Anasayfa / DİNİMİZ İSLAM / DİNİMİZ / Koyu kırmızı
imanilmihali.com
Koyu kırmızı

Koyu kırmızı

Koyu kırmızı

Kırmızı denilince akla ilk gelen muhakkak elmadır. Ama yazımızdaki maksat daha ziyade ateşin, dinsizin, şirkin ve şeytanın kırmızısıdır ki yeşilin karşıtı, rakibi ve hatta düşmanıdır.

Kırmızı insan tipi, dini bu hayatta hobi gören, ahlaklı olmayı yeter sanan, ibadeti nadiren eda eden, Kur’an’ı arasıra okuyan insan tipidir. Bu grup insan, haram ve helalleri çok farkında olmayarak kimi zaman ihlal eden, küçük günahları bolca, hatta büyük günahları zaman zaman işleyen yapıdadır.

Bu kırmızı insanlar dinin doğrularını bilim ve akılla bir türlü paralel kılamaz ve ikisi arasında tercih yaparlar. Bu insanlar akdedemedikleri, görmedikleri şeyleri inkâra meyillidir. Onlar bu yüzden görüp ispat edebildikleri bilim, akıl, tabiat gibi şeylerin peşine düşer, matematik ilmini de bu yüzden çok severler.

Onlar için televizyonda izledikleri insanın denizde bir balıktan gelmiş haberi, Kur’an ayetlerinden daha muteberdir.
Kırmızı insan, hayatı yaşamayı (!) seven, sınırları yıkmaya meyilli, hesap vermeyi reddeden, modern ve çağdaş görünümlü insan tipidir ve çoğu tahsilli hatta mevki ve iş sahibidir. Bunlar dini eski moda görür. Anne ve babalarından bildikleri kadarıyla bayram namazlarına gider, vakit namazlarını çoğu zaman eda etmez ve oruç tutmayı çoğu zaman gerekli görmezler.

Maddi durumlarının nispeten iyi olması onları, fakirlerle aynı idealde (yeşilde) buluşmalarını engeller, bu yüzden yeşil insanlarla aralarına barikat örerler.

Bu kırmızı insanlar Arabistan yarımadasında yaşayanlardan ziyade Avrupa ve Amerikan halkı ile kardeşliği yeğler ve doğal olarak medeniyet ve batı taraftarıdır. Doğuyu, İslam’ı, Arap dünyasını geri kalmışlıkla hatta barbarlıkla suçlarlar.

Koyu kırmızılar ise sinsi tehlikeli olanlardır ve zararları en az koyu yeşillerin taklidçi kopyaları kadar büyüktür.

Çünkü koyu kırmızılar amel işlememe, ibadet ve iman etmeme tercihlerine bir de ahlaki sınırları tanımama veya dini tehdit görme konusunu eklerler. Bunlar ateizme yakın, atalarını ve toplumu inkar, ve soylarından mahcup haldedir. Bunlar gençlik yıllarının ütopyaları ve acıları ile ileriye bakmaya devam eden zavallılardır.

Bunların en büyük ortamı içki masaları, en büyük sohbetleri devlet kurtarma sohbetleri, en temel yaşam ilkeleri günü yaşamak ve ölmeyecekmiş gibi davranmaktır.

Bunlar dini reddetmelerine birde dinsizliği savunma tarzlarını ekleyerek dini yok sayan, yalanlayan, aslında ilahi iradeye savaş açanlardır. Koyu yeşillerin sahte ve riya dolu dinciliğine benzeyen bu tarz davranışları koyu kırmızılarla koyu yeşilleri de dava ortağı yapar haldedir.

Her ikisi de dini saf ve duru halinden uzaklaştırmaya ve kimsenin iman etmeyeceği bir hale getirmeyi dilerler. Riya ve gösterişleri de, küfür ve inkârları da onları şirke, en basit ifadeyle küfre sevk ederken onlar dünyevi çıkarları ile yetinmek ve ahkam kesmekle meşguldürler.

Koyu kırmızılar alkol, seks, uyuşturucu, lüks, israf tutkunudur. Estetik ameliyatlar, pahalı takılar, yurt dışı gezileri, evcil hayvan biriktirmeleri, pahalı antika koleksiyonları ile bu koyu kırmızılar hayır ve infaklar yerine israf ve lüksü tercih eder haldedir. Çoğusu işveren durumundaki bu kesim yeşil renkteki işçilere sevgi ve saygı göstermez, büyüklenmeleri ile de koyu yeşillere benzerler.

Bunlar dini bilmedikleri, tanımaya niyetlenmedikleri için de yeşilleri düşman sanar, riyakar koyu yeşillerle ortaklıklar kurarlar.

Koyu yeşillerle, koyu kırmızıların emelleri aynı olduğundan birisi bilerek, birisi bilmediği halde yeşillere savaş açar ve renksizleri kendi tarafına çekmeye çalışır.

Sonuçta renksizler ve yeşiller koyu olmak kaydıyla kırmızıya da yeşile de yanaşsalar ziyandadırlar. Çünkü Allah’ın yolu koyu olmayan, dengede ve adil olandır.

Koyu ise iyilikte abartıya, kötülükte aşırılığa kaçmak şeklinde tezahür eder. Koyu olanın kötülüğü dini tanıyarak yanlış anlatmak veya tanımadığı halde lekelemeye çalışmaktadır.

Koyu kırmızı, işte bu aymazlığı, din tanımazlığı ile dinci ile dindarı da ayırt edemez ve dincilerce yani koyu yeşillerce dinsiz isimlendirilmek suretiyle zaten aforoz edilmiş haldedir. Koyu yeşillerin yeşil insanları yemelerine razı olmasa da onları kurtaracak çareleri bulmaktan yoksundur çünkü dini bilmediğinden kimseleri de ikna edemez.

Toplumun kötü gidişatı koyu yeşillerce koyu kırmızıların, koyu kırmızılarca hem yeşil hem koyu yeşillerindir. Oys gidişat ve mukadderat ortaktır. Ferdi kaderin tecellisi yanı sıra ortak toplum kaderi de mutlaka tecelli edecektir ve yaşananlar rengi ne olursa olsun herkesi etkileyecektir.

Bu yüzden dine mesafeli durmak demek olan kırmızı insan tipi nispeten kabul edilebilirse de koyu kırmızılık yani din tanımazlık ve inkar ile ilahi iradeye savaş açmak kabul edilemez.

Keza yeşilliğin koyusu bir yere kadar kabul edilebilirse de koyu yeşilin taklitçi münafıklarının yaptıkları zulüm asla kabul edilemez.

Kul kırmızıdan uzak, koyuluklardan uzak yaşamalıdır.

Güzel renk yeşildir.

Yeşil, suyun berraklığının da, göğün mavisinin de kardeşidir.

Kırmızı ise kandır, ateştir, şeytandır… yakar adamı. Hem bu dünyada yakar, hem ahiret yurdunda yakar!

Koyu kırmızı

Bu yazıyı okudunuz mu?

Kur’an İslam’ına dönüşün hala vakti gelmedi mi

Kur’an İslam’ına dönüşün hala vakti gelmedi mi?

Kur’an İslam’ına dönüşün hala vakti gelmedi mi? Derin Asr-ı Saadet özlemiyle yanıp tutuşurken, tevhid yolunda ...

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir