imanilmihali.com
İslam

İslam nedir?

İslam nedir?

İslam Arapça bir kelimedir. Kökü “barış, esenlik, selamet” anlamına gelen “silm (selm)” kelimesine dayanır (selam ve selamette bu köktendir) ve yine İslâm kelimesinin türediği ‘esleme’ fiili: Barışa girmek, barış yapmak, Boyun eğmek, itaat etmek, kabullenmek, İslâm’ı din olarak seçmek, İslâm’a girmek, Allah’a teslim olmak, Allah’a bağlanmak, İhlâslı ve samimi olmak, Selem alış verişi yapmak, parayı peşin verip veresiye mal almak manasına gelir.

Dini literatürde ise İslam kelimesinin anlamı; huzur, barış, esenlik ve sadece Allah’a teslimiyettir.

Kelime-i şehadet getirmek, namaz kılmak, oruç tutmak, Hacca gitmek ve zekat vermek olarak şartları belirlenen İslamiyet ile iman arasında fark vardır ve bu nedenle İslam’a giren Müslüman, iman eden mü’min olur. İslamsız iman olur ama imansız İslam olmaz. İmanın şartları ise; Allah’ın Bir’liğine ve kudretine, ahirete, kutsal kitaplara, peygamberlere, meleklere ve kadere imandır.

İslamiyet dininin kitabı Kur’an, peygamberi Hz. Muhammed (sav)’dir. İslamiyet, Yüce Allah’ın tüm insanlık için, kıyamete kadar seçtiği son ve mükemmel dindir. KuR’an’dan başka kutsal kitap ve Hz. Peygamberden başka Peygamber gelmeyecektir.

Bu da şu demektir ki İslamiyet evrensel bir barış dini olarak baki ve aynı zamanda berzah ötesidir. Yani ahiret sorgusu da Kur’an ile yapılacak ve bu dinin hükümleri bugün yaşamakta olan ve İslam’a tabi olmayanları da bağlayacaktır.

İslamiyet’in en temel hedefi insanlar arasında esenlik, huzur ve barışı sağlamak, mazlumların acılarını dindirmek, refah ve nimeti eşit olarak dağıtmak, temizlik ve dürüstlüğü, yardımlaşma ve paylaşmayı özendirmektir. İslamiyetin gayesi iman kardeşliğini egemen kılmak, dini bölmek ve tahrif etmek isteyenlere karşı iman cephesi kurmaktır.

İslamiyette zorlama yoktur. Bu dinde kul istediğini yapmakta ve istemediğini yapmamakta özgürdür. Özgürdür lakin herkes her yaptığından, niyet ettiğinden, yapması gerekip te ihmal ettiğinden mutlaka hesaba çekilecektir.

Dinde helal ve haram belirleme yetkisi sadece Allah’ındır. Din Allah’ındır. Mülk ve kudret Allah’ındır. İslamiyetin en mühim kelimesi “SADECE” kelimesidir ki Allah demek yetmez, sadece Allah demek gerekir. Bu kelime aradan çıkarıldığında ise kalan belirsiz, tarifsiz, batıl bir din olur. İslamiyetin sadece Allah’a teslimiyet manası taşıması bu nedenledir.

İslamiyet hak dindir, batıla karşıdır. Hurafeler, rivayetler, israiliyat kırıntıları, örfler, yorum ve uydurma hadislerin dinde yeri yoktur.

Hz. Peygamber dinin Peygamberi, örneği, öğreticisi ve vahye muhatap olan en kıymetli elçisidir. Beşerdir, ahlaklıdır, doğru ve emin olandır. Lakin O’nun da din adına görevi sadece tebliğ ve davetten, örnek olarak uygulayıp öğretmekten ibarettir. O dahi helal ve haram belirleyemez, din adına hüküm koyamaz.

İslamiyet, tevhidin devamı, takvanın mimarıdır. Hanifliği özendiren, dünya sınavını ve ahiret yurdunun nimetlerini en güzel anlatan dindir.

Bu dinin düşmanı küfür ve şirk cephesidir ki küfür inkarla, şirk ortak koşmakla alakalıdır. Her ikisi de batıl olan bu iğrençliklere saplananlar için kurtuluş yok, doğru yolda yürümek için sadece Allah rızasını esas alan imanlı kullara korku yoktur.

Cennetler iman edenlerindir. Mü’minlerin dostu ve velisi Allah’tır. Ve İslam’a girmekle iman etmek farklıdır.

İslamiyet, tek ümmete, tek coğrafyaya değil tüm mekan ve zamanlara hitap eden zaman ötesi dinin adıdır. Lisanlar, coğrafyalar, ten renkleri ve cinsiyetler farklı olsa da İslamiyet hepsine hitap eder ve tamamını bağlayıcıdır.

Namaz, dua, şükür, tevbe, istiğfar, mağfiret, infak, ibadet, ahlak, salih amel gibi insani ve dini amellerin tamamı övülen ve istenen işlerken, pis ve çirkinlikler, haram ve mındar olanlar, şeytan ve nefsin ürettiği pislikler, aklı kullanmamaktan kaynaklanan hatalar dinin istemediği şeylerdir.

İslamiyet kısaca Müslüman (Allah’a teslim olan)’ların dinidir, sondur, mükemmel ve tamdır, bakidir. Bu din, tüm zaman ve mekanlar, tüm ilke ve insanlar içindir. Kainattaki tüm varlıklar ve canlıların tabi olduğu İslam Allah’ın dinidir.

Bu yazıyı okudunuz mu?

Kur’an İslam’ına dönüşün hala vakti gelmedi mi

Kur’an İslam’ına dönüşün hala vakti gelmedi mi?

Kur’an İslam’ına dönüşün hala vakti gelmedi mi? Derin Asr-ı Saadet özlemiyle yanıp tutuşurken, tevhid yolunda ...

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir