Anasayfa / İMAN ESASLARI / Ahirete iman / Kabirde sorulacak sorular
imanilmihali.com
Kabirde sorulacak sorular

Kabirde sorulacak sorular

Kabirde sorulacak sorular

Doğrusunu Allah bilir ancak kul ahirette hesap ve mizana tabi tutulacak ve bu ilk önce kabirde başlayacaktır. Kabre giren merhumlara, Rabbimizce zaten malum olan soruların imana ait ve şunlar olması kanaati hakimdir.

* Rabbin kimdir?
* Dînin nedir?
* Size peygamber olarak gönderilen kişi kimdir?
* Sana bunu bildiren nedir?

Bu sorularla kulun Allah, İslam, Hz. Peygamber ve Kur’an ile alakalı doğru cevapları verebilmesi bu dünyada yaşadığı ve inandığı değerler ile alakalıdır. Mü’min bunlara gönül rahatlığı ile cevap verirken kâfirler cevap veremeyecektir. Nitekim sorgu sonunda Rabbimiz veya görevlendireceği melekler vasıtasıyla kula bunların zaten bilindiği haber verilecek ve ahiret hayatına yönelik azap veya müjde o kabirde o anda başlayacaktır.

İman bahsinden sonra amel ile de ilgili sualler olacaktır. Abdullah b. Mes’ud’un rivâyet ettiği hadiste, Peygamberimiz şöyle buyurmuştur:

“Âdem oğlu, kıyâmet günü beş şeyden (hasletten) sorguya çekilmedikçe Rabbinin huzurundan ayrılamayacaktır: Ömrünü (hayatını) nerede harcadığından, gençliğini (gençlik yıllarındaki güç ve kuvvetini) nerede kaybettiğinden, malını nereden (helâlden mi, yoksa haramdan mı) kazandığından ve nereye (Allah’a itaatte mi, yoksa Allah’a isyanda mı) harcadığından, bildiği ile amel edip etmediğinden (yaşayıp yaşamadığından).” (Tirmizî, hadis no:2422, Elbânî, “Sahîhu Ebî Dâvûd’, hadis no:1969’da hadisin hasen olduğunu belirtmiştir.)

Yine Ebu Hureyre’den rivâyet olunduğuna göre, Peygamberimiz şöyle buyurmuştur:

“Şüphesiz ki insanların kıyâmet günü amellerinden hesaba çekileceği ilk şey, namazdır. Rabbimiz celle ve azze -bildiği halde- meleklerine şöyle buyurur: ‘Kulumun farz namazına bakın!’ Tam ve doğru olarak mı, yoksa noksan olarak mı kılmıştır? Eğer tam ve doğru olarak kılmışsa, kendisi için tam kılmış olarak yazılır. Yok eğer namazından bir şeyi noksan olarak kılmışsa, (Allah -azze ve celle-) şöyle buyurur: ‘Kulumun nâfile namazları var mı ona bakın!’ Eğer nâfile namazları varsa, (Allah -azze ve celle-) şöyle buyurur: ‘Kulumun noksan olan farz namazını, nâfile olan namazıyla tamamlayın!’ Sonra diğer amelleri de noksan olarak yapmışsa, o ameller de nâfile amellerle tamamlanır.” (Ebu Dâvûd, hadis no:864, Elbânî, “Sahîhu Ebî Dâvûd’, hadis no:770’de hadisin sahih olduğunu belirtmiştir.)

Öte yandan kıyâmet günü bütün ümmetler (topluluklar), kendilerine gönderilen peygamberlerin dâvetlerine icâbet edip etmediklerinden sorguya çekileceklerdir. Kur’an’ı hayat dışına iten, okumayan, anlamadan okuyan toplumlar utanç ve günahı kabirden itibaren yaşamaya başlayacaktır.

Nitekim Allah Teâlâ bu konuda şöyle buyurmuştur:

“O gün (kıyâmet günü), (Allah Teâlâ) onları çağırarak: (Size gönderdiğimiz) peygamberlere ne ile cevap verdiniz (onların dâvetini/çağrısını kabul ettiniz mi)? diyecektir.” (Kasas Sûresi: 65 )

Bu yazılanların gayba ait olması nedeniyle ve gaybı bilen sadece Allah olduğundan doğruluğu elbet tartışmalıdır lakin İslam’ın üç temel ayağına yani iman, ibadet ve ahlaka yönelik düşünce, huy, amel ve niyetlerin kısaca sorgulanmasının kabirde yapılacağını düşünürüz. Allah ve dostları hakikati bizden iyi bilendir. Bu sorgunun öğrenmek istemek maksatlı değil, kula itiraf ettirmek maksatlı olacağı şüphesizdir.

Sorgu akabinde ise kıyamete kadar sürecek süreçte kul günah ve sevaplarının çokluğuna göre cehennem azabı ile korkutulacak ve endişeli bir bekleyişe başlayacak ya da cennet müjdesi ile müjdelenerek sabırsızca kıyametin kopmasını dileyecektir. Cehennemlikleri sıkıntı ve acı nedeniyle uyku tutmaz iken, kabirleri dar, karanlık ve sayısız mahlûkatla dolu olacaktır. Cennetliklerin kabirleri ise geniş, ferah olacak ve onlar meleklerce derin ve güzel bir uykuya sevk edilecektir.

Kulun kabirde sorulacak sorulara doğru cevap verebilmesi ancak bu dünyada hissetmesi, bilmesi ve gereğini yapıyor olması ile mümkündür.

Çünkü yine kabirde hayat sınavı için kula emanet olarak verilen; aklın, gençliğin, bedenin, zamanın, bahşedilen tüm nimetlerin nerede, nasıl, ne gaye uğruna tüketildiği de sorulacaktır. Bunlar verilecek cevaplarda, nefis hesap görücü olarak yetecek ve kul vicdanı ve pişmanlığı ile başbaşa kalacaktır.

İşte o zaman kul, dünyevi istek ve arzular uğruna tükettiği ömürde, doğru ve dürüst işleri görmezden gelip haylazlık ve aymazlıkla geçirdiği boşa geçen her saniye ziyanda olduğunu daha iyi anlayacak ama çok geç olacaktır.

Rabbim bizleri doğru yola iletsin.
Rabbim kabir sorgumuzu kolaylaştırsın, günahlarımızı bağışlasın.
Rabbim hayal ve tasavvur ettiğimiz sorgu faslı hakkında benzetmelerimiz ve öngörülerimiz için bizlere günah yazmasın.
Rabbim fani kullarını imana, ibadete, güzel ahlak ve salih amele ulaştırsın.

Amin!

Kabirde sorulacak sorular

Bu yazıyı okudunuz mu?

Müsterih olmak kimin hakkıdır

Müsterih olmak kimin hakkıdır

Müsterih olmak kimin hakkıdır Müsterih olmak; vicdanı rahat, huzurlu, esenlik ve kurtuluştan inşallah emin, güvende, ...

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir