Anasayfa / DİNİMİZ İSLAM / DİNİMİZ / İslam dininin üç hedefi
imanilmihali.com
İslam dininin üç hedefi

İslam dininin üç hedefi

İslam dininin üç hedefi

İslam dini, tevhid ve hak din olarak sondur, tamdır, kıyamete dek bakidir, Allah katındada muteber olan tek dindir ve diğer dinlerin tamamını nesh eden, hükmünü ortadan kaldırandır.

Kelime anlamı aslen selamet, temizlik, esenlik olan İslam’ın din terminolojisindeki tarifi ise en yaygın şekliyle; huzur, barış ve esenlik için sadece Allah’a teslimiyet şeklindedir.

Tarifte yer alan ilkeler ise İslam’ın ana hedefleridir ve bunların tesisi kul ve toplumun ne kadar ‘İslam’ ve ‘Müslüman’ olduğunu da gösterir.

Huzur

Dünya denen imtihan alanında insanın en çok arzuladığı şey huzurdur. Telaşsız, korkusuz, güvende ve emin olma halidir ki içten gelen ferahlama ve iyi şeyler yapmış olmanın rahatlığını ifade eder. Huzur, bu dünyada arzulanan ve ahiret için de dilenendir. Dertsiz, tasasız olma hili olan huzur, sorumsuzluk değil, sorumluluğu yerine getirmiş olmaktan kaynaklanan tatmin duygusunun adıdır.

Barış

Yeryüzünde; kardeşlik, hoşgörü, muhabbet, anlayış, hak ve adalet, merhamet ve sevginin egemen olması, çatışmaların önlenmesi, zulümlerin bitirilmesi, insanca yaşamak değerlerinin hayata egemen kılınması, şartların iyileştirilmesi, fitne ve fesatların ortadan kaldırılması, savaşsızlık gibi anlamlara gelen barış, evvela can güvenliğini temin eden, sonra vahye ve ilme yönelebilmeyi mümkün kılan, çatışmasızlık halidir.

Esenlik

Kelime itibarıyla esenlik, kurtuluş, refah, saadet ve müjdelenmek, sonuca varmak, kazanmak gibi anlamlardadır ve dünya sınavını başarıyla geçenlerin hakkı ve ahirette karşılaşacakları akibetin adıdır. Bu anlamda esenlik dünya için arzulanan huzurun, ahirette arzulanan şeklidir.

Teslimiyet, bu üç hedefin temini için şart olan yönelişin adıdır ve bu teslimiyet sadece Allah’a olmadığı sürece de diğerleri asla sağlanamaz, sağlansa da kısa ömürlüdür, sahtedir, zararlıdır.

Servetler, mallar, evlatlar, süslü atlar gibi sınav vesilesi metalar, şehvetler, yalanlar, zevk ve ihtiraslar gibi duygular geçicidir, fanidir, dünyevidir ve huzuru temine yetemez. Tamamen dertsiz bir ortam nasıl derdin hikmetini tanıtamazsa, acısız bir yaşam da mutluluğun tadını anlamayı engeller. Çünkü dünyevi tatminlerin tamamında eksik olan bir manevi yön vardır ki bu yün inanmak ve yönelmektir.

Doğru şeye, yöne, tarafa, İlah’a yönelmenin adı ise hak din İslam’dır ki diğer yönelişlerin batıl oluşu, onların teslimiyet olmaması, yalan ve avuntudan ibaret olması demektir.

Teslimiyet başka şeylere olduğu zaman rotalar sapar, gerçek huzur ve barış sağlanmaz, dolayısıyla esenlik sadece hayal olarak kalır.

Bu yüzden yaşam bir bütün, fıtrat daimdir. Dünya ve ahiret dengesini kurmak ama aslen ahiret için yaşamak, dünya süslerine haddinden fazla kıymet vermemek imanlı kalpler için doğru ve yeterli olandır.

İtidal ve merhamet üzerine kurulu dünya yaşamı, sınav olması hasabiyle, zulüm duvarına çarpana kadar tatlı sözü ama zulme çarptıktan sonra barışın tesisi için cihatı zorunlu kılar. Çünkü barış dilenilecek bir erdem değil, kazanılacak bir gayedir.

Huzur ve barış, güzelliklerin görülmesi, kainat ve bedendeki ayetlerin anlaşılır olması ve kulluk için şart olandır. İbadetlerin dahi tam ve huşuyle edası bunlar sayesindedir.

Teslimiyet olursa, huzur ve barış tesis edilirse, insanlık esenlik için pek çok sorunu da ortadan kaldırmış olacaktır ki akılların aydınlanması, kalplerin yumuşaması, perde ve engellerin kaldırılması, yaban otlarının temizlenmesi bu sayede mümkün olacaktır.

Esenlik; huzur ve barış için sadece Allah’a teslim olanların hakkıdır.

O halde, sadece kişisel manada değil, toplumsal manada da değer üretmek, faydalı ameller yapmak, kötülükten sakınmak ve kötülükle mücadele etmek, hayırlarda yarışmak, yardım eli olabilmek esenlik ve kurtuluş için lazım olandır.

Bu yolda, niyetler teşebbüs seviyesinde de kalsa, amel gerçekleşmese de Yüce Allah inşallah niyetleri de ödüllendirecek olandır.

Çünkü O, herşeyi gören ve bilendir, niyetlere şahit olandır.

Kul, cüzi iradesiyle ortaya koyduğu doğru tercihleri nispetinde, sonuç ne olursa olsun mükafata, yanlış tercihleri için o kötülük hayata geçtiği takdirde cezaya muhatap olacaktır. Yine iyilik misliyle, kötülük sadece kendisiyle karşılık bulacaktır ki bunlar rahmetin delillerdir.

Huzur, barış ve esenlik için mücadelede öne çıkanlar, can ve malları ile çalışanlar ise esenliği de ziyadesiyle hak edenlerdir ve niyetleri has, kalpleri selim ve yönelişleri doğru olduğu sürece onlara korku da olmayacaktır.

Çünkü Allah, herkese hak ettiğini veren, zerrece haksızlık etmeyen, affeden ama azabı en çetin olandır. Dinin ve din gününün tek sahibi Allah, kurtuluşu iman edip salih amel işleyenlere nasip edendir ve esenlik bunların hakkıdır.

Dünya hayatında; acılarda sabır, doğrularda sebat, zulümlerde isyan, hayırlarda gayret, nimetlerde infak, gönüllerde iman ve İslam olduğu sürece esenlik inşallah hayal olarak kalmayacaktır.

Rabbim kullarını İslam’a yönlendirsin, kalpleri İslam için açsın, kullarına iman nasip etsin. Amin.

Bu yazıyı okudunuz mu?

Hz. Hüseyin neden şehit oldu

Hz. Hüseyin neden şehit oldu

Hz. Hüseyin neden şehit oldu Hz. Hüseyin ve Kerbela şehitleri sadece İslam’ın değil aynı zamanda ...

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir