Anasayfa / İMAN ESASLARI / Kur’ani ve Muhammedi İslam
imanilmihali.com
Kur’ani ve Muhammedi İslam

Kur’ani ve Muhammedi İslam

Kur’ani ve Muhammedi İslam

İslam; sadece Allah’a teslimiyet, imana, ibadet ve güzel ahlaka niyet ve teşebbüs, akla, ruha, kalbe sadakat, hakikate davet, nefsi arındırmaya azim, Hak’kı kabuldür.

İslam; kalpten gelen sevgi, akılla buluşan ilim, ruh ve şuurla raks eden mutluluktur.

İslam; Kur’an’ı ve Hz. Peygamberi baştacı etme, İslam dışında yol aramamadır.

İslam; hurafelerden, batıldan, riya ve yalandan sakınıp, sırat-ı müstakim üzere olmaktır.

Bu nedenle Yüce Rabbin bizim için seçtiği fıtrat ve tevhid dini İslam, Rabbin bize bahşettiği tüm uzuv ve yeteneklerle sorgulanacak, sahiplenilecek ve savunulacak bir ilahi yaşam şekli ve yaşam gayesidir.

İslam; doğru, hak, adil, merhametli, eşitlikçi son ve en muteber dindir ki bu nedenle kıyamete kadar değişmeden kalacak ve ahiretteki mizan ve hesap ona göre icra edilecektir.

İslam; doğru doğan, doğru kalan ve doğru muhafaza edilecek olandır.

İslam’ın arındırılmış ve hakikat olarak muhafazası için elimizdeki en değerli kaynağın Allah kelamı Kur’an olduğu muhakkaktır. Çünkü Kur’an vahyedilen dinin temeli, kendisi, şartıdır. O’nda tek kelime değişmemiş, tek bir ayet saklanmamış ve tek bir harf noksan edilmemiştir. Çünkü O, sahibi tarafından korunacağı ahdedilen en değerli hazinedir.

Kur’an’ın bu vasıf ve mahiyeti İslam’ın ancak onun etrafında şekillenmesi gerektiğinin ispatıdır. Başkaca kaynak ve ibare arayışları Kur’an’ı haşa yetersiz olmaya veya yanlış olmaya mahkûm eder ki bu asla doğru değildir. Yüce Allah’ın sözlerini tamamladığını bildirdiği Kur’an’da unutulan bir şeylerin olması mümkün müdür? Hayır!

Peygamberimiz beşer olarak Rabbimizin seçtiği yüce, örnek ahlaklı, güvenilir, fedakar, merhamet ve sevgi dolu, sabır ve azimle iyiliği yeryüzüne egemen kılmaya çalışan bir hidayet rehberidir. Bir beşerdir. Doğmuş, yaşamış, risâlet görevini layıkıyla icra etmiş ve vefat etmiştir. O mübarek insana verilen görev; vahyi ve hakikati tebliğ, muhkem ve müteşabih ayetleri açıklama, dini sevdirme, İslam’a ısındırma, dini yaşayarak gösterme, ibadet ve ahlak seviyesinde örnek ve yol gösterici olma, şer ve batılı tanıtarak uzak durmayı ilke edindirmedir.

Peygamberimizin söz, davranış, yorum ve hatta sessiz kalışları bizler için bir ölçü, örnek ve derstir. Bu cihetle kendisince amel edilen işler, sarf edilen sözler bizler için hak ve doğrudur, dikkate alınması gerekenlerdir. Çünkü Allah kendisine, Kur’an’a ve Peygamberi Hz. Muhammed’e iman etmeyi en baştan gerekli kılmıştır.

İslam’ın, Kur’an ve Peygamberimiz anlamında yanlış, noksan, hatalı bir şeyler buyurması asla düşünülemez. İslam bu yüzden saf, sade, arınmış, kolay, basit ve hak olan dindir. İslam tevhid ve fıtrata uygun olarak Yüce Allah’ın insanoğlu için emrettiği dinin ortak adıdır.

Bugün İslam’a dair kalp sesimizle akıl süzgecimizin birleşemediği noktalarda hasıl olan tereddüt beşeriyatın İslam’a ‘aşırıya gitme, haddi aşma, ahkam kesme, kamu çıkarları gibi bahanelere sığınarak ayetleri değiştirme gayreti’ başlıkları altındaki olumsuz etkisinden kaynaklanmaktadır.

Bu etkiler çoğu zaman istemeden vuku bulmuş ama ne yazık ki kimi zaman da çıkar uğruna özellikle hadislerdeki tahrifler şeklinde ortaya çıkmıştır. Çünkü hadislerin çoğunun rivayete dayanması ve Kur’an gibi korunan bir eser olmaması nedeniyle yine beşerler eliyle tahrifi, ekleme ve çıkarma yapılması, hatta hadis üretilmesi mümkün olabilmiştir.

Bu hadislerin muteberliğini elbet gerektirmez ama bize sorgulamayı emreder. Çünkü İslam’da yanlış, şaibeli, tutarsız, dengesiz, adaletten uzak, batıla yakın bir şeyler yoktur ve olamaz. Biri size ‘Cennete Araplardan başkası girmeyecektir’ diye bir hadis sarf ettiği zaman siz bunun sahte olduğunu idrak edemiyorsanız aklınızı kullanmamış ve İslam’a nankörlük etmiş olursunuz. Bu aynı zamanda sevgili Peygamberimize atılan bir leke, Peygamberimize saygısızlık ve haksızlıktır.

Peygamberimize isnat edilen hadis ve sünnetlerin Kur’an’a uygun olup olmaması çok basit ama etkili bir eleme mekanizmasıdır. Kur’an’a uygun olmayan hadis ve sünnetler ya sahtedir ya manası değişik olduğu halde çarpıtılmış yahut spesifik bir olay veya kişi için zikredildiği halde bazılarınca topluma mal edilmeye çalışılmış demektir.
Tüm hadis ve sünnetlerin Kur’an ile birebir mukayesesi muhakkak mümkün değildir. zaten münafık ve kafirler bunu bildiği içindir ki hadis üretmede sakınca görmezler.

Bu durumda yapılacak şey Kur’an ve İslam’ın genel hükümleri uyarınca imani muhasebe ve ilmi araştırmayı takiben meseleyi kalbe havale etmektir ki Peygamberimiz şöyle buyurur; ‘Müftüler fetvada verseler kalbine danış’.
Dini hükümlerdeki şüphe, şaibe, sakıncalar en azından bu durum ortadan kalkana kadar o meselin reddini gerektirir.
Velhasıl İslam Kur’an ve Hz. Peygamber odaklı dünya ve insanlık dinidir. Ezelidir, muteber ve hak olandır.

Bu dinin temeli Kur’an, örneği Hz. Peygamberdir.

Bu iki nirengi dışındaki eser, kişi, kaynak, vesile, hayal ve rüyalar bu ikisine layık, paralel, aynı maksatlı ve halisane olmak zorundadır.

Hiçbir eser Kur’an’dan, hiçbir kul Hz. Peygamberden yüce olamaz. Ayet ve hadisleri değiştirmek kimsenin harcı değildir. Çünkü dinin koyucusu da koruyucusu da Allah’tır.

Diğer tüm icat edilmiş, devşirilmiş, tahrif edilmiş, düzenlenmiş sahte dinler hak değildir. Tümü batıldır.

Bu batıl olanlara akıl yoran ve emek harcayanlar da batıldır.

İslam’ı yaşayanlar, imanı yaşamaya gayret edenler, Allah’a kul olmayı dileyenler batılı terk edip Hak’ka tabi olmak zorundadır ve bunun yolu sadece Kur’an ve Peygamberimizden geçer.

İslam Kur’ani ve Muhammedidir demek budur. İslam böyle olmak zorundadır.

Başkaca yollara müracat edenler bahtiyar olamaz ve şirkle küfre meyletmiş olur.

Allah müminlerdeki iman nurunu eksiltmesin.

Rabbim İslam’ı dipdiri ve esen muhafaza eylesin.

Rabbim yürekleri İslam’a ısındırsın.

Rabbim İslam’a bilerek veya bilmeyerek zarar verenleri ıslah eylesin.

Allah İslam’a gönül verenleri kâfir, müşrik ve münafıkların oyunlarından korusun.

Amin!
Kur’ani ve Muhammedi İslam

Bu yazıyı okudunuz mu?

Fetva-i Azam (En büyük Fetva)

Fetva-i Azam (En büyük Fetva)

Fetva-i Azam (En büyük Fetva) Rahman ve Rahim olan Allah’ın adıyla! Değerli Müslümanlar, Allah Bir’dir, ...

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir