Anasayfa / DİNİMİZ İSLAM / İSLAM AHLAKI / İyilik halkalar halinde yayılır
imanilmihali.com
İyilik halkalar halinde yayılır

İyilik halkalar halinde yayılır

İyilik halkalar halinde yayılır

İyilik, Kur’an’da namaz, sabır, zekat, iman ile birlikte en çok bahsedilen nimetlerdendir ve muhakkak asıl iyilik Rabbimizin bize yaptıklarıdır. O’nun bahşettiği hayat, bizlere sunduğu yaşam ve kainat, rahmet ve merhamet, akıl ve şuur, iman ve ibadet birisine yapılabilecek en büyük iyiliklerdendir.

Kul ise iyilik yapmak, Allah’a borç vermek, ahiret azığını bu dünyadayken hazırlamak, imanını ispat etmek, ibadetini salih amelle süslemek için iyilik etmek zorundadır. Yapılacak bu iyilikler aynı zamanda ve inşallah kötülüklere kefaret, günahların affına da imkân sağlayacaktır.

İyilik, kulun yaptığı kişisel ibadetlerden, salih amellere, toplum, tabiat ve kainata karşı yaptığı güzel şeylere kadar uzanan geniş bir yelpazedir ve kısaca hayırlı iş, niyet, söz ve düşüncelerin tamamı iyilik olarak değerlendirilmelidir.

Zaten kötülük tanımı da iyiliğin zıddı olan hain, batıl, şer, hayırsız, imana, hudûdullah (Allah’ın sınırları)’a ve Kur’an’a aykırı olan her şeydir.

İyilik bu nedenle Kur’an’da emredilmiş bir fazilet ve kul olma gereğidir.

“Namazı dosdoğru kılın, zekâtı verin. Kendiniz için her ne iyilik işlemiş olursanız, Allah katında onu bulursunuz. Şüphesiz Allah bütün yaptıklarınızı görür.” (Bakara 2/110)

“İyilik, yüzlerinizi doğu ve batı taraflarına çevirmeniz(den ibaret) değildir. Asıl iyilik, Allah’a, ahiret gününe, meleklere, kitap ve peygamberlere iman edenlerin; mala olan sevgilerine rağmen, onu yakınlara, yetimlere, yoksullara, yolda kalmışa, (ihtiyacından dolayı) isteyene ve (özgürlükleri için) kölelere verenlerin; namazı dosdoğru kılan, zekâtı veren, antlaşma yaptıklarında sözlerini yerine getirenlerin ve zorda, hastalıkta ve savaşın kızıştığı zamanlarda (direnip) sabredenlerin tutum ve davranışlarıdır. İşte bunlar, doğru olanlardır. İşte bunlar, Allah’a karşı gelmekten sakınanların ta kendileridir.” (Bakara 2/177)

“… İyilik edin. Şüphesiz Allah iyilik edenleri sever.” (Bakara 2/195)

“…Şüphesiz, Allah’ın rahmeti iyilik edenlere çok yakındır.” (A’raf 7/56)

“Allah, bir kimseyi ancak gücünün yettiği şeyle yükümlü kılar. Onun kazandığı iyilik kendi yararına, kötülük de kendi zararınadır.” (Bakara 2/286)

“… (Allah)(Yapılan) çok küçük bir iyilik de olsa onun sevabını kat kat arttırır ve kendi katından büyük bir mükâfat verir.” (Nisa 4/40)

Yüce Allah kullarının hayırlarda ve iyiliklerde yarışmasını emreder. Ve Allah iyilik edenleri sever, mükafatını hem bu dünyada hem ahirette misliyle verir.

“…Eğer Allah dileseydi, elbette sizi tek bir ümmet yapardı. Fakat verdiği şeylerde sizi imtihan etmek için ümmetlere ayırdı. Öyle ise iyiliklerde yarışın. Hepinizin dönüşü Allah’adır. O zaman anlaşmazlığa düşmüş olduğunuz şeyleri size bildirecektir.” (Maide 5/48)

“İman edip salih ameller işleyenlere; Allah’a karşı gelmekten sakındıkları, iman ettikleri ve salih amel işledikleri, sonra Allah’a karşı gelmekten sakındıkları ve iman ettikleri, sonra yine Allah’a karşı gelmekten sakındıkları ve iyilik ettikleri takdirde, daha önce tatmış olduklarından dolayı bir günah yoktur. Allah, iyilik edenleri sever.” (Maide 5/93)

“Kim bir iyilik yaparsa, ona on katı vardır. Kim de bir kötülük yaparsa, o da sadece o kötülüğün misliyle cezalandırılır ve onlara zulmedilmez.” (En’am 6/160)

“Şüphesiz Allah, adaleti, iyilik yapmayı, yakınlara yardım etmeyi emreder; hayâsızlığı, fenalık ve azgınlığı da yasaklar. O, düşünüp tutasınız diye size öğüt veriyor.” (Nahl 16/90)

“Şüphesiz Allah, kendisine karşı gelmekten sakınanlar ve iyilik yapanlarla beraberdir.” (Nahl 16/128)

“İyiliğin karşılığı, yalnız iyiliktir.” (Rahman 55/60)

Peygamber, mü’minlere kendi canlarından daha önce gelir. Onun eşleri de mü’minlerin analarıdır. Aralarında akrabalık bağı olanlar, Allah’ın Kitab’ına göre, (miras konusunda) birbirleri için (diğer) mü’minlerden ve muhacirlerden daha önceliklidirler. Ancak dostlarınıza bir iyilik yapmanız başka. Bu (hüküm) Kitap’ta yazılıdır.” (Ahzab 33/6)

İyilik kulun gücü, imkanı, zamanı, erişebileceği menzili ile doğru orantılıdır. Çünkü Allah kulu ne gücünün yetmeyeceği bir şeyle sınar ne de o kulun bilip şahit olmadığı bir olaya ait vebalini artırır.

Dolayısıyla kul; yakınından başlamak üzere, rastladığı, gördüğü, bildiği, temas ettiği yaşam zincirlerine, Yüce Rabbin nimet ve emanet olarak verdiklerinden başlamak üzere, yine Rabbimizin emrettiği anne-baba, yakın ve uzak akraba, komşu, dost ve iman kardeşi öncelikli olmak üzere iyilik etmekle mükelleftir.

Tevbe etmiş kullara, yolculara, muhtaçlara, İslam’a ısındırılmaya çalışılanlara iyilik, uzak akraba ve insanlara yardım ve iyilik elbet imkan nispetinde farz ve şarttır. Lakin öncelik iman kardeşliğini, aile bağlarını, toplumsal sıkıntıları çözmek adına yakın ve temastakileredir.

Zaten kulun maddi imkânı çok sayıda kula, çok uzun zaman, çok uzak menzillere kadar yetmeyecektir. Manevi yardım ise muhakkak sınırsızdır. Ama manevi iyiliklerde de sıra yakından itibaren uzaklara doğrudur ki Peygamberimiz ilk iyiliği (Kur’an ve risâlet tebliğini) yakın akrabalarından başlamak üzere yapmıştır.

O halde mü’min gördüğü, temas ettiği, duyduğu, üzerine borç ve farz olan iyiliklerden başlamak üzere, gücünün menzili, ömrünün süresi nispetinde yakından uzağa doğru iyilik saçan bir kul ve Allah dostu olmaya gayret etmelidir.

Bunun tam tersi yani hemen yakınımızda iyiliğe muhtaç bir iman kardeşi varken bizlerin çok uzaklara el atma hevesimiz faydadan çok zarar verecektir.

Ehemmiyet ve aciliyet bahsi muhakkak önem arz eder lakin komşusu açken tok yatmak nasıl mübah değilse, yakın dostu iyilik ve yardıma muhtaçken, uzak dostlara el atma gayretindeki kul da elbet yakınlarını gücendirecektir.

Bir önemli noktada şudur ki yapılacak yardım ve iyilikler o kulları ölene dek dilenci vaziyetine sokmaktan ziyade onların müşkilatlarını gidermek, kalıcı bir refaha ulaşma yollarını açmak, ilim öğretmek, kalıcı bir gelir sağlamak, manevi anlamda ise o kulu Kur’an yoluna sokacak kalıcı ortamlar hazırlamakla mümkündür. Bu elzemdir çünkü iyilikten maksat bir muhtaca onbeş yıl boyunca yiyecek vermek değil, o muhtacın müşkilatını giderip, imkanını artırıp, onu da iyilik yapar ve daha uzak halkalara ulaşır hale getirmektir.

Kul, yakın dost, komşu ve akrabalarının iyilik ihtiyaçlarını öncelikli olarak karşılamalıdır ki farzlar yerine gelsin, kafası salim olsun ve kendisinde yakınlarının da desteği ile birlikte daha uzaklara iyilik ve yardım götürecek cesaret ve isteği bulabilsin.

İyiliğin sınırı, süresi, hedef kitlesi, yaşı, cinsi yoktur. Lakin mü’min kardeşler gayri Müslimlerden, yakındakiler uzaktakilerden, acil vakalar önemsiz vakalardan muhakkak öncelikli olacaktır. Ama çok önemli bir nokta yine şudur ki iyilikten tek maksat “Allah RIZASINI KAZANMAK”tır. Başkaca tüm niyetle bu niyetin yanısıra gelse bile zarardır, nafiledir, iyiliği sevap mertebesinden indiren gafletlerdir.

Yine, bu beşeri ve başkaca beklentiler, mesela kadınlardan bir Güleryüz görmek, sıcaklık ummak gibi nedenlerle sadece kadınlara yapılıyor ve hep aynı grup kadına yapılıyorsa zaten niyet has değil, adidir.

Buradan çıkarılması gereken nokta iyilik sadece Allah rızası için yapılmalı, karşılık beklenmemeli ve yakından başlayarak uzak diyarlara doğru seyretmelidir.

İyiliğin maddi ve manevi manada olması çok ta önemli değildir. İbadetler nasıl mal ve bedene ait kısımlara bölünebiliyorsa, iyiliklerde maddi ve manevi parçalara ayrılır. hangisinin muteber ve makbul olduğunu Rabbimiz bilir. Bize düşen her fırsatta iyilik yapmak, kötülüklerden sakınmak ve Allah’a sığınmaktır.

Unutmayın! Cennete gönüllü has kullar iyiliği emretmek kadar, kötülüğü de men etmek zorundadır. Bu ikincisini yapmamak ilkini de güdük hale getirecek, en azından hasıl olacak sonuca menfi etki edecektir. Ve kötülüğü men etmek, zulme, haksızlığa karşı gelmek en büyük iyilik ve farzlardandır.

Rabbim yaptığınız ve yapacağınız iyilikleri kabul eylesin.
Rabbim kullarına çok daha fazla iyilik yapabilmeyi nasip etsin.

İyilik halkalar halinde yayılır

Bu yazıyı okudunuz mu?

vicdan

Vicdan Allah’ın kalplere koyduğu adalet terazisidir

Vicdan Allah’ın kalplere koyduğu adalet terazisidir Vicdan kalp sesidir. Dinleyene de dinlemek istemeyene de aynı ...

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir