Anasayfa / Global siyonizm / Medya ve sosyal platform siyonizmleri
imanilmihali.com

Medya ve sosyal platform siyonizmleri

İki küresel tehdidin de silahı durumundaki medya kendilerine karşı muhalefetin bastırılması, bireylerde algı yaratılması, halkların eğitilmesi, uzaktan beyin ele geçirme, tüketim toplumu yaratma, oyalama, dikkat dağıtma, para kazanma gibi sayısız faydası nedeniyle elzemdir, kendileri yaratmış, ucuza evlere sokmuştur. Hatırlayın on sene evvelki TV fiyatları ile dolar bazında şimdiki aynı mıdır? İnternetin birim fiyatı?

Televizyon sektörü aynen film endüstrisi gibi aynı istikamette yol alan tarifeli bir diğer vapur gibidir. Şiddet filmlerini kiloyla satan üreticiler, dizi, haber ve reklamlarla toplumlara istikamet vermekte, reklamlar her ülke için ayrı hazırlanarak kitleler hem israfa hem de algılara yönlendirilmektedir. Televizyonun bir diğer gayesi de kitleleri eve, ekran başına hapsederek, dışarıyla, yönetim ve gelişmelerle irtibatını kesmek, toplumu sürüleştirmektir.

Reklamlar bahsinden bir örnek verirsek; en ünlü kola firmasının yaklaşık sekiz ülkedeki reklamlarını inceleyen birisi olarak diyebilirim ki o ülkenin inanç ve zaafları ne ise, gençliğin temayülü hangi istikametteyse sahipleri ona göre reklam hazırlatırlar. Mesela Türkiye için denize giren kız ile oğlan, Arnavutluk için yemek yapan anne ve kızı, Hırvatistan için ata binen kız ve sevgilisi, Bulgaristan için lezbiyen iki kızın kola bardak tokuşturması, bir diğer ülke için çocuk yaştaki kızın müstehcen görüntüleri, bir diğeri içinse kovboy ve atı reklam olarak sunulmaktadır.

Reklamlarda, malların kötülüğünü duyurmak yasaktır, adi malzeme üretenleri, içeceklere koruyucu koyanları ilan etmek yasaktır ve bunun adı haklı rekabettir! Yani reklam sektörü tüketici kitle yaratmak gayeli, lüks ve israfı özendiren, halkı aldatmaya müsaade eden, kötü mal üretenleri koruyan bir sektördür. Çünkü en başta sistem kurucuları insanlığa zehirli mal enjekte etmektedir ve ifşa olmayı istemezler. Bu nedenle de hukuku kendilerine siper ederler. (Aynı şey yargıda da geçerlidir. Kanunlar suçlulardan yanadır, katillerin caniliğini ispat edemezseniz ceza almazlar. Fakir masumlarsa mesela elektrik faturasını geciktirirlerse ceza almaktan kurtulamaz. Sistem bu şekilde kurulmuştur.)

Haberlerde çok daha çirkin komedi oynanmakta, yandaş medya yalanları haberleştirirken, zıt medya negatif unsurları haberleştirmekte, gerçekler ve toplumun asıl bilmek istedikleri ekranlardan saklanmaktadır. Ekranlar sağ veya sol olsun hep liderlerin ne yaptığıyla, ne söylediğiyle doludur. Çünkü verilmek istenen mesaj zorla aktarılmalıdır. Haber ajansları her kanala aynı haberleri servis etmektedir. Oysa insanlığın uzak diyarlardan veya yurt içinden haber edinme hakkı dokunulmazdır, gerçeği bilmeye hakkı vardır. Ancak tüm gerçekler sistem kurucuların işine gelmeyeceği için haberleri elerler ve topluma bilmesi gerektiği kadarını ve bilmesi istenen şekilde sunarlar. Bu sektör seçim sonuçlarını değiştirebilecek kadar etkilidir. Şayet toplum bir hafta televizyon, reklam, haber veya dizi seyretmez ise şeytanların yaratmak istediği algılar yok olacaktır.

Rothschild ailesi servetiyle İngiltere ve Fransa’da tüm medya, reklam, haber ve film endüstrilerine sahiptir. Rockefeller ise ABD’de. ABD’de haber ajanslarının tamamı, gazetelerin ve radyoların % 80’i onlarındır. (Yerel gazeteler hariç) ABD başkanları bile seçilmek için Yahudilere ve onların elindeki medyaya gitmek zorundadır. Yoksa halka inemezler. İlke şudur; “Bizim denetimimizden geçmeyen hiçbir haber halka ulaşmayacaktır, halk sadece izin verdiğimiz haberleri öğrenecektir.”

Sosyal medya ise tam bir kaos ortamıdır. İnsan her gün o platforma en az bir kere girmekte, zehirden bir yudum alıp çıkmaktadır. Sörfçülerine, video, resim veya yazı formatında reklam, haber ve algıları aynı anda enjekte eden küresel devler servet kazanırken, beyinleri nakış gibi işlemektedir. Dahası tüm veriler depolanmaktadır ve bilgi güç demektir. (Google ile 5G savaşının ardında da bu gücü kaybetmek endişesi vardır) Bu platformda bir zaman sonra ortaya atacağı yalanın nabzını ölçenler, kamuoyu meyil ve isteklerini de tespit etmek suretiyle hareket tarzı geliştirmekte, hedef kişileri belirlemektedir. Bu platformda mailler, tıklanan sayfalar, yazışmalar kullanıcıdan habersiz kopyalanır iken gerektiğinde şantaj unsuru olması için tasnif edilir. Bu ortam aynı zamanda sistem kurucuların kendilerine (!) zararlı ve tesirli odakları saf dışı bırakma silahıdır. Bu işi içinse paralı insanlar istihdam ederler.

Bilgisayar ve internet hayatımızın tam ortasına oturmuş vaziyettedir ve hakkımızda her şeyi birileri bilmektedir. Biri bizi sürekli gözetlemekte, alışkanlık ve meyillerimizi bilmektedir. Bunu toplum geneline yayarsak röntgenimizi çektiklerini de anlayabiliriz. Dahası sanal aleme tutsak edilen çocuklar yarının mimarı olamazlar, toprakla bütünleşemeyen gençler gerçekle temas edemezler, insanın üstünlüğünü unutup makinelerin egemenliğini kabul eden zihniyet yarınları inşa edemez. Sağlıksızlık, aşırı kilo gibi sorunlar ise cabasıdır. Yapay zeka ile yoğrulan kitleler, sanalla gerçeği ayırt edemez hale gelenler fayda yaratma kudret ve estetiğinden mahrum kalırlar. İnternet veri aktarım sistemleri radyolojik ve EMP (Elektro Manyetik Akım) anlamında ciddi tehdit olduğu halde insanlar internet aşkıyla bu ışınlara razı olur ve sağlığını, mahremiyetini kaybederken düşmanlarını zengin edip kendisinde algılar yaratmasına razı olur.

Gençlik maalesef aşırı düşkünlüğü ile bu saldırılardan en fazla etkilenen kesimdir. Bilgisayar oyunlarıyla şiddete, intihara, sapıklığa, ahlaksızlığa sevk edilen çocuklarımız, değerleriyle alay edenler tarafından yabancılaştırılmakta, batı hayranlığına mahkum edilmekte, nesil farkı yaratılmakta ve dini yok sayarken, eğitimin fuzuli olduğuna inandırılmaktadır. Popüler ses yıldızlarının sahnelerde sergilediği şeytan ayinli performansları (müzik, ışık oyunları, sembol ve dumanlar, kıyafet, hareket, şarkı sözü vb..) anlayabilmek, oynan oyunları fark etmek için yeterlidir.
Evlilik programları, Kur’an okuma yarışmaları arasında sörf yapan insanlar, kabullerini ekranlardaki trendlere göre tasnif ettiği sürece kurtuluş mümkün olmayacaktır. Görüntülerde arka plana yerleştirilen masonik sembolleri, şeytan figürlerini burada saymaya gerek dahi yoktur.

Diziler ise başlı başına bir ahlaki skandaldır ve siyonizmin Türk halkı için seçtiği topyekun imha silahıdır. Bu kadar da değil. Ülkede çekilen yüksek bütçeli dizilerin tüm İslam coğrafyasında ve Türki Cumhuriyetlerde yakından ve aşırı rağbetle izlendiğini çok iyi bilen siyonistler, maksatlı dizileri peş peşe yayınlatarak algı gayretlerini taçlandırmaktadır.

Çocuklar üzerindeki oyunlar da çirkin ve acımasızdır. Çizgi karakterler ile beyinleri satın alınan çocuklar milli ve yerli olmaktan uzaklaşıp evrensel olur, şiddete meyleder, bilgisayar oyunlarındaki namertliklerle İslam ve Türk düşmanı oluverir… hem de farkında dahi olmadan. Organ ve çocuk mafyaları şiddetin bir başka boyutudur ki kaybolan, kaçırılan çocukların bulunamayışı işi sıradan bir cinayet olarak gösterse de gerçek o değildir. Bilhassa savaşan ülkelerin muhtaç çocukları hem milliyet ve din değiştirmeye mecbur edilmekte, hem evlat edinilmekte, hem yedek organ bankası vazifesi görmekte ve hem de … asker olarak yetiştirilip (veya casus) sonra o geldiği ülkeye gönderilmektedir.

Burada belki uzaktan eğitim konusuna da değinmek gerekir ki mantıken doğru, zaruret halinde mümkün olan bu uygulama, uzun vadede küreselcilerin okulları ortadan kaldırma ve insanları tek merkezden kontrollü olarak eğitme tatbikatıdır. Bu sayede kontrolsüz bilgilendirmeler devreden çıkarılacak, tüm yeryüzü aynı bilgileri bilir ve konuşur kılınacak, öğrenilenler küresel şeytancılığa hizmet eder hale getirilecektir. Bu sayede kitaplarda çöp olacak ve insanlığın asırlar süren birikiminden feragat edilirken, sanal alemlere tutsak olunacaktır.

Bilinçaltını etkileyen mesajların (Subliminal mesaj) en popüler olanları dijital ses dosyaları, mikron süreli anlık görüntüler (25 nci kareler), reklam afişleri, logolar içine yerleştirilen kelime, rakam ve şekillerdir. Çoğu müstehcen ve şeytani bu şekiller en çok çocuk çizgi filmlerinde kullanılır. Walt Disney’in 33 ncü dereceden mason olduğunu hatırlamakta da fayda vardır.

Medya bahsi siyonların din ve ahlak deformasyonu, algı tesisi, tarih ve kültür saptırması vb. maksatlı kullandığı araçken, küreselciler aynı silahı geleceğin dünyasına yönelik algı yaratmada kullanırlar. Finansörleri küresel devler olsa da plan ve doktrinleri siyonist felsefeye daha yatkındır. Açıkçası getirisi çok olmayan sektör küreselcilerin çok da hevesli olduğu bir alan değildir. İlgileri propaganda ve haber kontrolü (sansürü) merkezlidir. Siyonistler ise çocuklardan itibaren hedef kitlenin din ve ahlakını, maneviyat ve milli hislerini tahrip maksatlı kullanırlar. Kendilerini gizlemek ve sevimli göstermek için medyayı kendisi yaratan üst akıl bu sayede tüm beyinleri ele geçirmiş haldedir.

Bu yazıyı okudunuz mu?

Globalizm

Global veya küresel demek tüm yeryüzünü, içindekilerle, altındakilerle, üstündekilerle bütün olarak kaplayan demektir. Siyasi ve ...

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir