZ / İmanın elle, dille, kalple ispatı
imanilmihali.com
İmanın elle, dille, kalple ispatı

İmanın elle, dille, kalple ispatı

İmanın elle dille kalple ispatı nasıl olur? İmanın elle dille kalple ispatı kime ne anlatır? İmanı bilen kimdir? İmanı veren kimdir? Mü’minin tanımı nedir?

İmanın elle, dille, kalple ispatı

İman, imansızın düşmanı, hak’kın savunucusu, Hakk’ın ilahi sistemine riayettir. İman, imansızlığa elle, gücü yetmezse dille, buna da gücü yetmezse kalp ile karşı koymaktır ki bunların üçü de yapılmıyorsa zaten o kulda imandan eser yoktur.

İmansızlık, Allah’tan korkmayanların, Allah’ın öğüt ve tavsiyelerine kulak asmayanların, hak ve adaletten yana olmayanların, Allah dostlarını dost bilmeyenlerin yaptığı her şeydir.

İman, imansızlığı düşman bilmek, tepki vermektir.

İmansızlığa karşı yapma dur demek diile karşı koymakken, araya girip ayırmaya çalışmak ve mağdurun yanında olmak elle karşı koymaktır. Bunların ikisi de sonuçta amelidir ve güç – kuvvet ister. Ama gücü olmayan, kuvveti bulunmayanlar için de Yüce Allah bir başka nasip kapısı açmıştır ve o da kalp ile karşı koymaktır. Haksızlığı, zulmü, yalanı, adaletsizi kalben lanetlemek, Allah düşmanlarını dost bilmemek, harama tamah etmek yerine açlıktan ölmeyi yeğlemek kalben karşı koymaktır.

Yaşanan yüzyılda, İslam alemi üzerindeki kara bulutlar İslam düşmanlarının olduğu kadar İslam’a tabi olanların da suçudur. Açıklayalım.

İslam düşmanları, her türlü eziyet ve rezilliği yaparken artık Müslümanların bir olup karşı koymasından çekinmemektedir. Çünkü onlar da biliyorlar ki sünniler, aleviler, malikiler, şafiler, vahabiler, kadiriler, Caferiler, cemaatçiler, tarikatçılar, Nakşibendiler, yezidiler, ahmediler…İslam paramparçadır. Onlar çok iyi bilirler ve bir süredir bunun zaten alt yapısını hazırlamışlardır ki bunların her biri diğerini gayri müslim görür ve iman kardeşliğine kendi mezhebinden olmayan hiç kimseyi layık görmez. Onlar bilirler ki bilimi, Kur’an’ı, Peygamberi terk etmiş İslam alemi Allah’ın rahmetini de yavaş yavaş kaybetmektedir (en son Kabe’ye düşen yıldırım bunun bir göstergesidir) ve cehalet, bencillik, paraya düşkünlük, kardeşler arası savaşlar ile meşguldür.

İslam’a tabi olanlar da suçludur. Yukarıda sayılan nankörlükleri birebir icra edenler bizzat Müslüman veya Müslüman kimlikli şempanzelerdir. Dahası gayri Müslimlerin parası ve himayesi ile beslenen bu keneler din, iman adına en rezil münafıklıkları sergilerken Kur’an’a müracat etmeyi reddederler.

Aynen Peygamberimizin dediği gibi ümmet Kur’an’ı hayatın dışına itmiş haldedir.

Ümmet, Allah dostları ve düşmanlarını ayırt edemez, buna göre davranamaz haldedir.

Ümmet Peygamberimizin modern zaman fitnesi olarak tasvir ettiği mal ve paraya İlah gibi tapmakta, harama, şeytana kul olmakla şirkin tüm rezilliğini sergilemektedir.

Haram helal demeden paraya tamah eden bu sahte Müslümanlar, muhakkak en büyük zararı İslam’a ve Allah’ın yaratış gayesine vermektedir. Vebali, cezası çok büyük bu günah silsilesi Rabbimizin “Andolsun ki insanların ve cinlerin çoğunu cehennem için yarattık” ayetinin de ispatıdır.

Demek ki ahir zamanın sonlarına ulaşılmış, son savaş yaşanmak üzeredir.

Hala, Yahudi tezgahlarına haysiyetsizce komplo teorisi diyenlerin çok yakında yaşanacak dünya savaşında ölmemek adına (!) Yahudilerin tarafını tutacağı ve Yahudilerin etekleri altına gireceği muhakkaktır.

Tüm bu rezillik ve imansızlıkların gayesi, destekçisi, ele başı durumundaki Siyonizm yılanı, İstanbul’u yani Türkiye’yi ele geçirdiği anda dünya egemenliğini ilan edecek ve bu iş ya tatlı tatlı ya kanlı canlı olacaktır. Tüm dünyanın siyonizim altında egemenliğinden vazgeçmesi de düşünülemeyeceğinden bu iş yazık ki savaş ile olacak ve bu savaş iman ve imansızlar cephesi arasında olacaktır.

Ortadoğu İslam devleti kurmak sözde gayesi ile kurulan her türlü azınlık, halk, terör örgütü, federasyon İsrail oyunudur ve maksadı kurulacak İslam devletini, Ruslara karşı savaşa sokmaktır.

Mü’min; aklını, kalbini, ruhunu, şuurunu Allah ayetlerini, Hak’kı ve Hakk’ı görmek için kullanandır.

Dünyanın, İslam’ın, Türkiye’nin, iman edenlerin başına gelenler artık iyi anlaşılmalıdır.

Allah’ın dini birdir, değişmez olandır. Kur’an dinin nüvesi, vazgeçilmezi, temeli, pınarbaşıdır.

İslam, imansız hiçbir şeydir. Namaz dinin sadece bir adımıdır. En büyük adım, dinin % 99’u imandır.

Önce iman gelir çünkü ibadette, ahlakta, salih amel de kim için yapılacak belli olmalıdır. Bu kim sorusunun cevabı imanın ana konusudur. Bir tek Allah ibadet ve kulluğa layıkken başkalarına, başka heveslere, başka şeylere tamah ve kulluk edenler, hak olanı batıla yenik düşürmeye emek ve zaman harcayanların yeri cehennem ateşleridir.

İman, en yaşlısından en gencine, en cahilinden en okumuşuna, en doğulusundan en batılısına, kadınından erkeğine herkese lazım olan ilk şeydir. Çünkü Allah kulu zengin olsun, makama gelsin, yirmi çocuk yapsın diye değil, iman etsin ve sadece kendisine kulluk etsin diye yaratmıştır. Bu nedenle imandan başka tüm yollar karanlık ve pis kokuludur.

Bu imana sahip olduğunu sananların sınavı, işte imansızlıklara karşı koyma, uyanma, Kur’an’la yeniden yapılanma sınavıdır.

Elle, dille, kalple verilecek sınavın örnekleri her an yaşanmaktadır.

İlk sınavda muhakkak seçimlerdir. Verceğiniz oy Hakk ve Hak’ın ne kadar yanında olduğunuzu gösterecektir.

Allah’tan korkan, Allah rızasına mazhar olabilmeyi dileyen, imanını ispat etmek isteyen herkes, İMANINA GÖRE DAVRANMALI, imanının gereğini yapmalıdır.

Tercih sizin, beden ve akıl sizin, akıbet sizin.

Ama unutmayın! Dünya malının hepsini bir araya getirseler, üstüne yirmi kat daha koysalar, ahiretteki azaptan kurtulmak için hepsini fidye vermek isteseniz…AZAPTAN kurtulamazsınız.

Bir damla haramın karıştığı koskoca havuz haram olmuştur.

Kimden gelirse gelsin, boğazınızdan helal olmayan lokmaları sokmayın ki, zulmedip, hak yemeyin, kamu malına el atmayın ki yarın Rabbin huzurunda başınız öne eğilmesin.

Paranız az ama helal olsun. Yırtık giyin ama yamalı, temiz ve ütülü olsun.

Siyah jeep aracınız olmasın ama cüzdanınızda bir otobüs bileti alacak paranız olsun.

Yeter ki Rabbim ve melekleri yanınızda olsun!

Şeytanın verdiği külçe altınlar, Rabbimin verdiği bir damla sudan değersizdir, iblisin verdiği şöhret ve makamlar Rabbimin rızası ve hoşnutluğu yanında sıfırdır.

İman dünya malını değil, ahiret azığını toparlamayı ister.

Ya imanlı yaşayın. Ya imansız geberin gidin.

Ey imansızlar! Sizler cehennemi doldurun ki, imanlılar hiç olmazsa cennetlerde huzura ersin.

Rabbim her şeyi duyan ve bilendir ve kimse kimsenin günahını üstlenemez. Orada ne mazeret vardır ve bahane.

Rızkı, nimeti veren sadece Allah’tır. Af, şefaat, rahmet O’nun ellerindedir.

Ne birisi, ne tapmakta olduklarınız, ne şeytan ve ne de Kur’an ve sevgili Peygamberimiz, Allah SİZDEN RAZI OLMADIKÇA şefaat edemez.

İman ise cennetlerin anahtarıdır, cehenneme haram kılınandır.

Ya cennetlere ulaşmaya çalışın, ya bu dünyada üç kuruş fazladan haram paraya.

Ahirette zerre kadar haksızlık yapılmayacaktır. Emin olabilirsiniz. Çünkü Rabbimizin ahdi böyledir!

Allah herkese müstehakını versin. AMİN!

İmanın elle, dille, kalple ispatı

Bu yazıyı okudunuz mu?

Mutlak iyilik ve kötülük

Mutlak iyilik ve kötülük

Mutlak iyilik ve kötülük “Siz, insanlar için çıkarılmış en hayırlı ümmetsiniz. İyiliği emreder, kötülükten men ...

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir