Anasayfa / İMAN ESASLARI / Mukaddime
imanilmihali.com
sabahlar

Mukaddime

Mukaddime

Allah’ın izniyle ve doğrusunu Allah bilir diyerek, kulları SADECE ALLAH’A imana davet etmek ve şirk belasını tanıtmaktır.

Rahman ve Rahim olan Allah’ın adıyla,

Sitemizin amacı; Allah’ın izniyle ve doğrusunu Allah bilir diyerek, kulları SADECE ALLAH’A İMAN ETMEYE davet etmek, nefislerin terbiyesine, mü’minlerin TEVHİD nuru ile aydınlanmasına, imanı türlü pislik ve kandırılmışlıklardan arındırmaya ve güçlendirmeye gayret etmek, şeytanın en büyük hilesine maruz milyonlarca Müslümana tevhidin en büyük düşmanı “ŞİRK DİNİNİ” tanıtmak, İMAN – İBADET – AHLAK – SALİH AMEL bütünlemesi ile inanan kalplere sabrı, merhameti, dürüstlüğü, aydınlanmayı, Kur’an ile yeniden doğuşu, hayırlarda yarışmayı ve Allah yolunda yılmadan mücadeleyi öğütlemektir. Niyetimiz güzel, kalbimiz temiz, gayretimiz masumanedir. Yolumuz ALLAH yolu, rehberimiz Kur’an ve PEYGAMBERİMİZ’dir. Hatamız ve günahımız varsa Yüce Rab’bim affetsin! Rab’bim bu sayfaları okuyandan da okutandan da razı olsun.

Amacımız ibadetten de önce imanı tanıtmaktır çünkü İman;

“Sonsuz kainatın, yerin ve göğün, gecenin ve gündüzün, bu muazzam denge ve kusursuz ahenkli düzenin, debelenen her canlının, her zerrenin bir yaratıcısı, bir sahibi, bir maksadı olduğunu bilmek, bu rahman ve rahim olan malikin ve maksadın; gölgede, gök gürültüsünde, çiçeğin kokusunda, kelebek kanadında, rüzgarın ve yağmurun rahmetinde, güneşin ve ayın döngüsünde, çekirdeğin, tohumun çatlamasında, gemilerin yüzmesinde olduğunu görmek, O’nun hikmetinden, kudretinden, ilminden sual olunmayacağını bilmek, yaratılış hikmetinin Allah’a kulluk etmek, Allah’ın verdiği emanetlerden kuvvet alarak diğer mahlûklara feyiz dağıtmak olduğunu kabul etmek, en güzel isimlerin ve sıfatların sahibi Yüce Allah’ın birlik ve kudretine şahitlik etmek, O’nu bütün noksan sıfatlardan tenzih etmek, ruhun ve gaybın bilgisinin sadece O’nda olduğunu kabul etmek, O’na sürekli hamd, tesbih, dua ve içtenlikle tövbe ederek mağfiret dilemek, O’nun Rahman ve Rahim olduğunu bilerek şirk hariç günahları affedeceğini ummak, Duaları sadece O’na yapmak, Nefisleri temizleyen ve kalpleri eğriltenin Yüce Allah olduğunu bilmek, Allah’ın imanı istediğine verdiğini bilmek, Fatiha suresinin Allah’a ahdimiz olduğunu ikrar etmek, Allah dilemedikçe dileyemeyeceğimizi kabul etmek, fıtri misakımızın sadık takipçisi olmak, (Fıtratta “Rabbimizsin, şahidiz!” sözümüzün arkasında durmak), O’na yönelmede, kullukta yarışmak, en önde olmak, Sadece Allah rızası gözeterek Allah’tan başka hiçbir ilah tanımamak, Yüce Rabbe evlat, kız, eş, oğul, üçleme, benzer, ortak, yardımcı yakıştırmamak, şefaati yalnızca Allah’tan ve O’nun müsaade edeceklerinden beklemek, Allah’tan başka her şeyin fani, süslü dünya hayatının bir aldatmaca, şeytanın en kötü yol gösterici olduğunu kabul etmek, her işe, her söze, her nimete, her ibadete Allah’ın adıyla başlamak, değişmeden bize kadar ulaşan ve kıyamete kadar korunarak son kitap kalacak olan Kuran-ı Kerim’in Allah kelamı olduğunu bilmek, muhkem ve müteşabih (açık ve kapalı) ayetlerine kalben inanmak, Allah katında tek dinin İslam olduğuna şahitlik etmek, Kur’an ve Peygamberimizin sünnetlerinden ayrılmamak, kalben ve kelam ile Hz. Muhammed (sav)’in mülkün ve kudretin sahibi Rabbimizin sevgili kulu ve peygamberi olduğunu haykırmak, gelmiş geçmiş diğer peygamberleri, dinleri ve kutsal kitapları sevmek, saymak, varlığını kabul etmek, Allah’tan olduğunu bilmek ancak her şeyi yaratan, duyan, gören Allah’ın tek dini olan İslamiyet dışında diğer dinleri geçerli görmemek, müminlerin dostu, koruyucusu, Allah’ın nurdan yapılmış itaatkar sevgili varlıkları meleklerin varlığına görmesek de inanmak, cinsleri, görevleri, sayı ve şekilleri hakkında yanlışa düşmemek, haddi aşmamak, faydasız yorum ve benzetmelerde bulunmamak, bize bu nimet ve lütufları bahşeden Melik ve muktedir Yüce Rabbimize şükretmek ve minnetimizi göstermek için emredilen ibadetleri tam itikad ile Peygamberimizin sünnetine uygun şekilde yerine getirip güzel birey ve toplum ahlakına sahip olmak, mübarek gün ve gecelerde ibadetlerimizi artırmak, ferdi ibadetler kadar cemaatle ibadetlere de itina göstermek, bedenle, mal ile, hem beden ve hem de mal ile yapılan ibadetleri sadece Allah rızası umarak yapmak, yardımsever, dürüst, adaletli nefes alarak bir sonraki hayata hazırlık yapmak, gelmiş geçmiş tüm insanların dirileceği, dağların çarpıştırılıp, göğün yarılacağı, yıldızların soldurulup, yerin çalkalanacağı, denizlerin alev olup yanacağı haşmetli güne, yani bu günden görüp bilemeyeceğimiz o ihtişamlı toplanışa yürekten inanmak, yeryüzüne, Kur’an’a, Cennete ve sonsuz yaşama mirasçı olduğumuzu bilmek, Allah’ın bize bahşettiği mal ve varlıklarda yoksul , yetim ve muhtaçların da hakkı olduğunu bilerek aleni veya gizlice infak etmek, yardım etmek, yedirmek, sevgi ve şefkat göstermek, bu süslü ve geçici dünya hayatının sonunda bir diriliş ve sonsuz yaşamın olacağını ve fani dünyadaki sevap ve günahlara göre ikinci yaşantımızda bir ödül veya cezanın olacağını bilmek, günah, haram, çirkin söz ve işlerden ve kötülüklerden uzak durmak, cehennem azabından korunmak, azabından korunmak için Allah’tan merhamet dilenmek, kötülük ve şerlerden Allah’a sığınmak, medeti sadece Allah’tan ummak, hastalığı da şifayı da, rızkı ve bereketi de yokluk, bela, kaza ve azabı da Allah’ın verdiğini kabul edip sabrederek yardım dilemek, doğmanın da ölmenin de hak olduğunu bilmek, sevinçte ve kederde haddi aşmamak, aşırıya kaçmamak, Rabbin bazılarımızı bazıları ile denediğini bilmek, batıldan, gıybetten, tefecilikten, şehvet ve böbürlenmeden, faldan, sihir ve büyüden, bilimum kötülüklerden uzak durmak, nefse mağlup olmamak, Sebat ve sabırla, iman edip salih amel işleyenlerin mükâfatlandırılacağını ummak, cennete layık ve şefaate mazhar olabilmek için yaratılanı yaratandan ötürü sevmek, kaza ve kaderin gerçek, evlat ve malların imtihan vesilesi olduğunu görmek, hayır ve şerrin Allah’tan olduğunu bilmek, nimetlerden sorulacağımızı bilmek, kanaatkâr olmak, boş söz etmemek, ayıp aramamak ve faydasız amel işlememek, kul ve kamu hakkı yememek, iman edileceklerin tümüne, ayrı ayrı ve detaylı olarak kalpten itikad etmek, ümitsizlik halinde, son anda, mucizeler göründüğünde, salih amel işleyemeden iman etmenin fayda sağlayamayacağını bilmek, hemen şimdi iman, itaat ve tövbe ederek Allah’a yönelmek, ibadetsiz, imansız, güzel amelsiz geçen her bir dakika zararda olduğumuzu bilmek, velhasıl her nefeste Yüce Rabbi; tek malik, tek veli, tek Mevla kabul etmek, kalpten inanmak ve hamd ile anarak sadece Allah’a yönelmektir.”

Ve iman etmeyen hiç kimse cennete giremeyecektir.

AMENTÜ DUASI //

“Âmentü billahi ve melâiketihî ve kütübihî ve rusülihî ve’l-yevmi’l-âhiri ve bi’l kaderi hayrihî ve şerrihî mine’llâhi teâlâ; ve’l-ba’sü ba’de’l-mevti hakk, Eşhedü en lâ ilahe illallah ve eşhedü enne Muhammeden abduhû ve resûlüh”

“Allah’a, meleklerine, kitaplarına, peygamberlerine, âhiret gününe, kadere, hayır ve şerrin Allah’tan olduğuna iman ettim. Ölümden sonra diriliş gerçektir. Allah’tan başka ilâh olmadığına, Muhammed’in onun kulu ve elçisi olduğuna şahadet ederim.”

Bu yazıyı okudunuz mu?

Kaderin Türk Milletine yüklediği ilahi görev

Kaderin Türk Milletine yüklediği mesuliyet

Kaderin Türk Milletine yüklediği mesuliyet Kader, kâinattaki ahenk ve ölçü, olan ve olacak her şey, ...

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir