Anasayfa / DİNİMİZ İSLAM / DİNİMİZ / Kelime-i tevhid
imanilmihali.com
Lâilâhe illallah Muhammedun Rasûlüllah

Kelime-i tevhid

Kelime-i tevhid

Tevhid kelimesi denen ve Kelime-i Şehadet’le sıklıkla karıştırılan bu ifade şirke ve küfre savaş, batıla ve şerre cihad manasına verilen sözdür ki Allah’ı birleyici ve Hz. Peygamberi dinin Peygamberi kabul edicidir.

Kelime-i Tevhid: “Lâilâhe illallah Muhammedun Rasûlüllah” demektir. Anlamı: “Allah’tan başka ilah yoktur. Muhammed (sav) Allah’ın peygamberidir.”

Bu cümle içerisinde diğer tüm ilahları reddetmek, sadece Allah’ı ilah kabul etmek ve Hz. Peygamberin Yüce Allah’ın din adına seçtiği nebilerinden birisi olduğunu kabul vardır.

Tevhid cümlesine benzer bir de şehadet cümlesi vardır ki ilk bakışta aynı sonuca çıkar görünür lakin aralarında büyük farklar vardır ki bunlar dikkatlerden kaçmamalıdır.

Birinci fark, Hz. Peygamberin kul olduğu yani bir insan olduğu cümlesi şehadet cümlesinde yer alırken, tevhid cümlesinde yer almaz.

İkinci fark, tevhid cümlesinde şehadet yok, şehadet cümlesinde vardır.

Üçüncü fark, şehadet cümlesinde Hz. Peygamber İslam’ın peygamberi olarak kabul edilirken, tevhid cümlesinde Allah’ın peygamberlerinden birisi olarak anılır.

Dördüncü fark, İslam’a girmek için şart olan Kelime-i tevhid değil, KELİME-İ ŞEHADET’tir.

İnternet siteleri ve bazı yazılı eserlerde bu kavram karmaşasına sıkça rastlanmakta, Kur’an’dan uzak mü’minler iki cümleyi aynı şey kabul etmektedir. Muhakkak esas olan kalbin sesidir ve Yüce Allah bu sesi duyar lakin aradaki bu muazzam farklar yok kabul edilir veya önemleri küçümsenirse akaid asla tamam olmaz.

İslam ile tevhid nasıl birbirinden ayrı güzellikler ise ve İslam nasıl tevhidin bir parçası ise bu iki cümle ile ifade edilen de odur. Doğrusunu Allah bilir, kalpleri ve niyetleri bilen Allah kulun niyet ve maksadını en iyi bilendir. Lakin kalpten gelen seslerin dudaklardan dökülmesindeki gaye de inancın topluma yayılması ve iman kardeşlerinin o sesle o kula ısınmasıdır.

Tevhid ve İslam’a gönül verenlerin bu ayrımı iyi yapması, dillerden dökülenlerin kalpten geçenlerle aynı olmasını temini gerekir.

Bu yazıyı okudunuz mu?

Kur’an İslam’ına dönüşün hala vakti gelmedi mi

Kur’an İslam’ına dönüşün hala vakti gelmedi mi?

Kur’an İslam’ına dönüşün hala vakti gelmedi mi? Derin Asr-ı Saadet özlemiyle yanıp tutuşurken, tevhid yolunda ...

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir