Anasayfa / ŞİRK VE KÜFÜR / Manevi mikroplar
imanilmihali.com
manevi-mikroplar

Manevi mikroplar

Manevi mikroplar dine değişik maksatlarla zarar veren, değiştirmeye çalışan, hak yolu batıla döndürmek isteyen satılık kalemler ve yazarlar arasında gayet yaygın bir hastalık yapıcıdır ki hedefte tevhid ve iman nuru vardır.

Manevi mikroplar

Bu tabir mankurt, dolma kalem, güdümlü kalemler gibi etrafa zehir saçan ve bunu yaparken de maneviyatı kullanan, dini suistimal eden, ahlak değerleriyle oynayan, toplumun inançlarıyla alay eden, hakikati batılla değiştirmek için yazmak ve yaymak karşılığı maddi menfaat sağlayan münafık ve zararlı şahsiyetleri anlatır.

Bu mikroplar vücuttaki hastalık yapan mikroplara benzerler ancak aradaki fark bunların sebep olduğu hastalıklar bedene değil ruha zarar verir. Ruh ise bunlardan etkilenir ve tedavi edilene kadar da hasta kalır. Hasta ruhlar ise kayba, kaybolmaya ve ıslah olmamaya mahkumdur.

Manevi mikroplar hedef kitlesini hasta ruhlardan değil sağlam ve inançlı ruhlardan seçerler ve dahası tek gayeleri hasta ruhların sayısını artırmak, onları da kendilerine benzetmektir. Kah gazete veya kitap yazarları, kah sinema oyuncuları veya bankacılar, kah siyasiler ve spikerler, kah toplumun ileri gelenleri arasında gayet yaygın ve gizli olan bu mikrop saçıcıların zararı çok ama teşhisi zordur. Teşhis zor olunca da korunmak çoğu zaman mümkün değildir.

Kitleler o zararlı manevi mikropları kendi rızalarıyla ruhlarından, kalplerinden içeri sokar ve hastalığa davet,ye çıkarırlar. Çünkü hiçbiri o maneviyat şırıngasıyla kendilerine enjekte edilmek istenen zehirin sorgulamasını yapmaz, aşırı güven ve cehaletle o münafıklara inanır, o sözde ilim ve bilim adamlarına itibar eder, Kur’an’ı kenara koyarak, okumayarak ama dinleyerek hastalığa davetiye çıkarırlar.

O zehir saçan insanların maneviyata verdikleri zarar küfürden de beter müşriklik halidir ki bolca siyonizm kokan, yahudi menşeli bu mikropların çoğu yurt dışı patentlidir. Dahası manevi mikrop saçanlar her yıl farklı mikroplar üretir veya dışarıda üretilen mikropları yurda taşıyarak halka enjekte etmeye çalışırlar.

Bunların tedavisini yapabilecek olanlar ise sınırlıdır ve onların içindeki manevi mikroplar da etkin bir temizlemeye engeldir. Çünkü manevi mikrop bulaştırmak isteyenler planlı ve özenlidir ki ilk önce kendi hamlelerini engelleyecek olan kişi ve kurumları etkisiz hale getirirler ve kalan üç beş kişinin cansiperane gayreti de hastalığın yayılmasını engelleyemez.

İslam’daki yaban otları tabirine uyan bu manevi mikrop bahsi bizlere hurafe ve batıl inançları, uydurma hadis ve örfleri, muska, nazar boncuğu, adak ağacı gibi yanlış inançları öncelikle hatırlatır. Sonra yine bize dinler arası diyaloğu, ılımlı islamı hatırlatır. Tüm söylev ve gayretler ise diğer inanç ve dinleri İslam’ın oturmakta olduğu zirveye taşımak yerine İslam’ı aşağılara çekmek ve batıllaştırmak, beşerileştirmek olduğu ortaya çıkar.

Bu mikrop saçıcılar dine akıl başlığı altında pozitif ilimleri sokar, şekilciliği öne çıkarır, meal ve tefsirlerle oynayarak ayetin özünü değiştirir, sünnetleri farzların üzerine çıkararak İslam’ı evliyalar, türbeler dini yaparlar.

En büyük panzehir muhakkak Kur’an’dır. Çünkü Kur’an bu mikroplardan da, mikrop saçacaklardan da yüzyıllar öncesinde haber vermiş ve iman edenleri uyarmıştır. Lakin bu hastalıktan kurtulmanın ilk şartı Kur’an’ı anlayarak okumak ve tedbir almak yanı aşı olmak diğer bir tabirle ruhun bağışıklık sistemini geliştirerek mikroplara karşı dayanıklı olmaktır.

Çünkü Kur’an ruhumuzun, kalbimizin en derinlerine kadar giderek manevi mikroplara karşı koruma sağlar ki oraya mikrop değil şeytanlar bile giremez. Bu şeytan yavruları ise Kur’an nuru ile yanar kül olur.

Bunu yapabilmek için de imana sahip çıkmak ve tevhidden ayrılmamak, dünya süslerine haddinden fazla değer vermemek lazım gelir.

Sağlıklı ruhlar bu mikroplara direnen, direnenbilen ruhlardır. Hasta ruhlar ise tıpkı mikrop saçan maneviyat düşmanları gibi kalpsiz ve imansızdır. Aradaki fark imandır, itikaddır.

Rabbim bizleri bu münafık şeytan tohumlarından muhafaza eylesin.

Rabbim bizleri Kur’an’a ve hidayete kılavuzlasın. Amin.

Bu yazıyı okudunuz mu?

Allah ile aldatmak

İnsanlığın bir kısmını daima, tamamını bir süre aldatabilirsiniz ama tamamını daima aldatamazsınız. Bu kaide en ...

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir