Anasayfa / AHİR ZAMANLAR / İslam dünyasının ahir zaman gafletleri
imanilmihali.com
İslam dünyasının ahir zaman gafletleri

İslam dünyasının ahir zaman gafletleri

İslam dünyasının ahir zaman gafletleri

İslam alemi, Kur’an’ın gayelerinden asırlarca ve batı insanlık değerlerinden bir hayli geridedir. Maruf (ortak insanlık değerleri), sosyal ilişkiler, ticaret ahlakı, kamu düzeni gibi her alanda kendisini belli eden bu hal, cehaletle karışık gafletler bütünüdür ve İslam ülkeleri acı ve göz yaşına mahkumdur.

İslam alemi durumlarını değiştirmeye gayret etmedikçe de Allah, toplumların hallerini düzeltmemekte, azaplarına medet nasip etmemektedir.

Nedir bu gafletler?

1. Kamu malı talanı, haksızlık, hırsızlık ve rüşvetler

Topluma ait gelirlerin eşit ve dengeli dağıtılmadığı, vergilerin (zekatın) usulünce toplanmadığı, savurganlığın alışkanlık olduğu ülkelerde haksızlıklar, kayırmalar, rüşvetle iltimaslar da kaçınılmazdır. Ehliyet ve liyakatin yerini alan sadakat duygusu da var oldukça kamuya musallat olan kirli elleri temizlemek kolay değildir. Ülkenin gelirlerini hesabına aktaran petrol şeyhlerinin, banka hesapalrındaki paraları ve kızlarına yaptıkları milyon dolarlık düğünler hala hafızalardayken halkın fakru zaruret içinde bitap düşmüş hali gözler önündedir.

2. Yoksul ve çaresizleri kaderine terk, bencillik ve cimrilik, lüks ve israf

Muhtaçlara uzanması gereken dost eller sessiz çığlıkları duymamakta ısrarlı olduğundan ve kamu yardımını şartlara bağlı olarak eda ettiğinden, bireysel bencillik ve cimrilik servet tutkusu ile ön plana çıktığından, muhtaçların hakkı zekat yerine lüks ve israfa gittiğinden toplumsal huzur ve barış da sağlanamamaktadır.

3. Lanetli namaz kılmak, dincilik yapmak, cihadı terörleştirmek

Maun suresi mücrimlerinin halleri namazı gösteriş meselesi yapmak, hakkı ait olduğu yere ulaştırmamaya niyet etmek, muhtacı görmemek, kişisel iyilikler peşinde koşarken topluma ve Allah’a yardım etmemek olduğundan ve bu gafleti ısrarla yaşamak suretiyle dinciliği kaçınılmaz kıldıklarından, cihadı Allah yolunda mücadele değil de terör ve savaş sebebi saydıklarından İslam alemi kan gölüne dönmüştür.

4. Kur’an’ı okumamak veya ne dediğini anlamadan okumak, hayatın dışına atmak

Kur’an’ın hayata rehber ve hidayet olmasının önündeki en büyük engel, İslam ülkelerinin Kur’an’ı baş ucu kitabı yapmaması, okumaması, anlamamasıdır ki Kur’an’daki feyz ve şeref toplum hayatına bu nedenle yansımamaktadır. Din ve Kur’an bu sayede erdirici olamamakta, kahredici olmaktadır.

5. Riyakarlığı ve gösterişi, münafıklığı hayat tarzı yapmak

Açık ve gizli şirkin pençesindeki İslam alemi, riyakarlık ve gösterişi yaşam tarzı edinmiş, münafıklığı sanat edinmiş hali ile iman kardeşliğini, huzur ve barışı tesis etmekten de uzaktır. Toplumsal refah eğitim, güven, eşitlik, adalet ile sağlanabilirken, birileri lehine bu düzenlerin bozulması fırsat eşitliğini de, rekabeti de bozmakta, gerçek, yalan ve iftiralar arasında kaybolup gitmektedir.

6. Aklı vahiyle buluşturamamak, ilme ilahi aşk katamamak, huşuyu yakalayamamak

Aklı dine karıştırmamayı ilke edinen İslam alemi, dini çağlar öncesine mahkum etmekte, içtihat kapılarını kapatmakta ısrarcı olduğundan Kur’an’ın mucizeleri yerini Asr-ı Saadet mitlerine terk etmiş haldedir. Sayısız hurafe ve rivayetin dinleştiği, aklın devre dışı bırakıldığı, ilme mesafeli, akla aşkı katmaktan aciz İslam alemi bu haliyle huşuyu yakalamaktan da uzaktır, imanın gücünden de.

7. Şeytanları ve şirki (küfür dahil) tanımamak

Dostu ve düşmanı tanımaktan aciz, şeytanları ve gayesini bilmekte cahil İslam alemi küfür ve şirki tanımdan tevhid yolunda yürüyebileceğini farz ederek daha büyük günah ve hatalara dalmaktadır. Farzları sünnete yendiren, vahyi ilime dahi nirengi yapan, kainat ve beden ayetlerinin okunmasına engel olan bu yaklaşım, Sırat-ı Mustakim üzere kalamamakta, şeytanlara kanmakta, Allah ile aldatılmaktadır. Şekilciliği din sayan, imanı ibadetle eşitleyen, iblisin ahdinden ve Fatiha’nın yüklediği sorumluluktan habersiz İslam alemi tek millet olan küfre yeniktir, şeytanların salvolarıyla oradan oraya savrulmaktadır.

8. Hak ve adaleti savunmamak, cihaddan kaçmak, şerle mücadelede zayıf kalmak, merhametsizlik

Fıtratın en temel armağanı olan hak ve adalet bu ülkelerde olması gereken yerde olmadığı için, bu ülke insanları cihat etmek yerine sessiz kalmayı tercih ettiği için, müslüman camia kendisinden başkasına yardımı düşünmediği için, şerden sakınmak ve şerle mücadele imandan sayılmadığı için, merhametsizlik toplumu sarmış, bireysellik ön plana çıkmış, zulümler kaçınılmaz olmuş, mazlumlar artmıştır. Din ve kamu işleri birbirine karıştırıldığı için, suç ve günahlar, ceza ve veballer birbirine girmiş, tekfir siyasileşmiş, yönetimler kendi insanlarına gaz kullanacak kadar acımasızlaşmıştır.

9. Dini hafife almak, dine yalan söyletmek, din ile alay etmek

Toplumlar pozitif bilimlerin katkısıyla tabiat putuna ve bilim putuna tabi olmuş, nefisler ilahlaşmış, akıl komutanlıktan terfi ederek padişahlaşmıştır. Akledemediği şeyi inkar eder hale gelen insanlık, dinin vahiy ve gayb bölümünü yok sayarak dini hafife almış, münafıklar güruhu dine yalan söyletmeyi başarmış, yobazlar prim yapmış, tekkeler, tarikatler, cemaatler ortalığı sarmış, iman edenler alay konusu olmuştur. İman ve İslam, fakirler ve mazlumlar dini olmuş, servetle şımaranlar ortalıkta krallar gibi dolaşır olmuştur. Mezheplerin dinleştiği, dinin beşerileştiği, hurafe ve rivayetlerin dini dört yandan sardığı İslam, Allah’ın dini değildir.

10. Ahir zaman putlarını ilahlaştırmak

İslam alemi nefis, kişi, varlık, mal, para ve dünya süsü putlarına tapar hale gelmiş, şeytan aldatmayı, hile ve tuzağı süslü göstermiş, Yüce Allah’ın adı dillerde dolaşırken, Kur’an evlerde baş köşede yer bulurken iman ve tevhid hatıralara mahkum edilmiştir. Şirk dinine tabi olduğunun dahi farkında olmayan milyonlar, şirki din diye yaşamakta, beşerileştirilen, hurafelere boğulan, örflere teslim, arapça ile kıskaca alınmış İslam erdirici özelliğini de kaybetmiştir. Makineleşen insanlık ruhunu kaybetmek üzeredir ve medeniyet kadavralarla uğraşıp insana yatırım yapmadığı için çok büyük bir sosyal krizin eşiğindedir. İslam’ın tek çözüm ve model olduğu dünya selameti, İslam bizzat Müslümanlarca kirletildiği için dünyaya anlatılamamakta, adı terör ile birlikte anılmakta, İslam alemi yok edilmek zorunda olan bir medeniyet olarak düşünülmektedir.

Özetle,

Samimiyet ve bilgiden uzak, huşuyu yakalayamayan, riya ve gösterişle bezenmiş, münafıklaşmış, kabilelere, mezheplere bölünmüş İslam ise can çekişmekte, kurtarıcı olamamaktadır.

Şeytanlara karşı en büyük koruma kalkanı olan iman tanınmaz halde, insanlar mü’min olmaya uğraşmak yerine müslüman olmakla yetinme dileğindedir. Ahlak, salih amel ve ibadette itici güç olması gereken iman tanınmadığı için de dini yaşadığını farz edenler, ibadeti, tesettürü, orucu, sakal bırakmayı dinin tamamı sanmakta, dinin yeterlilik şartı olan imandan nasipsiz yaşamakta, dinin kemaliyet şartı olan ahlak, amel ve ibadet hak ettiği değer ve kıymete erememektedir.

Batı, hurafelerden akılcı yaklaşımlarla ve bilimle kurtulmuştur lakin İslam aleminin daha kat edeceği çok mesafe vardır. Yobazlık ve mollalık (şeyhperestlik ve ata kabulleri) sinsi bir hastalık gibi damarlarda dolaşmakta, bizlere şah damarından yakın olan Allah’a rağmen, kullar şefaatçi ve aracı arayışındadır.

Tevhid yolcuları şirki tanımamakta, cennet hayalleriyle doğru yolda olduğunu sanırken cehenneme doğru koşmaktadır. Bu ise şeytanlara kahkaha attırmakta, iman aşıklarını kahretmektedir.

İslam dünyasının ahir zaman gafletleri, sadece bugünü değil, yarının imanlı genç nesillerini de etkiler haldedir ve İslam alemi ve gerçek kurtuluşları İslam’a girmekle mümkün olan tüm batı dünyası kaos içerisinde kurtuluş umudu aramakta ama başlarını çevirip İslam’a baktıklarında Kur’an’ı değil de müslümanların halini gördükleri için İslam’dan korkmaktadır. Bunun vebali ise hepimizedir. Yani dünyaya İslam’ı tanıtacaksak ilk iş bizlerin Müslüman olamadığını anlatmak ve onalrı Kur’an’a davet etmektir.

Rabbim tüm İslam alemini affetsin.

Hz. Peygamber bu nedenle mahşerde ümmetinden Kur’an’ı hayatın dışına ittikleri için şikayetçi olacaktır. Kur’an bu yüzden ahir zamanda insanların çoğunun iman etmeyeceğini ihbar eder ve cennetlere sadece iman sahipleri girecek, cehennem ise ağzına kadar bu sebeple dolacaktır.

Bu yazıyı okudunuz mu?

Allah’tan başkasına dayanan her ümit dipsizdir

Allah’tan başkasına dayanan her ümit dipsizdir

Allah’tan başkasına dayanan her ümit dipsizdir Yüce Allah, hayatın, ecelin, mülk ve kudretin, dinin, beraat ...

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir