Anasayfa / Global siyonizm / Neden hedef İslam
imanilmihali.com
Neden hedef İslam

Neden hedef İslam

İslam, aynen Hristiyan ve Museviliğin geçtiği yollardan geçecek, bu dine tabi olanlar diğer semavi din mensupları gibi şeytanın ayak izlerini takip edip yaşamı aldanışlarla kahredecekti. Bu Allah’ın ihbarı, Peygamber’in işaretiydi, cehennem dolacak, cennetler tenha kalacaktı. Zulme ve şeytana karşı dik durması gereken İslam, hem de din içindekilerin gafletiyle kendisini de, dinin temellerini de şeytana uyduracak, kanarken etrafını da küle çevirecekti. Ve bunu da yine din adına yapacaktı. İş o hale gelecekti ki iblis kendi dini şirki, en sona bıraktığı tevhidin üzerine çıkartacak, insanlar Kur’an’sız, ruhsuz ve gösterişe dayalı bir inancı din diye yaşamaya başlayacaklar, nefis dahil sayısız put biriktireceklerdi. İman burçlarında şeytana mukavemet zayıflayacak, şeytan atlarını korkusuzca Ortadoğu vadilerine, Anadolu bozkırlarına sürebilecekti…

İlk sahifeden buraya kadar izaha çalışılanlar, iblisin tüm usul, teknik, kişi, devlet, örgüt ve teknolojilerle dünyayı getirdiği noktayı göstermek, dünyevi tüm meselelerin zalim insan elinden ama şeytanların güdüsüyle çıktığını anlatabilmek içindi. Tamamı bela ama aynı zamanda bir sınav vesilesi olan bu aldanışların ahir zaman zirvesi ise maalesef İslam’a aittir. İblise en çok direnmek zorundaki ama Bilimi ve Kur’an’ı terk eden İslam, rüzgarda savrulan kuru yaprak misali çukurlara sürüklenmektedir. Şeytanları diğer dinlere mal edip, İslam’ı aklamaya çalışmak ise düpedüz namussuzluktur. Çünkü nifak tohumlarını İslam’a çoktandır ekmiş olan iblis, meyvelerini toplamaktadır. Moral bozacak bir durum yoktur ama dikkatli ve tedbirli olmak artık keyfiyet değil zorunluluktur. Şimdi iblisle savaşmak yemini olan yaralı İslam’ın, iblislere nasıl teslim olduğuna kısaca bakalım.

Neden hedef İslam sorusunun doğru şekli şudur; neden en son hedef İslam? İslam sondur çünkü tevhid içinde bir tek İslam, o da şimdilik, direnebilme gücünü göstermiştir. Bu da kulların becerisinden değil, Rabbimizin Kur’an’ı korumaya almasındandır.

İslam’ın nihai hedefe oturtulmasındaki gaye; bu uğurda yıkılacak son manevi burç kalması, Müslüman kitlenin tevhidden uzaklaşıp direnmekten vazgeçmesi, iblis siyonist hedefine giden son bariyerin İslam ülkeleri olması, şeytanın planları için zamanın daralması, küreselcilerin tüm dinleri bitirme planları, yeryüzüne yeni düzenle gelecek dinsizliğin veya şirk dininin hayata geçirilmesi için gerekli şartların artık oluşmuş olmasıdır. Küresel Siyonizm, Kudüs’ü dünya başkenti yapmak için, egemen olmak istediği bölgedeki Müslüman nüfusu buradan atmak, emellerine esir etmek ya da gerekirse tümünü yok etmek amacındadır. İslam coğrafyasının şansızlığı ve bir o kadar da mesuliyeti buraları terk etmeden İslam olarak tutmaktır.

Siyonizm’in kurnaz şeytan planı, dinsizleştirmenin yanı sıra çok kutuplu fanatik İslam’a sevk etmek şeklindedir. Bu ilk başta plana ters görünse de aslında plan tam olarak budur. Çünkü sınırlarının büyümesi, vadedilmiş toprakların kaos sonrası yeniden belirlenmesi için bölgede sıcak bir savaşa gerek vardır ve o savaşın altyapısında İslam ülkelerinin ilk saldıran taraf olmak ve birbirini yok etmek görevi vardır. (Mezhep ayrılıklarının sürekli kaşınmasına sebep budur) Kıvılcım noktası ise elbette Kudüs olacaktır. Baş aktörler ise İran ve Türkiye’dir. Dahası İblis bu fanatik kavgacılarla terör ve anlaşmazlık yaratıp bu toprakları kendi soydaşları için boşaltmak hevesindedir.

Cepheleşmiş İslam ülkeleri, iyi terör-kötü terör ayırmak, ayrı kutuplarda yer almak, farklı süper güçlerin peyki olmak ve sünni-şii-vahabi olarak bölünmek suretiyle zaten oyuna gelmiş ve savaşmaya hazır haldedir. Küresel planlara uygun olarak ilk düğmeye basılmayı bekleyen bu ülkelerdeki yönetici ve halklar da görevlerine hazırdır ve korkulan odur ki İslam ülkeleri uyanamaz ve kardeş olmayı beceremezse çok yakında demografik yapı tamamen değişecektir. Üst aklın yakın tarihte bir sıcak savaş planı olmasa da, savaş üç yıl kadar sonra yeniden masaya konacaktır. Kaldı ki asimetrik savaş hızla sürüp gitmektedir.

İçten ve dıştan altı oyulan İslam’ın hem de din silahıyla vurularak her şeye hazır hale getirilmesi planını, 1970’lerden itibaren çok güzel işleten İsrail, ardına aldığı evanjelik ABD ile güçlüdür, hazırdır, davasını kutsal gördüğü için ciddi olarak hazırlanmaktadır. Yazık ki gücü kendisinden değil bizim cehalet ve tembelliğimizden kaynaklanmaktadır.

İslam alemi petrol gelirlerini kırışmak, mezhep çatışması yapmak, sömürgeci ve sermayeci hainlerle işbirliği yapmakla meşgul olduğundan, Kur’an’ı terk edip örflere kurban gittiğinden, cihadı terörle birlikte andığından, küfür cephesi ile oturup kalktığından … savaşa değil yaşamaya bile hazır değildir. İslam alemi taze ve dinamik Türkiye örneğinden ve laik düzenden ders alamaz halde küreselcilik, siyonizm, Arap milliyetçiliği ve israiliyat zulmü altında inlemekte, olup bitenin farkında dahi olmayarak şirkin piyonu olmaktan kurtulamamaktadır.

Bu yazıyı okudunuz mu?

Globalizm

Global veya küresel demek tüm yeryüzünü, içindekilerle, altındakilerle, üstündekilerle bütün olarak kaplayan demektir. Siyasi ve ...

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir