Anasayfa / AHİR ZAMANLAR / Kız çocuklarını öldürmek
imanilmihali.com
Kız çocuklarını öldürmek

Kız çocuklarını öldürmek

Kız çocuklarını öldürmek

Kur’an, cahiliye inancıyla ve yoksulluk korkusuyla öldürülen, hatta diri diri toprağa gömülen kız çocuklarının vebalini sayısız ayet ile anlatarak ahirette bu zulüm ve cinayetlerin muhakkak hesabının sorulacağını bildirir. Yine Kur’an, Hz. Peygamber’e kadınlardan alacağı biatları buyururken ‘çocuklarını öldürmemeyi’ şart koşar.

“Ey Peygamber! Mü’min kadınlar, Allah’a hiçbir şeyi ortak koşmamak, hırsızlık yapmamak, zina etmemek, çocuklarını öldürmemek, elleriyle ayakları arasında bir iftira uydurup getirmemek,  hiçbir iyi işte sana karşı gelmemek konusunda sana biat etmek üzere geldikleri zaman, biatlarını kabul et ve onlar için Allah’tan bağışlama dile. Şüphesiz Allah, çok bağışlayandır, çok merhamet edendir.” (Mümtehine 60/12)

Bu da gösterir ki dinen kız çocuklarını öldürmek; erkek çocukları ile ayrımcılık yapıldığından, masum cana kıyıldığından, yoksulluk endişesi nedeniyle Allah’a tevekkül gösterilmediğinden, zayıf iman neticesi şeytanların fısıltılarına kulak verildiğinden, başlı başına bir zulüm ve cinayet vesilesi olduğundan, İslam’ın geleceğine ve gelecek nesillerin çoğalmasına engel olduğundan, yoksulluk neticesi ahlak dışı yollara düşerler korkusuyla terbiye ve yardım etmek yerine, kolay yola kaçıldığından büyük suçtur. İçerisinde isyan, inkâr, imansızlık, tevekkülsüzlük, cinayet, zulüm, haksızlık dâhil pek çok kötülük ve yanlış vardır.

Çocukları öldürmek dinen büyük günahtır ve bunu o cahil ana babalara fısıldayanlar, o müşriklerin Allah’a ortak koştukları insan ve cin şeytanlarıdır. Yani kız çocuklarını öldürenlerin dindeki adı müşriktir ve şirk afsızlığa mahkum tek suçtur. Şirk ve zulüm neticesidir ki şeytanlar bu yolla dinin hurafelere ve yanlışlara boğulmasını, erdirici olmaktan çıkmasını, korku ve endişelere yem olmasını, helake götürecek kadar cehalet ve gaflete batmasını dilerler ki kız çocuklarını öldürmek, gayesi yaşam ve güzellik olan İslam’a karşı olan herşeyi bünyesinde barındıran büyük bir vebaldir.

“Yoksulluk korkusuyla çocuklarınızı öldürmeyin. Onları da, sizi de biz rızıklandırırız. Onları öldürmek gerçekten büyük bir günahtır.” (İsra 17/31)

“Yine bunun gibi, Allah’a ortak koşanların çoğuna, koştukları ortaklar, çocuklarını öldürmelerini güzel gösterdi ki; onları helâke sürüklesinler ve dinlerini karıştırıp onları yanıltsınlar. Eğer Rabbin dileseydi, bunu yapamazlardı. Artık sen onları uydurdukları ile baş başa bırak.” (En’am 6/137)

Elbette bu zulmü işleyenler en başta akıl nimetini işletemeyenlerdir, dini bilmeyen, Kur’an’ı anlamadan okuyan, ya da hiç okumayan, yahut papağan gibi ezbere arapça okuyup ne dediğini anlamayanlardır ki kız çocuklarını öldürmek – bir cana kıymak – en büyük haramlardandır ve bu aynı zamanda Allah’a iftira atmak, dine yalan söyletmek, doğru yoldan ilelebet çıkmaktır.

“Beyinsizlikleri yüzünden bilgisizce çocuklarını öldürenler, Allah’ın kendilerine verdiği rızkı -Allah’a iftira ederek- haram sayanlar, mutlaka ziyan etmişlerdir. Gerçekten onlar sapmışlardır. Doğru yolu bulmuş da değillerdir.” (En’am 6/140)

“(Ey Muhammed!) De ki: “Gelin, Rabbinizin size haram kıldığı şeyleri okuyayım: O’na hiçbir şeyi ortak koşmayın. Anaya babaya iyi davranın. Fakirlik endişesiyle çocuklarınızı öldürmeyin. Sizi de onları da biz rızıklandırırız. (Zina ve benzeri) çirkinliklere, bunların açığına da gizlisine de yaklaşmayın.  Meşrû bir hak karşılığı olmadıkça, Allah’ın haram (dokunulmaz) kıldığı canı öldürmeyin.  İşte size Allah bunu emretti ki aklınızı kullanasınız.” (En’am 6/151)

Rızkı az veya çok ama herkese veren sadece Yüce Allah’tır. O en Yüce merhameti ile bebeleri, evlatları, yoksulları, mazlumları açlıktan sefalete terk edecek de değildir. O fakirlik endişesiyle evlatlarını öldürenler daha en baştan bu itimattan yoksun olduklarını belgelemiş, Allah’a güvenmediklerini göstermiş olurlar ki bu imanın o kalplerde olmadığına delildir.

Kız çocuklarını fakirlik endişesiyle ve ahlaksız yollara düşerler korkusuyla öldürmek bahanesi, cana kıymak için meşru bir sebep asla olamaz ki dinen meşru sebeplerin neler olduğu fıkıhta ve İslam hukukunda bellidir. Özetle bunlar cihat halleri, nefsi savunma bahsi, yargı kararları, kısas konusudur. Bu sebeple hiçbir mazeret kız çocuklarının öldürülmesini caiz kılamaz.

Kaldı ki… Kız çocuklarını diri diri toprağa gömmek işi… şeytanlara kurban olarak yapılıyorsa, bu iş sonucu maddi çıkar elde ediliyorsa vebal çok daha büyüktür.

Doğmamış çocukların öldürülmesi demek olan kürtaj konusu bu yazının konusu değildir lakin masumiyetin katli demek olan doğmuş çocukların öldürülmesi o anne ve babada şeytana tapma halinin alışkanlık haline geldiğinin de resmi ve ispatıdır.

Gelelim konunun modern zamanlara uyarlanmasına…

Kanunların egemen olduğu, insana kıymanın ağır cezalara maruz bırakıldığı bu zamanda yaygın olarak kız çocuklarını artık ne öldüren vardır ve ne de diri diri toprağa gömen. (Gayri meşru yollarla hamile kalıp doğuran ve o bebekten kurtulmak için çöpe bırakan anneler olsa da bunlar az sayıdadır.)

Bunun yerine zulüm farklı başlıklar altında aynen işlenmeye devam etmekte, kız çocuklarının hayat hakları bir şekilde ellerinden yine alınmaktadır. İşte örnekler;

Bebek yaşta dilenciliğe alıştırılan kız çocukları, organları için satılan bebekler, daha fazla sadaka toplasın diye kolu bacağı kesilen kızlar, erken yaşta fuhuşa teslim edilen ergen dahi olmamış kızlar…

Daha da acı ve yaygın olanı ise maalesef şu iki başlıktır;

Okula gönderilmeyip evde tutulan ve dinini tanımasına, hayatı anlamasına, Allah’ı bulmasına engel olunan kız çocukları ve şeyh / şıh kılıklı veya servet sahibi imansız kodamanlara peşkeş çekilen, tarikat şeyhlerine hediye edilen, ağalara para ile satılan, onların gecelik zevkleri ile ve sözde muta nikâhı ile on üç yaşında hamile bırakılan kızlar…

Dinen reşit olma yaşı on beş (aybaşı görmesini takiben) iken, on üç yaşında bebeklere tecavüz eden bu sözde Müslümanlara para ile satılan yahut tarikat kuralları gereği mal olarak teslim edilen kızların hakkı, namusu nasıl ödenecektir? Bu yapılan iğfaller onları öldürmekten beter değil midir?

On üç yaşında gelin edilen bebeler, daha alfabeyi sökmeden kendisinden altmış yaş büyük imansızlara karı yapılırken kâinat bu zulümle titremez mi? Okula gitmek, sokakta oynamak yerine yaşlı haysiyetsizlerin seks oyuncağı yapılan bu bebelerin ahı, o diri diri toprağa gömülen bebelerden daha az mıdır?

Organları için kaçırılan ve bulunamayan çocukların, köprü altında hayat kadınlığı yapmaya mecbur bırakılan kız çocuklarının, dilendirilmek için kolu bacağı kesilenlerin, yabancı ülkelere evlat verilmek suretiyle kaçırılan veya oralara satılan çocukların veballerini kim ödeyecektir.

Sonuç;

Kız çocuklarını öldürmek, şeytana tapmanın göstergesidir ve büyük haram ve günahlardandır. Dinden çıkmak ve afsızlığa mahkûm olmak demektir. Afsızlığa mahkûm olduğu için de tevbesi yoktur.

Bu yüzyılda kız çocuklarına yapılan zulüm gerçek manada az sayıda olsa da mecazi manada on bin kat artarak devam etmektedir.

Tam bir şirk mantığıyla ana babalar evlatlarını şeytanlara kurban ederken, maalesef bebek gelinler ekranları doldurmakta, on üç yaşında annelerin (resmi nikah ta değil imam nikahıdır ve çoğusu muta nikahıdır) hastanelerde doğurduğu bebeler habercilerden kaçırılmaktadır.

Allah’ı kandırmaya, Allah ile aldatmaya, yaptığı pislik ve ahlaksızlıkları kullardan saklamaya çalışan bu imansız gafiller her şeyi gören ve bilenin Allah olduğunu unutsa da Allah onların yaptığı tüm pislik ve zulümlerin hesabını elbette soracaktır.

O bebelerin anne babaları ise bu acı ve pişmanlıkla yaşayacak ve ahiret hesabından derin acılara mazhar olacaktır.

Şeytanlar, şeytanlar içindir. Bu işe karışan, aracı olan, alan, veren, destur veren, fetva veren, caiz gören, meşru kılan, göz yuman her kim varsa sübyancı müşriktir, şeytanlarla yatıp kalkandır.

Çünkü diri diri gömülen kız çocuklarının hangi günahtan ötürü öldürüldüğü sorulacaksa…

“Diri diri gömülen kız çocuğunun, hangi günahtan ötürü öldürüldüğü sorulduğu zaman,..” (Tekvir 81/8,9)

Bedeni toprağa konmadan öldürülen bebek annelerin, küçük gelinlerin, karı yapılan on üç yaşındaki çocukların hesabı da elbette sorulacaktır.

Allah’ın merhameti sonsuz ama azabı şiddetlidir.

Yaşama hakkı, büyüme, oynama, yetişme, sağlıkla büyüme, irade kullanma, tercih yapma, akılını ve kalbini hissetme hakkı elinden alınan çocuklar, zorlandıkları bu pis tezgâhlara mahkûm edilmekle ölmekten beter haldedir. Bunun hesabı ile elbet sorulacaktır.

Vebal ve azap tüm bu müşrikler için inşallah hem bu dünyada hem ahirette kat kat büyük ve acı olarak yaşanacaktır.

Allah’a güvenmeyen, rızkı ve medeti kişi ve makamlardan bekleyen, tarikatlar ile dini parçalara bölen, şeytanlarla işbirliği yapmaktan çekinmeyen, dilenciliğe alıştırılan, akılı ve bilimi inkar eden ailelerin, bebek yaştan beri erkeğin kölesi olarak tasavvur edilen kızların başka türlü bir hayat yaşaması da zaten mümkün değildir.

Çünkü merdiven altı kurslar, yurtlar, tekkeler, erkeklere kız yetiştirme ve beyin yıkama ortamlarıdır. Baştan sona şirk demek olan tarikatleşmelerin şeytani gayelerinden birisi de budur. Kadını ikinci sınıf insan yapmak denen bu gayret sadece kız çocuklarıyla sınırlı değildir. Kadının toplumdaki yerine bakılırsa hastalık çoktan organlara sirayet etmiş demektir.

Lakin doğru tek’tir batıl çoktur. Kim ne bahane üretirse üretsin Allah’ın Kur’an’ı okunmayı ve anlaşılmayı beklemektedir. Bu yapılanların doğru olanları sadece Kur’an ayetlerinde karşılıkları olandır. Şayet Kur’an ile mübah kılınmamışsa o şey serbest değildir.

Zulüm, şirk ve haksızlıklar, bilgisizlikle işlenmiş bile olsa, israiliyat ve arabizm kaynaklı bir bela olup cezaya muhakkak müstahaktır.

Allah her şeyi gören ve bilendir, tuzak kuranların en çetinidir, zalimlere süre verendir, azabı şiddetli olandır.

Kişilere peşkeş olsun diye, mevki ve makam beklentisi ile, üç kuruş para karşılığı yapılan tüm bu haram ve günahlar, en bariz imansızlık belirtileri olarak şeytanlarla oynaşmak demektir ve şeytanlarla arkadaş olanlar bir zaman sonra şeytanlaşır.

Irak’ta 9 yaşına kadar düşen bu belanın kaynağı siyonist yahudi hahamlarının üç yaşındaki bebelerle evlendirilmesidir. Şayet tedbir alınmazsa İslam alemi üç yaşındaki bebekleri de çok yakın zamanda görecektir!!!

BU YÜZDENDİR Kİ İSLAM ALEMİ KUR’AN’I ANLAMADAN OKUMAYA SEVK EDİLİR, OKUMAYA DEĞİL DİNLEMEYE MAHKUM EDİLİR VE BEYİN YIKAMA İŞİ KUR’AN KURSLARI İLE ÜÇ YAŞINDAN İTİBAREN BAŞLAR.

Kız çocukları bu nedenle şeytanlara kurban verilmeye hala devam etmektedir.

İslam toplumuna düşen ise bu barbar, cahiliye döneminden de beter ahlaksızlıklara dur demek, ayıplamak, sessiz kalmamaktır. Çünkü zulüm karşısında susan dilsiz şeytandır!

Bu yazıyı okudunuz mu?

Laiklik İslam’ın teminatıdır

Laiklik İslam’ın teminatıdır

Laiklik İslam’ın teminatıdır Atatürk ilkelerinin belkemiği durumundaki laiklik kelime olarak ayrıştıran, karıştırmayan manasına olup siyasi ...

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir