Anasayfa / İMAN ESASLARI / Ahirete iman / İnsan niçin yaratıldı
imanilmihali.com
İNSAN NİÇİN YARATILDI

İnsan niçin yaratıldı

İnsan niçin yaratıldı

İnsan niçin yaratıldı ? İnsan kainatın neresindedir ve neden yaratılmıştır? Yaşam sonrası insanı neler beklemektedir? Ceza ve mükafat nasıl belirlenecektir? Hesap ve mizan nedir?

“Andolsun, biz insanı kuru bir çamurdan, şekillendirilmiş bir balçıktan yarattık.” (Hicr 15/26)

“Biz, gökleri, yeri ve bunlar arasında bulunanları, eğlenmek için yaratmadık.” (Duhân 44/38)

“Onlar ayaktayken, otururken ve yanları üzerine yatarken Allah’ı anarlar. Göklerin ve yerin yaratılışı üzerinde düşünürler. “Rabbimiz! Bunu boş yere yaratmadın, seni eksikliklerden uzak tutarız. Bizi ateş azabından koru” derler.” (Al-i İmran 3/191)

“Sizi boşuna yarattığımızı ve bize tekrar döndürülmeyeceğinizi mi sandınız?” (Mü’minûn 23/115)

“İnsanlar, “İnandık” demekle imtihan edilmeden bırakılacaklarını mı zannederler.” (Ankebut 29/2)

“Ben cinleri ve insanları, ancak bana kulluk etsinler diye yarattım.” (Zariyat 51/56)

Yaşam ve ölüm boşuna değildir

Yüce Allah insanı ve insana verilen hayatın tüm yapı taşlarını oyun veya eğlence olsun diye değil, ibadet ve kulluk için yani kendisini tanımaları, anlamaları, sevip saygı duymaları, korkmaları ve aksini seçme hak ve özgürlükleri varken (sadece doğruya kılavuzlanmış meleklerden farklı olarak) kendisine yönelmeleri için yaratmış, Kur’an’ı öğretmiştir.

Bu anlamda insan doğrudan ve verilen emri yerine getirmekten başkaca art niyet taşımayan meleklerden ve şayet doğruluk mertebesine erebilirse üstündür. Lakin nice sayısız büyük ve nitelikli melek de vardır ki insanlardan üstündür.

Cinler dumansız ateşten yaratılan ve ruhu bulunmayan varlıklardır ve insandan önce yaratılmışlardır. Onların yaratılışı, insanın yaratılışıyla arzu edilen maksada hizmet etmemiş olmalıdır ki Yüce Allah bir zaman sonra insanı, topraktan yaratmış, ona ruhundan üflemiş, doğru ve yanlışı ayırt etme kabiliyetini vermiştir.

Nitekim cennetler yanlış yapabilecekken doğruyu seçenlerin, şeytanlara uyabilecekken Allah’a yönelebilenlerin mekanı olacaktır. Çünkü bu boşuna olmayan hayatın geri dönüşü de haktır ve yaşanacaktır.

“De ki: “Rabbim adaleti emretti. Her secde yerinde yüzlerinizi (O’na) doğrultun. Dini Allah’a has kılarak O’na ibadet edin. Sizi başlangıçta yarattığı gibi (yine O’na) döneceksiniz.” (A’raf 7/29)

O dönüşte de hesap ve mizan mutlaka yaşanacak ve zerrece haksızlık yapılmadan tüm beşerlere yaratılış gayesine uygun yaşayıp yaşamadıklarının mukayesesi önlerine konacaktır.

“Kendilerine peygamber gönderilenlere mutlaka soracağız. Peygamberlere de elbette soracağız.” (A’raf 7/6)

Bu hesapta imana uygun yaşayanlar bahtiyar, yaşamayanlar muzdarip olacaktır.

“İman edip salih ameller işleyenlere gelince -ki biz kişiye ancak gücünün yettiğini yükleriz- işte onlar cennetliklerdir. Onlar orada ebedî kalıcıdırlar.” (A’raf 7/42)

“Eğer dileseydik, herkese hidayetini verirdik. Fakat benim, “Andolsun, cehennemi hem cinlerden hem de insanlardan dolduracağım” sözüm gerçekleşecektir.” (Secde 32/13)

“İblis, “Senin şerefine andolsun ki, içlerinden ihlâslı kulların hariç, elbette onların hepsini azdıracağım” dedi. Allah, şöyle dedi: “İşte bu gerçektir. Ben de gerçeği söylüyorum: Andolsun, cehennemi seninle ve onlardan sana uyanların hepsiyle dolduracağım.” (Sa’d 38/83-85)

Baki olan ahiret yurdudur

Müjdeler ve azaplar insanlar içindir ve berzah ötesindeki hesaba aittir. Bu dünyada da karşılık görmeyecekleri manasına değildir ve her şeyin karşılığı hem yaşarken hem yaşam sonrası görülecektir. Lakin kısacık dünya hayatından sonraki ahiret yurdu hak, esas ve baki olandır. Önemli olan da orada esenliğe kavuşabilmektir.

“Ey Muhammed! De ki: “Şüphesiz benim namazım da, diğer ibadetlerim de, yaşamam da, ölümüm de âlemlerin Rabbi Allah içindir.” (En’am 6/162)

Özetle; insanın yaratılışı eğlence olsun diye değil, sınav maksadıyladır. Bu sınav fıtratta edilen, Fatiha ile her rekatta tekrar edilen Allah’tan başkaca ilah tanımama yeminine sadakat sınavıdır.

Bu sınavda başaranlar müjdelere kazanamayanlar azaba mazhar olacaktır ki dönüş muhakkak Allah’adır.

Yüce Rabbin zaman ötesi kudret ve ilmi insanların akibetlerini de bilmesine imkan tanır. O bilir ve görür ki insanların çoğu iman mihverinden sapacak ve şeytan onları aldatacaktır. Bu nednele cehennemin dolacağına ahdetmiş, yemin etmiş, sözünün gerçekleşeceğini buyurmuştur. Buradaki yanlış anlama şudur ki Allah insanları cehennemde azap etmek için yaratmamıştır. Aksine insanların cehennemliklerini (nankör ve isyanlarını) bildiği ve akibetlerini gördüğü iin öyle buyurmuş ve zaman ötesini bilemeyen insanlara ipucu vererek rahmetini göstermiştir.

“İşte ahiret yurdu. Biz, onu yeryüzünde büyüklük taslamayan ve bozgunculuk çıkarmayanlara has kılarız. Sonuç, Allah’a karşı gelmekten sakınanlarındır.” (Kasas 28/83)

Çünkü akibet muttakilerindir. Nankörlerin cezası ise ebedi ateşlerdir.

“Şüphesiz biz insanı, karışım hâlindeki az bir sudan (meniden) yarattık ve onu imtihan edeceğiz. Bu sebeple onu işitir ve görür kıldık. Şüphesiz biz onu (ömür boyu yürüyeceği) yola koyduk. O bu yolu ya şükrederek ya da nankörlük ederek kat eder.” (İnsan 76/2,3)

Rabbim bizleri fıtrattan uzak eylemesin.

Rabbim bizleri iman çizgisinden zerrece ayırmasın. Amin!

Bu yazıyı okudunuz mu?

Fil vakası

Allah’ın iman ordularını ve kendi kutsallarını bozguncu şeytanlardan koruyacağına, dev orduları bile Cundullah’ı (orduları) ile ...

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir