Anasayfa / DİNİMİZ İSLAM / İSLAM AHLAKI / Izdırabı hissedebiliyor musunuz
imanilmihali.com
Izdırabı hissedebiliyor musunuz

Izdırabı hissedebiliyor musunuz

Izdırabı hissedebiliyor musunuz

Ulu ilim ve kudretine rağmen, kullarınca mülküne saygısızlık edilen Rabbimizin,
Bir hiç uğruna kesilen ağacın,
Hor görülen, dilenmek yerine insanların hakir bakışları altında çalışan çöp toplayıcısının,
Zengin çocuklar okla yeni kıyafetlerle giderken, eski ve yırtık pabuçlarla gitmek zorunda kalan kız çocuğunun,
Evin camında kırk yılda bir gelen oğlunu ve torununu gözleyen yetmiş yaşındaki dul annenin,
Acıkmış ve üşümüş yavru kedinin,
Çöpe atılmış ekmek somunlarının,
Kimyasal atıklarla kirletilen, milyonlarca balığa ev sahipliği yapan denizlerin,
Dişleri, derileri için hunharca avlanıp, etleri çürümeye terk edilen fillerin, timsahların,
Kirli hava yüzünden yaşayamayan bal arılarının,
Kirli denizler yüzünden cansız bedenleri sahile vuran on binlerce balık sürüsünün,
Eğlence olsun diye hayvanat bahçelerine kapatılan vahşi hayvanların,
Ekmek alacak parası olmadığı halde elalemin lüks arabalara verdiği milyarları duyan çocuğun,
İstemediği, kendisinden kırk yaş büyük adamla evlendirilmeye zorlanan kızın,
Okula gönderilmeyen, okuma yazmasına müsaade edilmeyen kız evladın,
Hastası ameliyattan çıkamadığı için, hasta yakınlarınca hastane önünde katledilen doktorun,
O mübarek şehit evladının, o mukaddes şehidin eş ve çocuklarının, anne ve babalarının,
Masumken iftira ile suçlanarak hapse atılan yedi çocuk babasının,
Sokak ortasında dövülen kadının,
Eski eşi ile barışmadı diye çocukları ile birlikte bıçaklanarak öldürülen kadının,
Patronun daha fazla kar elde etmek için işten çıkardığı yeni evli işçinin,
Sokaklarda işsiz gezen binlerce üniversite mezunu gencin,
İş emniyeti alınmadığı için hayatını kaybeden asgari ücretli çalışkan madencinin,
Otobüs beklerken, ehliyetsiz şımarık şoför tarafından ezilerek ölen kadının,
O buzlu soğuk kış gecelerinde yakacak bir kucak odun olmadığı için evlatlarının gözüne bakamayan aile reisinin,
Tencereye et koyamadığı için iki patates ile evine yemek yapan kadının,
Birileri evcil kedi ve köpeklere ayda bir milyar harcarken, evine 300 TL götüremeyen babanın,
İlkokula kayıt parası veremediğinden aşağılanan fakir öğrencinin,
Buz gibi havada üç kuruş ilave maaş için inşaatlarda çalışıp, tenekedeki ateşle ısınan emekli öğretmenin,
Kendileri yedi evlat yetiştirdiği halde, yedi evladı kendisine bakamadığından sürünen yaşlı karı-kocanın,
Evlatları lüks ve sefa içinde yaşarken, kendileri fakirhanelerde yaşayan yaşlıların,
Hastaneye parasızlık nedeniyle gidemeyenlerin,
Akşam pazarlar kapanırken, tezgahlarda artanları kapmak için yarışan koca koca adamların,
Çöplerde mukavva, teneke, şişe toplamak zorunda kalan, hasta yaşlı ailelerin,
Yurtları teröristlerce mesken edinilmiş ilçe sakinlerinin,
Oğlunu öldüren adamın af ile serbest bırakıldığını öğrenen annenin,
Kenara itildiği için okunmayan, okunsa da anlaşılan dille okunmayan Kur’an’ın,
Aklında binbir fitne ve hainlik ile secde edenleri seyreden cami duvarlarının,
Tesbih etmeyen, zikretmeyen insan kulları gördükçe kahrolan tabiat ve mahlukatın,
Dinden bahsedip, dine uygun davranmayanların mağdur ettiği Müslümanın,
Dini binlerce parçaya bölenleri görüp göz yaşı döken mü’minin,
Değiştirilen, parçalanan, batıllaştırılan İslam’ın,
Kaybolan insanlığın, yok olan merhamet hissinin,
Nefse tabi olan kulları görüp söz geçiremeyen kalbin,
Dur durak bilmeden çalışırken, kahvelerde sabahlayan insanları görüp içerleyen karıncanın,
Şeytana tabi, batıla meyilli, münafıklığa müsait insanları görüp fesuphanallah çeken yaşlı Kadir amcanın,
Peygamberin örnek ahlakı yerine, batının empoze ahlakını esas alan öğrencilerine söz geçiremeyen öğretmenin,
Üç kuruş faturayı zamanında yatıramadığı için elektiriği kesilen ailenin ders çalışamayan çocuklarının,
Yok yere, rant uğruna kesilen milyonlarca ağacın,
Piknik sonu söndürülmeden bırakılan ateşle çıkan yangında yok olan ormanların,
Ormanlar yanarken içinde yaşayan mahlûkatın çıkardığı korkunç sesleri duymamak için kulaklarını kapatarak göz yaşı döken çaresiz orman memurunun,
Kur’an okurken, İslam’ın bugününe, iman kardeşlerinin kavgasına içerleyen Müslümanın,
Tarla ilaçlanırken kendisi de hiç zararı yokken ölüme mahkum edilen yüzlerce haşeratın,
Halka pahalı satmak için mahsulü stoklayan üretici ve aracılar yüzünden evine sebze, meyve götüremeyen yoksulların,
Otobüs bileti alamayacak durumda olduğu için işe yürüyerek gidip gelenlerin,
Fakirliği ve onuru tercih edip, harama uzanmayan ama ekranlarda sayısız haramzadeyi para içinde yüzer görüp nefsiyle kavga eden adamın,
Göz zinasından, gözle haram işlemekten korktuğu halde sokaklarda açık saçık kıyafetler yüzünden başı önde yürümek zorunda kalan adamın,
Hacıya gidip dönen, ama doğru yola bir türlü dönemeyenleri görüp kahrolan adamın,
Satın aldığı pirinçte avuç dolusu taş çıktığı için dükkan sahibine lanet etmemek için kendisini tutan adamın,
Emekli maaşını yeni çekmişken, 15 yaşında çocuk hırsız tarafından soyulan Mahmud amcanın,
Trafikte karşıdan karşıya geçmek için saatlerce bekleyen ve kimsenin yardım etmediği Züleyha teyzenin,
Otobüste ayakta duracak takadi olmadığı halde gençlerin yer vermediği Mualla teyzenin,
Kendisi açken, çocuklarına yediren, yemediği için sütü kesilen annenin,
Evladının istediği dondurmayı alamayacak kadar fakir babanın,
Bayram tebriği veya ziyaret yerine cep telefonuna bayram mesajı gelen Yusuf amcanın,
Ekranlarda sucuk reklamı seyredip yıllardır sucuk yememiş olanların,
Yol kıyısında binbir zahmetle yaşamaya çalışırken, sırf zevk olsun diye koparılan çiçeğin,
Kuyruğu kesilen kedinin, ayağına tekme atılan köpeğin,
Çöpe atılan ekmeklerin, eskimeden atılan pahalı elbiselerin,
Hayırlar ve bereketler yerine kumara yatırılan paraların, nafaka ve rızıkların,
Kendisi görevini milyonlarca yıldır aksatmadan yaparken, tesbih ve secde etmekte özensiz davranan insanları gören güneşin,
Zevk olsun diye ezilerek hunharca öldürülen karıncaların,
Afrikadaki, Ortadoğudaki, Asyadaki fakir ve hastalıklarla boğuşan Müslümanların,
Vatanında yaşayamadığı için Avrupa’ya geçmeye çalışırken botla açıldığı denizde üç yavrusunu kaybeden annenin,
Mahkemece 70 yaşındaki adam (!) hafifletici sebeplerle serbest bırakıldığı için gözyaşı döken tecavüze uğramış on beş yaşındaki kızın,
Vergi kaçıran patronu daha çok kazansın diye ölümü göze alıp az maaşla didinen adamın,
Kendisi ayda ancak bir kilo et alabiliyorken, sendika başkanının kurşun geçirmez mersedeslerle gezdiğini gören sendikalı işçinin,
Dini sadece örtünmekten ibaret sanan cahil imansızların ahiretteki halinin,
Müslümana kurşun atma emrini veren gafillerin, bomba tuzaklayanların cehennem ateşi başındaki hallerinin,
Parasızlık uğruna organlarını satmak zorunda kalan adamın,

VE DAHA NİCELERİNİN” IZDIRABINI” HİSSEDEBİLİYOR MUSUNUZ?

Çünkü hissedemiyorsanız…sorununuz var demektir!
Izdırabı hissedebiliyor musunuz

Bu yazıyı okudunuz mu?

vicdan

Vicdan Allah’ın kalplere koyduğu adalet terazisidir

Vicdan Allah’ın kalplere koyduğu adalet terazisidir Vicdan kalp sesidir. Dinleyene de dinlemek istemeyene de aynı ...

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir