Anasayfa / DİNİMİZ İSLAM / DİNİMİZ / Müslümanlıkla yetinmek
imanilmihali.com
Müslümanlıkla yetinmek

Müslümanlıkla yetinmek

Müslümanlıkla yetinmek

Müslüman olmak Allah’ın bahşettiği lütuftur.

Müslüman, Allah’a teslim olan demektir.

“Ey iman edenler! Allah yolunda sefere çıktığınız zaman, gerekli araştırmayı yapın. Size selâm veren kimseye, dünya hayatının geçici menfaatine (ganimete) göz dikerek, “Sen mü’min değilsin” demeyin. Allah katında pek çok ganimetler vardır. Daha önce siz de öyle idiniz de Allah size lütufta bulundu (müslüman oldunuz). Onun için iyice araştırın. Çünkü Allah, yaptıklarınızdan hakkıyla haberdardır.” (Nisa 4/94)

Müslüman olmak, Hz. Peygamberin din adına getirdiklerinin tamamına inandığını dil ile söylemek ve namaz, oruç, hac ve zekat ibadetlerini yerine getirmek yani İslam’ın şartlarını eda etmektir.

İman etmek ise bir adım ötesidir ve mü’min olmak her Müslümanın hedefi olmak zorundadır.

“Bedevîler “İman ettik” dediler. De ki: “İman etmediniz. (Öyle ise, “iman ettik” demeyin.) “Fakat boyun eğdik” deyin. Henüz iman kalplerinize girmedi. Eğer Allah’a ve Peygamberine itaat ederseniz, yaptıklarınızdan hiçbir şeyi eksiltmez. Allah, çok bağışlayandır, çok merhamet edendir.” İman edenler ancak, Allah’a ve Peygamberine inanan, sonra şüpheye düşmeyen, Allah yolunda mallarıyla ve canlarıyla cihad edenlerdir. İşte onlar doğru kimselerin ta kendileridir. (Ey Muhammed!) De ki: “Siz Allah’a dininizi mi öğretiyorsunuz? Oysa Allah, göklerdeki ve yerdeki her şeyi bilir. Allah, her şeyi hakkıyla bilendir.” (Hucurat 49/14-16)

Mü’min, imanı kalbinde yaşayan, diliyle dillendiren, imanı yaşayarak hayata yansıtandır. Yani mü’min, Müslümanın gayesi ve cennetlerin müdavimi, kul olmayı becerebilen ibadetli, ahlaklı, salih amelli insandır.

Müslüman olmak övünülecek bir şey değildir. Bilakis Allah’ın rahmet ve merhameti ile bahşettiği bir lütuftur. Allah imanı da dilediğine verendir. Ancak kul imanı dilemek ve Allah’a yalvarmak ve iman kalbine girince o imana sahip çıkmak zorundadır.

Müslüman olarak kalmayı istemek, imanı ucundan yaşamaya razı olmaktır ki kurtuluş bu şekilde asla gelmeyecektir. Rabbimizin biz insanlar için dilediği de hepimizin mü’min olmasıdır. Yani, görmediği halde gayba iman eden, Allah’a tevekkül eden, dürüst ve doğru yoldan yürüyen, Peygamber ve Kur’an izinden ayrılmayan tam imanlı insan.

İman edilecek hususların tamamına tafsili ve tahkiki olarak yapılmayan iman kulu imansızlığa ve inkâra ve Allah korusun küfre götürür.

İman tanınmak, hissedilmek, yaşanmak ve yaşatılmak zorundadır. Sadece dille söylenen ama hayata yansıtılmayan iman ise kula bu nezih meziyetleri kazandıramaz bu yüzden de kul Müslüman olarak belki cennetlere mazhar olabilir ama mü’min olmak için daha fazlası lazımdır.

Mü’min imanı yaşarken, tüm peygamberlerin ve kitapların aynı dini emrettiğini, Allah’ın idaresinde değişiklik olmadığını, ahiretin ve yeniden dirilişin hak olduğunu, meleklerin, kaderin var ve hak olduğunu idrak edip, buna göre kendisine çeki düzen verendir. Oysa Müslüman imanı detaylı bilemediği için bu zarureti hissetmez ve bir şeyler hep eksik kalır.

Oysa Allah ve sistemi muazzam ve hatasızdır. Tanınmayı ve saygı duyulmayı hak eder. Müslüman bu saygıyı layıkıyla göstermede aciz kalabilir. Bu acizliği yaşamayı kim ister? Kim Allah’ın rızasından mahrum olmak, şefaate muhtaç olmak ister?

Müslüman; Allah’a teslim olandır.

Mü’min; Allah’a teslim olan ve Allah için, Allah düşmanlarını düşman bilendir.

O halde ey Müslümanlar!

İman edin. İmanınızda şüpheye düşmeyin. İmanınızla Allah yolunda canınızla, malınızla o çok sevdiğiniz paralarınızla, bilgi ve tecrübelerinizle cihad edin, adaleti ve Hakk’ı savunun. İmandan sonra küfre geri dönmeyin. Allah’ın ipine sımsıkı sarılın. Mü’minler olun, Allah’ı vekil edenler olun.

Merhametinizi, sevginizi, saygınızı Allah dostlarına gösterin. Allah düşmanları ile düşman olmayı bilin. Allah düşmanları ile aynı ortamda bile bulunmayın. Kafirleri dost edinmeyin, onlarla oturup kalkmayın, iş yapmayın, onları kardeş sanmayın.

Şeytanı, askerlerini lanetleyin, imansıza, kâfire, batıla, İslam düşmanlarına boyun eğmeyin.

İbadet, ahlak ve salih amelden önce iman dileyin.

Rabbim tüm Müslümanlara, mü’min olabilmeyi nasip etsin.
Amin!

Müslümanlıkla yetinmek

Bu yazıyı okudunuz mu?

Kur’an İslam’ına dönüşün hala vakti gelmedi mi

Kur’an İslam’ına dönüşün hala vakti gelmedi mi?

Kur’an İslam’ına dönüşün hala vakti gelmedi mi? Derin Asr-ı Saadet özlemiyle yanıp tutuşurken, tevhid yolunda ...

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir