Anasayfa / DİNİMİZ İSLAM / İSLAM AHLAKI / İslam toplumlarının hali
imanilmihali.com
İslam toplumlarının hali

İslam toplumlarının hali

İslam toplumlarının hali

İslam, Yüce Allah’ın mükemmel dini, tüm dinlerin zirvesi ve kıyamete dek baki kalacak inancın adı ve şeklidir, tamdır, anlaşılır ve sondur. Bu haliyle İslam kalplere huzur ve güven vermeye muktedir bir kurtuluş reçetesidir.

Sokaklar, ekranlar ve radyolar, dersler ve tüm haneler İslam ile doludur. Kalpler İslam ile atar, dillerde İslam, yüreklerde İslam, yeminlerde İslam vardır. Toplumun tamamına yakını İslam’a tabi ana babadan doğmuştur, herkesin adı ezanla konmuştur, herkes yatarken dua eder, herkes okulda din dersinde beşle geçmiştir, ezanlar günde beş vakit namaza, asgari üç kez selaya çağırır, camiler elli metrede bir yükselir, her yüz elli metrede bir mecit vardır, sokak aralarında lokma dökenler, evlerde mevlüt okutanlar, hatim indirenler, cumalarda caddeler cemaat nedeniyle trafiğa kapatılır, Kur’an kursları altı bezden kesilen bebeleri dahi kursa çağırır, kadınlar ev ev gezerek toplantılar yapar, kurban bayramlarında evler kurbanlık kuzu melemeleri ile inler, dini kitaplar neredeyse bedava dağıtılır, karnelerde din dersleri notlarının hepsi beştir … herkesin evinde duvara asılı ve dantelli örtülerle sarılmış en az beş adet Kur’an vardır.

Sokaklar eşcinseller, peze.enkler, gusül abdestsizler, çocuk tacirleri, organ mafyaları, katiller, kavgacı küfürbazlar, katillerle, ekranlar o.ospularla, gazeteler döneklerle, karanlık sokaklar uyuşturucu tacirleriyle, sokak araları eşini döven adamlarla, tezgahlar çürük domateslerle, marketler sağlığa zararlı, süresi geçmiş, ithal, domuz yağından üretilmiş gıdalarla, otel odaları ahlaksız şehvetlerle, yurtlar cinsel fantazilerle, bankalar tefecilerle, memuriyetler rüşvetçilerle, trafik magandalarla, otobanlar otostopçu hayat kadınlarıyla, kaldırımlar yediden yetmişe dilencilerle, çöp bidonları israf edilmiş ekmeklerle, çöp yerleri yerlere atılmış çöp torbalarıyla, yay kaldırımları balgamlarla, dükkan önleri yayalara eziyet etmek gayesiyle doldurulmuş mallarla, kapı önleri atılmış boş bira şişeleriyle, karanlık caddeler bar ve pavyonlarla, dereler yasak yerlerde kaçak ve bilinçsiz kesilen kurbanların çöp ve kanlarıyla, karanlık sokaklar kumarhanelerle, kaçak içki satanlarla, sahte parfümcülerle, caddeler yasal kumar merkezi loto totocular ve at yarışçılarla, oteller domuz eti menüleriyle, yaylalar domuz çiftlikleriyle, taksiler dolandırıcı haysiyetsizlerle, ormanlar kaçaklarla, kaçak kesim yapanlarla, ormanı ateşe veren veya kendisine tarla veya arsa açanlarla, pazar yerleri yerlere atılan marul yapraklarıyla, telefon ihbar merkezleri lüzumsuz çağrılarla, soyulan turistlerle, kaybolan çocuklarla, haberler soygunlarla, tacizlerle, yangınlarla, çete savaşlarıyla, katliamlarla, dolandırıcılıklarla … doludur.

Son iki paragrafın ikisi de aynı ülkeye aittir, bize aittir.

Dine bu kadar saygı ve sevgi besleyenler ile dine rağmen bu dine aykırı haltları işlemekte sakınca görmeyenler yine aynı insanlardır.

O halde bir yerde yanlış vardır ve bu yanlış öyle basit veya sıradan değildir.

Uzatmadan söyleyelim bu yanlış, önce bireysel sonra toplumsal olarak İslam ahlakına ne kadar az değer verdiğimizin ve ne kadar imandan yoksun ama sözde müslüman olduğumuzun resmidir. Bu yanlış din ile imanı, tevhid ile şirki ayırt edemeyişimizin, Kur’an okumayışımızın resmidir. Bu yanlış dini ve Allah’ı tanımadığımızın, dille müslüman olsak da kalpten mü’min olamayışımızın resmidir.

Hep tekrar ettiğimiz şeyleri bir kez daha tekrar edelim.

1. İman etmeden kimse cennete gidemez ve iman ile İslam aynı şey değildir. İman, tüm ibadet , niyet ve amellerin abdestidir.

2. Kur’an’ı anlayarak okumak her müslümana farzdır. Bu yapılmazsa din bir kulaktan dolma sokak efsanesinden, eskilerin masallarından öte gidemez.

3. Hak ve adalet, imanla birlikte yaşamın ilk emridir. Bu temel felsefe olarak temin edilemezse huzur ve refahın yakalanması imkansızdır.

4. İçinde iman yoksa tüm ibadetler, ahlak ve ameller spordan ve hobiden ibarettir.

5. Hurafe ve rivayetler diz boyu iken İslamın tam anlaşılması imkansızdır.

6. Dine ve Peygambere yalan söyletenler konuşmaya devam ettikçe dincilik kazanır, dindarlar daima kaybeder.

7. Şeytan en büyük düşmandır ve şirk affedilmeyecek tek suçtur.

8. Huşu ve samimiyet yoksa din de yoktur. Hak birdir batıl çoktur.

9. Putlar yakılmadıkça gerçek tevhid ve takva yakalanamaz.

10. Şekilcilik ve hurafecilikten ibaret İslam, Allah’ın dini değildir.

Yürekleri yaralayan, gözleri yaşlandıran, çöp yığınına dönen sokak manzaraları, bu on maddenin tamamen veya kısmen bilinmemesi ve uygulanmamasındandır. Bu sadece bizim ülkemiz için de geçerli değildir. Tüm İslam coğrafyası bunlar nedeniyle inim inim inlemektedir. Çok şükür ülkemiz Ata’larımız sayesinde tüm İslam ülkelerinden çok daha ilerde ve bilinçtedir. Buna rağmen halimiz hala çok ama çok gerilerdedir.

Yazık ki toplumun din adına tüm bildileri; kulaktan doma dede hikayeleriyle, anlamadan ve onlarca kez okuduğu ayetlerle, muskalarla, türbelerle, hocaların ve şeyhlerin dini masallarıyla, zihni veya vicdani değil şekli tesettürle doludur ve halk bunu Allah’ın dini sanar. Rivayet ve hurafeler, örflerle, İsrailiyatla dinin içine öylesine girmiştir ki en yetkili ağızlar dahi ayıklama yapamamaktadır.

Evini tertemiz tutmaya çalışan ev hanımları çöpü sokağa süpürürken yanlış yapmakta olduğunu düşünmez bile! Kaldırımları işgal eden araba ve dükkan sahipleri yayaların hakkını yediğinin farkında bile değildir!

Din dersleri herkesin beştir. Ama lise talebelerinin çoğu tevhidin, takvanın, tevekkülün ne demek olduğunu dahi bilmez. Sinemalarda oynayan filmlerdeki sanal reklamları gerçek sanan, İslamı hedef alan sahnelerin farkına dahi varamayan milyonlar vardır. Her biri maksatlı odaklarca finanse edilen dizilerdeki motiflerin yaratmaya çalıştığı zararlı algının farkında olmayan on milyonlarca dizi tutkunu vardır.

Her sokak başında bir cami ve Kur’an kursu vardır, talebeler yıllarca din ve ahlak dersi görür, çocuklar yaz tatillerini Kur’an kurslarında geçirir ama tüm bunlar dini öğretmeye ve sevdirmeye yeter halde değildir.

Çünkü toplum Kur’an’sız yaşamakta, Kur’an’sız yaşamaya mahkum edilmekte, Kur’an’dan uzaklaştırılmakta, Kur’an dinin dışına itilmektedir. Kur’an okunsa da anlaşılmadan okutulmaya çalışılmaktadır. Bu yüzden Kur’an’ın mesajı saklı kalmaktadır.

Allah, din, Kur’an ve Peygamber tanıtılamadığı, sevdirilemediği, din ve ahlak öğretilemediği ama bunun yerine arapça duaların ezberlenmesi, arapça harflerin okunması, okuyuştaki makamlar öne çıkarıldığı için toplum duaları arapça bilir ama ne dendiğini anlamaz ve ilahi emir ve yasakları benimseyemez haldedir.

İnsanlar daha rekat dualarının, namaz tesbihatlarının, sela ve ezanların, en yaygın besmele, tesbih ve tekbirlerin, en çok okuduğu Fatiha suresinin dahi mealini, manasını bilmez haldedir. 

Neden? İlahi hakikat ve mesaj anlaşılamasın diye.

Neden? İlahi hakikat anlaşılırsa oyunlar bozulur diye.

Neden? Oyunlar bozulursa zenginler lehine olan statüler muhafaza edilemez diye.

Bu cevaplar maalesef toplumun her kesimi için farklı ölçekte ama büyük oranda aynıdır. Herkes başkasının açığını ararken kendisini mükemmel sayar. Herkes dille namus bekçisiyken sübyanlara yan gözle bakmaktan vazgeçmez. Herkes harama dille el değmez ama haram yemek bulunca asla hayır demez. Herkes hakka saygılıdır ama herkes hak yemekte sakınca görmez. Herkes adaletten yanadır ama herkes herkesten biraz daha eşit olmak ister. Herkes komşu haklarına saygıyı bilir ama herkes komşusunun malına, ırzına bakar yan gözle de olsa. Herkes zekatı tanır ama herkes elden geldiğince vergi kaçırır, kaçırdığı vergilerle metreslerine siyah lüks arabalar alır. Herkes emeğe saygılıdır ama herkes işçinin sigortasını mümkünse yatırmasın diye üç ayda bir çalışanları değiştirir, tazminatları vermez vs….

Ahlak toplumun öz evladı olamayınca din güdük kalır, salih amel de yetimdir.

Bunların tamamının nedeni ise iman yoksunluğu veya zafiyetidir.

Doğrudur halkımızın % 99,9’u müslümandır. Lakin mü’minlerin sayısı korkarız elin parmaklarıyla gösterilecek kadar azdır. Ve cennetler sadece mü’minler içindir. Böyle olunca sorulacak soru şudur;

Cennete gidecek insanımız bu kadar az ise, Kur’an ahlakına aykırı davranan geri kalan çoğunluk ahiret yurdunda sonsuz yaşamda nereye gidecektir???

İslam toplumlarının yirmi dört saati, din iledir, dini sohbetler, bismillahlar, maşallahlar, selamlar, tesbihler, şükürler, sakal sıvazlamalar iledir. Yine malesef Kur’an’a mesafeli bu toplumların yirmi dört saati, sabah ağıldan otlamaya çıkan, akşam kimse söylemese de ağıla geri dönen koyunlar gibi uysal ama manasızdır.

Çünkü onları koyundan ayıran, insan yapan, kalp ve ruhun gıdası imandan, Kur’an’dan yoksundurlar.

Arapça arabesk türküleri ayet, arapları dinin öncüleri sanan, hac ibadetini günahları resetlemek olarak gören, hilafet ve harem özlemi kuran, cennetleri sadece huriler için isteyen İslam toplumlarının hali budur.

Camide namaz kıldıran hocası dahi arapçayı ana dili gibi bilmeyen ama cemaati arapçaya mahkum ve mecbur eden dinin, topluma vereceği huzur, emniyet ve refahı da işte bu yüzden yok denecek kadar azdır.

Camilerde dualar,  hutbe ve vaazlar, takvim satışları ve para toplamalar ana dilde yapılır ki beyinler mesajı tam anlasın ve para yardımları sekteye uğramasın. İstenir ki halk bunları çok iyi anlasın.

Ama yine aynı camide okunan Kur’an’lar arapçadır, tesbihat ve ezanlar arapçadır. İstenir ki halk bunları anlamasın.

Trajikomik bu gerçek dindeki acınası halimizin resmidir.

Bu suç elbette dinin değildir. Suç dini anlamayan, anlatmayan, anlaşılır kılmayan, anlaşılmamaya mahkum edenlerindir ve vebal büyük, cehennemler azap ve ateş doludur ve Allah herkesin müstehakını verecektir.

Kur’an’ın toplum dışına vesair suretle atılması ise şeytanın ilk ve en büyük zaferidir!!

Çözüm ve kurtuluş Kur’an’da, Kur’an’ı anlayarak ve hazmederek okumaktadır. Yoksa herkesin akibeti cehennem çukurları olacaktır ve bu haksızlık olmayacaktır.

NOT; “Kur’an’ın emir ve yasaklarına uygun yaşayan ülkelerin yönetim ilkeleri ve günlük yaşam şartları” tespitine yönelik ANKET sonuçlarında İslam ülkelerinin son sıralarda yer alması ne kadar da ilginçtir!!!

Bu yazıyı okudunuz mu?

vicdan

Vicdan Allah’ın kalplere koyduğu adalet terazisidir

Vicdan Allah’ın kalplere koyduğu adalet terazisidir Vicdan kalp sesidir. Dinleyene de dinlemek istemeyene de aynı ...

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir