Anasayfa / KUR'AN-I KERİM / Kur'an nuru / Kuran’ın emirleri
imanilmihali.com
Kuran'ın emirleri

Kuran’ın emirleri

Kuran’ın emirleri

(Doğrusunu sadece ve daima Allah bilir)

Yüce Allah’ın Kur’an’ı (Kelamı) din adına hükümlerin (nassların) yer aldığı tek kaynaktır çünkü din sadece Allah’ındır. Burada yazılanlar ayetlerden derlenmiş nasihatlerdir ve gerçek ve tam bilgi sadece ve daima Kur’an’dadır. Mü’mine düşen Kur’an’ı anlayarak okumak ve kendisini Kur’an ile hesaba çekmektir.

Kur’an’ın emirleri;

  • Allah’tan başka ilah tanımamak, Allah’a ortak koşmamak,
  • Hanif bir Müslüman olmak (Allah’ı Bir’lemek) ,
  • Sadece Allah’a hamd etmek,
  • Sadece Allah’a tevekkül etmek,
  • Allah’ın bir olduğunu, hiçbir şeye muhtaç olmadığını, çocuğu olmadığını, doğmadığını, hiçbir şeye benzer veya denk olmadığını yürekten ifade etmek, (İhlas suresi)
  • Nefisleri temizleyenin, kalpleri eğrilten ve doğrultanın sadece Allah olduğuna inanmak,
  • İmanı veren ve bilenin sadece Allah olduğunu anlamak,
  • Takvanın sadece Allah katında bir üstünlük derecesi olduğunu idrak etmek,
  • Allah’ın sınırlarının herkes için aynı olduğunu anlamak,
  • Allah’In dininin değişmezliğini kabul etmek,
  • Allah’ı en yüce isim ve sıfatlar ile anmak, O’nu noksan sıfatlardan uzak tutmak(tenzih etmek),
  • Allah’a (şanına uymayan) benzetmeler yapmamak,
  • Allah’ın ; “Şüphesiz ben ve peygamberlerim galip geleceğiz” diye yazdığını unutmamak, kafirler istemese de nurunu tamamlayacağını bilmek ve imanı güçlendirmek,
  • “İhsan” derecesine yükselerek özünü Allah’a teslim etmek,
  • Tüm mali ve bedeni ibadetlerde, kullukta, amel ve niyetlerde sadece “Allah rızasını” gözetmek,
  • Rabbi, içten yalvararak ve korkarak, yüksek olmayan bir sesle sabah-akşam zikretmek ve gafillerden olmamak,
  • Allah’ı tesbih etmek,
  • Allah adı anıldığı zaman kalbi ürpermek, sadece Rabbimize tevekkül etmek,
  • Allah’ın hikmeti, lütuf ve rahmetini dilediğine verdiğini, kime hikmet vermişse ona çokça hayır verildiğini bilmek,
  • “Peygamberlerin kimine inanırız, kimini inkâr ederiz” dememek, peygamberlerin hiçbirini diğerinden ayırmamak,
  • Peygamberi, kendi canından önce tutmak, onun eşlerini de ana kabul etmek,
  • Ne iyilik gelirse Allah’tan, ne kötülük gelirse kendinden olduğunu bilmek,
  • Allah’ın zulmetmeyeceğini bilmek (sadece karşılığını veren olduğunu bilmek)
  • Allah’ın iyiliği misliyle ödüllendireceğini, kötülüğü aynıyla cezalandıracağını bilmek,
  • Gaybın anahtarlarının yalnızca O’nun katında olduğunu, kainatta olan ve olacak her şeyin bilgisinin (Allah’ın bilgisi dâhilinde, Levh-i Mahfuz’da) olduğunu bilmek,
  • Allah’a (Fatiha suresi ile) biz insanların verdiği sözü yerine getirmek ve sözleşmeyi bozmamak,
  • Çirkin bir iş yapıldığı yahut nefislere zulmedildiği zaman Allah’ı hatırlayıp hemen günahlarının bağışlanmasını istemek, bile bile işlenen (günah) üzerinde ısrar etmemek,
  • Sabrederek ve namaz kılarak sadece Allah’tan mağfiret, nimet, lütuf ve yardım dilemek,
  • Yeryüzünde rızkı Allah’a ait olmayan hiçbir canlının olmadığını bilmek, Allah’ın rızkı dilediğine bol verdiğini, (dilediğine de) kıstığını bilmek, dünya hayatı ile sevinmemek, dünya hayatının, ahiretin yanında çok az bir yararlanmadan ibaret olduğunu bilmek,
  • Rabbinin ayetlerinden bazısı geldiği (mucizelerin göründüğü veya ölümün yaklaştığı) gün, daha önce iman etmemiş veya imanında bir hayır kazanmamış olan bir kimseye (o günkü) imanının fayda vermeyeceğini bilmek,
  • Şan ve şerefin sadece Kur’an’da olduğunu bilmek,
  • Ümmeti ve dini parçalayıp bölmemek, kendileri de grup grup ayrılmamak,
  • Kur’an okurken kovulmuş şeytandan Allah’a sığınmak,
  • Rabbin azametinden (celalinden) korkup titremek,
  • Sadakaların (zekâtlar), Allah’tan bir farz olarak ancak fakirler, düşkünler, zekât toplayan memurlar, kalpleri İslâm’a ısındırılacak olanlarla (özgürlüğüne kavuşturulacak) köleler, borçlular, Allah yolunda cihad edenler ve yolda kalmış yolcular için olduğunu bilmek,
  • Allah yolunda ana-babaya, akrabaya, yetimlere, fakirlere ve yolda kalmışlara harcamak,
  • Güzel bir söz ve bağışlamanın, peşinden gönül kırma gelen bir sadakadan daha hayırlı olduğunu bilmek,
  • Sadakaları açıktan vermek fakat daha güzeli gizleyerek vermek, sadakaların günahlardan bir kısmına kefaret olabileceğini bilmek, Allah’ın verilen sadakalar nedeniyle malı artıracağını (bereketlendireceğini) bilmek,
  • Üzerine vacip olanlar için Kurban kesmek, adanan adakları (Kurban olabilecek hayvanlar ile) yerine getirmek,
  • Allah’a kurbanın etinin değil, kesenin takvasının ulaştığını bilmek, bu nedenle sadece Allah rızasını (İnsanların ne diyeceğini, ne düşüneceğini değil) niyet etmek,
  • Zorda, yoklukta, meşakkatte, hastalıkta ve savaşın kızıştığı zamanlarda (direnip) sabretmek, Allah’a güvenip sığınmak,
  • Anne babaya, yakınlara, yetimlere, yoksullara iyilik etmek, iyiliklerde yarışmak, kötülüklerden soğutmak,
  • Kur’an ile öğüt vermek,
  • Anaya-babaya iyi davranmak, (Şâyet onlar Allah’a ortak koşma için zorlarlarsa bu takdirde itaat etmemek). eğer onlardan biri, ya da her ikisi yanımızda ihtiyarlık çağına ulaşırsa onlara “öf!” bile dememek; onları azarlamamak; onlara tatlı ve güzel söz söylemek,
  • Yetimlere mallarını vermek, temizi pis olanla (helâli haramla) değişmemek, yetim mallarını kendi malına katmamak,
  • Gerçeği açıkça ortaya koymak, bildiğini değiştirmeden söylemek, doğru sözlü olmak,
  • Ölüm gelip çattığı zaman, eğer geride bir hayır (mal) bırakılmışsa, anaya, babaya ve yakın akrabaya meşru bir tarzda, hataya meyletmeden ve günaha girmeden vasiyette bulunmak,
  • Gerektiğinde Allah’ın rahmetini umarak millet ve din uğruna savaşmak, savaştan kaçmamak,
  • Özür sahibi olmaksızın (cihattan geri kalıp) oturanlarla savaşmayıp sadece mali destek sağlayanların, Allah yolunda mallarıyla, canlarıyla cihad edenlerle eşit olmayacağını bilmek, savaşanların büyük bir mükâfat ile Allah katından dereceler, bağışlanma ve rahmet ile cihattan geri kalanlara üstün kılındığını bilmek,
  • Yetimler evlenme çağına geldiğinde (reşit olduklarına ikna olunursa) mallarını vermek, büyüyecekler ve mallarını geri alacaklar diye mallarını aceleye getirerek ve israf ederek yememek, zengin veliler için yetim malına tenezzül etmemek, fakir veliler için bu maldan aklın ve dinin gereklerine uygun biçimde sadece hizmetin karşılığı olarak yemek, mallarını yetimlere geri verirken şahit bulundurmak,
  • Bozgunculuk yapmamak, nifak sokmamak,
  • Boşanmaya karar verilince uygun şart ve kaidelere uymak, üç ay beklemek, şahitlerle kararı teminat altına almak, cinsel birleşmenin hemen sonrasında veya kadının aybaşı gibi hallerinde acele ile boşanma kararı almamak, kararı üç kere tebliğ etmek, boşanmadan sonra karşı tarafa usulünce nafaka vermek, apaçık bir hayâsızlık yapmaları dışında kadınları (bekleme süresince) evlerinden çıkarmamak, kadınlara (iddetleri süresince) oturulan evde bir yerde oturtmak, onları sıkıntıya sokmak için kendilerine zarar vermemek, eğer hamile iseler, doğum yapıncaya kadar nafakalarını vermek, sizin için (çocuğu) emzirirlerse (emzirme) ücretlerini de vermek, eli geniş olan elinin genişliğine göre, rızkı dar olan da, imkanı nispetinde nafaka vermek, (Talak suresi)
  • El sürmeden boşanma durumunda kadından bedel (müt’a) karşılığı ayrılmak, mehr kararlaştırıldığı takdirde yarısını ödemek, doğrusunun kararlaştırılan bedelin tamamının kadına verilmesi olduğunu bilmek,
  • İyilik ve takva (Allah’a karşı gelmekten sakınma) üzere yardımlaşmak, yarışmak, yaşamak,
  • (Şöyle diyerek dua etmek): “Ey Rabbimiz! Unutur, ya da yanılırsak bizi sorumlu tutma! Ey Rabbimiz! Bize, bizden öncekilere yüklediğin gibi ağır yük yükleme. Ey Rabbimiz! Bize gücümüzün yetmediği şeyleri yükleme! Bizi affet, bizi bağışla, bize acı! Sen bizim Mevla’mızsın. Kâfirler topluluğuna karşı bize yardım et. Rabbimiz! Bizi hidayete erdirdikten sonra kalplerimizi eğriltme. Bize katından bir rahmet bahşet. Şüphesiz sen çok bahşedensin. Rabbimiz, biz iman ettik. Bizim günahlarımızı bağışla. Bizi ateş azabından koru.”
  • Ayaktayken, otururken ve yan üzerine yatarken Allah’ı anmak, göklerin ve yerin yaratılışı üzerinde düşünmek,
  • “Rabbimiz! Bunu boş yere yaratmadın, seni eksikliklerden uzak tutarız. Bizi ateş azabından koru” demek,
  • Eğer borçlu darlık içindeyse, ona eli genişleyinceye kadar mühlet vermek, daha hayırlı olanın bu borcu sadaka olarak bağışlamak olduğunu bilmek,
  • Kadınlara mehirlerini (başlıklarını, yüzgörümlüklerini) gönül hoşluğuyla vermek,
  • Eşi ölenler için dört ay on gün beklemek, bu sürede gizlice konuşmamak ve nikâh yapmamak,
  • Kendisi ölüp eşine vasiyet edecek erkekler eşleri için evden çıkarılmaksızın bir yıla kadar veya eşleri kendiliğinden evden çıkana kadar geçimlerinin sağlanmasını vasiyet etmek,
  • İnkârcı ve kâfirleri dost edinmemek, müminlerle dost ve ahbap olmak, eğer küfrü imana tercih ederlerse, babaları ve kardeşleri bile dost edinmemek,
  • Yahudi ve Hristiyanları, İslam’ı alaya alıp oyuncak edinenleri, hakaret edenleri dost edinmemek,
  • “Allah’ın ayetlerinin inkâr edildiği, dedikodu yapıldığı ve onlarla alay edildiğini işitildiğinde, onlarla oturmamak,
  • Yetimleri ve iman edenleri itip kakmamak,
  • Gıybet (Herhangi biriniz ölü kardeşinin etini yemekten hoşlanır mı? İşte bundan tiksindiniz!) ve dedikodu yapmamak, kendinde ve başkasında ayıp aramamak,
  • Zulme uğrayanın dile getirmesi dışında, çirkin sözü açıklamamak,
  • İnsanların Allah katında derece derece olduğunu bilmek, dıştan görünüşlerine göre insanlara paye biçmemek,
  • Yapılan her iyi veya kötü zerre kadar işin karşılığının ahirette alınacağını bilmek,
  • Allah yolunda hicret edenlerin, yurtlarından çıkarılanların, eziyet görenlerin, savaşanların ve öldürülenlerin günahlarının örtüleceğini bilmek,
  • (Cihat için) hazırlıklı ve uyanık olmak,
  • Allah’ın, geçim kaynağı yaptığı malları aklı ermezlere vermemek, onları o mallarla beslemek, giydirmek ve güzel söz söylemek,
  • Kadınlardan fuhuş (zina) yapanlara dört şahit getirmek, eğer onlar şahitlik ederlerse, o kadınları ölüm alıp götürünceye veya Allah onlar hakkında bir yol açıncaya kadar evlerde tutmak, fuhuş (zina) yapanların her ikisini de incitip kınamak, eğer tövbe edip ıslah olurlarsa, onları incitip kınamaktan vazgeçmek,
  • Erkeklerin, kadınların kollayıcıları olduğunu bilmek, (iyi kadınlar için) itaatkâr olmak, evlilik yükümlülüklerini reddederek başkaldıran kadınlara öğüt vermek, onları yataklarda yalnız bırakmak, bunlar fayda vermezse (hafifçe) dövmek, eğer itaat ederlerse, artık onların aleyhine başka bir yol aramamak,
  • Kadınlara (verilmesi) farz kılınan (miras)ı vermek, zavallı çocuklara ve yetimlere âdil davranmak,
  • Eşler arasında adleti sağlamak,
  • Eğer karı-kocanın arasının açılmasından endişe edilirse, erkeğin ailesinden bir hakem, kadının ailesinden bir hakem göndermek, arayı düzeltmeye çalışmak,
  • Cimrilik etmemek, insanlara da cimriliği emretmemek, Allah’ın, lütfundan kendilerine verdiği nimeti gizlememek,
  • Eğer hasta olunur veya yolculukta bulunulursa veyahut abdest bozmaktan gelinince ya da eşlerle cinsel ilişkide bulunup, su da bulunamazsa o zaman temiz bir toprağa yönelip, (niyet ederek onunla) yüzleri ve elleri mesh etmek(teyemmüm),
  • Güzel bir (işte) aracılık edildiğinde, ona o işin sevabından bir pay olduğunu, kim de kötü bir (işte) aracılık ederse, ona da o kötülükten bir pay olduğunu bilmek, kötülüğe aracı olmamak,
  • Selâm verildiği zaman, ondan daha güzeliyle veya aynı selâmla karşılık vermek, selâm veren kimseye, “Sen mü’min değilsin” dememek,
  • Yapılan kötülüğü affetmek,
  • Allah için hakkı titizlikle ayakta tutan, adalet ile şahitlik eden kimseler olmak, adil olmak,
  • Meşrû bir hak karşılığı olmadıkça, gereksiz yere Allah’ın haram (dokunulmaz) kıldığı canı almamak, “Kim, bir insanı, bir can karşılığı veya yeryüzünde bir bozgunculuk çıkarmak karşılığı olmaksızın öldürürse, o sanki bütün insanları öldürmüştür. Her kim de birini (hayatını kurtararak) yaşatırsa, sanki bütün insanları yaşatmıştır.” ayetini akılda tutmak,
  • Mü’minlere karşı alçak gönüllü, kâfirlere karşı güçlü ve onurlu olmak,
  • Allah’ın rızık olarak verdiklerinden üzerine Allah’ın ismi anılarak kesilmiş hayvanlardan, helâl, iyi ve temiz olanları yemek,
  • Dini oyun ve eğlence edinmemek, dünya hayatı kendilerini aldatmış olanlardan uzak durmak, bu tür insanlara Kur’an ile nasihat etmek,
  • Kafirlerin Allah’ı bırakıp tapındıklarına sövmemek, (sonra onlar da haddi aşarak, bilgisizce Allah’a söverler.)
  • Cin topluluğundan olanlarca saptırılmamak, onlardan yardım talep etmemek,
  • Fakirlik endişesiyle çocukları öldürmemek,
  • Zina ve benzeri çirkinliklere, eşcinselliğe, bunların açığına da gizlisine de yaklaşmamak,
  • İmanlı, Müslüman olarak ölmek,
  • Hiçbir günahkârın başka bir günahkârın günah yükünü yüklenemeyeceğini bilmek,
  • Her mescitte (camide) ziynet takınmak (güzel ve temiz giyinmek),
  • Allah’ın nimetlerinden bolca yemek içmek fakat israf etmemek,
  • Yeryüzünde yürüyen canlıların Allah katında en kötüsünün, akıllarını kullanmayan (gerçeği görmeyen)’ler olduğunu bilmek, Allah’ın lütfettiği akıl, ruh ve şuur için şükretmek, aklı kullanarak kesin iman ve itikat etmek,
  • Mal ve çoluk çocuğun birer deneme aracı olduğunu bilmek, malı ve parayı güzel işlere harcamak, hayırlı evlat yetiştirmek,
  • Mü’minler arasında çekişmemek, sabırlı olmak,
  • Allah’ın mescitlerini, ancak Allah’a ve ahiret gününe inanan, namazı dosdoğru kılan, zekâtı veren ve Allah’tan başkasından korkmayan kimselerin imar edeceğini bilmek,
  • Altın ve gümüşü biriktirip gizleyerek onları Allah yolunda harcamayanların elem dolu bir azapla cezalandırılacağını bilmek,
  • Allah’ın, korku ve ümit vermek için şimşeği gösterdiğini, yıldırımlar gönderdiğini ve onlarla dilediğini çarptığını, gök gürlemesinin O’na hamd ederek tespih ettiğini, Meleklerin de O’nun korkusundan tespih ettiğini, Allah’ın yağmur yüklü bulutları meydana getirdiğini, indirdiği su ile yeniden diriltmeyi insanlara gösterdiğini ve rahmetini sergilediğini bilmek,
  • Göklerde ve yerde kim varsa, ister istemez kendilerinin de gölgelerinin de sabah akşam Allah’a boyun eğdiğini bilmek,
  • Kötülüğü iyilikle ortadan kaldırmak,
  • Allah’ın izni olmadan hiçbir mucizenin gerçekleşmeyeceğini bilmek,
  • Her ecelin (vadenin) bir yazısı olduğunu ve Allah’ın rızası olmadan ertelenmeyeceğini bilmek, Ana kitap (Levh-i Mahfuz)’un Allah’ın yanında olduğuna iman etmek,
  • Allah’ın, gizleneni de açığa vurulanı da bildiğini unutmamak,
  • Peygamberlerin hepsinin erkek olduğuna inanmak,
  • Göklerde ve yerde bulunan canlılar ve meleklerin büyüklük taslamadan Allah’a secde ettiklerine (boyun eğdiklerine) Rablerinden korktuklarına ve emrolundukları şeyleri yaptıklarına inanmak,
  • Rızıklardan putlara veya mahiyeti bilinmeyen başkaca şeylere pay ayırmamak,
  • Allah’ın İnsanları zulümleri yüzünden hemen cezalandırılmayacağını, belirli bir süreye kadar cezalarını erteleyeceğini bilmek,
  • İnsanların genç ölmesinin veya yaşlanarak çocukluğa geri dönmesinin Allah’ın takdirinde olduğunu bilmek,
  • Hakkında kesin bilgi sahibi olunmayan şeylerin peşine düşmemek, (kulak, göz ve kalp, bunların hepsi ondan sorumludur.)
  • Böbürlenerek yürümemek, vakar ve tevazu ile yürümek, cahiller laf attıkları zaman, “selâm!” deyip geçmek, nankörlük ve hainlik etmemek, büyüklük taslamamak,
  • Küçümseyerek surat asıp insanlardan yüz çevirmemek, yürüyüşünde tabiî olmak, sesini alçaltmak, (Çünkü seslerin en çirkini, şüphesiz eşeklerin sesidir!”)
  • Kibirlenerek insanları Allah’ın yolundan saptırmak için, Allah hakkında tartışmaya kalkmamak,
  • Faydasız işlerden ve boş sözlerden yüz çevirmek, faydasız boş bir şeyle karşılaşıldığında vakar ve hoşgörü ile geçip gitmek,
  • Yalana şahitlik etmemek,
  • İffetli ve (haklarında uydurulan kötülüklerden) habersiz mü’min kadınlara zina isnat etmemek,
  • Başka evlere, geldiğinizi hissettirip (izin alıp) ev sahiplerine selâm vermeden girmemek, eğer evde kimse yoksa izin verilinceye kadar oraya girmemek, eğer “geri dönün” denirse hemen dönmek, içinde size ait bir eşya olan oturanı bulunmayan evlere serbestçe girmek,
  • Kadınlar için (Yüz ve el gibi) görünen kısımlar müstesna, zînet (yer)lerini göstermemek, başörtülerini yakaların üzerine kadar salmak, zinetleri, kocalarından, yahut babalarından, yahut kocalarının babalarından, yahut oğullarından, yahut üvey oğullarından, yahut erkek kardeşlerinden, yahut erkek kardeşlerinin oğullarından, yahut kız kardeşlerinin oğullarından, yahut Müslüman kadınlardan, yahut sahip oldukları kölelerden, yahut erkekliği kalmamış hizmetçilerden, yahut da henüz kadınların mahrem yerlerine vakıf olmayan erkek çocuklardan başkalarına göstermemek, gizledikleri zinetler bilinsin diye ayaklarını yere vurmamak,
  • Evlenmeye güçleri yetmeyenler için Allah kendilerini lütfuyla zengin edinceye kadar iffetlerini korumak, (Dünya hayatının geçici menfaatlerini elde etmek için iffetli olmak isteyen cariyeleri fuhşa zorlamamak).
  • Allah’ın, yüceltilmesine ve içlerinde adının anılmasına izin verdiği evlerde sabah akşam O’nu tesbih etmek, hiçbir ticaretin ve hiçbir alışverişin Allah’ı anmaktan, namazı kılmaktan, zekâtı vermekten alıkoymasına müsaade etmemek,
  • Çocuklar ve hane halkı için; günde üç defa (sabah namazından önce, öğleyin elbiselerinizi çıkardığınız vakit ve yatsı namazından sonra) (yatak odasına girecekleri zaman) izin istemek,
  • Köre, topala, hastaya güçlük olmadığını bilmek, bu durudakilere yardım etmek,
  • Evlere girildiği zaman birbirine, Allah katından mübarek ve hoş bir esenlik dileği olarak, selâm vermek,
    Rabbe secde ederek ve kıyamda durarak gecelemek,
  • “Ey Rabbimiz! Eşlerimizi ve çocuklarımızı bize göz aydınlığı kıl ve bizi Allah’a karşı gelmekten sakınanlara önder eyle” diye dua etmek,
  • (Önce) en yakın akrabalardan başlamak üzere insanları uyarmak ve imana davet etmek,
  • Allah’tan rahmet ve ümidi kesmemek,
  • Eşlerin (kadınların) erkekler için huzur bulmak için yaratıldığını ve arada sevgi ve merhametin Allah tarafından var edildiğini bilmek,
  • Evlatlıkları öz çocuklar gibi görmemek, onları (biliniyorsa) babalarına nispet ederek çağırmak,
  • Hata ile yapılan işlerde günah olmadığını, kasten yapılan şeylerde günah olduğunu bilmek,
  • Müslüman, mü’min, itaatkâr, doğru, sabreden, Allah’a derinden saygı duyan, sadaka veren, oruç tutan, namuslarını koruyan, Allah’ı çokça ananlar için Allah’ın bağışlanma ve büyük bir mükâfat hazırladığını bilmek,
  • Kur’an ve sahih hadisler hilafına işler konusunda tercih kullanmamak, yorum yapmamak,
  • Din ile alakalı işlerde ücret talep etmemek, ücretin sadece Allah’a ait olduğunu bilmek,
  • Evcil hayvanları ve eti yenenleri Allah’ın boyun eğdirdiğini bilmek,
  • Allah’ın göğüslerin özünü (kalplerde olanı), hain bakışları hakkıyla bildiğini unutmamak,
  • Yatarken besmele ve Kelime-i şehadet getirmek, dua etmek, (Allah, (ölen) insanların ruhlarını öldüklerinde, ölmeyenlerinkini de uykularında alır.)
  • Günahkârların bile ümitsizlik anına kadar tövbe kapısından geçebileceğini unutmamak, iman ederek Allah’ın rahmetinden ümidi kesmemek,
  • Organ ve uzuvların ahirette şahitlik edeceğini unutmamak, tenha yerlerde bile günah ve kusur işlememek, bedene iyi davranmak, sağlığı korumak,
  • İşlerde danışmak (şura), saldırıya uğranıldığında yardımlaşmak,
  • Çocukların doğmasının (ya da kısırlığın), sayısının ve cinslerinin Allah’tan olduğunu, çocukların bize bir emanet ve deneme aracı yapıldığını bilmek,
  • Nihayet olgunluk çağına gelip, kırk yaşına varınca şöyle demek: “Bana ve anne babama verdiğin nimetlere şükretmemi, senin razı olacağın salih amel işlememi bana ilham et. Neslimi de salih kimseler yap. Şüphesiz ben sana döndüm. Muhakkak ki ben sana teslim olanlardanım.”
  • İnkârcılara karşı çetin, müminlere karşı merhametli olmak,
  • Eğer inananlardan iki grup birbirleriyle savaşırsa aralarını düzeltmek, eğer biri ötekine karşı haddi aşarsa, Allah’ın buyruğuna dönünceye kadar haddi aşan tarafa karşı savaşmak, eğer (Allah’ın emrine) dönerse, aralarını adaletle düzeltmek ve (onlara) adaletli davranmak,
  • Mü’minler ancak kardeş olduğundan (küs ve kavgalı olanların) aralarını düzeltmek,
  • Başka toplulukları alaya almamak, (kadınlar için) diğer kadınları alaya almamak,
  • Birbirini karalamamak, (kötü) lakapla çağırmamak,
  • Zannın birçoğundan sakınmak,(Çünkü zannın bir kısmı günahtır.)
  • Birbirinin kusurlarını ve mahremiyetlerini araştırmamak,
  • Ufak tefek kusurlar dışında, büyük günahlardan ve çirkin işlerden uzak durmak,
  • Kendini temize çıkarmamak, (Ne olduğunuzu en iyi Allah bilir)
  • Siz baş başa gizlice konuşulduğu zaman, günah, düşmanlık (peygambere isyanı) konuşmamak, iyilik ve takvayı konuşmak,
  • Kötü fısıltıların iman edenleri üzmek için ancak şeytandan kaynaklandığını bilmek,
  • Allah’a ve peygamberine düşman olan kimselere sevgi beslememek, Allah’ın gazap ettiği tamamen ahiretten ümitlerini kesmiş bir toplumu dost edinmemek,
  • Nefsinin cimriliğinden, hırsından korunmak,
  • Allah’ın, kendi yolunda, duvarları birbirine kenetlenmiş bir bina gibi saf bağlayarak çarpışanları sevdiğini unutmamak,
  • Allah’ın rızasını kazanmak için gerektiğinde kendini (can veya malını, seve seve) feda etmek,
  • Allah’ın izni olmaksızın hiçbir musibetin başa gelmeyeceğini bilmek,
  • Ölümün ve hayatın, kimin daha güzel amel yapacağını sınamak için yaratıldığını bilmek,
  • Yemin edip duran, aşağılık, daima kusur arayıp kınayan, durmadan söz taşıyan, iyiliği hep engelleyen, saldırgan, günaha dadanmış, kaba saba; bütün bunların ötesinde bir de soysuz olan kimseye mal ve oğulları vardır diye boyun eğmemek,
  • Nûh Peygamberin duası ile dua etmek; “Ey Rabbim! Kâfirlerden hiç kimseyi yeryüzünde bırakma! Çünkü sen onları bırakırsan, kullarını saptırırlar; sadece ahlâksız ve kâfir kimseler yetiştirirler. Rabbim! Beni, ana babamı, iman etmiş olarak evime girenleri, iman eden erkekleri ve iman eden kadınları bağışla. Zalimlerin de ancak helâkini arttır.”
  • Allah’ın dilemesi olmadıkça bir şey dilenmeyeceğini bilmek,
  • Kâfirlerin ruhlarının şiddetle çekip çıkarılacağını, mü’minlerin ruhlarının kolaylıkla alınacağına inanmak,
  • Mirası helal, haram gözeterek pay etmek,
  • Sabrı ve merhameti tavsiye etmek,
  • (Sadaka veya yardım) İsteyeni azarlamamak,
  • Boş oturmamak, bir iş bitince diğerine koyulmak,
  • Kalemi (okuma yazmayı, bilmediğini bilmeyi), demiri (her türlü teknolojiyi), kulağı (işitmeyi), gözü (görmeyi) ve kalbi (sevmeyi, hissetmeyi) verdiği için Allah’a şükretmek,
  • Verilen her nimetten hesaba çekileceği unutulmadan her bir nimet için (ekmek, gölge, soğuk su vb.) defalarca şükretmek, (Sıkça elhamdülillah demek)
  • Boşa geçen zamanın (ibadetten, ilim öğrenmek ve öğretmekten, hayırlı amel işlemekten) ziyan edilen zaman olduğunu unutmamak,
  • Şerden, karanlıktan, büyülerden, hasetçilerden, insanların kalbine vesvese veren vesvesecilerin kötülüğünden Allah’a sığınmak,
  • Mülk, ilim ve kudreti sadece Allah’a kılavuzlamak,
  • Sadece Allah’ı vekil kılmak,
  • Hüküm sadece Allah’ındır diyebilmek,
  • Din ve tahrim yetkisini sadece Allah’a bırakmak,
  • Gaybın, ruhun, kıyametin, kaderin bilgisinin sadece Allah’da olduğunu bilmek,
  • Şefaat tümden ve sadece Allah’ındır diye inanmak,
  • Şefaatin sadece Allah’ın razı olduğu kullar için olduğunu bilmek,
  • Allah’ın kainattaki, bedendeki ve Kur’an’daki ayetlerini görmek, anlamak,
  • Allah’a, Kur’an’a ve Peygambere itaat etmek,
  • Allah’a iman etmek, imanı muhafaza etmek,
  • Ahirete, kitaplara, peygamberlere, meleklere, kadere iman etmek,
  • Peygamberlerin tamamının Allah tarafından elçi kılındığını bilmek,
  • Peygamberlerin birer melek değil insan olduğunu bilmek,
  • Peygamberlere ‘efendi’ değil ‘arkadaş’ demek,
  • Kitapların Allah katından olduğunu bilmek,
  • Kitapların Kur’an hariç tahrif edildiğini bilmek,
  • Kur’an’a uygun olmayan diğer kitapları ve hadisleri doğru kabul etmemek,
  • Kur’an üstü tartışmasız kitap kabul etmemek,
  • Peygamber üstü tartışmasız kişi kabul etmemek,
  • Kelime-i Şehadet getirmek,
  • İslam’ın Allah katında muteber tek din olduğunu bilmek,
  • Her nefsin ölümü tadacağını bilmek,
  • Ahiretin ve hesabın hak olduğuna itikad etmek,
  • Cennet ve cehennemin, müjde ve azabın hak olduğunu bilmek,
  • Niyetleri bilenin sadece Allah olduğunu anlamak,
  • Rızkı, medeti, şifayı ve nimeti sadece Allah’tan beklemek,
  • Rızkı dilediğine az veya çok ama tek verenin Allah olduğunu bilmek,
  • Dünya denen yaşamın sınav olduğunu anlamak,
  • Dünya hayatının fani olduğunu bilmek,
  • Dünya süslerinin imtihan için olduğunu idrak etmek,
  • İblisin en büyük düşman olduğunu bilmek,
  • İblisin iman sahiplerine zarar veremeyeceğini bilmek,
  • İnsanların çoğunun iman etmediğini bilmek,
  • İnsanların çoğunun imanlarına şirk bulaştırdığını bilmek,
  • Irz ve namusu korumak,
  • Cehennemin ağzına dek dolacağını bilmek,
  • Münafıkların cehennemdeki yerinin kafirlerden de aşağı olduğunu bilmek,
  • Şirk üzere ölenlerin afsızlığa mahkum olduğunu bilmek,
  • Emanete sahip çıkmak,
  • Kainattaki huzur, aheng ve dengeyi bozmamak,
  • İtidalli (yumuşak huylu) davranmak,
  • İnsanı yeryüzüne ve cennetlere mirasçi kılmak,
  • İnfak etmek (zekat, sadaka, fitre vs.),
  • İbadet ve kulluk etmek,
  • Sırat-ı Mustakim üzere olmak,
  • Allah ahlakıyla ahlaklanmak,
  • Allah’ın isim ve sıfatlarındaki tecellileri yakalamak,
  • Kur’an ile ahlaklanmak,
  • Salih amel işlemek,
  • Namaz kılmak,
  • Oruç tutmak,
  • Hacca gitmek,
  • Ahde vefa etmek, fıtratta verdiğimiz söze sadık kalmak,
  • Sıla-i Rahim (Akraba ziyareti, akrabaya yardım),
  • Hicret etmek,
  • Zulümle savaşmak,
  • Biat ve şura etmek, danışmak, denetlenmek, seçilmek,
  • Hakkaniyet ilkesine sadık kalmak,
  • Merhametli ve şefkatli davranmak,
  • Aklı selim olmak, aklı işletmek,
  • Kalbi selim olmak,
  • Kur’an ile haram edilmeyen herşeyi helal ve mübah kabul etmek,
  • Adalet, adil olma ve hukuk devleti ilkelerini düstur edinmek,
  • Güzel söz söylemek,
  • Mahremiyete saygı (ev, beden, aile, mal vs.) duymak, mahremiyeti korumak,
  • Özgürlük ve hürriyete inanmak, savunmak, mücadele etmek,
  • Akılları boyunduruktan, imanları prangadan kurtarmak,
  • İnsan hakları ve kamu menfaatine saygılı olmak,
  • Sevgi, şefkat, hoşgörü ile yaşamak,
  • Çevreyi korumak,
  • Yardım ve paylaşmak,
  • Kolaylık, kolaylaştırmayı hayat felsefesi edinmek,
  • Nefislerin terbiyesine çalışmak, nefisleri temizlemesi için Allah’a yalvarmak,
  • Doğruluk ve dürüstlükte sebat etmek,
  • Çile ve sabır ile ilahi aşka varabilmeye çalışmak,
  • Şükretmek, dua etmek,
  • Tövbe ve istiğfar etmek, nasuh tövbe etmek,
  • Huşu ile ibadet etmek,
  • Samimi ve içten olmak,
  • Haram aylara riayet etmek,
  • Şeytanın adımlarını izlememek,
  • Şeytan işi pisliklerden arınmak,
  • Şerre aracı, yardımcı olmamak,
  • İmtihan edilmeden cennete gidilmeyeceğini bilmek,
  • Her sene bir veya iki kez imtihan edildiğimizi anlamak,
  • Selam vermek ve almak,
  • Gece ibadet etmek, Kur’an okumak,
  • İhtiyatlı ve tedbirli olmak,
  • İyi zanda bulunmak, idia için şahit veya belge istemek,
  • Beyyine üzere yaşamak ve ölmek,
  • Şahitlikte adaletten sapmamak,
  • Şehit olma arzusu taşımak,
  • Cihad etmek (Allah yolunda mücadele etmek),
  • Kısası uygulamak,
  • Miras hukukuna ayet gereğince riayet etmek,
  • Güzel söz söylemek,
  • Borca, yemine ve söze sadakat göstermek,
  • Ehliyet ve liyakati, sadakatin üzerinde tutmak,
  • Cuma günü namaz için çağrı yapıldığı zaman, hemen Allah’ın zikrine koşmak ve alışverişi bırakmak.

Bu yazıyı okudunuz mu?

Kur’an anlaşılarak okunmayı hak edendir

Kur’an anlaşılarak okunmayı hak edendir

Kur’an anlaşılarak okunmayı hak edendir Kur’an, Yüce Allah’ın tüm insanlık için kıyamete dek seçtiği, Allah ...

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir