Anasayfa / BAŞ YAZILAR / Kadere iman etmek nedir
imanilmihali.com
Kadere iman etmek nedir

Kadere iman etmek nedir

Kadere iman etmek nedir

Kadere iman; hayır ve şerrin Allah’tan geldiğini bilmek, Yüce Allah’ın zaman öncesi ve sonrasını gördüğünü ve bildiğini kabul etmek, kaderin alın yazısı, kazanın kaderin hayata geçtiği andaki adı olduğunu bilmek, kader hakkında bildiklerimizin ayetlerle sınırlı olduğunu kabullenmek, ilahi iradenin yanısıra kullanmakta olduğumuz cüzi irade sebebiyle yaptığımız şeylerin sorumluluğunun bizde olduğunu kabullenmek, Yüce Allah’ın bize istemek ve yapmakla ilgili isteklerimize rıza gösterip güç vermesinin sorumluluğumuzu azaltmayacağını bilmek, Allah’ın sonucu biliyor olmasının (bizler bilmediğimiz için) bizi ve olayları o şekilde yarattı anlamına gelmediğini bilmek, Yüce Allah’ın kaderinin aslen ölçü ve nizam olduğunu anlamak, gücümüz ve imkanımız dışındaki olayların sınavın bir parçası olduğunu anlamaktır.

Kadere iman, Allah’a karşı boyun büküklüğü, ilahi düzene itaat, yaratılış hukukuna rıza demektir.

Kadere iman, yapmakta olduğumuz tercihlerde hür olduğumuzun, vebal ve sonuçların da sadece bize ait olduğunun bilinmesidir.

Kadere iman, oku atanın biz olmadığımızın bilinmesidir.

Kadere iman, dünyanın, kainatın, toplumların ve kişilerin kaderi olduğuna inanmak, yaptığımız her hareketin diğer kaderlere de etki ettiğinin farkında olmaktır.

Kadere iman, elimizde olmayan ilahi müdahalelere, tabiat olaylarına rıza ve tahammül göstermek, şükür ve dua ile sadece Yüce Allah’tan istemektir.

Kadere iman, elimizde olan tercihlerde helal ve hak olan, doğru ve temiz olanlara yönelmek, toplumun kaderini de Kur’an istikametinde değiştirmeye çaba göstermektir.

Kadere iman, akibetimizi bilen (ama bizim bilmediğimiz) Yüce Allah’a bizlere iman vermesi, affetmesi, nefsimizi temizlemesi için yalvarmaktır.

Kadere iman, kaza ve belalarda sabırla dua etmek, sevinçlerde şükretmek demektir.

Kadere iman, dünya sınavının ara durumlarına göstereceğimiz sabır, üreteceğimiz niyet ve yapacağımız amellerimizin Allah rızası doğrultusunda şekillenmesi gerektiğine inanmaktır.

Kadere iman, bizden başka ve büyük kaderlerin bir parçası olarak sınava tabi olacağımıza, kendi kaderimizin baştan sona kötülükle mücadele ve iyilik üretmekte yarışla geçmesi gerektiğine dair inancı yaşatmaktır.

Kadere iman, kötülüğe ve şerre rıza göstermek değil, şeytanla ve şeytanın işbirlikçileri ile cihat etmektir.

Kadere iman, sadece Allah’a teslimiyette ve iyi ve güzel olana rıza göstermek demektir.

Kadere iman, tevbe, sabır, dua ve şükür demektir.

Kadere iman, Yüce Rabbimizin bizler için yarattığı ara durumlar ve sebepleri kabullenmektir.

Kadere iman, Yüce Allah’ın ilahi nizamın devamı ve selameti için hayata yaptığı müdahalelere rıza göstermektir.

Kadere iman, aklı kullanmak, kalbe müracat etmek demektir.

Kadere iman, Yüce Allah’ın sadece yarattığına değil aynı zamanda yönettiğine de inanmaktır.

Kadere iman, bir şeyin olabilmesinin ve hayat hakkı tanınmasının sadece Allah’ın iradesi ile olduğuna inanmaktır.

Kadere iman, Yüce Allah’ın, ezelden ebede kadar olacak bütün şeylerin zaman ve yerini, özellik ve niteliklerini, sonsuz ilmiyle bilip takdir ettiğinin kabulüdür.

Kadere iman, insanın, hayır ve şerrin, iyi ve kötünün, evrendeki her şeyin Allah’ın (c.c) bilmesi ve yaratması ile olduğunu kabul etmesidir.

Kadere iman, Yüce Allah’ın kimseye gücünün üstünde yük yüklemeyeceğini bilmektir.

Kadere iman, akıl ve özgür irade sahibi insanın karşılaştığı zorluklar karşısında ümitsizliğe kapılıp “kaderim böyle” diyerek başarısızlıklarının, sıkıntılarının sorumluluğunu kadere yükleyememesidir.

Kadere iman, dinimizin bildirdiği sebeplere yapıştıktan, akıl ve kalp ile Kur’an istikametinde yürüdükten ve çaba gösterdikten sonra neticeyi sebeplerden değil, sebepleri yaratandan beklemek demektir. (Tevekkül)

Kadere iman, değiştirilmesi insan gücünün dışında olan üzücü olayları, ezelde takdir edilmiş bilip, üzülmemek, Allahü teâlâdan geldiğini düşünerek seve seve karşılamaktır.

Kadere iman, Yüce Allah’ın sebepleri yarattığına, biz aciz kulların cüzi irademizle tercihler yaptığımıza, bu tercihler için tek rehberin Kur’an olduğuna, tüm tercihlerimizin sonuçlarından zerrece istisna olmadan sorumlu olduğumuza, gücümüzün yetmediği kötülüklere karşı elle değilse dille, bunada gücümüz yetmezse kalple karşı koymak gerektiğine, iyilik ve doğruluğun dünya hayatına egemen olmasına gayret etmenin Allah’ın fıtratında yazılı olduğuna inanmaktır.

Kadere iman, kötülüğe sessiz kalmamak, Allah yolunda şer ve şeytanla mücadeleden geri kalmamaktır.

Kadere iman, fıtratta Yüce Allah’a verdiğimiz, Fatiha ile her rekatta tekrar ettiğimiz ahdimize sadık kalarak, sadece Allah’a teslim olmak ve ilahi iradeye boyun eğmektir.

Bu yazıyı okudunuz mu?

Dokuz Eylül sadece İzmir’in kurtuluşu değildir

Dokuz Eylül sadece İzmir’in kurtuluşu değildir

Dokuz Eylül sadece İzmir’in kurtuluşu değildir 9 Eylül 1922, Kurtuluş savaşının Batı cephesinde 26 Ağustos ...

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir