Anasayfa / ALLAH (cc) / Kişileri Rab edinmek
imanilmihali.com
Kişileri Rab edinmek

Kişileri Rab edinmek

Kişileri Rab edinmek

Müslüman dünyası Kur’an’dan bir hayli uzaklaştığı için Rabbimiz Allah rahmetini esirgemekte, gazabını tattırmakta ve rızkını kısmaktadır. İslam’a tabi olmakla övünen büyük kesimler çoğu zaman farkında bile olmayarak kişileri rab edinmekte ve şirke batmaktadır. Yazık ki şirk Allah’ın affetmeyeceğini bildirdiği tek suçtur.

Yazıda kişiler ve makamlar değil mantıklar ve hissiyatlar anılarak, felsefi olarak hata ve doğrular yansıtılmaya çalışılırken hiçbir kimse veya kesim hedef alınmamıştır. Zaten bu haddimize de değildir. Çünkü imanı ve imansızlığı bilen sadece Allah’tır. Lakin satırlardaki ısrarla niyetimiz, Müslüman camiayı henüz azınlık olan bu müşriklere karşı uyarmak ve kalpleri Allah yoluna davet etmektir.

Ey iman edenler! Peygamberimizin Hristiyanların “biz rahipleri rab edinmemiştik ki nasıl şirke düşmüş oluruz?” sorusuna hitaben verdiği şu cevaba dikkat edin;

“Sizler onların helallerini helal, haramlarını haram kabul etmiyor muydunuz? Ediyordunuz. O halde onları Rab edinmiştiniz!”

Yani bir Rabbimizin değil bir kulun veya varlığın emir ve isteklerini kabullenmek, teşvik ve yasaklarına uymak, o kişinin doğru ve yanlışlarını aynen benimsemek, bunu yaparken ilahi sistem ve dini yok saymak, ayetleri önemsememek o kişi veya varlığı rab edinmek demektir.

Şimdi herkes “biz kimsenin kulu değiliz, Allah akıl vermiş, biz kendimiz doğruyu yanlışı biliriz, dolayısıyla kimseyi de rab edinmiş değiliz” diyecektir. Haklısınız. Siz rab edinmeyi istemediniz. Ama o kadar cahil, nankör ve bencilsiniz ki o illete istemeden bulaştınız. Lakin istemeden de bulaşsanız bu illetin vebalini mutlaka çekecek ve cennetlerden mahrum kalacaksınız.

Masum ve habersiz iseniz, bilmeden, gerçekten istemeyerek o işe bulaştıysanız Rabbim elbet rahmet şerbetinden size tattıracaktır. Lakin bilmemenin de, Kur’an okumamanın da elbet bir cezası olacaktır.

O gün mahşerde şefaat beklerken, okumadığınız Kur’an’ı size hidayet rehberi olarak gönderen Rabbimizin yüzüne nasıl bakacaksınız?

O gün Peygamberimizin uğrunda savaşlar yaptığı, açlık ve acılara katlandığı İslam’ın belkemiği hadislere, ayetlere, sünnetlere değer vermeyip, birilerinin sizi yönlendirmesine ve köleleştirmesine sessiz kaldığınız için hangi yüzle Peygamberimizden şefaat umacaksınız?

Sizler, şirke batmakla kâfirlerden de, münafıklardan da daha aşağılıksınız. Çünkü siz Rabbimizin üstüne ilahlar kabul ettiniz, Rabbimizin yanına ortaklar atadınız, siz rızkı verenin Allah olduğunu unutup Allah’a şükretmek yerine kişilerin eteklerini öptünüz. Sizler iki rekât namaza üşenirken o kişilerin eteklerinde açılıştan açılışa koştunuz, mevki ve makam uğruna, oğlunuzu işe soksunlar diye, hak etmediğiniz aylığı bağlasınlar diye, tayininiz istediğiniz yere olsun diye yalanlar, numaralar, hileler yaptınız.

Onlar istedi diye beyazlar giyip, onlar istedi diye karalar kuşandınız. Onlar istedi diye gülüp, onlar istedi diye timsah gözyaşları döktünüz. Sizler Kur’an’dan bihaber onlarla bir olup adaleti, samimiyeti, İslam’ı değersizleştirdiniz, sizler para babalarına yaranmak için acındırdınız, o kişilerle birlikte haksızlık ettiniz, zulmettiniz, ötekileştirdiniz.

Sizler, varlık ve kişilerin rica ve temennilerini hatta işaret veya imalarını emir telakki edip kan ve göz yaşı döktünüz. Sizler, onların içme dediklerini içmediniz, yeme dediklerini yemediniz. Sizler kazanmak uğruna çabalarken paylaşmayı reddettiniz. Sizler hakikati bilirken insanlara anlatmadınız. Sizler dine zarar verip, İslam’ı sulandırıp, kardeşi kardeşe kırdırdınız.

Sizler sokaklarda, gazetelerde, ekranlarda yalanı, inanmadığınızı, hak olmayanı inatla savundunuz, halkı peşinizden sürüklediniz. Sizler hırsızlığa, yolsuzluğa, hortuma, kamu malı talanına sessiz kaldınız. En masum vicdanları hapsederken o kişilere yaranmaya çalıştınız.

O kişileri ilah yerine koyup iman ettiniz, sözler verdiniz, ahitte bulundunuz. O ilahlara kurbanlar verdiniz, o ilahlar uğruna göçler ettiniz, oruçlar tuttunuz, defalarca haclara, umrelere gittiniz, sayısız maun ihlali yaparak riya namazı kıldınız. Sizler cuma namazlarında halkla aranıza kırmızı kurdele çekecek kadar farklılaştınız.

Sizler ilahlardan aldığınız güç ve ilhamla büyüklenip, daha da kibirlendiniz.

Sizler, sayısız kişileri, sayısız ilahlarla denkleştirip, askeri, ekonomik, siyasi, sanatsal, bilimsel, şiirsel pek çok ilah yarattınız ve onlara tabi oldunuz.

Evleriniz putsuz ama gönülleriniz putlarla dolu cahiliye Kabe’sine döndü.

Sizler, kendi yarattığınız, ilahlarınızın yarattığı dine uydunuz, Allah’ın dinini terk ettiniz.

Sizler, kişi ve varlıkları rab edindiniz.

Sizler şeytanlara, firavunlara, zalimlere, haksızlara omuz verirken, yere düşen ekmek savaşçılarına tekmeler savurdunuz, yaşlı analara hakaret ettiniz, el açanlara “Allah versin” dediniz.

Siz haksız kazandığınız rızıkları paylaşmayı, infak etmeyi düşünmediniz bile. Sizler, bu güç ve parayı kötülüklere harcadınız, kötülüklerde yarıştınız, kötünün kötüsü oldunuz.

Sizler sadece kendinizi değil size tabi yüzlerce insanı da sizin gibi ettiniz. Onları da aynı narkoza alıştırıp morfinsiz yaşayamaz kıldınız. Güç ve para tutsaklarından kurulu ordularınızla hükmettiniz, bozgunculuk yaptınız.

Ağzından “Allah” sözünü düşürmeyenleri Allah ile, parayı düşürmeyenleri para ile satın aldınız, kandırdınız.

Sizler, yöneticiler, halkı bu zalimlere karşı uyandırmadınız. Sizler, din adamları, halak diyanet görevi yapamadınız, dini sevdirip tanıtamadınız. Sizler, önder ve ileri gelenler, halkı şirke giden yollarda yalnız bıraktınız, elinden tutup çıkarmadınız.

Sizler, aydınlar, halkı Yahudi mezalimine, emperyalist ve kapitalist güçlere karşı yeterince savunamadınız, halka paraya tapmamayı öğütleyemediniz, siyon yılanını halka anlatamadınız.

Sizler, birilerinin dediğini yapıp, demediğini yapmadınız.
Sizler, birilerinin ye dediğini yiyip, demediğini yemediniz.
Sizler, Allah’ı bırakıp birilerine ilah muamelesi yaptınız.
Kandınız, kandırdınız.

Şirke battınız, arkanızdan gelenleri de şirke bulaştırdınız.

Sakın, o kişileri dost bilip, biz onları rab edinmedik demeyiniz. Çünkü kalpleriniz kazınsa, teninizin altına bakılsa, dilinizin altı ters çevrilse, gözlerinizin arka odasına geçilebilse o ilah edindiklerinizin adı çıkacak ortaya.

Amelleriniz, sözleriniz, düşünmeden icra ettikleriniz, ısrar ve talepleriniz, öfke ve hıncınız bu yüzden. Sizler yitik ve kaybedenlersiniz. Çünkü diğerleri Allah tarafında ve Allah dostları asla kaybetmez.

Sizse şeytanın tarafındasınız ve yenilmeye, yok olmaya ve ateşlerde yanmaya müstehaksınız.
Kişileri Rab edinmek

Bu yazıyı okudunuz mu?

Türk bayrağındaki ay ve yıldızın anlamı nedir

Türk bayrağındaki ay ve yıldızın anlamı nedir?

Türk bayrağındaki ay ve yıldızın anlamı nedir? Bazı arkadaşların yoksulluk içinde bu büyük dâvanın başarılamayacağını ...

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir