Anasayfa / DAHA FAZLA / Nasihatlar / Müslümana mektup
imanilmihali.com
Müslümana mektup

Müslümana mektup

Müslümana mektup

Din kardeşim, Allah’ın rahmet ve bereketi üzerine olsun.

İnşallah sağlık ve afiyettesindir. Ailen, kardeşlerin, anne ve babanlar bu güzel vatan topraklarında, esenlik ve huzur içinde yaşayıp gitmektedir. Umarım vesveselerden, iftira ve belalardan uzak, kötülerden ve kötülüklerden arınmış mütevazi yaşamında iman, ibadet ve ahlakını her geçen gün geliştirmekte, salih ameller ve hayırlı işler peşinde koşmaktasın.

Allah iyiliğe attığın her adımı yüceltsin, kötülüğe yeltendiğin her daim, Yüce Rabbim, nefsine terbiye, sınırsız arzularına destur versin.

İnşallah Kur’an’ı sadece rekatlarda değil, gün içinde de okumaktasın. Okuduğunla da her dakika maneviyatına bir şeyler katmakta, imanını inşallah güçlendirmektesin. Umarım okumalarında hiç olmazsa ayda bir anlayacağın dilde meallere de göz atmaktasın ve inşallah ayetlerde gösterilen istikamete doğru hızla yol almaktasın. Yoksa körü körüne okuyup, anlamadığın bir dille telaffuzlara mı çalışmaktasın? Yoksa yoksa Kur’an’ı bir dua veya ölüler kitabı haline mi sokuverdin? Yaşamına rehber etmek için can-ı gönülden istek duymuyor ve okuduğun ama anlamadığın ayetlerle sadece meşgul mü oluryorsun?

İnşallah anlayarak okumakta ve ayetlerin manasına temas edebilmektesin. Çünkü temas edemezsen şayet, Allah’ın sınırlarını tanımaz hale geleceğini, müjde, öğüt ve yasakları idrak edemeyeceğini ve dünya üzerindeki tüm belaların anlamamazlıktan kaynaklandığını herhalde biliyorsundur.

İbadetlerinde farzlara önem verip, kazalarını tamamladığını umarım. Bilirsin nafile namazlardan önce farzların kazası gelir. Tevbe, istiğfar ve mağfiret için yeteri zaman ayırıyor musun?

Duasız kul noksandır diye niyazlarını eksik etmiyorsundur inşallah!

Her attığın adıma, her işe Allah’ın adıyla başladığına eminim ama hatırlatayım ki şükür de Allah adını anmak kadar önemlidir. Şükreder ve sabredersen, Rabbimizin daha çok ve daha güzellerini vereceğini unutmamışsındır tahmin ederim.

Duymuşsundur bazıları dinlerinden bir hayli uzaklaştılar. Bir sürü cahil ve sahtekar sokaklarda, ekranlarda din adına nutuklar atıp, dinsizliğin alasını yapmaktalar. Vaktiyle cahiliyenin, gayri Müslimlerin ededurduğu şeyleri yazık ki şimdi ziyadesiyle de gençler yapmaktalar.

Yüreklerimiz kan ağlıyor ancak pek çok cahilin de Rabbimizin yanına bir sürü yedek ilahlar koyduğunu, kula, paraya, mala, şeytana tapmakta olduğunu izliyoruz ekranlardan.

Kadınların lüks ve israfı, estetik ve moda tutkuları, açılıp saçılmaları, kışkırtan parfümler ve kıvrak yürüyüşleri ile insanları cezbettiğinden de haberdarsındır. Kısalan etekler, açık göbekler mahremi acınılacak hale getirdi yazık ki.

Gözler, eller haram tanımaz hale geliyor yavaş yavaş.

İçki, kumar, zihinleri kör eden uyuşturucular artık sokaklarda satılıyor. Karanlık barlar, eğlence yerleri sabahlara kadar açık.

Bilirim senin de için yanar. Sende İslam adına akidenin zayıflamasından müteessirsin. Bizler de öyle. Hele askere, polise kurşun atan eşkıyaları, Mescid-i Aksa’ya saldıran hainleri izledikçe kahrolmaktayız.

Faiz haram diyenlerin yediği haramlar, tefecilik yapan zalimler, çiftçinin, işçinin emeği ile oynayan para babaları bizleri çokça üzmekte. Kravatlı, siyah takımlı bu adamların kimin seçip oralara sendika başkanı, belediye başkanı, patron diye koyduğunu düşünürüz hep.

İnsanların her gün daha fazla birbirine yabancılaştığı şu zamanlarda, komşu haklarına riayet edilmediğini de görürüz. Görürüz de evcil hayvanlara verdiğimiz emek ve parayı neden yetimlere harcamayız merak eder dururuz.

Neden insanlar iki tane ev, üç tane daha araba almak ister hiç mana veremeyiz.

Anneler babalar camlardan evlatları beklerken, evlatlar neden cep telefonu ile mesaj atar, o ana babanın mübarek ellerini öpüp, kokusunu içine çekmez, hal hatır sormaz, zor anlarında neden ana babasının yanında olmaz merak ederiz.

Bahçesine çiçekler ekenler, sokaklara neden çöpleri savurur, ormanları neden yakar, ağaçları yok yere neden keser anlayamayız. Bilirim sende bizler gibi meraktasın.

Sende ekranlardan, gazetelerden okumaktasın, âlimlerden duymakta, sohbetlerde dinlemektesin. Ahir zaman hızlandı, kıyamet yaklaştı diye düşünmektesin. Kötülük her yanı sardı, şeytan nefisleri ele geçirdi diye içten içten gözyaşı dökmektesin. Biliriz kalbin her ezan sesiyle kanamakta. İslam’ın geldiği hale üzülmektesin.

Dünya İslam’larının acılarını yüreğinde hissederken tahmin ederim gözlerinden yaşlar dökülmekte. Biliyorum mezhep kavgalarına, kardeşin kardeşi öldürmesine anlam verememektesin. Bilirim sokaklarda yavrulara, masumlara bomba atanları lanetlemektesin.

Duanı, namazını, zekâtını, şükür ve tevbeni eksik etme. Allah’a sığın, Allah’a güven. O, nurunu tamamlamaktan başka bir şeye razı olmayacaktır inşallah! O, azanlara iyice azsınlar ve azanlara uyanlar iyice belli olsun diye süre verendir bilirsin. Sen haset etme, gıpta et, sen paraya pula değil imanına göre değer ver insanlara. İyilikten, doğruluktan asla vazgeçme. Ailene, kendine, evlatlarına, akrabalarına mukayyet ol.

Can yakma, gönül kırma, tebessümün bile sadaka olduğunu aklından çıkarma. İmansıza elinle, dilinle, kalbinle karşı koymaya devam ettikçe, haine, müşrik’e teslim olmadıkça Allah bizimle olacaktır. Çünkü bizler Allah için dost, Allah için düşmanlar seçmeye ahdetmişiz, çünkü biz Fatiha ile Rabbimize söz vermişiz, çünkü biz şeytandan Allah’a sığınmışız.

Biz görüp bilmediğimiz gayba, ahirete iman edenleriz. Biz hesap ve mizana inanan, zerre amelin unutulmayacağını bilenleriz. Varsın onlar dünya malıyla, parayla oynayıp dursunlar. Bizler gerçek saadetin kalplerde ve ahiretlerde yaşandığını bilenleriz. Bizler mazlum olmanın haklı gururunu, ezilen olmanın zaferini yaşayanlarız.

Bizler kara günde de, iyi günde de isyana, azgınlığa düşmeyenleriz.

Rabbimize, vatanımıza, bayrağımıza toz kondurmayarak, bu uğurlarda şehit olmaya yeminler içerek canı tüketirken asla dikenli yollara sapmaz, harama tamah etmeyiz. Yaratan’a bir can borcumuz var. Onu da öder, selametle ahiret yurduna varırız. Orada inşallah emniyette olur ve bizleri üzenlerin azabına orada inşallah şahitler oluruz. Kederlenme.

Peygamberimizin dediği gibi bir an önce bu fani hayattan selametle göçüp gitmeye bak. Varsın onlar ölmemeye çalışsın, varsın bin yıl daha yaşasınlar, varsın onlarcasını daha öldürüp, yüzlercesini daha kendilerine benzetsinler. İnsanları kendilerine muhtaç, dilenci haline soksunlar.

Onur ve erdem daima bakidir. Rabbimizin verdiği vicdan yaşadıkça, nefislerimiz elinde olan Allah’ın rahmeti üzerimizden kalkmadıkça evelallah sırtımız yere gelmez. Kafirler azsa da iman kazanacaktır.

Ne varki Allah’a yardım etmek gerekir. O, kendisine yardım edenleri sever. O’ndan ancak zalimler ve kafirler korkar. Mü’mine onun korkusu değil kokusu yakışır.

İblis, takmış peşine milyonları dünyayı zehir etme derdinde. Devletleri, yürekleri, dünya mallarını ele geçirme derdinde. Topraklar için canlar almakta, sebzeleri meyveleri zehre çevirmekte, hastalıklar, savaşlar, katliamlar ile övünmekte. Ardında kanmışlar ordusu ile zafer edası ile yürüyen iblis elbet sonunu bilir. Lakin iblisin ardı sıra biçare giden kullar yazık ki hallerinden habersizler.

Kardeşim, diyecek çok söz var lakin başka zaman inşallah. Söz yakında yine yazarım.

Rabbim ibadetlerini, dua ve tevbelerini kabul eylesin. Rabbim imanını artırsın, nefsini temizlesin, günahlarını affeyleyip sevaplarını artırsın. Yüce Rabbim inşallah İslam’ı muhafaza ve daim eylesin.

Sağlıcakla kal, Kur’an’la kal.

Allah’a emanet ol!

Müslümana mektup

Bu yazıyı okudunuz mu?

Dinen mükellef olmak ne demektir

Dinen mükellef olmak ne demektir

Dinen mükellef olmak ne demektir İslam dini içerisinde olup, aklını işletebilen ve fiziken bedeni olgunluğa ...

3 Yorum

  1. Avatar

    Hislere tercüman olmak size nasipmis. Allah muktedir eylesin.

  2. Avatar

    Allah elinize, kaleminize kuvvet versin.amin.

  3. Avatar

    Allah razı olsun.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir