Anasayfa / DİNİMİZ İSLAM / İSLAM AHLAKI / İslam aleminin para ile sınavı
imanilmihali.com
İslam aleminin para ile sınavı

İslam aleminin para ile sınavı

İslam aleminin para ile sınavı

Geçenlerde video türü kısa bir sosyal medya paylaşımında, bir hocamızın çok güzel bir vaazından bir kesit vardı ve bu yazının fikir babası da o videodur. (İsimler ve mekanlar bu site konusu asla değildir.)

Videonun özeti şuydu;

Vaaz eden Hocamız, bundan seneler öncesinde dini gayelerle başı türbanlı kızlarımızın ve yine dini gereklerle sakal bırakan erkeklerimizin okullara alınmadığını, devlte memur olamadığını, makam sahiplerinin ancak şöförü olabildiğini hatırlatıp, o acı günler için iç çekiyor ama ekliyordu; ama o zaman kardeştik, huzurumuz vardı, gayemiz ve imanımız vardı.

Hocamız devamla; şimdilerde türbanlı bacıların okullara girebildiğini, makamlara kadar çıkabildiğini, sakallı erkeklerin o öğrenci olarak giremedikleri okullara müdür olduğunu gösterip göz yaşı döküyor ve ekliyordu; ama şimdi kardeş değiliz, gaye birliğimiz kalmadı, para imtihanını geçemedik.

Bu kişisel görüşü olsa da mü’minler için bir şeyler ifade etmelidir. Maksadımız asla siyasi değildir lakin servetlere erişmenin kişileri nasıl değiştirdiği ile alakalıdır.

Konu şudur, vaktinde davası veya inancı uğruna türbana sarılıp onu bayrak edenler, görüş ve fikirleri ne olursa olsun dindar gayeli ve garibandı, fakirdi, tevazu sahibiydi.

Aradan geçen yirmi yılda mağduriyetlerin çoğu bitti, sınırlamalar kalktı, makamlara ancak şöför olabilenler şimdi müdür oldu ama…

(Sözümüz gerçek ve değişmemiş dindarlara asla değildir, münafıklaşan az sayıdaki yerli ve yabancı müslümanların tümünedir.)

Şimdilerde bu kesim parayla buluştu, zenginleşti ve paraya haddinden fazla kıymet vermeye, iman kardeşlerini dahi rakip görmeye, yardım etmemeye, parayı fazlaca sevmeye başladı.

Nihayet en dindar geçinen kesim dahi beşeri tuzaklara aldandı ve paraya esir oldu. Yani kardeşlik ve iman yerini, para ve makam hırsına bıraktı.

Hocamızın söyledikleri yaklaşık olarak buydu ve bizlerde katılmıyor değiliz. Ve bu tenkit sadece iman sahipleri veya bir akım için değil tüm İslam alemi için geçerlidir.

Paraya tapmak meselesi şeytanın modern zaman hilelerinin başında gelmektedir ve parasız bir yaşam hayal edemeyenler, haram servetlere tutsak olarak, hak yiyerek dahi olsa servetlere ulaşmayı mübah sayar haldedir.

Petrol krallarının, petrol bakanlarının milyon dolarlık düğünleri buna örnektir. Bir yanda açlıkla boğuşanlar, dieğr yanda servetler saçanlar ve iman kardeşleri arasındaki devasa gelir uçurumu.

Paranın girdiği yerde selamet kalmayacağı açıktır ve infak bu adaletsizliği dengeye oturtmak içindir. İslam’da zenginleşmek haram değildir ve Allah rızkı herkese farklı ölçekte verirken diler ki rızkı az olanlar sabretsin, çok olanlar kendi rızalarıyla infak etsinler.

İnfak miktarı da ihtiyaç fazlasıdır ve bu tartışmaya açık bir mesele değildir. Peygamberimiz zamanında uygulanan kırkta bir kuralı o zaman ve gerkeelre uygun orandır ve lakin ayetin işareti (genel kaide) ihtiyaç fazlasıdır.

Bu kaide ihmal edildiği için de zengin ve yoksul arası fark açılmış ve zenginler kibirlenmeye, fakirler kapitalist zulümlere maruz kalmaya başlamıştır ki iman kardeşliğinin bozulduğu nokta budur.

En derin duygularla dine yöneldiği iddiasında olanlar dahi paraya esir olabiliyor ve bir müddet sonra paranın verdiği güçle ötekileşiyor ve dinle arasına mesafe koyabiliyoırsa, sıradan insanlar için durum çok daha tehlikeli demektir.

Kardeşliği bozan, bir ve birlik olmayı engelleyen para illeti, ümmetin ahir zaman sınavıdır ve ümmet bu sınavda çakmıştır, çakmaya da devam etmektedir.

Peygamberimiz uyardığı halde, cüzdanlar aklın dahi önüne geçmekte, para sosyal katmanlar oluşturmakta, vefalar geriye atılmakta, kardeşlikler maddi farklar nedeniyle dağılmaktadır.

Siyasi, sosyal veya başkaca anlamlara çekmeden konuya sadece parasal manada bakmak yazı ahlakımızdır. Bu nedenle diyoruz ki inanç ve durumu ne olursa olsun paranın kişileri değiştirdiği ortadadır ve bu değişim maalesef hayır değildir.

Hediyeleşmek, faizsiz bankacılık, zenginleşmek mübahtır gibi sözlerle bu farkı daha da büyütmek yerine topluma düşen toplumsal refahı temin adına orta kararda buluşmak ve yardımlaşmaktır.

Aynı dine mensup kardeşlerin birisinin aldığı aylık maaş ile bir diğerinin sadece bir öğlen yemeği yediği bir ortamda iman kardeşliğinden bahsetmek komiktir.

Bu nedenle paranın gücünü ezilenlerin ıslahı ve iyileştirilmesi yerine, mazlumların daha çok ezilmesi istikametinde kullanmak dine de kardeşliğe de aykırıdır.

Yüce Allah para ve servetin sadece zenginler arasında dolanmasını istemez, bu ayetle sabittir ve O diler ki ezilenler ezenlerin üzerine çıksın.

Mütrefler yani servetle şımaranlar dinin temel taşlarını kendi yorumları ile topluma aşıladıkları takdirde zaten sorunun çözümü de kolay değildir.

Ezen ve ezilenlerin, zengin ve fakirlerin ortak paydası Kur’an’dır, Allah kelamıdır.

Eskiden de hak ve adalet ne ise şimdi de odur.

Eskiden de iman kardeşliği ne idiyse şimdi de odur.

Din değişmez, kişiler ve kişilerin yorumları değişir.

Ama Allah herşeyi gören ve bilendir.

Açlık sınırında yaşayanların, servetle şımarmışlarla kardeş olması ancak filmlerde olur ve din masal değil hakikattir. Hesap ise çetindir, azap fenadır.

Bu gidişat, para ile değişenlerin, parayı yenemeyenlerin, paraya esir olanların bir vaazdan esinlenerek kaleme alınmış öyküsüdür.

Zaaf ve vebal sadece dindar olanlara da değildir ki bugün tüm ülke ve tüm dünya aynı ızdırapla can çekişmektedir. Para tüm değerlerin üzerine çıkmakta, inanç ve ilkeler terk edilmese de ötelenmektedir. Ahlakı yerle bir eden, dine dip yaptıran, salih ameli menfaate yaslayan bu idrak insanlık ortak değerlerine de (maruf) isyandır.

O halde paradan imana geri dönmek, Kur’an istikametinde İslam’ı yeniden tesis ve idame etmek tüm İslam aleminin birincil görevidir.

Çünkü şeytan yeşil dolarları ile tüm muslukların başındadır ve savaşlar, kanlar, gözyaşları hep o dolarlar yüzündendir.

Oysa savaş dinen sadece zulümledir, ganimet veya toprak almak için değildir. Oysa şeytan işleri tersine çevirmekte asırlardır ustalaşmıştır ve kandırmaktadır.

Mü’min kanmayan, kafir kanan, müşrik kandıran, şeytan paraya ilahlık vasfı verendir.

Bu yazıyı okudunuz mu?

Dinen kamu ve fert mukayesesi

Dinen kamu ve fert mukayesesi

Dinen kamu ve fert mukayesesi Öncelikle belirtmek gerekir ki kamu yararı dinen fert yararından öncedir. ...

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir