Anasayfa / DİNİMİZ İSLAM / DİNİMİZ / Müslüman dünyasının vebası cehalettir
imanilmihali.com
Müslüman dünyasının vebası cehalettir

Müslüman dünyasının vebası cehalettir

Cehalet İslam aleminin belasıdır 

İslam’ın gözyaşları, mü’min kanları su gibi akmaktayken Allah’ın Hak dini İslam’ın dünyaya ve kalplere şu sıralar arzu edilen seviyede egemen olduğunu söyleyebilmek mümkün değildir. Bu günah hepimizin, bu suç tüm mü’minlerindir.

Müslüman dünyasının vebası cehalettir.

Öyle ki bilgiyi hayatın her kademesinden çıkarak tembel zihinler, hazır ve kolay olana tamah ederken bunların empoze zehirli yılanlar olduğunun farkında bile değildir. Kaderciliği bir köşeye çekilmek olarak anlayan bu hastalıklı zihniyet rızık ve bereketi de oturduğu yere beklemekte, salih amel işlemeyi, değer üretmeyi istemektedir.

Yobaz, dinci tayfanın da etkisiyle Müslüman kesim iş ve değer üretmek için bilgiye, hakikate ulaşmanın kaçınılmaz olduğunu idrak dememekte, bu bilgiyi hayırlı salih amele dönüştürecek kudreti kendisinde bulamamaktadır.

Atalet had safhada, kanmalar doruklarda, cehalet zirvelerdedir.

Allah’ın emri, Peygamberin örnek hayatı bunu değil tam tersini emrederken cami avlularını dolduran cemaatler evle cami arasında sürdürdükleri yaşamı kafi görmektedir.

Öğrenmeye, Kur’an’ı anlayarak okumaya engel bu isteksizlik ve tembellik kulları dinden çıkmaya, şirke batmaya, zehirli yılanlara yem olmaya götürse de hallerini kadere havale edecek kadar cahil kesimler gölgelerde serinlemeyi yeğlemektedir.

Ne kadar acıdır!

Veba gibi, salgın hastalık ve ölü toprağı gibi Müslüman camiaları esir alan bu isteksizlik ve hatta imansızlık şeytanı daha da heveslendiren bir boyut kazanmıştır ki iblis bu nedenle gayretlerini hızlandırmıştır.

Asr-ı Saadet hayalleri ile avunan, seçkin ümmet olmanın nemasını her hâlükârda cennetler ile alacağını sanan zavallı cahiller, iman ve amel üretmeden, Allah yolunda cihad etmeden naim cennetlere ulaşacağı kanısındadır.

İman cennetin kapılarını açan anahtardır ancak imana sahip olmak, imanı muhafaza edip güçlendirmek ve en önemlisi ispat etmek gereği kaçınılmazdır.

Birey olarak yapılan tüm ibadet, iyilik ve ameller sadece kulun kendisi içindir. Oysa ki Allah kendisine yardım edilmesini de istemektedir. Bu yardım Allah İÇİN DOST VE DÜŞMAN EDİNMEK şeklindedir.

Allah için dost edinmek; Allah’ın sınırlarına riayet ederek, diğer mü’minleri kardeş ilan etmek, Müslümanları bedenin uzuvları gibi tek parça görmek, Kur’an’ı hayata rehber etmeye gayret etmek, Allah yolunda savaşanları desteklemektir.

Allah için düşman edinmek ise; şeytana savaş ilan etmek, cehaleti, karanlığı, gizli olanı, haksızı, adaletsizi, zulmü hasım ilan etmektir.

İslam alemi kan ve gözyaşları içinde boğulurken başını kaldıramayacak kadar yorgun, okumayacak kadar cahil ve okumayı istemeyecek kadar nankördür.

Allah’ın emri Kur’an’ın okunması, anlayarak okunması ve hayata gaye edinilmesidir.

Bu gaye gerçekleşmediği, amel üretilmediği, imana sahip çıkılmadığı içindir ki İslam alemi hassas ve zayıf hale gelmiş, Yahudi mezaliminin en cazip hedefi oluvermiştir.

Hak ve Hakk savunucusu İslam alemi uyanmak, vebadan kurtulmak, veba saçan kuyuları kapatmak zorundadır. İster yeniden yapılanma, ister reform deyin şu an yaşadığımız dini yeniden yapılandırmak ve Kur’an istikametine sokmak zorundayız.

Kur’an’dan uzaklaşmış, Yahudileşmiş İslam tanınmaz haldedir ve hurafelere, dinci sahtekârlara, rivayetlere, sahte hadislere bezenmiş şu anki İslam kurtuluş anahtarı değil küfür merkezi haline gelmiştir.

Veba, mikroplar halinde sokaklarda kol gezmekte, her geçen gün yeni mikroplar ürerken, sayısız mü’min vebaya kurban verilmektedir.

Müslüman vebası cehalet, kanmayı, aldanmayı, yahudileşmeyi ve nihayet şeytanileşmeyi zorunlu kılacaktır. Artık uyanmak ve vebadan kurtulmak zamanıdır.

Yoksa ölüm herkes için kaçınılmaz olacaktır!

Hastalık saçan mikropları bulup temizlemek, hastalığı üreten ve içimize sokak mihrakları yok etmek, vebanın içimize giriş yollarını tıkamak, veba saçan hastalıklıları def etmek, daha sonra bu hastalığa yeniden yakalanmamak için de tedbir almak sorumluluğumuz, görevimiz ve Allah’a borcumuzdur.

Bilmemek, üşenmek, teslim olmak yoktur. Kadere suçu atıp şeytana mahkum olmak kader değil dirayetsizliktir. Kur’an teslimiyeti değil tevekkülü emreder. Allah’ın ipine sarılacak mü’minler güçlü, bilgili ve kifayetli olmak zorundadır.

Yoksa Ortadoğu’yu çoktan ele geçirmiş VEBA, Türk topraklarını yani İslam’ın son kalesini ele geçirmek üzeredir.

Kaybedilecek şey sadece canımız veya ülkemiz değil, Allah’In mukaddes dinidir ki buna hakkımız yoktur.

Kul olarak bu seçkin ümmete verilen görev kafire, müşrike, batıla savaş açmak, cehalete, gaflete boyun eğmemektir.
Savaşacak gücü bulmak için, imanı güçlendirmek için, hakikati görmek için ilk önce ve mutlaka Kur’an ile dost olmak gerekir ki bu yapılmazsa zaten yaşayan can insan değil hayvan olur. İnsanın hayvanlardan farkı özgürce adaleti ve güzelliği seçmek, bunu yaymak ve bu uğurda mücadele etmektir. Güzellik, iyilik, esenlik ve refah yeryüzüne bu sayede egemen olur. Bunun tam tersi ise şeytanın dileği, iblisin kıblesidir ki kötülük ve karanlık demektir.

Kul, taraf tutmak, doğru tarafta olmak zorundadır. Bunun için de ilk önce uyanmak, Kur’an’a sarılmak ve kâfirlere karşı savaş ilan etmek gerekir ki savaşın ilk şartı da cehaleti yenmektir.

Allah Müslüman camia üzerine ağlarını örmüş cehalet illetine, bilgisizlik ve isteksizlik vebasına deva eylesin.
Rabbim üzerinde ölü toprağı serpilmiş, uykudaki Müslümanları bir an önce uyandırsın.
Rabbim hem içteki hem dıştaki veba mikropları ile bizlere mücadele azmi ve gücü versin.
Rabbim bizleri cehaletimiz ve Kur’an’ı hayatın dışına ittiğimiz için bağışlasın.

Amin!
Müslüman dünyasının vebası cehalettir

Bu yazıyı okudunuz mu?

Din ve Fıtrat

Allah’ın tek dini ama iki din tarifi, insanın tek doğru ama iki yaşam şekli vardır. ...

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir