Anasayfa / DİNİMİZ İSLAM / İslam tarihi / MİRAÇ HADİSESİ
imanilmihali.com
miraç kandilinde neler yapılmalı

MİRAÇ HADİSESİ

MİRAÇ HADİSESİ

Arapça’da merdiven, yukarı çıkmak, yükselmek anlamlarını dile getirir. İslam’da Hz. Peygamber (s.a.s)’ in göge yükselerek Allah’ın huzuruna kabul edilmesi olayı. Mirac olayı hicretten bir yıl ya da onyedi ay önce Receb ayının yirmi yedinci gecesi gerçekleşir. Olayın iki aşaması vardır.

Birinci aşamada Hz. Peygamber (s.a.s) Mescidül-Haram’dan Beytü’l-Makdis’e (Kudüs) götürülür. Kur’an’in andığı bu aşama, gece yürüyüşü anlamında isra adını alır.

İkinci aşamayı ise Hz. Peygamber (s.a.s)’in Beytü’l-Makdis’ten Allah’a yükselişi oluşturur.

Mirac olarak anılan bu yükselme olayı çok sayıdaki hadiste ayrıntılı biçimde anlatılır. Hadislerde verilen bilgiye göre Hz. Peygamber (s.a.s), Kâbe’de Hatim’de ya da amcasının kızı Ümmühani binti Ebi Talib’in evinde yatarken Cebrail gelip gögsünü yardı, kalbini Zemzem ile yıkadıktan sonra içine iman ve hikmet doldurdu. Burak adlı bineğe bindirilerek Beytü’l-Makdis’e getirildi.

Burada Hz. Ibrahim, Hz. Musa, Hz. Isa ve diger bazı peygamberler tarafından karşılandı. Hz. Peygamber (s.a.s) imam olarak diger peygamberlere namaz kıldırdı. Hz. Peygamber (s.a.s), Beytü’l-Makdis’te kurulan bir Mirac’la ve yanında Cebrail oldugu halde göge yükselmeye başladı.

Gögün birinci katında Hz. Adem, ikinci katında Hz. Isa ve Yahya, üçüncü katında Hz. Yusuf, dördüncü katında Hz. Idris, besinci katında Hz. Harun, altıncı katında Hz. Musa ve yedinci katında Hz. Ibrahim ile görüştü. Cebrail ile birlikte yükseliş Sidretü’l-Münteha’ya kadar sürdü. Cebrail, “Buradan bir parmak ucu ileri geçecek olursam yanarım” diyerek Sidretü’l Münteha’da kaldı.

Hz. Peygamber (s.a.s) buradan itibaren Refref adlı başka bir binekle yükselişini sürdürdü. Bu yükseliş sırasında Cennet ve nimetlerini, Cehennem ve azabını müşahede etti. Sonunda Allah’ın huzuruna kabul edildi. Kendisine ümmetinden Allah’a şirk koşmayanların Cennet’e girecegi müjdelendi, Bakara suresinin son ayetleri verildi ve beş vakit namaz farz kılındı.

Yeniden Refref ile Sidretü’l-Münteha’ya, oradan Burak’la Kudüs’e, oradan da Mekke’ye döndürüldü. Hz. Peygamber (s.a.s) ertesi günü Mirac olayını anlattı. Olayı duyan müsrikler yogun bir kampanya baslatarak Hz. Peygamber (s.a.s)’i suçlamaya, alaya almaya başladılar. Bu kampanya bazı müslümanları da etkileyerek şüpheye düşürdü. Olayın gerçek olup olmadığınıi araştırmak isteyenler Beytü’l-Makdis’e ve Mekke’ye gelmekte olan bir kervana iliskin sorular sorarak Hz. Peygamber (s.a.s)’i sınadılar.

Hz. Peygamber (s.a.s)’in verdigi bilgilerin dogrulugu müslümanları şüpheden kurtardıysa da müşriklerin inatlarını kırmaya yetmedi. Mirac olayı düşmanlıklarını artırarak onlar için bir fitne nedeni oldu. Bu olay karşısındaki tutumu nedeniyle Hz. Ebu Bekr, Hz. Peygamber (s.a.s)’ce “Siddîk” lakabıyla onurlandırıldı.

Hz. Ebu Bekir olayı kendisine anlatarak hala inanmaya devam edip etmeyecegini soran müşriklere “O söylüyorsa süphesiz doğrudur” cevabını vermişti. Ahad hadislere dayansa da Mirac olayının gerçekliginde tüm müslümanlar birleşmişlerdir. Ancak olayın gerçekleşme biçimi İslam bilginleri arasında görüş ayrılıklarına neden olmustur.

Buna göre Ibn Abbas’in da içinde bulundugu bazı bilginlere göre Mirac olayı uykuda gerçekleşmistir. Bilginlerin büyük çogunluguna göre ise uyku durumunda ve rüyada degil, uyanık iken gerçekleşmistir. Fakat bu görüşü savunanlar da Mirac’ın yalnız ruhla mı, yoksa hem ruh, hem de bedenle mi olduğu konusunda ikiye ayrılmışlardır.

Sonraki Kelamcıların büyük çogunluguna göre mirac olayı uyanıkken hem ruh, hem de bedenle gerçekleşmistir. İçlerinde Hz. Aişe’nin de bulundugu bazı bilginlerle mutasavvıfların büyük çogunluguna göre ise uyanık durumda iken ama yalnız ruhla gerçekleşmiştir. Mirac olayının gerçekleştiği gece müslümanlarca kadir gecesinden sonra en kutsal gece sayılmış ve bu gecenin ibadetle ihyasi gelenekleşmiştir.

Osmanlılar döneminde, camiler kandillerle donatıldığı için Miraç kandili olarak anılan geceyi izleyen gün, cami ve tekkelerde Mirac olayını anlatan ve Miraciye adı verilen şiirlerin okunması, dinleyenlere süt ikram edilmesi de bir gelenekti.

MIRAC GECESINDE PEYGAMBERIMIZE VERILEN HEDIYELER

Mirac günü peygamber efendimiz (S.A.V) hediye olarak üç şey verilmisti: Bunlar; Bes Vakit Namaz, Bakara Suresinin Son Ayetleri, Ve Sirk koşmamak şartı ile ”LA ILAHE ILLALLAH ”diyen her Müslümanın cennete girebilecegi müjdesi.

alıntı: www.firaset.net

Bu yazıyı okudunuz mu?

veda hutbesi

PEYGAMBERİMİZİN (SAV) VEDA HUTBESİ

PEYGAMBERİMİZİN (SAV) VEDA HUTBESİ Hz. Peygamber’in, hicri 10. yılda yaptığı Veda Haccı’nda sayıları yüz on ...

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir