Anasayfa / İMAN ESASLARI / İman damlaları / Kalbin sessiz çığlıkları
imanilmihali.com
Kalbin sessiz çığlıkları

Kalbin sessiz çığlıkları

Kalbin sessiz çığlıkları

Kalp, sadece bir et parçası değil, kan dolaşımını sağlayan bir organ değil, içinde mucizeleri ve sevgileri barındıran, daha birçok bilemediğimiz güzelliklere ev sahipliği yapan bir hazinedir.

Vicdan, merhamet, sevgi, iman, iyilik, fazilet, hikmet, hidayet, teslimiyet burada filizlenir.

Bedenimizden gayri bize ait olan ne varsa ve bunlar bedenin bir yerinde konuşluysa muhakkak o yer kalptir.

Gayb gibi ruhun bilgisi de gizlidir. Nefsin de nerede, nasıl olduğunu bilemeyiz ama biliriz ki bunlar da beden de bir mekan arasalar muhakkak kalbi seçer.

Bedenin sekiz kapısı vardır. Yedisi hem cennete hem cehenneme açılır. kalbin kapısı ise sadece cennetlere açılır.

Çünkü kalp biz istesek te kötülükleri barındırmaz, sürekli kendisini temizlemeye gayret eder ve Allah kalpleri temizleyen, nefisleri temizleyendir.

Allah aynı zamanda kalpleri mühürleyen, gözleri kör, kulakları sağır edendir ki işitmesinler, görmesinler ve imana temas edemesinler.

Allah’ın ayetlerini gören göz sadece kalptir.

Her türlü iyilik ve güzelliği fıtrattan itibaren bünyesinde sıcacık tutan kalptir.

Cennet ahlakına ait ne varsa, imanın güzelliğine, İslam’ın samimiliğine ait ne varsa kalptedir.

Şer, çirkin, adaletsiz, zalim, haram olanlar ise nefsin, şeytanın, aklın oyunudur.

Kalp bu çirkinlikleri üretmez, üretemez ama şahit olur. Aklın ve bedenin yaptığı iğrençlikler kalbe eziyet verir. Kalp sessiz çığlıklar atar.

Kalpsiz dediğimiz insanlar işte bu çığlıkları duyamayan, duymak istemeyenlerdir.

Kalp, her çirkin şeyde, karanlık ta, ahlaksızlık ta, Rabbimizi gücendirecek en ufak bir şeyde kanlı gözyaşları döker.

Sızlanmaları semalara yükselir de melekler şahit olur. Ama akıl, isyankar ve uslanmaz haldedir.

Akıl, kendisine ilahi öğretilenlerin izindeki kalbin aksine, yaşayarak gördüklerinin, ispat edebildiklerinin, kitaplarda okuduklarının esiridir.

Akıl, organları, uzuvları yönlendiren elektrik jeneratörüdür ki uzuvlar kalbin sessiz çığlıklarını duyduğu halde akla itaat etmek zorundadır. Çünkü elektrik oradan gelir ve sinirler karşı koyamaz.

Kalp, üzerine yapışan pislikleri temizlemeye, kanını emen şeytanları söküp atmaya, kula hayrı ve iyiliği fısıldamaya çalışır bedene. Aklı iknaya, uzuvları salih olanlara yönlendirmeye gayret eder.

Beden acılara, soğuklara mukavimdir. Ama kalp en ufak haksızlıklarda, eziyet ve imansızlıklarda kahrolur. Mana veremez. Kulun nasıl olur da akla uyup, hangi akılla, sırat-ı müstakimden ayrılıp dikenli yollara dalmaya çalıştığını anlayamaz. Kanlı gözyaşları döker. Rabbe yalvarır, beden için kul için iman ister, nefis temizliği ister.

Hz. Yusuf Peygamberin sebatını, Davut peygamberin sabrını, Eyyüb peygamberin direncini, İbrahim Peygamberin imanını, İsmail Peygamberin teslimiyetini, Peygamberimizin din adına verdiği her şeyi ister kalp.

Akıl ise nefsin oyuncağı, bilimin kandırılmış çocuğu, şirkin satın alınmış ruhudur.

Toplum, örf, gelenek, kanun, alışkanlık adına yaratılan beşeri kurallar akıl için elzemken kalp için hiçbir şey ifade etmez. Çünkü kalp sadece imanı ve Kur’an’ı bilir. Kalp, biz daha doğmadan bize öğretilenlerden başkaca öğrenecek bir şey olmadığına ikna olmuş haldedir.

Kalp bilir ki insan eliyle yapılan en nadide eserler, en modern bilgiler, en kuvvetli sezişler bile ilahi kudret ve ilmin yanında bir hiçtir. Aslolan hakikat ilahi sistemdir. Adalet esas, hukuk fanidir. Güzellik hak, çirkinlik abestir.

Kalp hepsini bilir de…sahibine çoğu zaman söz geçiremez.

Sahibi, şehvetin, hırs ve kibrin, çıkar ve menfaatin oyuncağı olmuşken, koşa koşa tevhidden uzaklaşıp şirke ulaşmaya çalışıyorken kalp çırpınıp durur. lakin kul şeytana esir, tevhide düşman, imana zıt hale gelmişse, kalp kömür gibi kapkara olmuşsa, akıl iblisin eline geçmiş, esir düşmüşse…kalp beyhude çırpınır, çırpınır ve bir süre sonra mücadele etmeyi keser.

Kanlı gözyaşları içinde suskunluğa sarılır derinden ve o vakit kalp bir daha açılmamak üzere Yaratan tarafından mühürlenir. Nefis koyu karanlık pisliğinde, akıl morfin almış uyuşukluğunda et yığını olarak yaşarken, kalp kan pompalamaktan gayri bir şey yapmaz ve ilahi emirle gelecek eceli bekler nemli göz yaşlarıyla.

Mü’min kalbinin, ilk hıçkırıklarını bile duyabilendir. O, kalbini üzmemek adına dünyayı karşısına alabilen, kalbinde Allah sevgisinden daha yüce bir sevgi beslemeyendir.

Mü’min aklını, kalbin emrine verebilen, kalbi esas alan, vicdanlı, merhametli, namus ve haysiyetli kuldur.

Mü’min kalbindeki en ufak karalık ve pislikleri temizlemesi için Rabbine sürekli dua edendir.

Mü’min aklını değil, kalbini kullanandır.

Mü’min, kalbi sessiz çığlık atan değil, inşallah sevinç kahkahaları atacak olandır.

Kalbin sessiz çığlıkları

Bu yazıyı okudunuz mu?

İman, mü’minin her şeyidir.

İMAN ETMEK İÇİN İLK ADIMLAR

İMAN ETMEK İÇİN İLK ADIMLAR İnandığımızı iddia ederken yerine getirmediğimiz mükellefiyetler veya hepten inanmadığımızı beyan ...

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir