Anasayfa / DİNİMİZ İSLAM / DİNİMİZ / Neden hedef İslam
imanilmihali.com
Neden hedef İslam

Neden hedef İslam

Neden hedef İslam

Komplo teorilerinin değer kazanmadığı ama her nasılsa her zaman bu komploların hayat bulduğu bir dünyada yaşıyoruz. Yaşananların yıllar evvel söylenmiş ama itibar görmemiş olması ise bizlerin cehalet ve aptallığının göstergesi. Karşı taraf ise kendisini masum ve en az tehdit eden göstermekte hünerli ve bizim aptallıklarımızı kullanıp kendisine yeni avlar elde etmekte de gayet başarılı. Sonuçta biz erir giderken o kan emen bir kene gibi büyüyor.

Biz elimizdeki Kur’an’ı okumaktan aciz, anlamaktan aciz iken onlar Kur’an’ı başka niyetle de olsa bizden çok okuyor ve harfiyen anlamaya çalışarak hayata tam tersini yansıtmaya gayret ediyor. Bu aslında bize bir iyilik çünkü şer cephesinin dediği ve yaptığı her şeyin Kur’an hilafına olduğunu bilmek bize tam aksinin doğruluğunu da kısa yoldan gösteriyor. Ama biz o kadar salağız ki bunu görmek yerine o yalanlara kanmayı ve aldanmayı tercih ediyor, dünya ve ahiretimizi üç kuruş paraya satıyoruz.

Bu anlatılanlar sadece İslam’ın başına gelenler değil elbet tüm dinler, tüm tevhid maceraları, tüm krallık ve sultanlıklar, tüm halklar bu şer cephesinin şeytani oyun ve hilelerine esir ve mahkumdur ki tarih bize tüm savaş, açlık, kıtlık ve kötülüklerin, salgın ve belaların hep bu şer cephesinin azması veya gayreti ile ortaya çıktığını anlatır. Anlatır ama anlayabilene!

Şer cephesinin en kudretli krallığı siyonizmi masal sanan, şeytanı hafife alan, şirk denen afsızlığı ciddiye almayan hatta tanımayan İslam alemi maalesef şirkin pençesinde kıvranırken bunun farkında dahi değildir.

İslam’ın hedefi, esenlik, huzur ve barışı, sadece Allah’a teslimiyetle sağlamak, ezilenleri ezenlerin üzerine çıkarmak ve zulmü yok ederek, Allah’ın çok sevdiği ve güvendiği insanı ahlaklı, namuslu ve imanlı olarak müjdelere erdirirken, zalim ve cahilleri de cehenneme mahkum etmektir.

Siyonizm ise hedef olarak bunun tam aksini alır ki esenlik, huzur ve barış olmasın, cennetlikler cehennemliğe dönüşsün, insana olan güven ve sevgi boşa çıksın ve dünya yaşanmaz hale gelsin ki ilk başta lanetlenip cehenneme ebedi olarak mahkum edilen şeytan ve soyu ahiret hesabında insanın azmışlığını emsal gösterip ebedi cehennem cezasından kurtulabilsin ve cennetlere geri dönebilsin.

Bu bir yorum değil gerçektir ki A’raf suresindeki (11 – 25 nci ayetler) “İblisin ahdi” dikkatli okunursa bu ahdin ne denli hazin ve acı bir gerçek olduğu görülecektir. Lakin dedik ya İslam alemi o denli salak ve cahildir ki arapçaya ve israiliyata gömülü beşeri dinlere tabi olmakla Allah’ın ikaz ve ihtarlarını anlamaktan, iman ile verilen cennet müjdelerinden habersiz yaşamayı tercih edecek kadar aptaldır.

Bu olana biat ve güçlüye teslim olma zihniyeti beraberinde paraya, kişilere, varlıklara tapmayı, dünya malına meyletmeyi, ahiret hesabını unutturup bu hayatı sorumsuzca yaşamayı getirse de biri çıkıp kendisini hesaba çekemez bile. Dahası birileri bir tehlikeden bahseder ve bunu Kur’an ile ispat ederse de hemen ona sırt çevirir ve ata kabullerine, şeyhin dediklerine, nefsin dürtülerine inanmayı seçerek batıla yönelir ve hak’ka aykırı yaşamı tercihe eder.

İslam, siyonizmin tam hedefindedir çünkü yeni ve sondur, hak ve hakikattir, tahrif edilmemiş duru haldedir, siyonizmi ortadan kaldıracak ve iman kardeşliğini tesis edecek olandır, Allah’ın dinidir, baki ve hak olandır.

İslam, siyonizmin ve şirkin şeytan uydurması ve zorlaması olduğunu en iyi bilen ve haykırandır.

Ancak ortalıkta müslüman kalmadığı için İslam’a kulak veren yoktur. Herkes kabuğunda, reklam ve dizi seyrinde, sahte haberlerle avunmada, maaş ve fatura hesabında, futbol maçı derdinde ve piyango, ganyan bilet takibindedir.

Zikirden, tefekkürden, tevekkülden, zühd’den eser kalmayan bu toplumda Allah’ı ve dini layıkıyla anlamak ve olan biteni kavramak bu nedenle zordur. Ama İslam aklı kullanmayı, anlamayı ve görmeyi, sonra buna tedbir alıp çare bulmayı ve zulümle nerede olursa olsun savaşmayı emreder. Kur’an bu şekilde sayısız farz ile doludur lakin aptal İslam alemi farzları bırakıp sahte sünnetlerin peşinden koşa geldiği için dini masal veya hobi olarak yaşamakta, yanlış ve doğruyu salata ederek afiyetle yemekte, sonra derin bir uykuya dalmaktadır.

Uyumakta olan İslam aleminin aksine, siyonizmin şer cephesi asla uyumaz ve İslam’ı yerle bir etmek için her saniye yeni müridler toplar, yeni planlar yapar, tuzaklar hazırlar, yeni hamleleri finanse eder, savaşlar çıkarır, laboratuvarlarda hastalıklar üretir, genlerle oynar.

Ülkelerin ve özellikle İslam ülkelerinin gen haritalarını çıkaran, kültür genlerini bulmaya çalışan, sosyal eğilimleri silaha dönüştüren, kişisel verileri tehdit unsuru kullanan, zaafları bilen ve manipule eden, kandıran, yanına çeken, şehveti, kumar ve parayı çok iyi kullanıp, kibirleri atom bombasına çeviren siyonizm, İslam’ı tarumar etmekte gayet mesafe kat etmiştir. Ve bunun vebali sadece saldıran veya aldatan şeytanlara değil kanan ve aldanan salak müslümanlaradadır.

Neden İslam’a saldırılıyor diye düşünmeden, neden hep ölenler müslüman diye araştırmadan, neden tüm pislikler Ortadoğu’da hayat buluyor anlamadan ve bunlar olurken enden İsrail’in adı hiç geçmez diye düşünmeden sorunun ilacı bulunamaz. Önce teşhis olmalıdır ki tedavi mümkün olsun.

Hatırlarsak İblisin ahdi imanlı kullar hariç tüm insanlığı Allah aleyhine kışkırtmak, Allah yolundan çevirmek ve inkara zorlayarak yedek ilahları devreye sokmak suretiyle hakkı batılla değiştirmek ve bu sayede aldanan ve inkar eden insanı ahirette cennetlerden mahrum etmektir. Bu sayede kendi cezaları olan müebbet cehennemden de belki kurtulma hesabındadırlar.

Bu şerrin tek devası imandır. Çünkü iman, Allah’ın vaadi gereği şeytan ve soyunun bu acımasız hamlelerine karşı koruyucu tek kalkandır ki bu bile çoğu zaman hile ve tuzaklara karşı yetersiz kaldığından Yüce Allah Kur’an’ın son suresinde şeytan ve şirkten kendisine sığınılmasını emretmiştir.

İman, İslam’la kaybettiği değere yeniden kavuşan, hanifliğin mirası ve kurtuluş umududur. tahrif edilmiş Yahudilik dini ve Hristiyanlık çoktan şerre teslim olduğundan yaşayan tek semavi din islam hedeftedir. Dahası İslam Allah korumasındaki Kur’an ile sürekli gerçeği haykırır ve olacakları anlatır.

Öte yandan İslam şer ve zulümle savaşı emreder, şeytana tabi olanları lanetler, hakikati gösterir, kıssalarla doğruyu gösterir, helak edilen kavimlerden örneklerle kanmamayı, aldanmamayı nasihat eder ve siyonizmin oyunlarını bozar.

İslam, paraya, şeytana, kumara, kadına tamah etmemeyi, dünya malına kanmamayı, evlat ve malla övünmemeyi tavsiye eder ki şeytanın en büyük silahı durumundaki bu sahte mutluluk hapları boşa çıkarsa şeytanın eli kolu bağlı kalır.

İslam, şer cephesine karşı iman kardeşliğini tesise çalışır ve ezilenleri ezenlerin üzerine çıkarmayı murad eder.

İslam, sadece bir kavmi değil tüm dünyayı ve tüm zamanları kucaklar ve sözde küresel düzenin tüm hudutlarına barış ve esenlik vadeder ki şeytan sözde küresel dertler çıkarıp kendi hayalini gerçekleştirme derdindeyken bu gerçek onun oyununu yerle bir eder.

Hak ve adaleti tesise çalışan evrensel din İslam, eşitlik, özgürlük, hakkaniyet ve masumiyeti esas alırken para, makam ve nüfusları tehdit mekanizması kullanıp, seçkin ırk yaratmak suretiyle bazılarını bazılarına ezdiren siyonizm bundan hiç memnun değildir.

İslam, çevreyi, hakkı, emeği koruyan ve yüceltenken, haramı yasak edip helali özendirirken siyonizm bir başka yara almaktadır.

İslam, affetmeyi öğütlerken siyonizm affetmemeyi ve öldürmeyi emretmektedir.

İslam merhamet ve vicdanı tavsiye eder, aklı kullanmayı, kalbe danışmayı emrederken siyonizm şehvet ve hırsları, nefis ve egoları öne çıkararak aklı ve kalbi bertaraf etmek niyet ve gayretindedir.

İslam’da hak olarak sunulan ve emredilen her ne varsa siyonizm tam aksini emreder ki bunu da tahrif edilmiş, hahamlarca kaleme alınmış Tevrata yaslamak suretiyle Allah’a iftira ve yalan düzmekle sayısız şerre ve haksızlığa da imza atarlar.

Bu dünya sınavı denen zıdlıklar manzumesinde elbet İslam gibi nurlu bir güneş varken, siyonizim ve şirk gibi karanlık ve pis kokulu bir yanlış da olacaktır ki sınav tamam olsun. Yani şer ve şirke, siyonizm ve batıla yaşam hakkı evren de Yüce Allah’tır ki kulların tercihleri belli olsun, yanlış ve doğru yolu tercih edenler ayrılsın, sınav tamam ve hak olsun.

Bu sanıldığının aksine şeytanın şer yarattığı (!) manasına değil aksine şeytanın şer üretmesine Yüce Allah’ın müsaade ettiği manasınadır. Yani herşey Allah’In kudret ve ilmi dahilindedir.

O halde kul için iki seçenek iman veya şirk tercihidir. Kur’an bunu o kadar güzel tasvir eder ki dinleri hak ve batıl, insanları iman edenler ve etmeyenler diye ikiye ayıran Kur’an neticede akibetleri de cennet ve cehennem diye ikiye ayırarak her tercihin son durağını da gösterir.

Oyun buradadır ve şeytan taraftarları “Allah affeder” diyerek ALLAH İLE ALDATIR ve kullar şayet Kur’an’a mesafeli ise karanlıklara mahkum olur.

Müslüman Allah’a teslim olan, mü’min iman edendir. Şeytanlar her müslümanı cennetlik diye etiketleyerek imana uzak tutar ve ancak iman edenlerin cennete gideceğini saklarlar. Bu sayede Kelime-i Şehadet getirerek, birde sünnet olarak, iki rekat namazla cennete gideceğini sanan gafiller de aldanır ve şeytanlaşır. Dahası ve ötesini bilmediklerinden de şekle ve görünene değer ve kıymet verip sakala, takkeye, tesbihe sarılıp bu kez de riyaya bulaşırlar.

İslamın özünden uzaklaşan, şeytanın gösterişe bezeli kandırmacasına kanan müslümanlar bu sayede cihaddan da, huşudan da, içtenlik ve teslimiyetten de uzak yaşar ve ölürler.

Allah’a yardım etmeyenler, Allah’tan yardım göremez. Herkesin Allah katında göreceği değer, yaşarken Allah’a verdiği değer kadardır. Ve cennetler sadece mü’minler içindir.

Siyonizm çok güçlü ve acımasızdır. Kur’an şeytanı örümcek tasviri ile anlatırken, orada anılan sadece ağ kurmak ve masumları ağa düşürmek değildir. Harikalar harikası Kur’an orada dişi örümceğin zevk ve şehvet için ağına çektiği erkek örümceği, işi bittikten sonra zehirleyerek öldürmesini anlatır ki bu bize dünya hayatında kanarak aldanan (ağa düşen) ve şeytana kul yaşam sonunda ölen ve ahirette cehenneme mahkum kalanların (zehirlenerek öldürülenlerin) bahtsızlığını anlatır.

Şirk ve şeytan böyledir. tatlı şehvet vaadleri ile kandırır, gerçekten zevkli dakikalar yaşatır ama helal olmayan bu haller sonrası akibetleri karartır ve artık çok geçtir. O kananlar kurtulup tevbe etme şansını da çoğu zaman bulamazlar.

İslam bunları anlatmakla hakşikati gösterir ki bu da siyonizmin hedefine oturmasına bir başka sebeptir.

Yine kavimler ve peygamberlerin helak kıssaları bizlere olan ve olacaklar hakkında detaylı bilgi verir. Bu uyarı ise siyoınizmin istemediğidir ve bu nedenle uyutmak için daha fazla narkozik malzeme kullanmak insanları zehirlemek için daha fazla zehir kullanmak zorunda kalır. Bu da daha fazla emek ve gayret, daha fazla para ve nüfus demektir ki siyonizm bundan nefret eder.

İslam lüks ve israfı da yasaklar ki siyonizmin asıl gelir kaynağı budur. İslam, şeytan işi pislikleri de yasak eder ki siyonizmin gelir kaynakları bunlardır. İslam uyuşturucuyu ve bilincin kaybolmasını zinhar yasak eder ki siyonizm bunun tam aksine çalışır. İslam namahreme el uzatmayı yasak eder ki siyonizm bilakis bu karanlık şehvet yuvalarıyla kandırmaya çalışır.

İslam, rüşveti, zorluğu, liyakatsizliği, ehliyetsizliği, haksızlığı, adaletsizliği, tefeciliği yasak eder ki siyonizm nüfus ve varlığını bunlara borçludur.

İslam, cins, ten, ırk, millet ayrımına karşıdır. Siyonizm ise bunları silah diye kullanır. İslam büyüklenmeyi ve şımarmayı reddeder, siyonizm buradan ekmek yer. İslam, gayb, ruh ve kaderi Allah’a has kılar, siyonizm bunları biliyor göstererek sözde Allah’ı kadere zorlar. İslam, ahiret hesabını en büyük korku ve eceli sonsuz aleme geri dönüş olarak tanımlar, siyonizm ahiret korkusunu ecel korkusuyla yer değiştirir. İslam, melekleri yüceltir, siyonizm şeytan ve şeytani cinleri. İslam doğruluk ve dürüstlüğü emreder, şeytanlar hile ve tuzakları. İslam barışı gaye eder, siyonizm fitne ve fesadı.

Özetle

Siyonizm hak din İslam’ın kitabı Kur’an ile emredilen her şeye düşmandır ve tam aksini dinleştirerek Tevrata yazdırmış ve hayata sokmaya çalışmıştır. Yeni dünya düzeni masalıyla insanlığa empoze etmeye çalıştığı din de, hükümdarlık da bu sahte dine aittir. Ve bu sahte din Allah’ın değil, şeytanın dinidir. Beşeri olarak yaşayan, ahiret yurdunu hesap etmeyenler için bu makul ve süslü bir hikayedir ama sonu kötü biten bir masaldır. Ahireti bilen, hesabı anlayan ve müjdelere ermek isteyen Rahman’ın mü’min kulları ise bu masallara kanmayanlardır.

Siyonizmin en büyük üç düşmanı; İsa (as) Peygamber, İslam (tüm kişi, ilke ve kurumlarıyla) ve Türk’lerdir. Siyonizmin üç gayesi ise vadedilmiş topraklara sahip olmak, Hz. Süleyman tapınağını yeniden inşa ederek tarihsel öçlerini almak ve mesih (kurtarıcı) başlığı altında şeytanı yeryüzüne ilah yapmaktır. Bu sayede seçkin ve üstün yahudiler ile yahudi devşirmeleri efendi gibi yaşayacak ve diğer tüm insanlık (hristiyanlar dahil) köle vaziyette maden ocaklarında çalışıp, mağaralarda uyuyacak, çöp ve artıkları yiyecektir.

Bu maddesel gayenin ardındaki manevi hakikat ise ilk başlarda anlatıldığı gibi insan emrinde zor işlerde ceza olsun diye çalışan cinlerin (Hz. Süleyman ve ordusuna dair ayetler okunmalıdır) insana üstün hale getirilerek insanı köle kendilerini efendi yapma isteğidir.

Anlaşılacağı üzere konu insanla insanın veya güzelle doğrunun değil, insanla cinlerin, doğruyla yanlışın savaşıdır. Bu nedenle yanlıştan yana olmak kahredici azaba müstehak ve mazhar olmaktır.

Bunun nedeni ise; dişi cin olan İsrail’in Arş’ta, gözleriyle ilahi kudret ve hakikati gördüğü halde, insanın yaratılışındaki hikmeti anlamayarak, cehalet ve kibirle azması ve haddi aşarak lanetlenmesi, kandırmaya ve isyana devamla ebedi cehenneme mahkum edilmesi ve kandırdığı insanla birlikte sınav için geçici süre ve yeryüzü denen imtihan alanına gönderilmesi sebebiyledir ki iblis yani şeytan bu esnada ahdetmiş ve insanı Allah aleyhine kışkırtacağına yemin etmiştir. Sınav olsun diye buna izin veren ve belirli süreye kadar şeytana yaşama hakkı veren Allah ise imanlı kulların korunacağını vadetmiştir.

Öykü ve temel gerçek budur.

Şimdi siyonizm ve İslam mücadelesi en baştan bir kez daha okunmalı ve olan biten anlaşılmalıdır. Kur’an gerçeği gayet net anlatarak fıtratı, misakı, sınavı, akibet ve ahireti, hesap ve mizanı hak olarak ortaya koyarken DAHA KUR’AN’I OKUMAKTAN UZAK İslam alemi, gerçeklerden uzak sanal alemde yaşamaktadır ve karanlığa doğru kaymaktadır.

İnsanların çoğunun iman etmeyerek şeytana kanacağını bildiren Kur’an, cehennemi cin ve insanlarla dolduracağına ahdeden Allah’tır. Bunu bize bildiren de yine Kur’an’dır.

O halde her şey açık ve net ortadayken şeytanlara kanmak, onları hafife almak olası ve doğru değildir. Yapılacak şey anlamak, okumak, idrak etmek, teşhis etmek ve tedavi için tedbir almaktır.

Siyonizm İslam’ı yıkarsa önünde engel kalmayacaktır. Ortadoğu’nun kan ve göz yaşının sebebi budur ve siyonizm kandırmakla uğraşmaktansa son zamanlarda toptan yok etmeyi seçmektedir. Tüm dünyanın füzelerle saldırdığı İslam ancak Kur’an ve iman ile ayağa kalkabilecekken içimizdeki yahudi devşirmesi şeytanlarca da engellenmekte, öte yandan arapça denen puta taptırılarak bir başka şirke sürüklenmektedir.

Siyonizm ve İslam tamamen zıd kutuplardır ve kullar bir taraf seçmek zorundadır. Çaresizliğe sığınmak, teslim olmak, ağlamak sızlamak ise Allah’ın kudretini hafife almak, Allah’a güvenmemek ve dini anlamamaktır.

Hz. Muhammed (sav) ümmetinden ahirette Kur’an’ı hayatın dışına itmekle şikayetçi olacaktır ve bu en büyük şefaatçi Kur’an’a düşman olmaktır. Bu nedenle Kur’an’ı anlayarak okumak her Müslümana farzların farzıdır. 

Müslümanlar bir an önce mü’min olmak ve iman etmek zorundadır. 

İslam, hakkı, şeytan yalanı sunar, Allah vadinden dönmez, şeytan vadinden cayar. Şeytanlar kandırır, Allah kandırmaz, zerrece haksızlık yapmaz. Allah zulmetmez, aldatmaz, saklamaz.

Allah hesabı çabuk gören, azabı ve tuzakları çetin olan, her şeyi gören ve bilendir.

Son söz; neden hedef İslam sorusunun cevabı Kur’an’dadır ve Kur’an insan ve cinlerin macerasını, şeytanın ahdini, yaşanan ve yaşanacakları hak ve adalet penceresinden izah etmekle doğru yolu gösterir. Doğruların dini İslam bu nedenle yanlışların dini şirk ve siyonizmin düşmanı ve hedefidir.

O, vaadinden caymayan, dini değişmeyendir.

Siyonizm şeytanların şirk dininin gizli ve sinsi yansıması, İslam hak ve adaletin tecellisidir.

Hak ve hakikat, şan ve şeref ise sadece Kur’an’dadır.

Dileyen öğüt alır, dileyen almaz!

Bu yazıyı okudunuz mu?

Atatürk’ün Dini Yönü ve Din Eğitimine Bakışı

Atatürkçülüğün dini yönden analizi

Atatürkçülüğün dini yönden analizi İslam dini, ahiret yaşamı dahil kıyamete dek ve kıyamet sonrası tüm ...

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir