Anasayfa / DİNİMİZ İSLAM / İSLAM AHLAKI / Levm ve melamet, özeleştiri ve kınama
imanilmihali.com
Levm ve melamet, özeleştiri ve kınama

Levm ve melamet, özeleştiri ve kınama

Levm ve melamet, özeleştiri ve kınama

Kıyamet gününe yemin ederim. (Kusurlarından dolayı kendini) kınayan nefse de yemin ederim (ki diriltilip hesaba çekileceksiniz).” (Kıyame 75/1,2)

“O gün varıp durulacak yer, sadece Rabbinin huzurudur. O gün insana, yapıp önden gönderdiği ve yapmayıp geri bıraktığı şeyler haber verilir. Hatta, mazeretlerini ortaya koysa da, o gün insan kendi aleyhine şahittir.” (Kıyame 75/12-15)

“Onlar, kendi nefisleri(nin yaratılış incelikleri) hakkında hiç düşünmediler mi? Hem Allah, gökler ile yeri ve ikisi arasındakileri ancak hak ve hikmete uygun olarak ve belirli bir süre için yaratmıştır. Şüphesiz insanların birçoğu Rablerine kavuşacaklarını inkâr ediyorlar.” (Rum 30/8)

Levm özeleştiri ve melamet kınamak manasınadır ve bunlar gerçek Allah sevgisine götüren, nefsi terbiye eden, hayata egemen yanlışları silip atmak için şart olan iki cevherdir.

Levm, kulun kendisini eleştirmesi, hesaba çekmesidir. Levvame de kendisini eleştiren benlik manasınadır. Levvame nefis de buradan hareketle, özeşeltiri yapabilen benliktir. Levvame olamayan benlikler, hakkı saklayan zalimlerdir, Peygamberimizin buyurduğu gibi haksızlık karşısında susan dilsiz şeytanlardır.

Ve Kur’an, kendisini eleştirebilen, hesaba çekebilen kullar ister, aydınlık beyin ve kalp sahipleri ister.

Melamet ise başklarını, sistemi, yaşananları, süregelenleri Kur’an ile yargılamak ve doğru-güzel olanlarla uğraşmadan, yanlışları kınamaktır.

Melamet; samimiyet sanatıdır ve riyadan arınmış vaziyette, iyi ve olumluya dokunmadan, kınamaya esas yönleri Kur’an ile ortaya çıkarıp Allah için arınmayı esas alan tutumun adıdır. Bu Kur’ani ahlak ve şahsiyettir ve riya, hile, düzenbazlığa set çeker.

Melamet, kamil insanın ve şirkten kurtuluşun garantisidir çünkü riyanın can düşmanı melamettir.

Melamet erleri, sadece Allah rızasını esas alan kamil mü’minlerdir ki başkaları onları yargılasa da onlar hak ve doğru bildikleri yoldan asla dönmezler. Çünkü dönerlerse bilirler ki onlar da sıradan, sürüleşmiş dalkavuklara dönerler ve riyaya bulaşırlar. Bu yüzden azimle eleştirir ve doğruyu yakalamaya gayret ederler.

“Ey iman edenler! Sizden kim dininden dönerse, (bilin ki) Allah onların yerine öyle bir topluluk getirir ki, Allah onları sever, onlar da Allah’ı severler. Onlar mü’minlere karşı alçak gönüllü, kâfirlere karşı güçlü ve onurludurlar. Allah yolunda cihad ederler. (Bu yolda) hiçbir kınayıcının kınamasından da korkmazlar. İşte bu, Allah’ın bir lütfudur. Onu dilediğine verir. Allah, lütfu geniş olandır, hakkıyla bilendir.” (Maide 5/54)

“Onlar öyle kimselerdir ki, halk kendilerine, “İnsanlar size karşı ordu toplamışlar, onlardan korkun” dediklerinde, bu söz onların imanını artırdı ve “Allah bize yeter, O ne güzel vekildir!” dediler.” (Al-i İmran 3/173)

Levm ve melamet, seçkin kullara hastır, Allah’ı seven ve Allah’ın razı olduğu kulların işidir, cihat eri olmayı gerektirir, insana yüklenen vazife ve üstünlüklerin gereğidir.

Kendisini ve toplumun din ve insanlık adına yaşadıklarını, dünyayı eleştiremeyenler, hesaba çekilme gününde hesaba çekilmeden önce muhasebe yapamayanlar, kınamaktan korkanlardır.

Nefsin mertebeleri içinde de yer alan levvame nefis Allah emirlerine uymak için ter ve kan dökendir, uğraşan, niyet ve gayret edendir. Emmare nefisten (fütursuz yaşamayı tercih eden terbiye edilmeyi düşünmeyen nefis) sıyrılıp, bu mertebeye gelenler hem kendilerini hem yaşadıkları toplumları baskı ve zorlamalara rağmen hak yola davet eden tevhid erleridir.

Kur’an ve Allah, kendisini tam ve yeterli gören nefsi değil, eleştirip mükemmele yolculuk eden nefis ister. Yine Allah, nefislerin dinin hayata yansıyan yanlış uygulamalarını ve din adına verilen kahırları bulmasını, itiraz etmesini, eleştirmesini, Kur’an rotasına sokmak için düzenleme yapılmasını arzulamasını ister.

Melamet erleri veya melamet erbabı, sadece bir tasavvufi makam veya isimden ibaret değil, tüm mezheplerin ortak paydası ve tüm benliklerin olmazsa olmaz şartıdır.

Çünkü herşeyi yeter ve düzgün görmek, dini tanımamak, Allah’ı bilmemektir ve hayat serüveni mükemmele gidiştir. Bu yolda duranlar, duraklayanlar, katedilen mesafeyi kafi görenler karanlıklara mahkum olanlardır. Duranlar İslam’ın evrenselliğini ve zaman ötesiliğini anlamayan yobazlardır.

Melamet erbabı ise zaman ve coğrafyaya, kamu ve kul yararına göre ters ve aykırılıkları tespite çalışan, dine hak ettiği değeri vermeye gayret edenlerdir.

Melamet, Kur’an ile konuştuğu için de içerisinde yalan ve riya yoktur, samimiyet ve Allah’la başbaşa olmak arzusu yani huşu vardır. Bu yüzden münafık ve müşriklerin asla varamayacağı bu nokta sadece iman sahiplerine nasiptir.

Eleştirmekten korkanlar ise Allah’tan değil başkalarından korkmakla sadece günah işlemekle veya küfretmekle kalmaz aynı zamanda o kişi ve makamları ilahlaştırarak şirke imza atar.

Şirk ise affedilmeyecek tek suçtur.

Allah, kendisinin ve Peygamberinin muhakkak galipgeleceğine yemin etmiştir o halde dini bu istikamette doğru ve tam yaşamak, arındırmakla, temizlemekle, temiz tutmakladır. Bu hem kulların dinden anladıkları ve yaşadıkları için hem toplumun dine verdiği kıymet ve ehemmiyet için geçerlidir.

Eleştirmek ve kınamak, ortada bir yanlış varsa Allah emridir ve hiç kimse ve hiçbir sistem ilahi, melek veya günahsız değildir. O halde bu sürçme, günah ve yanlışları ortaya çıkararak tekamül sürecine dahil olmak insanlık ve iman borcudur.

Levm ve melamet, insanı olgunlaştıran, kemale erdiren Kur’an emridir ve kişilere yahut genel kabullere göre değil hakikate ve hakkaniyete göredir. Yani Kur’an çıkış noktasıdır, olmalıdır. Yoksa şirke ve münafıklığa gayet müsaittir ve riyadan asla kurtulunamaz, güzel sonuç almak da asla mümkün değildir.

Bu yazıyı okudunuz mu?

İslamda dost ve arkadaş kavramı

İslamda arkadaş ve dost kavramı

İslamda arkadaş ve dost kavramı Yüce Allah, iman, İslam ve ihsanı emretmiş, güzellik ve esenliğin ...

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir