Anasayfa / İMAN ESASLARI / Allah'a iman / İmanınıza kendiniz not verin
imanilmihali.com
imanın şer'i manası

İmanınıza kendiniz not verin

İmanınıza kendiniz not verin çünkü kimse sizin imanınıza kefil olamaz, sizi imansızlıkla itham edemez. İmanın kimde olduğunu Allah’tan başkası bilemez ve takva sadece Allah katında bir üstünlük derecesidir.

İmanınıza kendiniz not verin

İmanı veren Allah, kimde ne kadar olduğunu bilen yine ve sadece Allah’tır. İman ettim diyen herkese iman etmiş gibi muamele etmek boynumuza borçtur. Çünkü o kişinin hakikatini bilen ve hesap soracak olan bizler değiliz, Yüce Allah’tır. Bize düşen iyi niyetle o kişinin – kendisi aksini diyene veya aksine hareketler sergileyene kadar – samimi olduğunu kabul etmektir.

İslam dininde bu nedenle aforoz yani din dışına çıkarma yoktur. Kul kendisi rızasıyla çıkabilir ve bu hoş değildir lakin o hal üzere ölürlerse de iman nimetinden sonra yaptıkları nankörlüğün ve isyanın ceremesi de yüksek olacaktır diye düşünürüz.

İman bu haldeyken kulun imanlı olup olmamasına işaret eden haller vardır ki başta ayetlerin emirleri ve Peygamberimizin hadisleri buna delildir. Lakin şirk nasıl açık ve gizli ise, bilinemeyen şirk nevilerinden Peygamberimiz bile nasıl Allah’a sığınıyorsa imanın da sayısız nicelik ve niteliği vardır ki bunun ilmi Yüce Allah’tadır.

Bu ilim, bizlerce ufak olan bir iman delili ile bir kulu cennete sokabilir veya imanlıyım zanneden niceleri bu ilim sayesinde ahirette hüsranla karşılaşır. Bu nedenle takva sadece Allah katında bir değer ölçüsüdür ve değerin adını koyan sadece Allah’tır. Yoksa takva yeryüzünde yaşayanlara arasında üstünlük ölçüsü asla değildir. Çünkü şayet olsaydı riya ve gösteriş, yalan ve samimiyetsizlikler dini kaplar, din tanınmaz hale gelirdi. Bu sahte ve ikiyüzlü haller ise kişiyi şirke ve afsızlığa mahkum ederdi.

İmanın kimde olduğunu bizler bilemeyiz ama kişinin kendi imanını en iyi bilen kişi yine kendisidir. Çünkü o kişi, imanına ev sahipliği yapan kalbe, vicdana, ruha, akla ve şuura sahiptir. Tenin içinde cereyan eden ne varsa en iyi kul kendisi bilir ve bu yüzden herkesi aldatmak mümkün olsa da kişinin kendisini aldatması mümkün değildir.

O halde iman bahsini kişilerin vicdanına bırakmak lazım gelir ki bir kişiyi imansız diye nitelemek yapılabilecek en büyük kötülüklerdendir. Dinsiz yani kafir diye isimlendirmek te aynıdır.

Peki kul kendi iman derecesinin farkında ve Allah katında göreceği değerin şu an kendisinin dine ve imana, kısaca Yüce Allah’a verdiği değer kadar olduğunun bilincinde midir?

Kul, tafsili ve tahkiki imana sahip olmak, imanına sahip çıkarak kuvvetlendirmek, denemek, zorlamak, sevgiye dayalı ve Allah rızası istikametli hale sokmak mecburiyetindeyken acaba imanı ne haldedir?

İmansız hiçbir ibadet ve salih amelin kıymeti yokken, ahlak imandan kaynaklanmıyorsa örfi ve toplumsal olmaya mahkumken, gayesi Allah rızası olmayan hiçbir amelin faydası yokken kul imanının farkında mıdır?

Kul, imanının eseri ve gereği olarak;

Yüce Allah’ı ve yarattıklarını sevebiliyor mudur?

İbadet, ahlak, salih amelini Allah rızası gözetme temeline dayandırabiliyor mudur?

Samimi ve içten midir?

Yardımlaşmayı, paylaşmayı insan olmanın gereği ve erdemi olarak zorunlu görebiliyor mudur?

Tabiat ve yaşama hak ettiği değeri verebiliyor mudur?

Güzel ve hak olana erişmek için nefesini harcayabiliyor mudur?

Çok bile olsa haramdan uzak durup helalle yetinmeyi arzulayabiliyor mudur?

Her işe Allah’ın adıyla başlayabiliyor ve her işte nihai sonucu Allah’a bırakabiliyor mudur?

Güzel, adil, eşit, huzurlu, esenlik dolu yarınlar ve yaşam için Allah yolunda micadele edebiliyor mudur?

Sadece iyilik yapmakla kalmayıp, Allah’a yardım etmek adına kötülükle de mücadele edebiliyor mudur?

İnfakı kırkla birle yetinmeyip fazlasıyla ve layıkıyla yapabiliyor mudur?

Rızkı, medeti, şifayı, hayatı verenin sadece Allah olduğunun idrakinde midir?

Nefisleri temizleyenin ve imanı verenin sadece Allah olduğunun farkında olarak bunun için sabah akşam dua edebiliyor mudur?

Allah’ın kainattaki, bedendeki, Kur’an’daki ayetlerini görebiliyor mudur?

Tüm varlıklarda Allah’ın tecellisini idrak edebiliyor mudur?

Secdeleri, duaları, tevbeleri huşu içinde midir?

Şükretmeyi, azla yetinmeyi, kanaat getirmeyi, Allah’a güvenmeyi huy haline getirmiş midir?

Kafir ve müşriklerden uzak durmaya gayret ediyor mudur?

Allah dostları ile aturup kalkarken, onlarla birlikte haşredilmek için dua ediyor mudur?

Meleklerin mü’minlerin dostu olduğunun, iman etmeden cennetlere girilemyeceğinin farkında mıdır?

Kur’an’ı anlamadan okumasıyla hiç okumaması arasında fark olmadığını bilmekte midir?

Kur’an’ı anlayarak okumanın Allah emri olduğunun ve anlamadan okumanın Allah’ın mesajına ve kudretine isyan olduğunun bilincinde midir?

Din Allah’ındır. Kur’an ise dinin kaynağı. Bu bilinçle dini sadece Allah’a ve Kur’an’a yaslayabilmekte midir?

Rahmet Peygamberini dini ve bvahyi meselelerde tartışma üstü kişi yapabiliyor mudur?

İslam’ın huzur, barış, esenlik ve sadece Allah’a teslimiyet demek olduğunu bilmekte midir?

Allah’ın sadece iman edenlerin dostu ve velisi olduğunun farkında mıdır?

Yüce Allah’ın tüm kulların Rahman’ı ama sadece mü’minlerin rahimi olduğunu bilmekte midir?

Şeytanı en büyük düşman olarak görebiliyor mudur?

Şeytanın (Yüce Allah’ın ahdi gereği) imanlı kullar üzerinde etkisi ve sultası olmadığının idrakinde midir?

..

Sayısız parametre ile listeyi uzatmak pekala mümkündür. lakin mesaj anlaşılmıştır ki her kul imanlı yaşamak ve imanının kuvvetlendirmesi için Allah’a dua etmek zorundadır. kendisi de imanın hakkını vererek imanlı kalmaya gayret etmeli ve muhakkak iman üzere ölmelidir.

Kişi kendi imanıyla baş başadır ve kıymet ve derecesini takdir de kendindedir.

Her şeyi bilen ve gören Allah bize şah damarından yakın olmakla zaten imanımızı bilir. Mesele bizim de aynı bilinçte olarak, kendimizi kandırmadan, imanın hakkını vererek ve her gün daha da güçlendirerek imanlı yaşamaya ve ölmeye gayret etmemizdir.

Yukarıdaki örnek hatırlatmalar kulların kendisini öz eleştiriye maruz bırakabilmesi içindir.

Yüce Allah, kul azgınlık isterse azgınlık, hidayet isterse hidayet nasip eder. İmanlı yaşamayı arzulayana ise Rabbin destek ve rahmeti bolcadır.

Ama şeytan imanlı kulları kandıramasa da zayıf imanlı ve imansızlar üzerine egemenlik kurmuş haldedir ve dünyanın bugünkü halinin sorumlusu bu yüzden şeytan değil zalim insandır. Çünkü şeytan sadece süslü gösterir zorlamaz. Ama insan ufak menfaatler için bile dünyayı kana bulamakta pek mahirdir.

Zaman imanı güçlendirmek ve Kur’an ile yeniden yapılanmak zamanıdır. Çünkü sokaklardaki İslam, Kur’an İslam’ı değildir.

Rabbim bizleri imandan ayırmasın. Amin!

Bu yazıyı okudunuz mu?

Allah’ın Vaadine itikad imtihanımızdır

Dünya çok yakında artan zulüm ve şeytanlıkları harap edercesine, Allah’ın vaatlerinin tek tek gerçekleşmesine şahitlik ...

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir