Anasayfa / KUR'AN-I KERİM / Kur'an nuru / Kuran’a göre insan nasıl konuşmalıdır
imanilmihali.com
Kuran’a göre insan nasıl konuşmalıdır

Kuran’a göre insan nasıl konuşmalıdır

Kuran’a göre insan nasıl konuşmalıdır

Kur’an’a göre, dile dökülen düşüncelerin, ağızdan çıkanların ve karşı tarafa ulaşan sözlerin tamamı güzel, doğru ve gerçek olması lazımdır. Zanlar da, niyetler de, ameller de güzel olmalıdır. Çünkü Allah güzeldir, yarattıkları güzeldir, güzellik ister.

Sözler fikrin ve inancın aynasıdır, maneviyata işaret eder, imana delildir. Niyet ve amel arasındaki köprü durumundaki sözler bu nedenle kalp ve akıl arası geçittir ve ağızdan çıkan sözler yemin gibi işlem görür ki o andan itibaren melekelrin şahitliği başlamış demektir. Niyetler ise her daim Allah’ın şahitliğindedir ve sözler söylenmese dahi O, kalplerden geçeni bilendir.

Söz, insanlara arası ilişkilerde anlaşma yöntemi olduğu için uslup olarak yumuşak ve tatlı olmalı, ton itibarıyla da normal ses tonunda olmalıdır. Bağırarak, ilgisi olmayanların duyacağı şekilde konuşmak çirkin bir davranıştır.

En güzel sözlü olan Allah, en güzel söz Kur’an ve en güzel lafız Kelime-i Şehadettir.

Salih, güzel ve tatlı sözler kalpleri yumuşatır, kardeşlik bağlarını güçlendirir, kötü ve aşağılayıcı sözler ise bu bağları kopartır. Küfür ve isyan içeren söz tevbeyi gerektirir, yalan ve asılsız sözler ancak mümafık ve müşrikelre yakışır.

Kur’an bu nedenle sözlerin nasıl olması ve olmaması gerektiğini aşağıdaki başlıklar altında buyurmuş ve mü’minlerden kendisine uygun sözler etmesini emretmiştir.

Sözler güzel olmalıdır

“.. (Güzel bir söz), kökü sağlam, dalları göğe yükselen bir ağaç gibidir. Bu ağaç, Rabbinin izniyle her zaman meyvesini verir. Öğüt alsınlar diye Allah insanlara misaller getirir. Kötü bir sözün durumu da; yerden koparılmış, ayakta durma imkânı olmayan kötü bir ağacın durumu gibidir.” (İbrahim 14/24-26)

“Güzel bir söz ve bağışlama, peşinden gönül kırma gelen bir sadakadan daha hayırlıdır. Allah, her bakımdan sınırsız zengindir, halîmdir (hemen cezalandırmaz, mühlet verir).” (Bakara 2/263)

“Kullarıma söyle: (İnsanlara karşı) en güzel sözü söylesinler. Çünkü şeytan aralarını bozar. Çünkü şeytan insanın apaçık bir düşmanıdır.” (İsra 17/53)

“Allah, sözün en güzelini; âyetleri, (güzellikte) birbirine benzeyen ve (hükümleri, öğütleri, kıssaları) tekrarlanan bir kitap olarak indirmiştir.” (Zümer 39/23)

“Allah’a çağıran, salih amel işleyen ve “Kuşkusuz ben müslümanlardanım” diyenden daha güzel sözlü kimdir?” (Fussilet 41/33)

“Onun için kim (elinde bulunandan) verir, Allah’a karşı gelmekten sakınır ve en güzel sözü (kelime-i tevhidi) tasdik ederse, biz onu en kolay olana kolayca iletiriz. Fakat, kim cimrilik eder, kendini Allah’a muhtaç görmez ve en güzel sözü (kelime-i tevhidi) yalanlarsa, biz de onu en zor olana kolayca iletiriz.” (Leyl 92/5-10)

“Her kim şan ve şeref istiyorsa bilsin ki, şan ve şeref bütünüyle Allah’a aittir. Güzel sözler ancak O’na yükselir. Salih ameli de güzel sözler yükseltir. Kötülükleri tuzak yapanlar var ya, onlar için çetin bir azap vardır. İşte onların tuzağı boşa çıkar.” (Fatır 35/10)

“Sözü dinleyip de onun en güzeline uyanlar var ya, işte onlar Allah’ın hidayete erdirdiği kimselerdir. İşte onlar akıl sahiplerinin ta kendileridir.” (Zümer 39/18)

Söz hayra hizmet etmeli, öğüt vermelidir

“Sizden, hayra çağıran, iyiliği emreden ve kötülükten men eden bir topluluk bulunsun. İşte kurtuluşa erenler onlardır.” (Al-i İmran 3/104)

“Dinlerini oyun ve eğlence edinenleri ve dünya hayatı kendilerini aldatmış olanları bırak. Hiç kimsenin kazandığı yüzünden mahrumiyete sürüklenmemesi için Kur’an ile öğüt ver.” (En’am 6/70)

Sözler doğru olmalıdır

“ .. Allah’a karşı gelmekten sakınsınlar ve doğru söz söylesinler.” (Nisa 4/9)

“Allah’a ve Peygamberlerine iman edenler var ya, işte onlar sıddîklar (sözü özü doğru kimseler) ve Allah katında şahitlerdir. Onların mükâfatları ve nurları vardır. İnkâr edip âyetlerimizi yalanlayanlara gelince; işte onlar cehennemliklerdir.” (Hadid 57/19)

“Ey iman edenler! Allah’a karşı gelmekten sakının ve doğru söz söyleyin ki, Allah sizin işlerinizi düzeltsin ve günahlarınızı bağışlasın.” (Ahzab 33/70)

Sözler gerçek olmalıdır

“İşte bunlar, Allah’ın âyetleridir. Onları sana gerçek olarak okuyoruz. Artık Allah’tan ve O’nun âyetlerinden sonra hangi söze inanacaklar?” (Casiye 45/6)

Yalan, haksız ve asılsız sözden kaçınılmalıdır

“ .. Artık putlara tapma pisliğinden kaçının, yalan sözden kaçının.” (Hac 22/30)

“İnsanlardan öylesi de vardır ki, dünya hayatına ilişkin sözleri senin hoşuna gider. Bir de kalbindekine (Sözünün özüne uyduğuna) Allah’ı şahit tutar. Hâlbuki o, düşmanlıkta en amansız olandır.” (Bakara 2/204)

“İnkâr edenler, “Bu Kur’an, Muhammed’in uydurduğu bir yalandan başka bir şey değildir. Başka bir topluluk da bu konuda ona yardım etmiştir” dediler. Böylece onlar haksız ve asılsız bir söz uydurdular.” (Furkan 25/4)

“O (Şeytan), size ancak kötülüğü, hayâsızlığı ve Allah’a karşı bilmediğiniz şeyleri söylemenizi emreder.” (Bakara 2/169)

“De ki: “Rabbim ancak, açık ve gizli çirkin işleri, günahı, haksız saldırıyı, hakkında hiçbir delil indirmediği herhangi bir şeyi Allah’a ortak koşmanızı ve Allah’a karşı bilmediğiniz şeyleri söylemenizi haram kılmıştır.” (A’raf 7/33)

Söz iftira ve gıybet içermemelidir

“Bu iftirayı işittiğiniz vakit, “Böyle sözleri ağzımıza almamız bize yaraşmaz. Seni eksikliklerden uzak tutarız Allah’ım! Bu, çok büyük bir iftiradır” deseydiniz ya!” (Nur 24/16)

“Ey iman edenler! Zannın birçoğundan sakının. Çünkü zannın bir kısmı günahtır. Birbirinizin kusurlarını ve mahremiyetlerini araştırmayın. Birbirinizin gıybetini yapmayın. Herhangi biriniz ölü kardeşinin etini yemekten hoşlanır mı? İşte bundan tiksindiniz! Allah’a karşı gelmekten sakının. Şüphesiz Allah tövbeyi çok kabul edendir, çok merhamet edendir.” (Hucurat 49/12)

Sözler ve niyetler her zaman Allah’a malumdur

“Sen sözü açığa vursan da, gizlesen de Allah için birdir. Çünkü O, gizliyi de bilir, ondan daha gizli olanı da.” (Ta’ha 20/7)

“Sözünüzü gizleyin, yahut onu açığa vurun; (fark etmez). Şüphesiz Allah, sinelerin özünü (kalplerde olanı) hakkıyla bilir.” (Mülk 67/13)

“İnsan hiçbir söz söylemez ki onun yanında (yaptıklarını) gözetleyen (ve kaydeden) hazır bir melek bulunmasın.” (Kaf 50/18)

“Bunlar, insanlardan gizlenmeye çalışırlar da Allah’tan gizlenmezler. Hâlbuki Allah, geceleyin, razı olmayacağı sözleri kurarlarken onlarla beraberdir. Allah, onların yaptıklarını (ilmiyle) kuşatmıştır.” (Nisa 4/108)

Kötü-çirkin-yalan niyet, zan ve söz yasaktır

“Allah, zulme uğrayanın dile getirmesi dışında, çirkin sözün açıklanmasını sevmez. Şüphesiz Allah, hakkıyla işitendir, hakkıyla bilendir.” (Nisa 4/148)

Günah olan ve günaha hizmet eden sözler edilmemelidir

“Bunları (münafıkları), din adamları ve bilginler günah söz söylemekten ve haram yemekten sakındırsalardı ya! Yapmakta oldukları şey ne kötüdür!” (Maide 5/63)

Ana ve babaya tatlı ve güzel söz söylenmelidir

“Rabbin, kendisinden başkasına asla ibadet etmemenizi, anaya-babaya iyi davranmanızı kesin olarak emretti. Eğer onlardan biri, ya da her ikisi senin yanında ihtiyarlık çağına ulaşırsa, sakın onlara “öf!” bile deme; onları azarlama; onlara tatlı ve güzel söz söyle.” (İsra 17/23)

Yumuşak söz söylenmelidir

“Firavun’a gidin. Çünkü o azmıştır. Ona yumuşak söz söyleyin. Belki öğüt alır, yahut korkar.” (Ta’ha 20/43,44)

“Akrabaya, yoksula ve yolda kalmış yolcuya haklarını ver, fakat saçıp savurma … Eğer Rabbinden umduğun bir rahmeti istemek için onlardan yüz çevirecek olursan, o zaman onlara yumuşak bir söz söyle.” (İsra 17/26-28)

Söz faydasız ve boş olmamalıdır

“Onlar ki, faydasız işlerden ve boş sözlerden yüz çevirirler.” (Mü’minun 23/3)

“İşte onların, sabredip kötülüğü iyilikle savmaları ve kendilerine rızık olarak verdiklerimizden Allah yolunda harcamaları karşılığında, mükâfatları kendilerine iki kez verilecektir. Boş sözü işittikleri vakit ondan yüz çevirirler ve, “Bizim işlerimiz bize, sizin işleriniz de size. Selâm olsun size (bizden size zarar gelmez). Biz cahilleri istemeyiz” derler.” (Kasas 28/54,55)

“İnsanlardan öylesi vardır ki, bilgisizce Allah yolundan saptırmak ve o yolu eğlenceye almak için, eğlencelik asılsız ve faydasız sözleri satın alır. İşte onlar için aşağılayıcı bir azap vardır.” (Lokman 31/6)

Söz etkili ve güzel olmalıdır

“Onlar, Allah’ın kalplerindekini bildiği kimselerdir. Öyleyse onlara aldırma. Onlara öğüt ver ve onlara, kendileri hakkında etkili ve güzel söz söyle.” (Nisa 4/63)

Söz yanlış mana ve ahlaksız davetlere yol açmamalıdır

“Ey Peygamber’in hanımları! Siz, kadınlardan herhangi biri gibi değilsiniz. Eğer Allah’a karşı gelmekten sakınıyorsanız (erkeklerle konuşurken) sözü yumuşak bir eda ile söylemeyin ki kalbinde hastalık (kötü niyet) olan kimse ümide kapılmasın. Güzel (ve doğru) söz söyleyin.” (Ahzab 33/32)

Söz taşımak büyük günahtır

“Yemin edip duran, aşağılık, daima kusur arayıp kınayan, durmadan söz taşıyan, iyiliği hep engelleyen, saldırgan, günaha dadanmış, kaba saba; bütün bunların ötesinde bir de soysuz olan kimseye mal ve oğulları vardır diye, sakın boyun eğme.” (Kalem 68/10-14)

Verilen söz tutulmalıdır

“Antlaşma yaptığınız zaman, Allah’a karşı verdiğiniz sözü yerine getirin.” (Nahl 16/91)

“Aralarında hüküm vermek için Allah’a (Kur’an’a) ve Resûlüne davet edildiklerinde, mü’minlerin söyleyeceği söz ancak, “işittik ve iman ettik” demeleridir. İşte onlar kurtuluşa erenlerin ta kendileridir.” (Nur 24/51)

“Andolsun ki, onlar, daha önce geri dönüp kaçmayacaklarına dair Allah’a söz vermişlerdi. Allah’a verilen söz ise sorumluluğu gerektirir.” (Ahzab 33/15)

“Hani biz peygamberlerden sağlam söz almıştık. Senden, Nûh’tan, İbrahim, Mûsâ ve Meryem oğlu İsa’dan da. Evet biz, onlardan sapa sağlam bir söz almıştık.” (Ahzab 33/7)

Sözler yüksek sesle söylenmemelidir

“Yürüyüşünde tabiî ol. Sesini alçalt. Çünkü seslerin en çirkini, şüphesiz eşeklerin sesidir!” (Lokman 31/19)

Özetle; tatlı dil kalpleri yumuşatırken, kaba ve çirkin söz kardeşlik bağlarını kopartır. Yalan ve asılsız sözler ise kulu koyu karanlıklara iterek akibetleri karartır. Mü’min, özü sözü bir olan, Allah’ın her niyet ve sözü bildiğini idrak edebilendir.

Bu yazıyı okudunuz mu?

Cennete gitmek için önce ölmek gerek

Cennete gitmek için önce ölmek gerek

Cennete gitmek için önce ölmek gerek Cennetler, iman edip hayatını iyilik ve güzelliğe adamışların, Allah ...

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir