Anasayfa / İMAN ESASLARI / Meleklere iman / MELEKLERE NASIL İMAN EDİLİR?
imanilmihali.com
lale

MELEKLERE NASIL İMAN EDİLİR?

MELEKLERE NASIL İMAN EDİLİR?

Melekler nurdan yaratıldığını kabul ettiğimiz, hizmet ve itatte kusur etmeyen, mü’min dostu, değişik ilahi görevler icra eden sadık varlıklardır.
Bildiklerimiz Kur’an’dan okuduklarımız ve Peygamberimizin bildirdikleri kadar olduğundan ve melekleri beşer olarak çıplak gözle görmemiz mümkün olmadığından bu kadardır.

Ama şunu biliriz ki melekler;

• Mü’min dostu, temiz, saf, hayırlı, sadık varlıklardır
Allah’ın kızları değillerdir
• Cinsiyeti, kanatlı olup olmadıkları veya kanat sayısı hakkında yorum yapamayacağımız varlıklardır
• Kendilerine verilen görevleri aksatmadan yaparlar
• Sayıları pekçoktur
• Kudret ve yetkileri kendilerine verilen görev e göre değişir
• Aralarında iş bölümü ve hiyerarşi vardır
İbadet ve teşbihte kusur etmezler
• Kötülük bilmez, şer işlere bulaşmazlar
• Dünya ve ahirette Allah’ın emir ve izniyle iyilerin, mü’minlerin yardımına koşarlar.

Cinlerin bu gruptan olup olmadıkları hakkında değişik yorumlar vardır ama bizim meleklere iman etmekten asıl anladığımız cinler hariç melek grubuna imandır.

Melekler başta dört büyük melek olmak üzere (Cebrail, İsrafil, Mikail ve Azrail) dünya ve ahiret arasında seyahat edebilir, kılık değiştirebilir, cisim vey başka kimlikte bulunabilirler. Büyük meleklerin emri altında görev yapan pekçok melek olduğunu söylemek te olasıdır.
İnsanların yanıbaşında ve günah – sevaplarını yazan Kiramen Katibin (hafıza) melekleri her yaptığımız şeyi kaydeden dürüst ve hata yapmayan meleklerdir.
Münker ve Nekir melekleri ise ahiret sorgusunun ilk basamağında daha kabire yeni girmişken sorgumuzu yapacak olan meleklerdir.
Bu sayılanlar dışında insanları sınamak için değişik zamanlarda insan kılığında dünyaya görevlendirilen meleklerin de olduğunu Kur’an’dan öğreniyoruz.
Trilyonlarca sayıdaki meleğin gerçekte neler yaptığını sadece Allah bilir ama inanırız ki cennet yolcuları da cehennem yolcuları da onlarla dünya hayatının hemen sonunda mutlaka tanışacak ve onlar eliyle tebessüm ve saygıya veya azap ve şiddete maruz kalacaktır.
Melekler mü’minler için her hayırlı iş yapışımızda Allah’a yalvarır, her secde edişimizde bizim için mağfiret diler, kâfirler ordusuyla her savaştığımızda bize yardım ederler.
Meleklerin her işi Allah’ın izni ve emri iledir.
Onlara dişi gözüyle bakmak, kanatlarını kuşkanadı gibi tahayyül etmek, kanat sayıları hakkında ileri geri konuşmak haddi aşmaktır. Hele onları Allah’ın kızları olarak yorumlamak şirk demektir.
Onlar gökgürültüsünden yıldırıma, rüzgârdan yağmura, dünyanın dönmesinden Arş’ın taşınmasına kadar sayısız görevler icra ederler. Lakin biz bunlar hakkında göremediğimiz için çok şey bilemeyiz. Peygamberimizin hadislerinden bazı şeyler öğrensek te dikkatli davranmak zorundayız.
Onların dost olduğunu bilmek bizi rahatlatır, güven ve esenlik verir. Bizler onları sever ve saygı duyarız. Bizlerden farkları iyi – kötü seçimi yapmadan sadece iyiyie kılavuzlanmaları diye düşünürüz ki bunun da doğrusunu Allah bilir.
Peygamberlerin meleklerden üstün olduğunu düşünsek te insanlarla melekler arasında kıyas yapmayı doğru bulmayız çünkü biliriz ki Allah katında üstünlük derecesi takvadır yani Allah’ın koyduğu sınırlara hakkıyla riayet etmektir.
Onlar Allah’tan aldıkları emirleri yerine getirdikleri için yaptıkları işlerden onları mesul tutamayız. Sözgelimi Azrail gelip bir canı aldığında kızamaz vey pazarlık yapmaya kalkamayız. O sene az yağmur yağar veya şiddetli soğuk olursa ilgili melekleri sorumlu tutamayız çünkü biliriz ki emri veren Allah’tır.
Biz onların hepsini severken, onlar kafir ve mü’minlere aynı davranmazlar. Mü’minlere saygılı, sevecen ve acıtmadan yaklaşırken, zalim, kafir ve hak yiyenlere acımasız davranırlar. Özellikle can alıcı melekler böyle yapar.
Kabirde sorgu melekleri, mü’minlere cenneti gösterip tatlı bir hayale-uykuya dalmasını sağlarken, kafirlere cehennemi gösterip uyutmazlar ve onların cehennem acısının şimdiden başlamasına vesile olurlar.
Meleklere iman etmek, onların mahiyetini bu çerçevede kabul etmek, görevlerini Allah emri olarak telakki etmek, mü’min dostu olduklarını bilerek onları sevmek, onlara dişilik, evlatlık vs. yakıştırmamaktır.
Yahudilerin dediği gibi onları sevmemek ve karşı gelmek, hele uğursuzlukla nitelemek büyük günahlardandır.
Çünkü onlar biz insanoğluna Kur’an’ı indiren, tabiat kurallarını düzenleyen, ecel ve ömrü dengeleyen, yaşam kurallarını muhafaza eden, daha bilmediğimiz pekçok işlevi yürüten sadık hizmetkarlardır.
Belki daha doğmadan onları görmüş bile olabiliriz ve muhakkak ecelimizin sonuna doğru göreceğiz ama onları yani görünmeyeni gördükten sonra, mucizeler yaşandıktan sonra iman etmek fayda etmeyeceğinden, kabre girince amel etme şansımız kalmayacağından şimdiden ve yürekten onları sevmek ve görmediğimiz halde inanmak durumundayız.
Onların olmadığı, onların görev yapmadığı bir kâinat düzenini savunmak, bizi evrende rastgeleliğe, yaratıcısızlığa, tesadüflere inanmaya sürükler. Bu da bizi tabiat denen sonucun sebep olmasına haşa tabiatın ilah olmasına inanmaya sürükler ki yalnıştır.
Tüm kâinatı da, insanı, yaprağı ve sinek kanadını da yaratan Allah’tır. Melekler Allah’ın emri ile ve verilen işi aksatmadan, belkide bize göre çok uzun yıllar hatta belki ölümsüz olarak yerine getirir ve asla yerinmezler. Emir, hüküm, ilim, kudret Allah’ındır. Melekler –en azından bazıları- kendisine öğretileni öğretildiği kadar bilir, bildiğini bilebildiği kadar yapar, zaten insanın meleklerden asıl farkı da buradadır.
Onlar gayb aleminde de dünya aleminde de görür ve işitirken bizler onları göremez, hissedemez ama var olduklarını bilir ve itimat ederiz.
Öncelikle Kur’an ve Peygamberimiz bize onları haber verdiği için biliriz. Sonra yaşamda rastladığımız güzellikler onları hatırlattığı için biliriz.
İnşallah cennet yurduna yerleştiğimizde bizleri hoş geldiniz diyerek karşılayacak melekleri daha şimdiden sevmek, onların dua ve tesbihleri için de gereklidir. Çünkü onlar dostlarımızdır. Çünkü onlar Allah’ın sadık hizmetkârlarıdır. Çünkü onlar sadece iyilere sevgi ve esenlik getirmekle kalmaz, aynı zamanda kâfir ve hainlere de azap ve acı getirirler.
Onlara iman, Allah’a ve tüm yarattıklarına imandır.

Onlara iman etmemek Allah’a, ahirete, Kur’an ve Peygambere iman etmemektir.

Meleklere iman her mü’mine farz, Allah emri, imanın vazgeçilmezidir.

Bu yazıyı okudunuz mu?

kader

Melekler üzerine…

Melekler üzerine Fakat âyetlerimizi inkâr etmiş ve kâfir olarak ölmüşlere gelince, işte Allah’ın, meleklerin ve ...

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir