Anasayfa / AHİR ZAMANLAR / Kur’an’dan sonra kitap gelseydi bizden nasıl bahsederdi
imanilmihali.com
Kur’an’dan sonra kitap gelseydi bizden nasıl bahsederdi

Kur’an’dan sonra kitap gelseydi bizden nasıl bahsederdi

Kur’an’dan sonra kitap gelseydi bizden nasıl bahsederdi

Elhamdülillah müslümanız diyoruz, iman ettiğimizi ve dinin gereklerine göre yaşadığımızı farz ediyoruz, hata ve günahlarımızı Allah affeder diye umuyoruz. Bu gafletle tatlı cennet hayalleri kurarken, her türlü haksızlığa sessiz kalıyor ve hatta imza atıyoruz, ticarette kazıklıyoruz, taciz edip gıybet yapıyoruz, haram yiyor, adaletsizliğe razı oluyoruz, yalancı şahitlik yapıyor, oylarımızı dahi satıyoruz, sokak hayvanlarının kuyruklarını kesip, ormanları yakıp eşcinsel ilişkilerle pis şehvetler yaşıyoruz, fuhuş ve zinayı suç olmaktan çıkarıp, kadın ve çocuklara şiddete göz yumuyoruz, bebek gelinleri neredeyse mazur görüp, on üç yaşındaki anneleri o hale getirenleri lanetleyemiyoruz.

O halde biz neyiz? Mü’min mi? Müslüman mı? Yoksa lanetlik kafirler ve müşrikler mi?

Dini namazdan, takvayı tesettürden, İslamı sakaldan, zekatı ramazan fitresinden ibaret sanıyor, cihadı terörle eşitliyor, kadınları aşağılıyor, Kur’an’ı anlaşılmadan okumaya mahkum ediyoruz.

Biz neyiz? Mü’min mi? Müşrik mi?

Şeytanlarla oturup kalkıyor, zalimleri destekliyor, kafirlerle iş yapıyor, zulmediyor, riya ve gösterişle dincilik yapıyor, dinin kutsallarıyla adeta alay ediyor, Peygambere hadisler yoluyla, Kur’an’ atefsir ve mealler yoluyla yalan söyletiyoruz, Allah ile aldatıyoruz, şeytana tabi olup sayısız ilahlar ediniyoruz.

Biz neyiz?

Bizden önce helak olmuş sayısız ümmet gelip geçtiği halde, herbirinin helak sebebinin toplamının hem de onlarca katını şu an işlemekteyken … bizler neyiz?

Eşcinsellik, tartıda hile, büyüklenmek, bozgunculuk, adaletsizlik, imansızlık, riyakarlık, müşriklik suçlarının tamamını misliyle yaşıyor ve helak olmayı hak ettiğimizi asla düşünmüyoruz bile. Güveniyoruz ki Allah toplu bir helak yapmayacak.

Peki ahirette de hesap sormayacak diye mi farz ediyoruz? Cevabı herkes biliyor.

Kur’an’dan başka Kitap ve Hz. Muhammed (sav)’den başka peygamber gelmeyecektir. Çünkü İslam sondur, tamdır, zaman ahirdir, kıyamet yakındır.

LAKİN MİSALEN BİR KİTAP GELECEK OLSAYDI, O YENİ PEYGAMBER VE KİTAP BİZİM ŞU ANKİ ÜMMETİMİZDEN NASIL BAHSEDERDİ?

Doğrusunu daima ve sadece Allah bilir ama muhtemelen ayetler bizden şöyle bahsederdi;

“Onlar, insanlar için çıkarılmış en hayırlı ümmet iken kıymetini bilemediler, imanda kusur edip, iyilikte yarışmadılar ve kötülüğe çakılıp kalmalarının cezasını helak olmakla ödediler. İnansalardı elbette kendileri için hayırlı olurdu. Ama onların çoğu fasık kimselerdi.”

“O ümmete yaptıklarını süslü gösterdik. Azdılar. Sonra bize döndüler ve yapageldiklerini onlara gösterdik.”

“Andolsun biz, o ümmete, “Allah’a kulluk edin, tâğûttan kaçının” diye peygamber gönderdik. Allah, onlardan kimini doğru yola iletti; onlardan kimine de (kendi iradeleri sebebiyle) sapıklık hak oldu. Şimdi yeryüzünde dolaşın da o peygamberleri yalanlayanların sonunun ne olduğunu görün.”

“Allah’a andolsun, o ümmete Kur’an’ı verdik. Fakat şeytan onlara batıl ve hayasız işlerini güzel gösterdi. O, bugün de onların dostudur ve onlar için elem dolu bir azap vardır.”

“O ümmet, kendi peygamberini, yalanladı. Biz de onları helâk ettik ve onları birer ibretli hikâye yaptık. Artık inanmayan bir kavim, Allah’ın rahmetinden uzak olsun!”

“O ümmetten âyetlerimizi yalanlayanlarından bir grubu toplayacağımız ve bunların (topluca hesap yerine) sevk edilecekleri günü hatırla.”

“Hep birlikte Allah’ın ipine (Kur’an’a) sımsıkı sarılmadılar. Parçalanıp bölündüler. Allah’ın nimetini unuttular. Hani onlar bir ateş çukurunun tam kenarındaydı da onları oradan kurtarmıştık. İşte Allah size âyetlerini böyle apaçık bildiriyor ki doğru yola eresiniz.”

“Onlara, ‘şüphesiz şeytan sizin için bir düşmandır. Öyle ise (siz de) onu düşman tanıyın. O, kendi taraftarlarını ancak alevli ateşe girecek kimselerden olmaya çağırır.’ dediğimiz halde kulak asmadılar. Sonra ben inkâr edenleri yakaladım. Beni inkâr etmenin sonucu nasıl oldu!”

“Fakat (kitap gelince) onu inkâr ettiler. Nihayet (sonlarının ne olduğunu) bildiler.”

“Peygamberleri onlara şöyle demişti: “Ben de ancak sizin gibi bir insanım. Fakat bana ilâhımızın yalnızca bir tek ilâh olduğu vahyediliyor. Artık O’na yönelelim ve O’ndan bağışlanma dileyelim. Allah’a ortak koşanların vay hâline!”

“Onlar zekâtı vermeyen kimselerdi. Onlar ahireti de inkâr ettiler.”

“Muhammed’i de Peygamber olarak gönderdik. Hani o kavmine şöyle demişti: “Sizden önce âlemlerden hiçbir kimsenin yapmadığı çirkin işi mi yapıyorsunuz? Hakikaten siz kadınları bırakıp, şehvetle erkeklere yaklaşıyorsunuz. Hayır, siz haddi aşan bir toplumsunuz. Kavminin cevabı ise sadece, “Çıkarın bunları memleketinizden! Güya onlar kendilerini fazla temiz tutan insanlar!..” demek oldu.”

“O ümmete de kardeşleri Muhammed’i peygamber gönderdik. O, şöyle dedi: “Ey ümmetim! Allah’a kulluk edin. O’ndan başka hiçbir ilâhınız yoktur. Ben sizin adınıza kuşatıcı bir günün azabından korkuyorum. Ey ümmetim! Ölçüyü ve tartıyı adaletle tam yapın. İnsanların eşyalarını (mallarını ve haklarını) eksiltmeyin. Yeryüzünde bozgunculuk yaparak karışıklık çıkarmayın. Eğer inanan kimselerseniz Allah’ın bıraktığı helâl kazanç sizin için daha hayırlıdır. Ben sizin başınızda bir bekçi değilim. Dediler ki: “Ey Muhammed! Babalarımızın taptığını, yahut mallarımız hakkında dilediğimizi yapmayı terk etmemizi sana namazın mı emrediyor. Oysa sen gerçekten yumuşak huylu, güvenilir ve aklı başında bir adamsın.”

İbrahim’in kavmi ile Lût’un kavmi ve Medyen halkı da (yalanlamışlardı). Muhammed de yalanlandı ve nihayet o inkârcılara mühlet verdim, sonra da onları yakalayıverdim. Beni inkâr etmek nasılmış, (gördüler).”

Bu ayetler hakkımızda hala inmediyse ve toptan helak olmadıysak bu Allah’ın rahmeti ve vaadi sebebiyledir… bizlerin müslüman ve mü’min olduğumuz için değil!!!

Bu yazıyı okudunuz mu?

İman ruhla, İslam bedenledir

İman ruhla, İslam bedenledir

İman ruhla, İslam bedenledir İman, dille söylenmesi yeterli olsa da, kalbi bir meseledir ve fıtratidir. ...

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir