Anasayfa / AHİR ZAMANLAR / Kurtarıcı Mesih ve Mehdi bekleyenlere sesleniş
imanilmihali.com
Kurtarıcı Mesih ve Mehdi bekleyenlere sesleniş

Kurtarıcı Mesih ve Mehdi bekleyenlere sesleniş

Kurtarıcı Mesih ve Mehdi bekleyenlere sesleniş

Yüce Allah, tüm insanlık için ve kıyamete kadar mükemmel ve son din olan İslam’ı seçmiş, Allah katında da tek muteber din olarak İslam’ı tayin etmiş, sözlerini Kur’an ile tamamlamış, başkaca Peygamber ve Kitap göndermeyeceğini beyan etmiştir.

Ahir zamanda İslam’ın zor günlerinin yaşanacağı ve imansızlığın zirve yapacağı muhakkaktır. Dahası diğer din mensuplarının, İslam içindeki dincilerle kol kola münafıklığı dinleştireceği, müşrikliği baştacı yapacağı da.

Lakin başka kitap ve Peygamber gelmeyecek olması İslam’ı korumasız bırakacak değildir çünkü Kur’an Allah korumasındadır. İmansızlık illetine deva bu yüzden Kur’an’dır ve Kur’an ilkelerle manalardan ibarettir.

Hz. Peygamberin vefatından sonra tartışma üstü kişi kalmamaıştır, yorum getiren alimlerin hiçbiri de vahye doğrudan muhatap olmadığından kişilere müracat sona ermiş, din adına yegane kaynak Kur’an kalmıştır.

Mesih ve mehdi bekleyenler, Allah’ın her yüzyılda bir veya birkaç ulvi şahıs gönderdiğinin ve onların tecdite (Kur’an ile yeniden yapılanma) gayret ettiğinin elbette farkındadır ama gayretleri maalesef bir kurtarıcı arayışı ile dünyayı akıllarındaki dişi cin şeytanı bekler hale getirmektir. Bu gayret nafiledir ve doğrusunu Allah bilir fakat tüm bu mesih ve mehdi beklentileri israiliyat kaynaklıdır.

Kur’an hala el değmemiş vaziyette gözler önünde dururken, ayetler okunup anlaşılmayı beklerken, insanların okumak ve anlamak yerine, hala bir insan beklemesi ve onu dinleyerek dine şekil vermeyi dilemesi anlaşılır gibi değildir.

Din adına olan her şey Kur’an’dadır ve mucizeler devri kapanmıştır. Yüce Allah dilediği anda mucize yaratmaya elbet Kadir’dir lakin böyle yapmaması insanların mucizeye rağmen inkarlarına devam edeceklerini bildiği içindir.

O halde ne bir mucizeye gerek vardır inanmak için, ne bir mesihe ne de bir mehdiye. İsa (as) Mesih ise göklere çekilmiştir.

Öte yandan akla ve bilme çığır açtıran, ayetlerin (müteşabih) kapalı anlamlarını din lehine anlaşılır kılanların mehdi kabul edileceği bir anlayış kabul görebilecektir. Doğru sözlü, Allah’ı tarif eden, tecditten yana, dine imani ve Kur’ani yorum getiren bu kişileri dinlemek caiz hatta sevaptır. Fakat asli komutan akıldır ve mehdiden, mesihten beklenen görevi yapmak üzere akıl emir beklemektedir. Yeter ki çalıştırılsın ve gayeye yönlendirilsin.

Batıni Peygamber durumundaki akıl her devirde Peygamber gibi vazifelendirilmekte, zahiri (gerçek) Peygamberi idrak için öne atılmakta, vahyi ve hakikati birleştirebilmektedir. Ahir zamanın beklenen mehdi veya mesihi de işte bu akıldır ki Kur’an aklını işletmeyenler üzerine pislik atılacağını alenen ilan etmiştir.

Özetle; mehdi veya mesih ile kast edilen bir kişiyse Hz. Peygamberden sonra Peygamber gelmeyecektir ve dine bilimsel destek verip çığır açanlar mehdi kabul edilebilir. Mesih olarak kast edilen başka bir peygamber ise bu hurafeden ibarettir.

Doğruları anlamak ve ispat için Kur’an ve Kur’an’ı anlayabilen akıl kafidir ve akıl her dönemde en doğru yol gösterici olarak din ile paralel yürümektedir.

Kulun her birinin Kur’an okuduğunda anladığı bu yüzden farklıdır. Çünkü Kur’an herkese anlayacağı kadarıyla hitap eder ve kaldıramayacağı yük yüklemez. Lakin Kur’an her defasında sadece hakikati gösterir.

Yüce Allah, Kur’an’ı himayesine almakla başkaca kitap ve peygamber göndermeyeceğini, kişiler yerine ilkeleri egemen kılacağını on dört asır önce beyan etmiştir ki dinin tamamı Kur’an’da vardır.

Kurtuluş isteyenler, imana ve Kur’an’a dönüşü istemeli, kurtarıcı bekleyenler gözleri önündeki Kur’an’ı anlayarak okumak suretiyle ilahi-vicdani rehbere danışmalıdır.

Son söz; kurtulmak için önce yanlışları tespit ve teşhis lazımdır ki bu Kur’an’la mümkündür. Yanlışlardan kurtulmak için mücadele, emek ve çile lazımdır ki bu imanla mümkündür. Esenlik ve huzur gaye olmalıdır ki İslam’ın tanımı budur.

Yüce Allah dilediğini yapandır, her şeye gücü yetendir.

Başkaca yol ve yordam arayanların hali ise devşirme yahudilerin halidir ve dini anlamamaktan kaynaklanan bu acınası hal kurtuluştan ziyade karanlık akibetler vadedendir.

NOT; Hollywood filmlerinde beyinlere kazınan kurtarıcı ihtiyacı ile davetiye çıkartılanın, dünyayı selamete çıkarmak üzere beklenenin “şeytan denen iblis” olduğunu hala anlamayan varsa Kur’an’a bakması yeterlidir.

Rabbim kullarını Kur’an istikametinden ayırmasın. Amin!

Bu yazıyı okudunuz mu?

Kur’an İslam’ına dönüşün hala vakti gelmedi mi

Kur’an İslam’ına dönüşün hala vakti gelmedi mi?

Kur’an İslam’ına dönüşün hala vakti gelmedi mi? Derin Asr-ı Saadet özlemiyle yanıp tutuşurken, tevhid yolunda ...

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir