Anasayfa / DİNİMİZ İSLAM / DİNİMİZ / İslam’ın kara delikleri
imanilmihali.com
İslam’ın kara delikleri

İslam’ın kara delikleri

İslam’ın kara delikleri

Kara delikler, kâinatın derin sonsuzluğunda rivayete göre ışığı dahi yutabilen devasa karanlıklardır ki tahminlere göre her biri galaksimizden binlerce kat büyük bu kara deliklerin izahı için insanlığın hali hazırdaki irfanı yeterli değildir. Ama tahminlerin ortak paydası o kara deliklerin olan her şeyi kütlesi olsun olmasın yutup yok ettiğidir.

Fen ile yapılan bu izahat elbette fizik ilimleri içindir ve yazımızın konusu ise elbette din bahsidir. Gayemiz ise dindeki kara deliklerin nasıl tüm ibadet, dikkat ve amelleri yok edip yuttuğunu ve buna sebep kara delikleri yani büyük ve dönülmez yanlışları vurgulamaktır.

Öncelikle hatırlayalım ki İslam sadece Müslümanların dini değildir, tüm dinlerin ortak adıdır ve yaratılıştan itibaren tüm Peygamberler İslam’ı emretmiştir. Buradan hareketle denebilir ki burada anlatılacaklar sadece 2,5 milyarlık İslam alemi için değil tüm zamanlar ve herkes içindir.

Sonra yine hatırlayalım ki İslam’ın tüm çerçevesi kıyamete dek baki kalacak sınırları sadece Kur’an’dadır. Hz. Peygamber dâhil hiç kimsenin din adına hüküm koyma yetkisi yoktur, konulursa bu doğrudan şirk olur, ilahlık iddiası olur. Yani Kur’an’ı bilmek herkese farzdır.

Nihayet hatırlayalım ki kara delik olarak mecazi anlamda tabir edilen azaplar ve mahvoluşlar dünyada ve ahirette, acı veren, sonsuz esenlikten mahrum eden, erdirici olması gereken dinin meyvelerini saçıp savuran bedbahtlıklardır ve cehennem ateşlerine razı olmaktır.

Bunca korkunç ve dehşetli bu kara delikler Kur’an ile tarif edilmiştir ve insanlık bugün uzaydaki kara delikleri bilemese de yaşamdaki kara delikleri bilir haldedir. Yeter ki Kur’an’ı anlayarak okusun ve o kara deliklerden sakınmayı istesin.

Çünkü Allah merhameti gereği kullarını seven ve uyarandır, tehlike ve ihbarları çok önceden bildirendir, kara deliklerden uzak durmayı defaten buyurandır.

Nedir bu kara delikler?

1. İman etmemek, imansız yaşama razı olmak, Allah’tan iman dilememek ve şirk

En büyük kara delik durumundaki imansızlık belasının Kur’an’ın ilk emri olan imandan yoksunluk veya zayıf iman olduğunu izaha gerek yoktur. Yani sadece Allah diyerek, sadece Allah’tan bekleyerek ve sadece Allah’a sığınarak, görünmeyen hakikate, ahirete ve hesaba inanmak, muhabbetle korunmayı dilemek ve sadece Allah’a teslim olmanın adı olan iman parıldayan bir nurlu rehber iken kara delik durumundaki imansızlıkla kast edilen nursuz, sevapsız, inançsız, şeytanlara adanmış ömürleri ifade eder ki şirki tanımlayan bu illet afsızlığa mahkûm bir yok oluştur. Şeytanı en amansız düşman ilan etmek yerine ilahlaştırmak suretiyle hayata geçen bu gaflet kişileri, parayı, makamları ve nefsi ilahlaştırmak, açık ve gizli, küçük ve büyük çeşitleriyle baştan sona yokluğa çıkan yollardır.

2. Zulüm üretmek, hak yemek, adaletten sapmak

Hakkaniyeti sarsan, kutsal iradeyi hiçe sayan, emanete ihanet suçunu teşkil eden bu gaflet, Kur’an’ın savaş açtığı tek şey olan zulmü zararsız görmek, zulüm üretmek, zalimlere destek olmak ve zulme sessiz kalmakla beliren bir gaflettir. Hak yemek ve adaletsiz davranmak kainat ve fıtrat dengelerini alt üst eden bir cehalettir ve haklar sahiplerine er ya da geç dönecektir. Bu cihetle şirk kadar olmasa da bir başka dev kara delik durumundaki zulmü üretmek, haksızlık ve adaletsizlik yapmak yok olmayı dilemek, karanlıklarda kaybolmak, ışıksız kalmaktır.

3. Dincilik, riya, gösteriş, münafıklık, küfür, gayba itimatsızlık

Dinin samimiyet ve muhabbet temelini yok sayan, sevgi ve rızayı ortadan kaldıran, gerçeğe zarar veren, aldatmayı hedef alan, cahil ve bencil bu yaklaşımla kullar kandırılsa da Allah’ı kandırmak mümkün olamayacağı için kul bu haller içindeyse mecburen ve er ya da geç kara deliklerde yok olmaya mahkumdur. Dindarları karalayan ve hatta aforoz eden ama kendi sahte inancını din diye satanların ve bununla menfaat temin edenlerin ağızlarından Allah adı düşmese de akıbetleri bu kara delikte yok olmaktır.

4. Dünya süslerine, nefse tabi olmak, kibirle büyüklenmek

Fani hayatı baki hayata tercih etmenin, hesabı ve ahireti yalanlamanın, beşeri güdüler ile raydan çıkmanın adı olan bu kara deliğe mahkum olanlar aşağılayarak, eşitlik ve adalete düşman olarak, şımararak, servetleri kendi bileklerinin hakkı sanarak, fakir ve mazlum iman sahipleriyle alay ederek öyle bir girdaba girerler ki bir zaman sonra o kara deliğin gücünden isteseler de kurtulamazlar.

5. Ahireti ve hesabı unutmak

Dünyayı ve kâinatı boşuna yaratılmış ve tesadüflere bağlı bir oluşum kabul eden bu ruhsuzluk ve akılsızlık hali kural tanımaksızın yaşamayı ve günahlardan çekinmemeyi kula süslü göstererek kara deliğe mahkûm eder ve bu kara deliğin sonu cehennem azaplarına çıkar. Lüks ve israfla, şehvetin caiz olmayanıyla, hile ve fesatla, şiddetle ve tacizle, sadece ölümden korkmakla beliren bu durum kulu hesapsız yaşama sevk eder yahut kul kendi dinini kalemle kendisi yazar. Aklı öne çıkarıp maneviyatı yok sayanların, dini değiştirenlerin, Peygambere yalan söyletenlerin durumu budur.

6. Yeryüzünde bozgunculuk yapmak, dini bölmek

Barışa, eşitlik ve kardeşliğe, samimiyet ve muhabbete, sevgiye, huzur ve esenliğe, güzel ve iyiye, hak ve adalete vurulan her darbe kulu bu kara deliğe daha da yakınlaştırır. Nihayetinde yeryüzü cehenneme döner, güven ve huzur kalmaz, kardeşlik bağları kopar ve dinin erdiriciliği yok olur. Savaş ve kıtlıklara, kan ve göz yaşına sebep bu bela insan dışı varlık ve canlılara zulmü de kapsar ve iman kardeşliğini bozarak yerine şeytani emelleri koyar. Dolayısıyla bu yaşam çekilmez ve din ile ıslah edilemez hale gelir ki duman ve barut soluyan dünya cehenneme döner. Dini bölmek ise iman kardeşliğine aykırı davranmak, dini tarikat ve hiziplere bölmek, insanları aynı Allah, Kur’an ve Peygamber’e tabi iken birbirine düşman etmektir.

7. Yalan, iftira, aldatma

Gerek inanç ve gerekse amel bazında aldatmak hele ki Allah ile aldatmak, yalan ve iftira ile karalamak ve iffete düşman olmak şeytana yakışandır, şeytanidir, şeytan hilesidir. Kibrin kaçınılmaz sonucu olan bu bela, haksız kazanılan mevki ve servetleri muhafaza etmek adına kula daha fazla yalan söylemeyi mecbur kılar ve kul iftiralarla kazançlar elde etmeye çalışır. Oysa bu çok büyük günahlardandır. gerçeği değiştirmek, haklı olana zulüm anlamı taşıyan bu kara delik kendisine tabi olanları yutar ve bir daha ışık yüzü de göstermez.

8. Şefaat vaatlerine kanmak, cennet tapuları

En yakın ve en olası kara deliklerden birisi durumundaki şefaat ile kurtulunacağını sanmak gafleti dine yalan söyletenlerin oyunudur ve maalesef kananı pek çoktur. Oysa gerçek şefaatin sadece Allah’ın razı olduğu kullarına mahsus olduğudur. Bu da demektir ki dünya yaşamında her türlü haltı yiyenlerin, yetim ve mazlum haklarına dadananların Allah rızasından yoksunsalar asla şefaate eremeyeceği anlamındadır ve bu kara delik acımasız bir hakikat olarak kulları yutar, yok eder.

9. Kamu malı talanı ve yetim hakları

 Bir tek kula ait hakların yenmesi bile son derece kötüyken, kamu gibi devlet veya topluma ait mal ve imkanları haksız olarak gasp etmek, yetimler ve acizler gibi mazlumların kendini savunmaktan aciz hallerinden istifade ile haklara el koymak şeklinde tecelli eden bu gaflet helalleşmenin kaçınılmazlığı sebebiyle olan sevapları da silip süpüren bir kara delik olarak pek çok insanı yutar ve yutacak haldedir. Çünkü kontrolsüz ve kuralsız yaşamayı seçip sonra hatalardan dolayı sorgulanmadan affedileceğini sanmak akılsızlık olduğu gibi dünya sınavını da anlamamaktır.

10. Sınavı ciddiye almamak, aklı kullanmamak

Maalesef en büyük ve derin kara delik durumundaki bu körlük ve ciddiyetsizlik milyonlarca insanı yutacak denli büyüktür. Yaşamı eğlenceden ve tesadüften, hayatı bilim ve akıldan, varlıkları sadece görünenlerden ibaret sanmak olarak çerçevesi çizilen bu gaflet Allah’ın hayatı ve ölümü kimin daha iyi işler yapacağını görmek için yarattığından habersiz olma halidir ve dolayısıyla sınavı inkârdır. Sınav inkârının kaçınılmaz sonucu ise ahireti ve gaybı inkârdır ki görünmeyen âlemin ve yarının inkarı imansızlıkla eş anlamlıdır. Aklı kullanmamak ise bahşedilen en büyük nimetlerden olan sorgulama melekesini kenara koymak ve hurafelere razı bir hayatı seçmektir ki bu hurafeler gerçeğe ve dine aykırıdır, yalandır, batıl ve yanlıştır.

11. Dev kara delik; KUR’AN’SIZLIK

Yukarıda yazılı tüm maddelerin tamamından da büyük ve etkili olan bu kusur dev kara deliktir ve gerek Kur’an’ı tanımayan, gerek tabi olmayı reddeden, gerek okumayan ve anlayarak okumayan, gerekse Kur’an ile yaşamaya çalışmayanların tamamını yutan bir kara deliktir. Düşünülsün ki bu kara delik içinde İslam’ı reddedenler, münafıklık edenler, ahireti unutanlar, dünya malına dalanlar, şeytanı ilah edenler vs… pek çokları vardır ve bu Kur’an ile bildirilen tüm kara deliklerin içine bilerek ve isteyerek düşmek halidir. Kara deliklere düşmemenin tek çaresi olan Kur’an reddedildikçe de kara delikler imansızları yutmaya devam edecektir.

***

Bu on bir dev kara delikten başka elbette daha pek çok irili ufaklı kara delik vardır. Her bir büyük günah aslında bir kara deliktir ve tevbe ile temizlenmedikçe, ıslah olunmadıkça yutmaya muktedirdir. Tüm kara delikler sevapları yok eden, günahları artıran, şefaate muhtaç bırakan, azaba aday eden, akibeti karartan, cennetlerden mahrum eden yok oluşlardır.

Müslüman dünya sadece kendisini kara deliklerden kurtarmaya çalışmakla kalmadan, başkalarını da o delikten uzaklaştıran bir dünya olamadıkça ne kara delikler yok olacak ve ne de kara deliklere düşenler azalacaktır.

Müslüman alem mü’min olmayı beceremedikçe yani iman etmedikçe ibadet ve amelde zirve yapsa da er yada geç bu kara deliklere mahkumdur. Çünkü iman bu kara deliklere düşmemenin tek yoludur, Kur’an ile tarif edilmiştir ve kara deliklere imanlı kulları yutmak haramdır. Müslüman olarak kalmak ve mü’min olamamak ise kime ve neden iman edileceğini bilmemektir ve Allah’ın kelamı Kur’an’a riayetsizliktir. Müslüman kalmakta direnenleri bu yüzden bekleyen tehlike er yada geç gaflet ve cehaletle karanlıklara yuvarlanmaktır.

İnsanlık uzayın kara deliklerinden ziyade yaşamın Kur’an ile tarif edilen kara deliklerine yoğunlaşmalı ve yaratılanlar evvela bu manevi kara deliklerden kurtulmayı gaye edinmelidir. Bunun şakası yoktur. İnsanlık hiçbir zaman o fiziki kara deliklere düşmeyecektir belki ama her saniye binlerce insan imansızlığın kara deliklerinde yok olup gitmektedir.

Dünya süs ve eğlencelerine, nefse, şeytana, paraya ve kullara tabi hayatlar yaşamakta olan insanlık hakikati ve tevhidi aklınca yorumlama gafletiyle kendi dinini yaratmakta, şeytanın bu en yaman oyununa aldanarak, kibirle büyüklenerek, yalan ve iftiralar ile hak’ka ihanet etmektedir. Kur’an’sızlığın moda olduğu, dincilerin dindarlara zulmedebildiği bir cihanda ise kara deliklerden kurtulabilenlerin sayısı çok ama çok az olacaktır ki Yüce Allah’ın ahdi cehennemleri ağzına dek doldurmaktır. Oysa O’nun cennetleri doldurmak gibi bir ahdi yoktur.

Hayra hizmet ve kötülüğe kilit olmakla mükellef insanların çoğunun iman etmediğini açıkça izah eden Kur’an yine kulları insanların çoğuna uymamakla ikaz eder ve buradan da anlaşılır ki iman edenlerin sayısı dünya nüfusu içinde çok azdır. Yani konumuzla izah edersek kara deliklere düşmüş milyarlara karşılık, kara deliklerden korunan iman orduları azınlıktadır.

Gaybın da, kâinatın da bilgisi ve anahtarı sadece Allah’tadır. Fiziki keşif ve icatlar belki asla tamamlanamayacaktır ve insanlık yaratmaya çalıştığı beşeri akıl imparatorlukları ile boş yere avunarak geçirdiği zamanlar yerine gerçeği aramakla meşgul olmalı, kalbe danışarak manevi huzura yakınlaşmalıdır.

İnsan araştırmaları kâinat araştırmalarından çok daha önceliklidir ve beden ve ruhtan ibaret insanın iç âlemi kâinatın zaten kopyası ve minyatürüdür. Mesele Kur’an ayetlerini bedende ve kâinatta bulabilmek ve bir an önce imana dönmektedir.

Yoksa ömürler kısa, kara delikler yaman, hesap çetin, azap fena ve cehennem ateşleri yakıcıdır.

Kısır çekişmeler, hile ve tuzaklar, haksız ve adaletsiz uygulamalar, mevki hırsları, kibirle büyüklenmeler, kardeş kavgaları yerine insanlık, bir an önce sevgi bağlarına, Kur’an’a ve hakikate dönmek mecburiyetindedir.

Bu yazıyı okudunuz mu?

Peygamberi şirke alet etmek nasıl olur

Peygamberleri öldürmek

Peygamberleri öldürmek Dinler tarihi aynı zamanda insanlık tarihidir ve hiçbir ümmet Peygambersiz kalmamış, vahiyden kısmetsiz ...

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir