Anasayfa / KUR'AN-I KERİM / Karşılaştırmalı Kur'an Mealleri / Münafikun suresi – Karşılaştırmalı meal
imanilmihali.com
Karşılaştırmalı Kur'an Mealleri

Münafikun suresi – Karşılaştırmalı meal

Münafikun suresi – Karşılaştırmalı meal

Karşılaştırmalı Kur’an Mealleri

MÜNAFİKUN SURESİ

Ali Bulaç Rahman ve Rahim Olan Allah`ın Adıyla
Diyanet Vakfı Rahmân ve Rahîm (olan) Allah’ın adıyla.
Elmalılı Hamdi Yazır Bismillahirrahmanirrrahim
Süleyman Ateş Rahman ve Rahim Allah’ın adıyla..
Yaşar Nuri Öztürk Rahman ve Rahim Allah’ın adıyla…
Ali Bulaç 1- Münafıklar sana geldikleri zaman: ‘Biz gerçekten şehadet ederiz ki, sen kesin olarak Allah’ın elçisisin’ dediler. Allah da bilir ki sen elbette O’nun elçisisin. Allah, şüphesiz münafıkların yalan söylediklerine şahidlik eder.
Diyanet Vakfı l. Münafıklar sana geldiklerinde: Şahitlik ederiz ki sen Allah’ın Peygamberisin, derler. Allah da bilir ki sen elbette, O’nun Peygamberisin. Allah, münafıkların kesinlikle yalancı olduklarını bilmektedir.
Elmalılı Hamdi Yazır 1-2-Münafıklar sana geldiklerinde: “Şehadet ederiz, gerçekten sen Allah’ın Resulüsün!” dediler. Allah da biliyor ki, sen şüphesiz O’ nun Resulüsün! Bununla beraber Allah şahitlik ediyor ki, doğrusu münafıklar katiyyen yalancıdırlar. Yeminlerini bir kalkan edinip de Allah yolundan yan çizmektedirler, Doğrusu onlar ne fena yapıyorlar.
Süleyman Ateş 1. Münafıklar sana geldikleri zaman: “Senin muhakkak Allah’ın elçisi olduğuna tanıklık ederiz” derler. Senin muhakkak kendisinin elçisi olduğunu Allah bilir ve Allah münafıkların yalancı olduklarına tanıklık eder.
Yaşar Nuri Öztürk 1 Münafıklar sana geldiklerinde: “Senin kesinlikle Allah’ın elçisi olduğuna tanıklık ederiz.” derler. Senin kesinlikle O’nun elçisi olduğunu Allah zaten biliyor. Ve Allah tanıklık eder ki, münafıklar kesinlikle yalancıdırlar.
Ali Bulaç 2- Onlar, yeminlerini bir siper edinip Allah’ın yolundan alıkoydular. Doğrusu ne kötü şey yapıyorlar.
Diyanet Vakfı 2. Yeminlerini kalkan yapıp Allah yolundan yan çizdiler. Gerçekten onların yaptıkları ne kötüdür!
Elmalılı Hamdi Yazır 1-2-Münafıklar sana geldiklerinde: “Şehadet ederiz, gerçekten sen Allah’ın Resulüsün!” dediler. Allah da biliyor ki, sen şüphesiz O’ nun Resulüsün! Bununla beraber Allah şahitlik ediyor ki, doğrusu münafıklar katiyyen yalancıdırlar. Yeminlerini bir kalkan edinip de Allah yolundan yan çizmektedirler, Doğrusu onlar ne fena yapıyorlar.
Süleyman Ateş 2. Yeminlerini kalkan yapıp Allah’ın yoluna engel oldular. Onların yaptıkları ne kötüdür!
Yaşar Nuri Öztürk 2 Yeminlerini bir kalkan edinip Allah’ın yolundan alıkoydular. Onların yapmakta oldukları ne kötüdür!
Ali Bulaç 3- Bu, onların iman etmeleri sonra inkâr etmeleri dolayısıyla böyledir. Böylece kalplerinin üzerini mühürlemiştir, artık onlar kavrayamazlar.
Diyanet Vakfı 3. Bunun sebebi, onların önce iman edip sonra inkâr etmeleridir. Bu yüzden kalpleri mühürlenmiştir. Artık onlar hiç anlamazlar.
Elmalılı Hamdi Yazır 3-O şu yüzdendir; onlar önce imana gelmişler sonra küfre gitmişlerdir de o kalplerine mühürlenmiştir;artık anlamaz olmuşlardır.
Süleyman Ateş 3. (Bu davranışlarının) Sebebi şudur: İnandılar, sonra inkar ettiler, bu yüzden kalblerinin üzeri mühürlendi, artık onlar anlamazlar.
Yaşar Nuri Öztürk 3 Bu durumun sebebi şudur: Onlar iman ettiler, sonra küfre saptılar da kalpleri üzerine mühür basıldı. Artık onlar incelikleri anlamazlar.
Ali Bulaç 4- Onları gördüğün zaman cüsseli yapıları beğenini kazanmaktadır. Konuştukları zaman da onları dinlersin. (Oysa) Sanki onlar (sütun gibi) dayandırılmış ahşap-kütük gibidirler. (Bu dayanıksızlıklarından dolayı da) Her çağrıyı kendileri aleyhinde sanırlar. Onlar düşmandırlar, bu yüzden onlardan kaçınıp-sakının. Allah onları kahretsin; nasıl da çevriliyorlar.
Diyanet Vakfı 4. Onları gördüğün zaman kalıpları hoşuna gider, konuşurlarsa sözlerini dinlersin. Onlar sanki duvara dayanmış kütükler gibidir. Her gürültüyü kendi aleyhlerine sanırlar. Düşman onlardır. Onlardan sakın. Allah onların canlarını alsın. Nasıl bu hale geliyorlar?
Elmalılı Hamdi Yazır 4-Sen onları gördüğün zaman cisimleri (fiziki görüntüleri) tuhafına gider; konuşurlarsa dediklerine kulak verirsin. Sanki onlar dayanmış keresteler gibidirler. Her bağırışı aleyhlerine sanırlar. Onlar düşmandırlar, onlardan sakın! Allah gebertsin onları, nereden çevriliyorlar!
Süleyman Ateş 4. Onları gördüğün zaman cisimleri hoşuna gider (çünkü gösterişli adamlardır,) konuşsalar sözlerini dinlersin, onlar dayatılmış odunlar gibidirler. Her bağırtıyı kendi aleyhlerinde sanırlar. Onlar düşmandır, onlardan sakın. Allah onları kahretsin, nasılda (haktan) döndürülüyorlar?
Yaşar Nuri Öztürk 4 Onları gördüğünde gövdeleri hoşuna gider. Bir şey konuşsalar sözlerine kulak verirsin. Onlar birbirine dayandırılmış keresteler/Hint kumaşı giydirilmiş kütük parçaları gibidirler. Her bağırtıyı aleyhlerinde zannederler. Düşmandır onlar; sakın onlardan! Allah onları kahretsin! Nasıl da aldatıp döndürülüyorlar!
Ali Bulaç 5- Onlara: ‘Gelin Allah’ın Resûlü sizin için mağfiret (bağışlanma) dilesin,’ denildiği zaman başlarını yana çevirdiler. Sen, onların büyüklük taslamışlar olarak yüz çevirmekte olduklarını görürsün.
Diyanet Vakfı 5. Onlara: Gelin, Allah’ın Peygamberi sizin için mağfiret dilesin, denildiği zaman başlarını çevirirler ve sen onların, büyüklük taslayarak uzaklaştıklarını görürsün.
Elmalılı Hamdi Yazır 5-Onlara: “Gelin Allah’ın Resulü sizin için bağışlanma dilesin!” denildiği zaman da başlarını bükerler ve görürsün ki büyüklük taslayarak yan çizip giderler.
Süleyman Ateş 5. Onlara: “Gelin, Allah’ın Elçisi sizin için mağfiret dilesin” dendiği zaman başlarını çevirirler ve onların, büyüklük taslayarak yüz çevirdiklerini görürsün.
Yaşar Nuri Öztürk 5 Onlara, “Hadi gelin, Allah resulü sizin için af dilesin!” dendiğinde kafalarını öteye çevirirler. Ve sen onların böbürlenmiş bir halde dönüp gittiklerini görürsün.
Ali Bulaç 6- Senin onlar adına mağfiret dilemen ile mağfiret dilememen onlar için birdir. Allah, onlara kesin olarak mağfiret etmeyecektir. Şüphesiz Allah, fasık bir kavme hidayet vermez.
Diyanet Vakfı 6. Onlara mağfiret dilesen de, dilemesen de birdir. Allah onları kesinlikle bağışlamayacaktır. Çünkü Allah, yoldan çıkmış topluluğu doğru yola iletmez.
Elmalılı Hamdi Yazır 6-Onlar için bağışlanma dilesen de dilemesen de haklarında aynıdır; Allah, onları asla bağışlamaz ve Allah fasıklar güruhunu doğru yola çıkarmaz.
Süleyman Ateş 6. Onlar için mağfiret dilesen de, mağfiret dilemesen de onlar için birdir. Allah onları bağışlamayacaktır. Çünkü Allah, yoldan çıkan topluluğu yola iletmez.
Yaşar Nuri Öztürk 6 Sen onlar için ha af dilemişsin ha dilememişsin. Aleyhlerindeki sonuç aynı kalacaktır. Allah onları asla affetmeyecektir. Çünkü Allah, sapıklar topluluğunu doğruya ve güzele iletmez.
Ali Bulaç 7- Onlar ki: ‘Allah’ın Resûlü yanında bulunanlara hiç bir infak (harcama)da bulunmayın, sonunda dağılıp gitsinler,’ derler. Oysa göklerin ve yerin hazineleri Allah’ındır. Ancak münafıklar kavramıyorlar.
Diyanet Vakfı 7. Onlar: Allah’ın elçisinin yanında bulunanlar için hiçbir şey harcamayın ki dağılıp gitsinler, diyenlerdir. Oysa göklerin ve yerin hazineleri Allah’ındır. Fakat münafıklar bunu anlamazlar.
Elmalılı Hamdi Yazır 7-Onlar: “Allah’ın Resulünün yanındakilere nafaka vermeyin ki, dağılsınlar!” diyorlar. Oysa göklerin ve yerin hazineleri Allah’ındır, fakat münafıklar anlamazlar.
Süleyman Ateş 7. Onlar öyle kimselerdir ki: “Allah’ın Elçisinin yanında bulunanları beslemeyin ki dağılıp gitsinler” diyorlar. Oysa göklerin ve yerin hazineleri Allah’ındır, fakat münafıklar anlamazlar.
Yaşar Nuri Öztürk 7 Onlar: “Allah resulünün yanındakilere infak edip bir şey vermeyin ki dağılıp gitsinler!” diyen kişilerdir. Oysaki göklerin ve yerin hazineleri, Allah’ın tekelindedir. Ama münafıklar bunu anlamazlar.
Ali Bulaç 8- Derler ki, ‘Andolsun, Medine’ye bir dönecek olursak, gücü ve onuru çok olan, düşkün ve zayıf olanı elbette oradan sürüp-çıkaracaktır.’ Oysa izzet (güç, onur ve üstünlük) Allah’ın, O’nun Resûlü’nün ve mü’minlerindir. Ancak münafıklar bilmiyorlar.
Diyanet Vakfı 8. Onlar: Andolsun, eğer Medine’ye dönersek, üstün olan, zayıf olanı oradan mutlaka çıkaracaktır, diyorlardı. Halbuki asıl üstünlük, ancak Allah’ın, Peygamberinin ve müminlerindir. Fakat münafıklar bunu bilmezler.
Elmalılı Hamdi Yazır 8-Diyorlar ki: “Eğer Medine’ye dönersek, herhalde en güçlü, en şerefli olan en zayıf olan alçağı oradan çıkaracaktır.” Oysa göç, haysiyet Allah’ın, Resulünün ve müminlerindir, fakat münafıklar bilmezler.
Süleyman Ateş 8. Diyorlar ki: “Andolsun, eğer Medine’ye dönersek üstün olan, alçak olanı oradan mutlaka çıkaracaktır.” Üstünlük, ancak Allah’a, Elçisine ve mü’minlere mahsustur. Fakat münafıklar bilmezler.
Yaşar Nuri Öztürk 8 Şöyle derler: “Eğer Medine’ye dönersek, yemin olsun ki, itibarlı ve baskın olan, ezik ve zayıf olanı oradan çıkaracaktır!” Güç ve itibar Allah’a, onun resulüne ve iman sahiplerine özgüdür. Ama münafıklar bunu bilmezler.
Ali Bulaç 9- Ey iman edenler, ne mallarınız ne çocuklarınız sizi Allah’ı zikretmekten ‘tutkuya kaptırarak-alıkoymasın’; kim böyle yaparsa, artık onlar hüsrana uğrayanların ta kendileridir.
Diyanet Vakfı 9. Ey iman edenler! Mallarınız ve çocuklarınız sizi Allah’ı anmaktan alıkoymasın. Kim bunu yaparsa işte onlar ziyana uğrayanlardır.
Elmalılı Hamdi Yazır 9-Ey iman edenler, ne mallarınız, ne de evlatlarınız sizleri Allah’ı anmaktan alıkoymasın! Her kim öyle yaparsa, İşte onlar, hüsrana düşenlerdir.
Süleyman Ateş 9. Ey inananlar, mallarınız ve çocuklarınız sizi Allah’ı anmaktan alıkoymasın. Kim bunu yaparsa işte onlar ziyana uğrayanlardır.
Yaşar Nuri Öztürk 9 Ey iman edenler! Mallarınız ve çocuklarınız, sizi, Allah’ı anmaktan/Allah’ın zikri olan Kur’an’dan alıkoymasın! Böyle bir şey yapanlar, hüsrana uğramışların ta kendileridir.
Ali Bulaç 10- Sizden birinize ölüm gelip de: ‘Rabbim, beni yakın bir süreye (ecele) kadar geciktirsen ben de böylece sadaka versem ve salihlerden olsam’ demezden önce, size rızık olarak verdiklerimizden infak edin.
Diyanet Vakfı 10. Herhangi birinize ölüm gelip de: Rabbim! Beni yakın bir süreye kadar geciktirsen de sadaka verip iyilerden olsam! demesinden önce, size verdiğimiz rızıktan harcayın.
Elmalılı Hamdi Yazır 10-Her birinize ölüm gelip de: “Rabbim beni kısa bir süre için tehir etsen de sadaka versem ve iyilerden olsam!” demesinden önce size verdiğimiz rızıklardan (Allah için) harcayın!
Süleyman Ateş 10. Biriniz kendisine ölüm gelip de: “Rabbim beni yakın bir süreye kadar erteleseydin de sadaka verip iyilerden olsaydım!” demeden önce, size verdiğimiz rızıktan sadaka verin.
Yaşar Nuri Öztürk 10 Sizden birine ölüm gelip de, “Ey Rabbim, yakın bir süreye kadar beni geciktirseydin de içtenliğimi belgelemek için birşeyler vererek iyilik ve barış sevenler olsaydım!” demesinden önce, size rızık olarak verdiklerimizden dağıtın.
Ali Bulaç 11- Oysa Allah, kendi eceli gelmiş bulunan hiç bir kimseyi kesinlikle ertelemez. Allah, yaptıklarınızdan haberdârdır.
Diyanet Vakfı 11. Allah, eceli geldiğinde hiç kimseyi (ölümünü) ertelemez. Allah, yaptıklarınızdan haberdardır.
Elmalılı Hamdi Yazır 11-Oysa Allah, eceli geldiği zaman hiçbir kimseyi asla geri bırakmaz. Allah, bütün yaptıklarınızdan haberdardır.
Süleyman Ateş 11. Allah, süresi dolan hiçbir canı ertelemez. Allah, yaptıklarınızı haber alandır.
Yaşar Nuri Öztürk 11 Allah, süresi gelmiş olan bir canı geriye asla bırakmaz! Ve Allah, yapıp etmekte olduklarınızı çok iyi haber almaktadır.

 

 

http://www.kuranikerim.gen.tr sitesinden alınmıştır.

 

Münafikun suresi – Karşılaştırmalı meal

Bu yazıyı okudunuz mu?

Karşılaştırmalı Kur'an Mealleri

Nahl suresi – Karşılaştırmalı meal

Nahl suresi – Karşılaştırmalı meal Karşılaştırmalı Kur’an Mealleri NAHL SURESİ Ali Bulaç Rahman ve Rahim ...

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir