Anasayfa / İMAN ESASLARI / Kitaplara iman / KUTSAL KİTAPLARA NASIL İMAN EDİLİR?
imanilmihali.com
kutsal kitaplar

KUTSAL KİTAPLARA NASIL İMAN EDİLİR?

KUTSAL KİTAPLARA NASIL İMAN EDİLİR?

Yüce Allah biz insanlara ezelden bu yana sözlü veya yazılı olarak öğüt ve yasaklar göndermiş, insanlığı ve hayatı doğru yola kılavuzlamayı dilemiştir. İlk Peygamber Hz. Adem (a.s)’e kelimeleri öğreten Allah O’nu melekler karşısında yüksek bir mevkiye çıkarmış, yeryüzüne halife kılacağı ilk insana öğrenme, okuma, anlama, sonuç çıkarma melekesini bahşetmiştir.

Ezelde verilen tembih ve uyarıların çağlar sonraya taze olarak saklanması mümkün olmadığından ve zalim insan her 4-5 asırda bir yoldan çıktığından Yüce Allah belirli zamanlarda Peygamberlerini seçmiş, görevlendirmiş ve insanlara unuttukları değerleri yeniden hatırlatmıştır.

Yüce Allah’ın sabrı, sakinlik ve rahmeti bizlerin yaşama sebebidir.

Düşünün ki televizyonu açmasını istemediğiniz oğlunuz size rağmen televizyonu açınca çılgına döner ve kendinize saygısızlık görür ve hatta çocuğu döversiniz. Yoldan geçen biri yanlışlıkla omuzunuza dokuns kavga eder, kiracınız kirayı üç gün geciktirse deli olur kapısına dayanırsınız. Küser, kızar, hiddetlenir ve cezayı kendiniz vermek istersiniz hem de sınır tanımadan, aşırı giderek, haddi aşarak.

Ama Yüce Allah milyarlarca insanın maliki, sınırsız ilim ve kudretin sahibi olarak hep sabreder. O kadar Yüce, o kadar rahmet doludur.

Bu rahmeti ve şefaati nedeniyle –haksızlık ve aşırılıklarımız yüzünden- insanlığı tümden yok edip yerimize yenisini getirmek değil, var olanları sabırla terbiye etmek arzusundadır. Yüzlerce güneşin sıcaklığı, milyonlarca annenin yavrusuna duyduğu şefkat bu sevgi karşısında cılız kalır.

Ve Allah her seferinde kelamını söz ve yazı ile iletir ki bu daha ziyade insanın okuma yazmayı öğrenmesi ile eş zamanlıdır. İnsana okumayı öğreten de, kalem yani yazıyı bahşeden de Allah’tır. Bundan maksadı unutulan sözlerin yerine baki kalacak yazılı belgelerin yaratılmasıdır.

Ama dedik ya insan zalim, cahil ve nankördür diye, Allah’ın tüm iyi niyetine rağmen sapmış azgınlar birer hikmet olan ayet ve sureleri değiştirmiş, saklamış, kendileri bir şeyler eklemiş ve her seferinde kitapların yani yazılı Allah emirlerinin doğru yolu gösterebilmesini engellemişlerdir.

Sayfalar, suhuflar, eski kitaplar böyledir. Biliyoruz çünkü Yüce Allah Kur’an’da kendisi böyle bildirmektedir. Yine Kur’an’dan biliyoruz ki bu fenalıkları yapanlar belki zamanlarında geçici menfaat temin etmişlerdir ama sonları ilelebet felakettir.

Sonra Yüce Allah değiştirilemeyecek, kıyamete kadar baki kalacak bir kitap dilemiş, Kur’an’ı bahşetmiş, ilk harfinden son cüzüne rağmen kendi korumasına alarak değişmeden çağlar ötesine taşınmasına imkan sağlamıştır.
İşte kitaplara iman konusunun özeti budur.

Diğer kitap ve sayfaların hepsi Allah kelamıdır, hepsi Allah katındandır, hepsi ilahidir ama ne yazık ki doğrulukları konusunda kısmende olsa tereddüt vardır. Hangisinin doğru hangisinin yanlış vey ekleme olduğunu bilmemiz de mümkün olmadığından Allah bize son bir şans vermiş ve kulu Hz. Muhammed’e Kur’an’ı vahyetmiştir.

Yüce Allah, Kur’an ile dinini tamamlamış, insanlara son kez yardım ettiğini ifade etmiş, adeta ikindi namazı olan Hz. Peygamberden sonra kıyamete yani akşam namazına az bir zaman kaldığını vurgulamıştır ve dilemiştir ki diğer tüm dinlere ve peygamberlere ve kitaplara iman edenler, hepsi birden Kur’an’a, İslam’a, Hz. Muhammed’e gelsinler ve bu sayede kurtuluşa ersinler.

Bizler Kutsal kitaplara iman etmek denince hepsine iman eder ama değişmiş ve bozulmuş olduklarından dolayı dini sadece Kur’an’a göre yaşarız. Tevhid dininin son şekli olan İslam Allah’ın dini, Kur’an tüm kitapların anası ve özü ve rehberi, Hz. Peygamber tüm Peygamberlerin nihai söcüsüdür.

Mü’min İslam’a, Kur’an’a, Hz. Peygambere itaat ve itimat etmeli, diğer din ve kitaplara mesafeli ama saygılı yaklaşmalı, bu kadar çok kitap ve peygamber gönderilmesinden Yüce Allah’ın insanı ne kadar çok sevdiği ve bize nasıl yardım etmeyi dilediği sonucunu çıkartıp genel olarak imanının güçlendirmelidir.

Yüce Allah’ın rahmet ve şefaatinin son merhalesi olan Kur’an tüm insanlığın kurtuluş rehberidir.

Gün gelecek herkes Kur’an’a dönecektir. Kıyamet ne zaman ve nasıldır bilemeyiz ama herkesin kendi kıyameti kendi ecelidir. Ecel gelmeden, kıyamet gelmeden yapılacak şey yüzünü, Kur’an’a, İslam’a, Hz. Peygamber’e dönmektir.

Diğer kitaplar her ne kadar değişmiş ve tahrif edilmiş olsa da onlara hakaret ve küfür etmek büyük günah ve Allah korusun iman zedeleyici bir şeydir. Kişiyi karanlıkların dibine atar.

Kul dinde zorlama olmadığı bilinciyle herkesi imana davet eder ama zorlamaz. Çünkü Allah dileseydi herkes iman ederdi.

Mü’min önce kendisini düzeltir.

Mesele tüm dünyanın Müslüman olması değil, Müslüman geçinenlerin MÜSLÜMAN OLABİLMESİDİR!

Allah bizleri Kur’an yolundan ayırmasın!

Allah bizi dinsiz, İslam’sız, Peygambersiz ve Kur’ansız karanlıklara mahkum etmesin.

Allah bizi ecelimize kadar Müslüman yaşatıp, Müslüman öldürsün.

Amin.

Bu yazıyı okudunuz mu?

Kur'an

Kur’an terminolojisi

Kur’an terminolojisi denildiğinde anlaşılması gereken yaratılışın zıt iki kutbuna ve insanların bu ikisi arasındaki tercihlerine ...

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir