Anasayfa / AHİR ZAMANLAR / İslam toplumunun ahir zaman halleri
imanilmihali.com
İslam toplumunun ahir zaman halleri

İslam toplumunun ahir zaman halleri

İslam toplumunun ahir zaman halleri

İslam’la şereflendirilmiş, müslüman ana babadan doğmak nasip olmuş İslam aleminin ahir zamanda geldiği nokta hiçbir akide ve inanca sığmayacak kadar vahimdir. Kardeş kavgalarının hüküm sürdüğü, menfaat çatışmalarının öne çıktığı, sayısız tür ahlaksızlığın yaşandığı, sapıklık derecesine varan yobazlıkların yaşandığı bu coğrafyalarda Allah’ın kanunlarının değil şeytanın ayartmalarının yaşandığını söylemek zor olmayacaktır.

Birileri aksini söylese de durum maalesef budur hatta daha korkunçtur. Kur’an dini İslam yerine geçen beşeri İslam’ın kabulleri tüm İslam aleminde anlaşılmaz biçimde egemen olmuş, dayatma ve kandırmacalarla israiliyat dinin içine kadar girmiş ve hak, batıla yenik düşürülmüştür.

Batılın ve pisin çok oluşuna kanan ve bu pislikleri doğru kabul eden tüm dünya insanlığı ve bu arada İslam alemi de ahireti unutmuş ve dünya zevk ve açlıklarına teslim olmuş haldedir.

İnsanların çoğuna uyan az sayıdaki imanlı kalp ise aldanmakta ve şeytanın kahkahaları semaya yükselmektedir.

“Eğer yeryüzündekilerin çoğuna uyarsan seni Allah yolundan saptırırlar. Onlar ancak zanna uyuyorlar ve onlar sadece yalan uyduruyorlar.” (E’nam 6/116)

Bu aziz vatan topraklarında nefes almak nasip olmuş müslümanların durumu ise diğer ülkelerden çok daha iyi ve ileri olsa da, halleri kurtuluş için gerekli tek şart olan tevhid çizgisinden çok uzaktır. Bu tehlikeli ve yanlış yolda atılan adımlar ise hergün hızlanmakta ve yanlış dönülemeyecek bir hale gelmektedir.

Sokaklara tüküren, israf ve lükse dalmış, fakiri düşünmeyen, komşusunun açığını arayan, sokak hayvanlarını ezip geçen, yaşlıları hor gören, emekli maaşlarını soymaya kalkan, alkollü araç kullanan, sapık akımlara aldanan, evin nafakasını uyuşturucu ve bilumum zararlı alışkanlıklara ve kumara yatıran, ağaçları katleden, kamu malını talan eden, hırsızlık ve arsızlıktan çekinmeyen, günahlardan zevk alan, ahiret yokmuş gibi yaşayan, dini parçalara bölen, ayetlerle alay eden, yetim mallarına sarkıntılık eden, taciz ve tecavüze mazeretler üreten, Allah ile alay eden, siyonizme uşak, yahudiliğe esir, paraya ve kişilere kul, yalana tabi, şirk kucağındaki insanların kurtuluşu Allah dilemedikçe de çok mümkün değildir.

Bu illet öyle bir hal almıştır ki; Kabe’ye yıldırımlar düşmekte, yirmi dakikalık azap yağmurları metropolleri esir almaktadır. Yüce Allah’ın rahmet ve merhametinin sınandığı bu ahir zamanda nankör İslam alemi başkalaşmış, ötekileştirmiş, bölünmüş ve nefislerin savaşı her alanda hissedilir olmuştur.

Yüce Allah’ın rahmet ve merhameti sonsuzdur lakin Yüce Allah’ın rahmeti bu dünyada herkese iken ahiret yurdunda ancak mü’minlere olacaktır. Bugün mü’minlerin sayısı ise tüm dünyada ancak (doğrusunu Allah bilir) on milyon kadar kalmıştır. Yedi milyar nüfusun neredeyse tamamının şeytana teslim olması ise en başta İslam alimlerinin ve yöneticilerin suçudur.

Yapılan en temel hata dinin anlaşılır olmasına mani olmak, tevhidi anlatırken şirk belasını gizli tutmak, Kur’an emir ve yasaklarının anlaşılmasını engellemektir. Bu vebal ise en başta trilyonluk makam araçları ile fink atan din adamlarınındır.

Anne babaların vebali en az din adamları kadar çok ve kabul edilemez haldedir ki başta kendisi Kur’an emirlerinden habersiz olan anne ve babaların çocuklarına dini tanıtması ve terbiye vermesi zaten söz konusu değildir.

Çocuğun din eğitimini, bizzat Kur’an’dan öğretmek yerine tarikat ve cemaat kisvesi altında ve Kur’an’a göre asla olmaması gereken sözde din sınıfına/şeyhe teslim eden anne babalar kendi cehalet ve isyanlarını çocuklarına da aşılamakla cehennemlik güruha nesil yetiştirmek ve şirke hizmet etmekten öte gidememektedir.

Şirk’in ve imansızlığın, ayetleri bilmemenin mazereti asla yoktur. Bilgi noksanlığı ve salağa yatmak hiçbir kulu kurtaramayacak, şeyhlerin elinde şekillenen çarpık İslam toplumu kurtuluşa asla eremeyecektir.

Tüm bu sapık ve cahil yaklaşımlar tabiki bir kusur veya ihmal değil planlı bir şeytani oyunun parçasıdır. Çoğu dış kaynaklı ve siyonizm kokan bu zehirli sarmaşıklar İslam alemini her geçen gün biraz daha sararak zehirlemekte ve altındaki su yavaşça kaynatılan kurbağanın ölene kadar bu durumdan rahatsız olmaması gibi İslam alemi de yavaş yavaş zehirlenmekte ve farkında olmayarak tedbir almayı bile düşünmemektedir.

“Şüphesiz bunların (din diye) içinde bulundukları şey yok olmaya mahkûmdur. Yapmakta olduklarının hepsi batıldır.” (A’raf 7/139)

Başını secdeye koyanı müslüman, elinde tespih gördüğünü hacı, sakalı uzayanı evliya kabul eden cehalet ordusunun imandan haberi olmadıkça ve iman için Yüce Allah’a yalvarmadıkça daha çekeceği çok sıkıntılar vardır.

Kadına, masuma, çocuğa şiddeti, tecavüzü, sarkıntılığı hoş gören, namahrem ilişkiyi özendiren, ayıplamayan, ayetlerde yasaklanan ve ayıplanan fitneleri yok sayan, iftira ve gıybeti merkeze koyan, anne ve babaların evlatlarından tahrik olmasını meşrulaştıran bu din İslam değildir, olamaz. İman kardeşliği yerine emperyalist yahudi uşaklığını esas alan bu din hak din olamaz. Hırsızlığı, haksızlığı, adaletsizliği, ehliyetsizliği baz alan bu din Allah’ın dini değildir.

Allah’ın dini, Kur’an dini, hak dindir, tevhiddir.

Şirk ve küfürün, batıl ve çirkinin olduğu heryer ve herşey şeytanın tuzağı, dini ve ağıdır.

Vergi kaçıran, yalan söyleyen, riya ile yaşayan, haksız makamlara gelen, münafıklardan oluşan toplumun Allah’ın rahmet ve merhametinden daha uzun süre istifade edeceğini düşünmekse ahmaklıktır.

En büyük ahmaklık ise şeytan uşaklarının bereket ve nimet yönünden hala yükseklerde olmalarının verdiği şımarıklıkla, yanlış yaptıklarını hala anlamamalarıdır ki bu nimetlendirmenin sebebi ayetin buyurduğu gibi belki tevbe ederler de kurtulurlar veya tevbe etmezlerse iyice azsınlar da helakleri hak olsun diyedir. Onların bu şımarık ukalalıkları, parayla ve makamla kibirlenmeleri imana gönül vermişleri yeise sürüklememeli aksine mütevaziliğe ve tevbeye daha fazla yaklaştırmalıdır.

Para ve makam ahir zamanda imanın karşıt maddesidir ki kalp, akıl ve nefis sadece birisini seçecektir.

İslam’da zenginleşmek serbesttir, hediyeleşmek sünnettir, lüks ev ve arabalarda yaşamak mübahtır YALANLARI ile İslam’ın geldiği noktanın sonucu paraya ve kişilere kul, şirk ordusundan ibarettir.

İnfak veya zekat miktarı bizleri kandırdıkları gibi kırkta bir filan değildir, İHTİYAÇ FAZLASIDIR. İhtiyaç fazlasını veren hak kul ise asla zenginleşemez. Kimse kimseyi kandırmasın. Zenginleşenler, hele aniden ve aşırı miktarda zenginleşenler için tehlike çanları her zaman çalmaktadır.

Ve o çanlar çok yakında susacak, çalmayacaktır. Çünkü ahir zaman hızlanmakta, kıyamet yaklaşmaktadır. Ecel melekleri veya alametler göründükten sonra edilen iman ise kar etmeyecektir. Bu nedenle zaman imana dönmek, hemen ve daima iman cephesinde, Allah dostları safında yer almak zamanıdır.

Bu yapılırken de asla ve asla, Hz. Peygamberden başka tartışma üstü kişi ve Kur’an’dan başka tartışmasız kitap tayin etmemek gerekir ki din Kur’an’dadır. Hz. Peygamberin Kur’an dışı bir şey emredemeyeceği noktasından hareketle din adına hüküm koyma yetkisi sadece Allah’ındır ve din hükümlerinin tamamı Kur’an’dadır.

“Allah, elbette kendisine iman edenleri de bilir ve elbette münafıkları da bilir.” (Ankebut 29/11)

İslam alemi şekle ve sakala verdiği önemin yüzde birini Kur’an’a verseydi müslüman dünya bugün bu halde olmazdı.

Hala şirkin affedilmeyecek tek günah olduğunu anlamayan, iman etmeden cennetlere giremeyeceğini bilemeyen ama elinde tesbihle gezen sözde müslüman insanların olduğu toplum İslam toplumu değil, cehalet toplumudur. Kur’an’ın savaşı ise cehalet ve zulümledir.

Rabbim imanlı kullarını dünya iğrençliklerinden muhafaza eylesin.

Rabbim imanlı kalplere sükun ve kuvvet versin.

Rabbim bizleri Kur’an İslam’ından ayırmasın.

Amin!

İslam toplumunun ahir zaman halleri

Bu yazıyı okudunuz mu?

Hz. Hüseyin neden şehit oldu

Hz. Hüseyin neden şehit oldu

Hz. Hüseyin neden şehit oldu Hz. Hüseyin ve Kerbela şehitleri sadece İslam’ın değil aynı zamanda ...

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir