Anasayfa / DİNİMİZ İSLAM / Hutbe ve vaazlar / İMANIN HAYATIMIZA YANSIMASI, Hutbe
imanilmihali.com
hutbe

İMANIN HAYATIMIZA YANSIMASI, Hutbe

İLİ : TOKAT
TARİHİ : 05.02.2010

İMANIN HAYATIMIZA YANSIMASI, Hutbe

Muhterem müminler!

Hepimizin bildiği gibi, insanlar; yaratılıştan, inanma ihtiyacıyla doğarlar. İman her kalpte yönlendirilmeye hazır bir duygu olarak mevcuttur. Yaratılış gereği en ilkel insanda bile ortaya çıkar ve doğar doğmaz bir şeylere inanmak yönünde hareket eder. Allah’a binlerce şükürler olsun ki bizler iman ve kitapla tanışmış, Allah’ın varlığına ve birliğine iman eden bir toplumda dünyaya gelmişiz. İçinde bulunduğumuz bu şeref için ne kadar şükretsek azdır.

Değerli müminler!

Yüce kitabımız Kuran; bahsimize konu olan iman hakkında ayrıntılı bilgi verir ve ‘inandım’ diyen müminleri bile yeniden imana davet eder.(2) Pek çok ayeti kerimede cenâb-ı Allah Müminlerden; imanlarının gereğini yapmalarını istemekte, ve bunun karşılığında inananlara cennet ve cemâlullah’ı müjde olarak teklif etmekte, inanmayanları ise yakın ve elim bir azapla uyarmaktadır.

Aziz kardeşlerim!

İman yalnızca “bir cümle, bir ifade ya da ‘inandım’ demekle gerçekleşen bir hal değil, bilakis başlı başına bir hayat tarzıdır. ‘İnandım’ diyen insan, rabbinin karşısında, söz verip, senet imzalayan, ve bunu yerine getireceğine dair teminat veren tüccara benzer. Sözünü tutması karşılığında cenneti satın alacaktır. Sözünü tutmayan ve dediğini yapıp senedinin icabını yerine getirmeyenler ise Allah’ın kitabında münafık, yalancı ve müşrik olarak zikredilmektedir.

Muhterem Müslümanlar!

Dünya ahiretin tarlasıdır. Ahiret tarlasını iman ile ekmeyenler, vakti gelince cennet biçemezler. Çünkü insanı, Allah katında şerefli kılan, onun imanı ve Allah’a olan sıkı bağlılığıdır. Kim ne yapmışsa onu mutlaka görecektir. İman ekip, imanıyla amel edenler bunun karşılığını elbette alacaklardır. Nifak ve fesat ekenler de bu yaptıklarının karşılığını hem dünyada hem de ahirette mutlaka göreceklerdir.

Muhterem müminler!

İmanın şartlarını gerektiği gibi yerine getiren bir insan, geçici dünya nimetleri karşısında imanından ve imanın prensiplerini yerine getirmekten kolayca vazgeçmez. Allah’a olan ahdini hatırlar. İnancının gereklerini yerine getirir. Bunu çevresine yansıtır. Eşi, çocukları, komşuları, akraba ve yakın çevresiyle iyi ilişkiler kurar. İnsanlara ve etrafındaki her şeye karşı, Allah’ın ‘mümin’ kullarına yakışır bir davranışla muamele eder. Yaptığı her işin ardından, “bu iş bir mümine yakışır mı?” diye sorulduğunda hiç rahatsızlık duymadan ve rahatlıkla “evet” diyebilecek bir şekilde yaşar. İçki, kumar, fuhuş, hırsızlık, yalan ve sahtecilikten uzak durur. Bu işlerin münâfıkların, fâsıkların ve şeytanın yolundan gidenlerin(3) işleri olduğunu bilir. Hakkıyla iman eden bir insan tüm fiillerinin eksiksiz olarak kaydedildiğini, bir gün önüne konulup hesaba çekileceğini aklından asla çıkarmaz. Hepsinden de önemlisi peygamberimizin buyurduğu gibi; “bir mümin, büyük günahları işlemekten ateşten korkar gibi korkar”. Gerçek iman da bunu gerektirir.

Değerli Müslümanlar!

Hiç aklımızdan çıkarmayalım ki; dünyada başımıza gelen her sorun ve sıkıntı, sabır ve metanetle atlatmamız gereken bir imtihandan öte bir şey değildir. Ve yine hiç unutmayalım ki: dünyada peşinde koştuğumuz bütün nimet ve zenginlikler de geçici birer oyalanmadan(4) ibarettir. Her şey fanidir. Bâki olan yalnızca celal ve kerem sahibi olan Allah’tır. Biz müslümanlar için Allah’a iman etmek ve O’nun rızasını kazanmak her şeyin üstündedir. Ve Allah katındaki derecemiz imanımızın sağlamlığı ve amellerimizin güzelliği oranındadır. Rabbim imanımızı sağlam kılsın amellerimizi ve ahlakımızı güzelleştirsin.

(1) haşr,18
(2) nisa,136
(3) maide,90
(4) en’am 32

Hazırlayanın : İl hutbe komisyonu

Bu yazıyı okudunuz mu?

Hz. Peygamberin hutbeleri

Hz. Peygamberin hutbeleri

Hz. Peygamberin hutbeleri Hz. Peygamber (sav) 63 senelik yaşamının 23 senesini risalet ile geçirmiş, sünneti ...

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir