Anasayfa / İMAN ESASLARI / Peygamberlere iman / Musa Peygamber kime gönderildi
imanilmihali.com
Musa Peygamber kime gönderildi

Musa Peygamber kime gönderildi

Musa Peygamber kime gönderildi

Ehli kitap ve hatta İslam âlemine bu soru sorulduğunda verilecek cevapları şudur; kurtulmaları için İsrailoğulları’na (yani kavme) veya zulümden vazgeçmesi için firavuna. Oysa hakikat biraz daha farklıdır ve ayetler bunu muazzam bir ifadeyle gözler önüne sermektedir.

“Sonra onların ardından Mûsâ’yı, apaçık mucizelerimizle Firavun’a ve onun ileri gelen adamlarına peygamber olarak gönderdik de onları (mucizeleri) inkâr ettiler. Bak, bozguncuların sonu nasıl oldu.” (A’raf 7/103)

“Sonra bunların ardından Firavun ile ileri gelenlerine de Mûsâ ve Hârûn’u mucizelerimizle gönderdik. Ama büyüklük tasladılar ve suçlu bir toplum oldular.” (Yunus 10/75)

“Andolsun, biz Mûsâ’yı âyetlerimizle ve apaçık bir mucize ile Firavun’a ve onun ileri gelen adamlarına peygamber gönderdik de ileri gelenler Firavun’un emrine uydular. Hâlbuki Firavun’un emri doğru değildi.” (Hud 11/96,97)

“Andolsun, Mûsâ’yı da, “Kavmini karanlıklardan aydınlığa çıkar ve onlara Allah’ın (geçmiş milletleri cezalandırdığı) günlerini hatırlat” diye âyetlerimizle gönderdik. Şüphesiz bunda çok sabreden, çok şükreden herkes için ibretler vardır.” (İbrahim 14/5)

“Sonra Mûsâ ve kardeşi Hârûn’u mucizelerimizle ve apaçık bir delille Firavun ve ileri gelenlerine peygamber olarak gönderdik de (onlar) büyüklük tasladılar ve kendilerini büyük görüp böbürlenen bir topluluk oldular.” (Mü’minun 23/45,46)

“Andolsun ki biz Mûsâ’yı mucizelerimizle ve apaçık bir delille Firavun’a, Hâmân’a ve Kârûn’a gönderdik. Onlar ise;

“Bu çok yalancı bir sihirbazdır” dediler.” (Mü’min 40/23,24)

“(Ey Mekkeliler!) Şüphesiz biz size üzerinize şahitlik edecek bir peygamber gönderdik. Nitekim Firavun’a da bir peygamber göndermiştik.” (Müzzemmil 73/15)

Dikkat edilirse ayetlerde Musa ve Harun Peygamberin bir kavme değil firavun ve yanındakilere gönderildiği bildirilir. İleri gelenler diye bahsedilenler, Firavun, haman ve Karun’dur. İsrailoğulları bu arada mazlum halktır ama halkın tamamı da değildir dolayısıyla Musa Peygamber bir kavme gelmemiş ve firavunu destekleyen halkın tamamını imana davete çalışmamıştır. Nitekim daha sonraları sadece İsrailoğulları ile alakadar olmuş ve onların sayısız aymazlığı ile çileden çıkmıştır.

Ayetler, Musa ve Harun peygamberin gönderildiğini bildirdiği firavun, haman ve Karun ile bir toplum yönetimindeki siyasi erk, dini erk ve maddi erki temsil etmektedir. Yine demek ki zulüm ve imansızlığın yapılabilmesi bir ortaklık işidir ve kollektif çalışmayı gerektirir. Dahası zalim olan sadece firavun değildir, yanındakilerde en az onun kadar zalimdir.

Kıssa hatırlanacak olursa haman “firavunu ilah yapacak bir din” icat eden din adamı kılıklı şarlatan ve Karun Allah’ın kendisine sınırsız zenginlik verdiği ama haddi aşan, büyüklenen, zenginliğini kibir ve zulüm için harcayan, firavunu da maddi olarak destekleyen birisidir. Hatta Karun Musa peygambere, Allah katında hangisinin daha sevimli olduğunu soracak kadar da ileriye gidebilen birisidir. Öyleki kendisi Musa Peygamberi (şaibeli olsa da) Allah katında ama kendisini yeryüzünde Allah’ın en sevdiği kişi gibi görmektedir. Hamanın sonu açık olmasa da Karun’un bir anda servetini yitirip ölüp gittiği malumdur.

Firavun bu üçgende muhakkak en tehlikeli, en etkili ve acımasız olandır. Zulümleri yönlendiren, ortam hazırlayan, şeytani planlar yapan, ilahi iradeyi sahiplenecek kadar kibirli olan odur. Dahası Peygamber kendisine dini tebliğ ederken bile dini alaya alacak kadar küstahtır ve Allah tanımaz bir dinsizdir. Ölürken suda boğulmaya ramak kalmışken iman etmesi onu kurtaramamış ve gelecek nesillere ibret olsun diye cesedi Allah’ın emri ile bozulmadan saklanmıştır.

Kısaca, Musa Peygamberin elçilik vasfı, daha ziyade zamanın büyük ve zengin kavminin ileri gelenleriyle, zalimleriyle alakalıdır. Bu alaka yapan, yöneten, destekleyen herkesi kapsadığı için firavun ve ileri gelenleri olarak nitelenmiştir. Musa peygamberin karşısına rakip olarak çıkan büyücüler, sihir ustaları da muhakkak bu kâfir sürüsünün elebaşlarıdır. Firavunun galip gelmesini isteyen mazlumlar, kurtulacak olursa daha kötü yaşayacaklarını sanan zavallılar, sihirbazların şakşakçıları da bu zalimler grubuna dâhil olanlardır.

İşte Musa Peygamberin gelişi bunlaradır. İsrailoğulları ise zalimden kurtulan halk olmaktan öte değildir. Muhakkak Allah o ezilenleri egemen kılmayı dilemiş ve kurtuluşlarını emretmiştir. Lakin kıssanın tüm insanlığa dersi ezenlerin layık olduğu son ile alakalıdır. Yani zalim olan elbet yok olacak ve batıl yenilecektir. Kazanan her zaman ve her coğrafyada hak olacaktır.

Allah’ı bilmemek, başkaca ilahlar icat etmek, ilahi iradeyi bölüştürmek, zulmetmek, halk yönetimini para, din, güç kullanarak çekilmez hale getirmek ne kadar kötü bir şeydir ki Yüce Allah bu yüzden peygamberini göndermiş, o peygamber bile zulüm ve işkenceden korkarak yanına kardeşini istemiştir. 

Musa peygamber kıssası işte bu ana fikir doğrultusunda okunursa umulur ki çok daha fazla şey öğrenilecek ve zulmün çirkinliği, zulmün cezası ve zalime kol kanat gerip destekleyen şakşakçıların sonu çok daha iyi anlaşılacaktır.
Zulüm, engellenmesi için Allah katından peygamber gönderildiğine göre ciddiye alınması gereken ciddi bir ilahi ihlaldir ve terki gerekir. Terk etmeyenler ise ibret-i âlem için mahvolacak ve ateşlerde sonsuz süre kalacaklardır.

Rabbim bizleri zulümlerden ve zalimlerden muhafaza eylesin.
Rabbim bizleri bilerek veya bilmeyerek zalimlere verdiğimiz destekten dolayı cezalandırmasın.
Rabbim bizlere zalimleri tanıma melekesi ve zulme karı çıkabilme gücü versin.
Amin!

Musa Peygamber kime gönderildi

Bu yazıyı okudunuz mu?

Hz. Peygamber

Sünneti sorgulamak

Sünneti sorgulamak İman; Yüce Allah’a, Kur’an’a ve elçisi Hz. Peygamber (sav)’e itimat ve itaattir. Yüce ...

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir