Anasayfa / BAŞ YAZILAR / İslamın şartı beş değildir
imanilmihali.com
İslamın şartı beş değildir

İslamın şartı beş değildir

İslamın şartı beş değildir

İslam’ın, fıkıh alimlerince belirlenmiş beş şartı vardır ki bunlar;

Kelime-i şehadet getirmek

Namaz kılmak

Oruç tutmak

Hacca gitmek

Zekat vermektir.

Bunlar şart diye konulduğu için yapılması zorunludur ve diğer hiçbir amel, niyet, ibadet, ahlak veya kaynak şart değil demektir. Oysa bu anılanlar sadece ibadetin şartlarıdır, İslam’ın değil.

Evvela Kur’an okumak ve anlamak burada yoktur. Dinin tek kaynağına hakim olunmadan din tamam olmayacağına göre Kur’an okumak ilk sıralarda olmalıdır.

Aklı işletmek keza listede yer almamaktadır. Oysa akıl batıni peygamberdir ve vahyin ve dinin anlaşılması için, hayatın fıtrata uygun yaşanabilmesi ve vahyin hayata aktarılabilmesi için şarttır.

Kur’an ahlakına sahip olmak da listede yoktur. Yüce Allah’In kendisinin ve peygamberinin üzerinde olduğu bu ahlak yolunun adı Sırat-ı Mustakim’dir ve bu şartlar arasında anılmamaktadır.

Salih amel işlemek yani hayra ve iyiliğe hizmette burada yoktur.

Nefsin terbiyesi de burada asla anılmamaktadır.

En mühimlerden olan zulme karşı durmak ve Allah yolunda mücadele (cihat) yoktur.

Tevhidin bir numaralı düşmanı şeytan ve onun şirk dinine karşı durmak asla yoktur.

Münafıklık, mürailik, yalan, iftira, hak, adalet, eşitlik ve özgürlük hiç anılmamaktadır.

Tüm amel ve niyetlerde asıl olanın Allah rızasına ermek olduğu da burada yoktur.

Din Kur’an’ın nasslarındadır ve nasslar öyle beş tane değildir. İbadet dahi beşten fazladır. Eğer İslam’ın şartlarından bahsedilecekse bu şartlar nasslar (muhkem ayetler) sayısınca olmalıdır. Nasslar tasniflenebilir ve alt başlıklara bölünebilir ama bu halde bile İslam denen mükemmel ve son dinin şartları yaklaşık otuz olmalıdır. Kur’an ve akıl ise mecburen en üstte yer almalıdır.

Böyle değildir çünkü Kur’an İslam’ın şartları diye ayrı bir başlık açmamış bu tasnifi fıkıh alimleri yapmıştır. Dönemin emevi zalimlerinden çekinen alimler uyanış ve isyana sebep olmaktan korktukları içinde ezeli bir ihanete imza atarak dini beşeriyete ve anlaşılmamaya mahkum etmiştir. Vebalini elbet ödeyeceklerdir lakin sonraki dönem müslümanları da bu uğurda bir gayret göstermemekle üzerlerindeki ölü toprağının farkında dahi olmadıklarını ispat etmişlerdir.

Dinci safları bu halden gayet memnundur ki değişmesine karşı çıkarlar. Bu nedenle içtihat yollarını kapatır, tecditlere mani olmaya çalışırlar. Lakin Kur’an evrensel ve güçlüdür. Allah tuzak kuranların en çetinidir ve bu yüzden İslam’ın asıl şartları elbet anlaşılır olacaktır.

Yüce Allah’ın helal ve haramları, sevap ve günahları, sınırları, öğüt ve tembihleri şartlar içinde hiç anılmamakla yok sayılmış, önemsizleştirilmiş, din ibadetle eşitlenmiş ve namaz cennetler için yeter gösterilmiştir.

Alimler, din ilminde yükselmiş olmakla önderdir, karanlıkları aydınlatması gerekenlerdir. Korkuyla saklananlar, kişilerden çekinenler, statünün değişmesinden dolayı menfaat kaybına uğrayacağını düşünenler İslam’dan fersah fersah uzaktır.

Oysa Allah katında tek muteber din olan İslam tamamdır, aydınlatıcı ve erdiricidir. Şartlarını ve mahiyetini gizlemek adına münafıklık etmek dine değil ama dindarlara zarar verir ve inkarın kapılarını aralar. Dinin öğrenmesini engellemekle kalmayan bu gaflet, din düşmanlarının da ekmeğine yağ sürer ve tevhidden habersiz toplum şirkin kucağına atılır.

Bu yüzden ayetler insanların çoğunun imanlarına şirk bulaştıracağını buyurmakta, cehennemin dolacağını ama cennetlerin tehna olacağını, iblisin ahdinde insanların çoğu için haklı çıkacağını haykırmaktadır.

O halde İslam’ı bu beş maddelik dar kalıba mahkum etmek yerine geniş, doğru ve tam bir tanımlama yapmak tüm alimlerin ilk vazifesidir ki bu listede Kur’an ve akıl ilk sıralarda olmalıdır.

Haddimiz olmayarak ve Allah’ın rahmetine sığınarak, doğrusunu daima ve sadece Allah bilir diyerek İslam’ın asıl şartlarını listelemeye çalışırsak karşımıza şöyle bir tablo çıkar;

1. Kur’an’ı anlayarak okumak, gereğini yapmak

2. Aklı işletmek, Allah’ı, dini, imanı bulabilmek, vahyi anlayabilmek

3. Allah’a, Kur’an’a, Hz. Peygambere itimat ve itikad etmek

4. Şehadet Kelimesini dille ifade etmek (Kalbi iman İslam için şart değildir)

5. Allah’ın indirdiği ile hükmetmek, hak ve adaletten sapmamak, sabretmek

6. İbadet etmek, sadece Allah rızası için niyetlenmek, rızkı sadece Allah’tan beklemek,

7. Kur’an ile ahlaklanmak, Sırat-ı Mustakim üzere olmak, Peygamberin sahih (!) sünnetine uymak,

8. Salih amel işlemek, hayır ve güzelliklerde yarışmak, doğrulukta sebat etmek

9. Çevreyi, hayatın gayesini, kainattaki denge ve ahengi, ölçü ve nizamı korumak,

10. Haram, günah, şerlerden (kötülük, münafıklık ve küfürden) uzak durmak, bunlarla mücadele etmek, nefsi terbiye etmek

11. Şeytana ve şeytanın şirk dinine (müşrikliğe) karşı durmak

12. Zulümle savaşmak ve Allah yolunda her türlü tevhidi mücadele vermek

Bu liste diyanet veya alimlerce elbette çoklandırılabilir ve uzatılabilir ama bizlerce bu haldeyken dahi sabitlenmiş beş maddeden çok daha yeterli ve doğrudur.

Burada en hassas nokta şudur ki Müslüman camianın, alimlerin şart listesi ne olursa olsun, Kur’an’a bakmak ve uymak zorunda olduğudur. Yani alimlerin demesi kulu vebalden kurtarmaz.

İslam’ın şartlarını tasnif eden Hz. Peygamber değildir, elçi olmayan insanlardır. Bu da bizi uymaya mecbur etmez aksine vahye beşerilik katmamak adına Kur’an’a yönlendirir ki Kur’an ilkeler ve manalar kitabıdır, dinin tamamı O’ndadır.

O halde kul, bırakın mü’min olabilmeyi, Müslüman olabilmek için dahi bu şartları nasslara dayandırmak ve Kur’an’ın emir ve yasaklarını kendisine şartlandırmak zorundadır.

Din sadece ibadetten teşkil değildir ve içerisinde iman, salih amel, ahlak ve cihad da vardır. Tevhidi tanımak sadece cennete götüren yolları bilmek değil aynı zamanda cehenneme götüren yolları da tanımak ve sakınmaktır.

İmanın şartları İslam’ın şartlarından malum farklıdır. İman etmek ile amelde farklıdır. İslam ile iman farklı olsa da ortak paydaları Kur’andır ve dinin mihveri daima Kur’an ile çizilendir.

Cennetler Kur’an şefaatiyle kurtulanlara ev sahipliği edecek, cehennem ateşleri Kur’an’ı hayatın dışına itenlerle dolacaktır.

Rabbim bizleri o günde müjdelenenlerden eylesin. Amin.

Bu yazıyı okudunuz mu?

İslam dininin üç hedefi

İslam dininin üç hedefi

İslam dininin üç hedefi İslam dini, tevhid ve hak din olarak sondur, tamdır, kıyamete dek ...

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir